LEGO® Indiana Jones [ İnceleme ] LEGO® Indiana Jones [ İnceleme ];
Lego deyince aklınıza neler geliyor? Sizi bilmem ama benim küçükken oynadığım yaratıcılığımın sınırlarını zorladığım küçük renkli plastiklerden başka bir şey gelmiyor sıklıkla koltukların altından çıkan bu parçalar şimdilerde bilgisayarlarımızı işgal etmiş durumda. Bu durumda şikâyetçi olmak bir yana bilakis çok hoşuma giden bir işgal bu.
Lego: Indiana Jones aslında bir devam oyunu Lego Star Wars: The Original Trilogy’nin tutmasından sonra böyle bir oyunun yapımcılar tarafından es geçilmeyeceği su götürmez bir gerçekti.
Lego: Indiana Jones’da bu sefer farklı bir misyonumuz var. Ünlü arkeolog, maceraperest, profesör, kızların düşlerini süsleyen erkek Indiana Jones’uz. Indiana Jones filmlerini izlemiş olanların yukarıdaki sıfatları neden sarf ettiğimi anlayacaklarını düşünüyorum. Indiana Jones karakterinde küçük Legolardan oluşturulmuş karakterimiz ve her macerada yanımızda farklı bir yardımcı ile maceradan maceraya atılıyoruz. Oyunun başlamasından bir süre sonra kontrolleri kendinize göre ayarladıktan sonra fark edilmedik bir bağlılık yapıcı etki bizi sarıyor. Ben oyunu bilgisayarıma kurup ‘’ nasılmış acaba bir bakayım ‘’ diye açtıktan üç saat sonra fark ettim bu durumu.
Oyun bahsettiğim gibi Indiana Jones filmlerinden esinlenmiş bir hikâyeye ve kurguya sahip. Filmleri izlemiş olanlar oyunda pek çok tanıdık sahneyle karşılaşabilirler. Ayrıca oyunda burada anlatmakla aşılayamayacağım bir mizah örgüsü var ki çoğu zaman gülmekten kafanızı klavyeye monitöre yâda olmadık başka bir yere vurabilirsiniz. Oyunun içindeki ara videolarda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Küçük Lego karakterlerinin bu denli komik olabileceğini hiç düşünmezdim ama oyunda bunu çok etkili bir şekilde fark ettim. ![LEGO® Indiana Jones [ İnceleme ]](http://www.xoyun.com/oyunresimler/7489/goruntuler/6958.jpeg)
Oyunun bir hikaye birde free kısmı var ilk başta hikaye modunu oynadıktan sonra tekrar burayı serbest olarak oynayabiliyorsunuz. Hikâye modunda devam ettiğiniz her bölüm için bu geçerli. Sonradan döner misiniz bilmem ama gizli yerleri olmadık hazineleri ya da başka gizemleri çözmek için kesinlikle free play seçeneğine eliniz gidecektir. Oyun bildiğimiz aksiyon tadında ama bulmacalar ve çözülecek sorunlarla birlikte hafif bir adventure havasına sokuyor bizi.
Hikâye modunda oyuna başladığımızda ilk ara video ile karşılaşıyoruz. Güney Amerika’da elimizde bir harita gideceğimiz yönü bulmaya çalışıyoruz. Daha ilk videodan yukarıda bahsettiğim mizah öğelerini fark edebiliyoruz. Oyuna başladığımızda yanımızda bir yardımcı olduğunu görüyoruz. Tek başımıza oynarken bu arkadaşı bilgisayar yönetmekte ve pekte akıllı olduğu söylenemez. Biz ne yaparsak oda kuzu kuzu peşimizden geliyor. Ama eğer yanımızda bir arkadaşımız varsa co-op opsiyonu sayesinde oyunu iki kişi oynamanın tadına varıyoruz. Hem yapay zekânın saçmalıklarında kurtuluyoruz hemde eğlenceli dakikaların dibine vuruyoruz.
Oyunun grafikleri ilk başta gözümüze batmayan bir canlılık sergiliyor. Çevreyle etkileşime girebileceğimiz pek çok eşya bitki hayvan vb. pek çok madde var. Tabii ki bunları küçük bir yumruk sağanağından sonra parçalayıp yere dökebiliyoruz. Dökülen lego parçalarını daha sonradan toplayabiliyoruz. Çevredeki pek çok şeyin Legodan yapıldığı düşünülürse güzel uğraş oluyor bizim için. Gri sarı mavi mor gibi pek çok lego parçası var ve bunları aldıkça üstteki skor hanemize ekleniyor birikiyor. Bölüm sonlarında bunları harcayacağımız bir ana binamız mevcut. Oraya gelmeden önce çevre etkileşimlerinden bahsetmek istiyorum. Söylediğim gibi etrafta legodan yapılmış pek çok şey olduğu için bunları parçalamak ve –hikâyenin el verdiğince – yeniden birleştirmek mümkün.
Bu açıdan çok eğlenceli olmuş yani bir köprü yapmak ya da merdiveni oluşturmak gerçekten eğlenceli. Ayrıca başlarda kolay olan düşmanlarımız(akrep, böcek) sonradan güçlü ve silahlı düşmanlara yerini bırakıyor. Gittikçe zorlayan düşmanları ve bulmacaları çok yerinde olmuş; gitgide zorlandığımızı fark edebiliyoruz. Ayrıca oyun içerisinde ne yapmamız gerektiği bize anlatılıyor. O yüzden oynanabilirlikte pek bir sıkıntı çekilmiyor.(kontrollerden bahsetmiyorum)
Bu oyunu alan herkes zaten grafiklerden üstün bir performans beklemiyor ama LEGO Indiana Jones böyle düşünenleri ters köşeye itiyor. Çizgi film tadındaki grafikler bence çok güzel ve doyurucu. Renkli arka planlar, sayısız eşya,envanter, araç çok güzel yapılmış karakterlerimizin Legolardan oluştuğu düşünülürse çok güzel bir iş çıkarmışTraveller’s Tales. Karakter animasyonları ara videolardaki birbirinden komik görüntüler hepsi çok tadında ve eğlenceli olmuş.
O tek parça legodan oluşmuş karakterlerin yüzündeki korkuyu hinliği kurnazlığı, heyecanı anlayabiliyoruz. ![LEGO® Indiana Jones [ İnceleme ]](http://www.xoyun.com/oyunresimler/7489/goruntuler/6959.jpeg)
Oyuna başladığımızda yanımızda bir yardımcı olduğunu söylemiştim. Oyun içerisinde dilersek bu iki karakter arasında geçiş yapabiliriz. Yani her zaman Indiana Jones olmak zorunda değiliz. Her yeni görevde filmden hatırlayacağımız elemanlar bize eşlik ediyor ve bunların kendine özgü görevleri var. Satipo, Jock Marion Sallah vb. hep bize yardımcı oluyorlar. Sallah yılanlardan korkmazken bayan karakter daha uzun sıçrayışlar yapabiliyor. Oyun içersinde bu yetenekler hayati önemli olduğu için yardımcılarımızı seviyoruz.
Oyunun bir başka gönüllerde taht kuran noktası ise oyundaki dinamikler. Dövüş sistemi belki çok detaylı ve güzel olmayabilir ama bulmacalar için bunu söylemek güç. Tek düze oynayış yerine sizi biraz düşünme ye ve mantık kurmaya davet ediyor oyun. Tomb Raider benzeri bir havası oluyor bazen. Ama söylediğim gibi takıldığınız bir yeri geçmek bazen çok zor oluyor. Hele ki gizli hazinleri bulmak gibi bir derdiniz varsa her bölümde uzun süreler geçireceksiniz demektir. ![LEGO® Indiana Jones [ İnceleme ]](http://www.xoyun.com/oyunresimler/7489/goruntuler/6961.jpeg)
Ayrıca Main Hall dediğimiz ve içersinde bolca oda bulunan ana salonda oyunun ara videolarını açtırabilir yeni karakterlere kavuşabilirsiniz. Tüm bunları oyun içersinde topladığımız Lego parçaları olarak ödüyoruz.
Oyunun süresi oldukça tatmin edici ben incelmeyi yazarken oyunda 14 saat geçirdiğim halde bitmemişti henüz. Oyunun müzikleri ise ortama göre ayak uyduran tarzdan. Düşman gelirken hareketlenen yada sizi gerilime itmeye çalışan melodiler. Çok iyi olmasa da yinede oyuna uyum sağlamış durumda.
Sesler konusunda söylenecek pek bir şey yok gibi. Karakterlerin diyalogları birkaç mırıltıdan ibaret. Onun dışında çevre etkileşimleri sonucu çıkan sesler başarılı. Videolardaki mırıltıların oyunun mizah öğesine katkısının yadsınamaz olduğunu belirtmek isterim.
Oyunun bütün güzel yönlerini anlattıktan sonra gelelim kötü taraflarına. Bunlardan ilki kamera açıları ikincisi klavyede oynama derdi.
Kamera açıları bazen tüm alanı görmemizi engelliyor ve dert olabiliyor. Köşeler yada duvarların arkalarındaki karakteri görmeden yönetmek can sıkıcı oluyor.
Kontrolleri kendinize göre ayarladıktan sonra oyun içersinde fark edeceğiniz bir yavaşlık ve tutukluk oluyor. Kontrollerin çoğu zaman saçmalaması zamanlama hatalarına, düz gidememe gibi sorunlardan ötürü pek çok yerde ölmenize neden oluyor.
Son olarak oyun hakkında söyleyebileceğim tek şey: LEGO Indiana Jones kesinlikle oynanmayı hak eden çok eğlenceli bir oyun. Kapağına bakıp ‘’bebe oyun bu’’ demeyin eminim sizde saatlerin nasıl akıp geçtiğini anlamadan oyuna kendinizi kaptıracaksınız ve hiçte ‘’ bebe oyunu ‘’ olmadığını anlayacaksınız. |
| | |