AnadoluTayfası.Net ( ATN )
Ah dünya, sen neden böylesin.. Arada bir gülen görmesem, ölesim geliyor, ölesim..
Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Yaşama Dair > Tarih

Bır kac canakkale hıkayesı

Tarih
Bır kac canakkale hıkayesı, Bır kac canakkale hıkayesı uzun kısa demeyın okuyun guzel hıkayeler. atalarımız neler yapmıs neler gormus. vefa lisesinde Fransızca öğretmeni olarak görev yapan Ahmet Rıfkı,otuz yaşlarında aynı semtte bulunan evlerinde annesiyle oturuyorudu.her vatan evladı gibi dayanamayıp görevini bırakıp çanakkaleye savaşa gitme kararını almıştır.evine geldi,annesine durumu kısaca anlattı. mahallenin bakkalı selahattin adil beye uğradı. -selahattin amca anamı iaşesiz bırakma,düşman hançerini çanakkale bağrına saplanmış onu çıkarmaya gidiyorum.dönüşte borcumu öderim. DÜşman 19 aralık günü Arıburnu ve Anafatralar bölgesini gizlice ve Bır kac canakkale hıkayesı ağlatan çanakkale hikayeleri, canakkale hikayeleri, en güzel çanakkale anıları, en güzel çanakkale hikayeleri, kaç yerinden hikayesi, kısa çanakkale anıları, kısa çanakkale hikayeleri, kısa çanakkale hikayesi, çanakkale anıları kısa, çanakkale hikayeleri kısa, çanakkale hikayesi kısa, çanakkale savaşlarında kaç türk askeri can vermiştir, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
01-05-2010 15:25 Yazan: Mah-mud
Bır kac canakkale hıkayesı

Bır kac canakkale hıkayesı

Sponsorlu Bağlantılar

uzun kısa demeyın okuyun guzel hıkayeler. atalarımız neler yapmıs neler gormus.





vefa lisesinde Fransızca öğretmeni olarak görev yapan Ahmet Rıfkı,otuz yaşlarında

aynı semtte bulunan evlerinde annesiyle oturuyorudu.her vatan evladı gibi dayanamayıp

görevini bırakıp çanakkaleye savaşa gitme kararını almıştır.evine geldi,annesine durumu

kısaca anlattı.

mahallenin bakkalı selahattin adil beye uğradı.

-selahattin amca anamı iaşesiz bırakma,düşman hançerini çanakkale bağrına saplanmış

onu çıkarmaya gidiyorum.dönüşte borcumu öderim.

DÜşman 19 aralık günü Arıburnu ve Anafatralar bölgesini gizlice terk etmişti.bu sırada

düşmanın döşediği mayınlar birliklerimize bir hayli zayiat vermişti.işte bu mayınlardan

bir taneside Ahmet Rıfkı'ya isabet etti.19 aralık günü saat 8.20 sularında şehitlik mertebesine

ulaştı.

Ahmet Rıfkı'nın önce mektupları kesildi.sonra şehitlik haberi ulaştı istanbula...

Ahmet Rıfkı'NIN annesi ayşe hanım evden çıkmış bakkadan içeri giriyordu.

-selahattin adil efendi biliyorsun oğlumun şehitlik künyesi bu sabah geldi.

üzerinden çıkan parasını,eşyasını ve ikramiyesini bir heyet gertirdi.istedimki oğlum borçlu yatmasın

yaklaşık 7 aydır senden veresiye alıyorum.utanır oldum ne yapalım Allah'ın takdiri!yap hesabını al

hakkını..

ayşe hanım hesap kitap bilmediğinden komşusu gülşah hanımla gelmiştir.

gülşah hanım veresiye defterini önüne alır.deftere dikkatle baktı!gözleri buğulandı;

defterin sayfaları üzerine yazılmış kırmızı renkli sırt sırta dizilmiş arapça harfleri

okuyamaz olmuştu.gözlerindeki buğulu hal birden bire yaşlara dönüştü.

ayşe hanım şaşrımıştı.olay neydiki gülşah ağlıyordu.gülşah hanım eliyle veresiye defterini gösteriyordu

satırda şunlar yazıyordu:

"BU HESAP AHMET RIFKININ KANIYLA ÖDENMİŞTİR VESSELAM"

selahattin efendi müşterilere döndü:

"biz devlet değiliz.devlet kadar güçlü olamayabiliriz.ama devletin erişemeyeceği noktalara,

bizlerin ulaşması gerekir.Ahmet Rıfkı vatan uğruna can verdi.buna karşılık bir kaç parça mal vermekten

çekinecekmiyiz?helal olsun...hiç olmazsa allah katında bizlere şefaatçi olur dedi...selahattin

adil efendi ahillik terbiyesi almış gerçek bir esnaftı..










"Hadise ben askerdeyken oldu.Bir deniz astsubayı ile birlikte jeep içerisinde çanakkale'nin

Kirtepe köyüne gidecektik.Bir akşam üstü karargahtan çıktık.Kirtepe köyü yakınlatında yolda

giderken,jeepin farları karşıma acayip bir müfreze çıkardı.Nasıl heyecanlandım,nasıl frene

bastım,bende bilmiyorum.

araba zınk diye durunca,astsubayım neredeyse camdan fırlayacaktı,döndü bana biraz sertçe

sordu:

-Ne var neden durdun?

Elim ayağım tir tir titriyordu.dedimki:

-Komutanım,siz görmüyormusunuz?Önümüzden tüfekli,teçhizatlı bir manga asker,yolu

bölmüş gidiyor,Bakınız ,hemen ileride...

Bu askerlerin kıyafetleri şimdiki gibi değildi.Ben kim olduğunu ne olduğunu

anlamadığım için aptallaşmışken,astsubayım gözlerini ovuşturup yerinden kalktı,oturdu ve

mırıldandı:

-Çanakkale harbideki askerlerin kıyafetleri bu...

Başlarında fes var;hepsi poturlu.

-Sizde gördünüzmü komutanım?

-Görmezmiyim?Nizami adımla karşıya geçiyorlar.Biz rüya görmüyoruz değilmi?

-Hayır komutanım.Görevdeyiz ve Kirtepe köyüne gidiyoruz.

-Ama ben hayal gördüğümü sanmıyorum.Sende görüyormusun?

-Görüyorum komutanım,görüyorum.Nedir bu böyle?

Hiçbir şey söylemeden müfreze geçene kadar bekledik.yolun karşısına geçip ağaçlık arazide

bir sis bulutu gibi kayboldular.ikimizde donduk kaldık.jeepi hareket ettirip ilerlemeye başladık.

ama ikimizinde benzi kül gibi.Kirtepe köyüne vvardığımızda bizim şoke olmuş halimizi gören

kahveden yaşlı bir amca,yarı muzip gülerek halimizi hatrımızı sordu:

-Ne o komutanım,nöbet mangasınamı rastgeldiniz yoksa?

-şey,evet...Nedir bu?anlatırmısınız?

-sizdemi gördünüz yoksa?

ihtiyar adam:

-ah komutanım,ah, diye başladı söze ve şöyle devam etti.

bu manga çanakkale savaşında nöbet tutan bir mangadır.fransızlar bu bir manga askeri şehit

etmişler o zaman.ama o şehit manganın askerleri,ne hikmettir bilinmez her akşam

güneş battıktan sonra görevini yerine getirmek için gidiyormuş gibi uzaklardan gelirler,

yolu karşıdan karşıya geçerler ormanın içine yürüyüp kaybolurlar...

nöbet mangası onlar...












"1892 doğumluyum.çanakkalede 3 sene boyunca bulundum.27.alaydaydım.

Üç sene Seddülbahir ve Arıburnunda çarpıştım.Bir keresinde

3 gün süngü harbi yaptık düşmanla.Üç günün sonunda 7 kişi kalmışız.

Sonra bize onar er verdiler,çavuş olmuştuk.Birgün Arıburnu'nda

mevzilerden düşmana doğru ateş ediyoruz.Çekiyorum tetiği.çekiyorum..

çekiyorum...Tüfek patlamıyor,ateş almıyor.Tüfek bozuldu herhalde ,dedim.

bir arkadaş varıd yanımda.Ona dedim:

-Bak hele benim tüfek bozulmuş,ateşlemiyor.

Arkadaş bi baktı benden yana.

-ne bozulmuşu,senin parmak gitmiş,dedi.

Ben o zaman acısını duydum işte.Cız etti içim.Bir kurşun gelmiş,tetiğiçektiğim parmağı

alıp götürmüş orta yerinden...








KINALI HASAN :

Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: “Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya gelmeden evvel, anam kinalamişti komutanim” der ve sebebini bilmedigini ilave eder.Komutanin istegi üzerine anasina haber salar, “Niye benim saçimi kinaladin?” Gelen cevabi mektupta şunlar yazar:

“Ey gözümün nuru Hasan’ım,

Köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor.Sen ecdadından, babandan aşağı kalamazsın... Ben, senin anan isem.Beni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttü.Allah, bu vatan için seni besledi. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor...

Sen bu ailenin seçilmiş kurbanisin...

Hasan’ım, söyle zabit efendiye... Bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır... Ben de seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadım.Onun için saçını kınalamıştım...

El-hükmü billah. Allah, seni İsmail Peygamber’in yolundan ayırmasın.

Seni melekler şimdiden rahmetle anacaktir. Gözlerinden öperim...

Anan - Hatice”











GAZİ MEHMET AŞKIN’IN ANLATTIKLARI:

“İngiliz donanması Saroz’dan top atışları ile bize son derece ağır kayıplar verdiriyordu.Böyle bir atıştan sonra, aynı, birlikte silah arkadaşım Recep Eniştemin iki ayağı kopmuş çalıların üzerinde gördüm, henüz sağ idi.Yanına kadar gidebildim.Onu o vaziyette görünce ağlamaya başladım. Henüz ruhunu teslim etmeyen Recep Eniştem:

“Kardeşim niçin böyle ah edip aglarsin, benim cigerimi daglarsin! Allah’ in verdigine merhaba! Takbir- i Rabbani böyle imiş! Onun kazasi geri çevrilmez ve hükmüne mani yoktur. Elimizden ne gelir.Arzuladigim savaş yolunda oldu.O saadet bana yeter! Sen sag kalirsan, anamin elini benim içinde öp! Emzirdigi sütleri helal etsin!” dedikten sonra:

“Başimi kibleye dogru çevir!” diye bildi... Ruhu çoktan uçmuştu...

“Halil, bölükte süngü hücumuna kalkmıştı, ağır bir yara alarak yanıma yıkıldı.Bir mütted sessiz kaldı ve sonra: “Ahiretlik ölümüm yaklaştı, öldükten sonra cesedimi geriye götürtme, buraya ellerinle göm! Üzerimde harbediniz! Ta ki Gazilerin ayak seslerini Allah! Allah! Nidalarını rahatlıkla duyayım!” dedi ve gülerek ruhunu teslim etmişti

“Karayürek deresi’ne doğru iniyorduk: Bir akşam beni keşif kolu çıkardılar bu derenin yatağında geziniyordum.Çok susamış idim. Dere şırıldıyordu, mataramı doldurdum. Birkaç yudum içtiğimde, içtiğim suyun tadı çok başka idi avucuma mataradan su aldığımda, matarama doğdurduğum suyun kan olduğunu anladım.”









İNSANLIK DERSİ :

Çanakkale Savaşlar'ında savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor:

"Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirsiniz.Hiç unutmam.Savaş sahasında döğüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zaliyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeride kendi göleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu.Tercüman vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık:

- Niçin öldürmek istediğin askere yardim ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:

"Bu Fransız yaralanınca cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı.Birşeyler söyledi, anlamadım ama herhalde annesi olacaktı.Benim ise kimsem yok.İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün". Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım.Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı.O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşlarımı dondurduğunu hissettim.Çünkü, Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutan ot tıkamıştı.Az sonra ikisi de öldüler..."

Fransız Generali BRIDGES

Çanakkale Savaşları komutanı.









EDİNCİKLİ MEHMET ER

"Edincikli Mehmet Er'in bir top mermisinin parçaladığı konumdan kanlar içerisinde bir et parçası sarkmaktadır.Yalvarırcasına:

"Komutanım ne olur şu kolumu kes!"

Sağ eliyle yakaladığı ve tuttuğu sarkık kola bakan Teğmen donmuştur.Edincikli Mehmet Er tek ve emin sesi ile tekrarlar:

"Allah Aşkına, Allah Rızası için kes şu kolumu!!!"

Bu ilahi cümleleri eimr gibi işiten Teğmen Saip, bıcağı kola kola vurur.Gık bile dememiştir, Edincikli Mehmet.Bir sağ elindeki kola, bir ileride Allah! Allah! nidaları arasında çarpışan erlere bakar ve kolu fırlatır: "Bu kol vatana feda olsun," der.Yerdeki et parçalrından başını kaldıran Teğmen'in karşısında kimse yoktur.Çünkü, Edincikli, Hakla alış verişe başlayınca herşeyi, acıyı, özlemleri unutuyor, rahmet deryalarında, tecelli dalgalarında yıkanıp arınırken, kolunun fani bedenden ayrılma işlemini duymuyordu.O ateş, o yangın fakat getirilmez feryatlar içinde, edincikli bu cehennemi ateş altında kendinden geçti.Bir avuç istek ve özlem halinde yandı, tüttü.

Edincikli Mehmet, çoktan kolunun öcünü almak için vatan için Allah için hücum saflarına katılmıştı.Alayların içine karışır, teke tek vuruşur.Onu durdurmak mümkün değil artık, yine harikalar gösterir, bire bir dövüşür, bire on dövüşür, bire yüz dövüşür... Allah'ın ıyla haklamadığı kafir kalmaz.Ama kaderden kaçılmaz ki! Kolunun kopmasıyla kaybettiği kan onu halsiz düşürmeye başlamış Edincikli'ye şimdi de şehitlik mertebesi ekleniyordu.Güzel yüzü soldu, sarardı, canı teninden süzüldü...Gözü dünyaya kapandı..."

Teğmen SAİP

Çanakkale Savaşlarından

12. Alay 1. Bölük Komutanı







Ortada ölen 15 şehit ve arkada ağlayan 15 aile var. biz böyle atalardan geldık. bir ölür bin dirliriz

Sponsorlu Bağlantılar
Gitti Gidiyor..
 
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Lyonun Örnek Alinacak Hİkayesİ UzZMaN Biyografi 0 01-07-2010 23:28
KUR AN OKUYAN BİR GENCİN HİKAYESİ Harrby Kuran-ı Kerim 0 01-07-2010 17:46
AŞK HİKAYESİ / Abdurrahim KARAKOÇ Vodafone Edebiyat, Felsefe, Şiir 0 12-04-2009 17:53
BİR AŞK HİKAYESİ (Kayahan) :)) Turkcell Komik Yazılar ve Fıkralar 0 07-15-2009 00:09
AŞkin Hİkayesİ GODFATHER Şiir ve Yazı Bölümü 0 08-15-2007 16:20



Powered By vBulletin® Copyright ©2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

ShevKose