AnadoluTayfası.Net ( ATN )  


Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Oyun - Games



Etiketler:

En Beğenilenlerin İncelemesi

Oyun - Games
En Beğenilenlerin İncelemesi , FİFA09 Şimdi diyeceksiniz ki PES’e karşın Fifa neler yapmış. Fifa serisi kendisini git gide daha da geliştirmeye başladığından dolayı bu tür soruların akıllara gelmesi de gayet normal olarak karşılanabilir. Fifa ve En Beğenilenlerin İncelemesi Hakkında Bilgiler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-10-2010, 20:47   #1 (permalink)
En Beğenilenlerin İncelemesi En Beğenilenlerin İncelemesi



En Beğenilenlerin İncelemesi
FİFA09







Şimdi diyeceksiniz ki PES’e karşın Fifa neler yapmış. Fifa serisi kendisini git gide daha da geliştirmeye başladığından dolayı bu tür soruların akıllara gelmesi de gayet normal olarak karşılanabilir. Fifa ile PES rekabeti de bundan nasibini almış. PES severler artık Fifa 09 ile karşılaştıklarında bu kez şaşıracaklar. Son versiyonlar ile iddalı bir şekilde geldiğini gösteren Fifa bu kez PES’i geçmiş diyebiliriz. 2009’da çıkacak olan yeni Fifa oyunu ile bu iddalarını gösteriyorlar.







Oyunun açılış kısmından biraz bahsedecek olursak eğer, oyunculuk tarihinde bu kadar çok menüde vakit harcadığımı hatırlamıyorum. Fifa 09 oyuna başlarken seçeceğimiz oyuncu ile seçili bir şekilde başlıyor. Kaleci ile birebir antrenman yapabiliyorsunuz ve eğlenceli olması yanında ayrıca da oyuna alışmamızı sağlıyor. Güzel hareketler deneyebilir ve hangi şutu nerden çekebileceğinizi kavrayabilirsiniz. Menü seçeneklerini de yön tuşları ile kolayca seçebilirsiniz. Önceki oyunlarda olmayan bölüm ise Adidas: Live Season bölümüdür. Burada sunulan altı ligden bir tanesini ücretsiz olarak seçip başlayabiliyoruz. Diğer ligleri seçmek için ise ücret istiyor. Ligin diğer liglerden farkı ise haftalık olarak oyuncu performanslarının gerçek hayata aktarılmasıdır. Gerçek hayatta ne kadar iyi performans yakalarsa eğer oyuncunun bu performansı da oyuna aktarılıyor.







Yine Fifa 09’da kariyer moduda bulunuyor. Bu bölüm önceki Fifa serilerinde de bulunuyor. Kendinize göre istediğiniz bir takımı seçin ve daha sonra transferlerinizi yapabilir ya da reklam sözleşmesi imzalayabilirsiniz. Burada büyük takımları seçip başlayabilirsiniz ancak başarınız göre size diğer takımlardan da teklifler gelebiliyor. Tüm takımların lisanslı olması da diğer bir keyif.







Eski Fifa grafikleri de önceki oyunlarında pek öne çıkmıyordu; fakat Pes grafiklerinin bir üstünlüğü vardı. Orta derecede ki sistemlerde oynanabilen Fifa artık burada alışılagelmiş olan kalıplarına sığmıyor. En yüksek seviyede grafiklerde Fifa oynamak isterseniz eğer güzel bir sisteme ihtiyacınız olacak. Grafikler gerçekten iyi hazırlanmış. Stad görünümü, oyuncu modelleri, forma ve çimler hepsi değiştirilmiş. Eskisi gibi betona benzeyen çimler gitmiş yerine ise oyuncuların koşarken toprak kaldırdığı çimler gelmiş. Oyuncuların yüzleri daha gerçekçi hazırlanmış. Yine oyuncuların terlerine kadar görebilmemiz mümkün kılınmış. Oyuncular güçlerine göre ayrılmış. Bunu ikili mücadelelerde fark edebiliyorsunuz. Şut yapısı ise daha gerçekçi bir biçimde hazırlanmış. Uzaklardan çekilen şutlar ile gol atabiliyorsunuz. Bu kadar özellik olsa da sizlere PES kadar yeterli gelmeyebilir.







Diğer bölümlerde ise Bea Pro ve menajerlik kısımları bulunuyor. Menajerlik kısmında ise seçmiş olduğumuz takımı ince bir şekilde müdahale edebiliyoruz. Transfer, sponsor seçme, bütçe ayarları gibi ilgilenmemiz gereken unsurlar da yer alıyor. Bea Pro da ise seçilen bir oyuncuyu tüm maçlarda kontrol edebiliyoruz. Bu oyuncunun yapmış olduğu olumlu ya da olumsuz hareketleri maç kontrol ile kontrol edebiliyoruz. Topa kayma, şut yada pas yüzdesi gibi performansları artıp ya da azalabiliyor. Bea Pro seçeneği ile de sezon olarak oyunu oynayabilirsiniz.







Bir tane oyunucyu kontrol ederken de en fazla zevki Pro kamerasından alabilirsiniz. Bu kamera ayarlı iken oyunun açılış kısmında olduğu gibi oyuncuyu arka kısmında ki kameradan da görebilirsiniz. Eğer bunu istmezseniz kendinize göre kameraları ayarlayabilirsiniz.







Oyunun içeriğinde bulunan tüm takım ve oyuncular lisanslı olarak yer almaktadır. Oyunda bu kez topun asla balon gibi olmadığını göreceksiniz. Kendi takımınızı seçtikden sonra kadro ile taktik ekranı geliyor. Daha detaylı bir taktik ekranı göreceksiniz. Kanatları kullanma, hücümda pas verme ve savunma gibi özellikleri en ince detaylarına kadar istediğiniz gibi düzenleyebilir ve kendi futbol bilginize göre ayarlayabilirsiniz. Daha sonra kadronuzu belirleyin ve oyuna başlayın.







Hiç Akıldan Çıkmıyan Bir Oyun GTA IV







Kim bilir ne zaman başlamıştık bu heyecanlı oyunu oynamaya. Bazılarımız Gta 2'de tanıştık bu efsaneyle, bazılarımız Gta 3'ü görüp aşık olduk bu oyuna. Vice City ve San Andreas'da tanışanlar ise biraz daha şanssız. Zira Grand Theft Auto serisi baştan sona oynanması gereken, her oyununda ayrı zevkler barındıran bir oyun. Kimileri "Grand Theft Auto 2 üstten görünüşlüydü, hiç zevkli olmaz bence" diyebilir; ama öyle değil. Zira Gta 2 çıktığı dönem, çok kişiyi başına toplamış, saatlerce oyunseverleri ekran başına kilitlemiştir. İstediğimiz arabadan inip, istediğimiz arabaya binebildiğimiz, korna çalabildiğimiz, radyo dinleyebildiğimiz ve sayamadığım birçok özelliği sayesinde diğer oyunlardan ayrılan bir oyundu Gta 2.







Ben de GTA 2'de bu seriyle tanışan şanslı oyunseverlerdenim. Tabi GTA 2'den sonra oyunun 3 boyutlu bir hal almasını beklemiyorduk. Ama tabi Rockstar Games, sürprizleri seven bir firmaydı ve bize asrın belki de en iyi serisini sundu. Kimi zaman Liberty City'de maceradan maceraya koştuk, kimi zaman Vice City'de Tommy Vercetti abimizle mafya babalarının korkulu rüyası haline geldik ve en son olarak eski şöhretini arayan bir nigga' olan Carl Johnson (CJ)'i canlandırdık.







Oyunun GTA 2'den GTA 3'e geçerken ki "3D" kavramından sonra, oyunun en sükse yapan değişikliği kuşkusuz San Andreas idi. Zira Vice City'deki haritanın yaklaşık 3 katı bir haritada oynayabiliyorduk ve artık acıkan kahramanımızı Pizzacı'da ya da herhangi bir Restaurant'da doyurabiliyorduk. Şimdi San Andreas'ın yeniliklerini saymayalım. Zira birçok yenilik yapmıştı bu oyun ve aylarca bizleri ekran başına kilitlemişti.







San Andreas'dan sonra Rockstar Games'in yine boş durmayacağı ve serinin devam oyununda birçok yenilik yapacağı belliydi. Kuşkusuz bunu da yaptılar. Ama bu yeniliklerin bir de kötü yanı var. Oyunun sadece konsollara çıkacağı konuşuluyor bildiğiniz gibi. Zaten şu anda Xbox 360 ve Playstation 3 için piyasaya çıktı ve PC için çıkıp çıkmayacağı tartışılıyor.







Sizleri daha fazla bekletmeyeyim. Zira müthiş bir oyun sizleri bekliyor. Bana da oyunun sayısız güzelliklerinden hatırladıklarımı size aktarmak düşer.







Grand Theft Auto 4 (IV) ile ilgili ilk söylemek istediğim şey, hikaye. Hikaye konusunda rahat olun. Çünkü senaryomuzun diğer serilerden eksik bir yanı yok. Hatta çok çok fazla artıları olduğunu söyleyebilirim.







Tanıştırayım, kahramanınız







Oyunda kahramanımızın adı, Nico Bellic. Nico, hayatının geri kalan kısmında son derece kötü olaylar yaşamış olan ve geçmişi suçla dolu, geride birçok cinayeti bırakmış bir adam. Geçmişteki yaşadığı şeyler yüzünden kendisini "ruhsuz" olarak nitelendiren Nico, fırsatlar ülkesi olarak bilinen Amerika'ya gelmeye karar veriyor. Amerika'da taşınacağı şehir ise bilindik bir yer: Liberty City. Nico'nun bu şehri seçmesinin asıl nedeni, bu şehirde yaşayan kuzeni Roman Bellic. Güveneceği bir insana ihtiyacı olan Nico, bu yüzden Liberty City'yi tercih ediyor. Fakat burayı tercih etmesinin tek sebebi bu değil. Ayrıca Nico'nun görmesi gereken bazı hesapları var.







Ancak Liberty City, umduğundan daha zor bir şehir. Uyuşturucu, yeraltı dünyası, ölümler ve neredeyse tüm suçların gerçekleştirildiği bir şehir. O yüzden Nico'yu bekleyen zorluklar da var. Nico da taksi şoförlüğü yapan Roman ile birlikte bu şehirde maceradan maceraya koşacaktır...







Senaryonun ilk kısımlarında çevreyi genişletmek, şöhretini artırmak asıl amaç. Bu yüzden küçük görevlerle başlıyor ve yasa dışı işlere bulaşıyoruz.







Gelelim karakterlere ve ilişkilere. Oyunun yeniliklerinden biri de bu iki kelimede saklı. Oyunda karşılaşacağımız karakterler oyunun gidişatını her oranda etkileyebiliyor. Onlarla olan ilişkilerimizi de kendimiz ayarlıyoruz ve bu da onların bize olan davranışlarını etkiliyor. O yüzden hem iş hem de sosyal ilişkilerimize önem vermemiz gerekiyor.







Senaryomuzda birçok görev var. Bazıları direk senaryonun ilerlemesini sağlayan görevler. Bazıları ise sonradan tanışacağımız karakterlerin verdiği görevler. Bunun yanı sıra birçok yan göreve de rastlayacağız.







Bu yan görevlerden belki de en zevklileri, para karşılığı yapacağımız görevler. Bazıları bizi para karşılığı bazı işlere yolluyor. Bir nevi kiralık katil ya da ayak işleri yapan ayakçı hüviyetine bürünüyoruz.







Gelelim şehrin ruhuna. Şehir oldukça canlı bir şehir. Haritası ve insanlarıyla New York'u anımsatıyor. Şehrin değişik yerlerinde değişik insanlarla karşılaşabiliyoruz. Örneğin şehrin değişik bölgelerinde değişik ırkta insanlar yaşıyor ve hepsinin aksanı farklı. Bu da ince ve güzel bir detay. Şehirde dolaşan insanlar ruhsuz değil. Örneğin silah atıldığında korkup kaçan insanları görebilirsiniz. Bazıları ise cep telefonuyla polisi arayabiliyor. Yerde yaralı bir insan varsa, bazı duyarlı vatandaşlar yardım edebiliyor ya da ambulans çağırabiliyor. Bazıları ise belaya bulaşmamak adına olay yerinden uzaklaşabiliyor. Bu da günümüzde yozlaşan, bencilliğin tavan yaptığı dünyanın yansıtıldığının bir diğer göstergesi. Oyunda çok realist davranılmış. Yapacağınız her hareket oyunun gidişatını değiştirebiliyor. Bu yüzden hareketlerimizi yaparken, sonucunda neler yaşanacağını hesaba katarak hareket etmeliyiz.







Oyunda yine karakterimizin gidebileceği mekanlar var. Fast food yiyebileceğimiz mekanlar, restaurantlar, barlar, striptiz kulüpleri, yaşamak için kullanabileceğiniz apartman daireleri ya da çeşitli sosyal aktiviteler yapabileceğiniz yerler (Bowling, Dart, Bilardo vs.), Tiyatrolar ki bu da güzel bir yenilik, alışveriş yapabileceğiniz giyim mağazaları...







Tabi ki bununla sınırlı değil, şehirde olması gereken her şey oyunda mevcut. Hastaneler, polis merkezleri, itfaiye, silah satıcıları, arabamızı yıkatıp boyatabileceğimiz dükkanlar ve sıkı durun çünkü oyunda bir gerçekçilik unsuru daha var: Internet Cafeler!







Oyunun günümüz dünyasını çok iyi yansıttığını söylemiştim. İşte Internet Cafe de, bunu daha iyi özetliyor. Internet Cafe'ye gidip, internet dünyasında sörf yapabiliyoruz. Sanmayın ki küçük bir detay! Çünkü Internet dünyası oyuna gerçekten dolu dolu aktarılmış. E-Postalarınızı okuyabilir, size verilen görevleri buradan da görebilirsiniz. Eğer istiyorsanız arkadaşlık sitelerine takılabilir, buradan kız tavlayıp onunla buluşabilirsiniz -ki bu gerçekten güzel bir detay. Tabi hayatı takip etmek adına güncel haberleri de okuyabiliyorsunuz.







Günümüzü bu denli başarılı aktaran bu oyunda, ne eksik olsa hata olurdu diye sorsam, ne cevap verirsiniz? Bence "cep telefonu" deme ihtimaliniz gayet yüksek. Ama sıkı durun, oyunda cebimizde bir de cep telefonumuz olacak. Mesaj atabilecek, mesaj okuyabilecek, kameramız ile fotoğraf çekebilecek ve o anı ölümsüzleştirebileceksiniz. Tabi bu, ilerleyen zamanlarda yeni cep telefonu aldığımızda gerçekleşiyor. Ayrıce cep telefonumuzda "hatırlatıcı" olarak kullandığımız "takvim" kısmı da mevcut. Unutma ihtimaliniz olan görev ya da randevuları buraya kaydedebiliyor ve o gün cep telefonumuzun bizi uyarmasıyla randevumuza zamanında gitmeyi başarabiliyoruz. Ayrıca telefonumuzun ayarlarıyla oynayabileceğimiz (Zil sesi, ses yüksekliği, yazı boyutu vb.) "ayarlar" bölümümüz de mevcut.







Oyun daha önce de söylediğim gibi teknolojiyi yakından takip etmiş. Daha önceki oyunlarda arabamızda radyo dinleyebiliyorduk. Şimdi de bu özellik devam ettirilmiş. 20 ayrı radyo kanalımız var ve her tür müzik dinleyebiliyoruz.







Ayrıca evimizde uzanıp dinlenirken televizyon da izleyebiliyoruz. Bulunduğunuz apartman dairesine göre değişen kalitelerde televizyonlarınız oluyor ve buna bağlı olarak kanal sayısı ve kalitesi de değişkenlik gösteriyor.







Oyunda sosyal ve iş ilişkilerimize önem vermemiz gerektiğini söylemiştim. Arkadaşlarınızla gidebileceğiniz onlarca mekan mevcut. Onlarla ne kadar ilgilenirsek, onların da bize karşı davranışları o oranda olumlu oluyor. Kız arkadaşımıza ayırdığımız süre arttığında, onun da bize olan duygularının arttığını gözlemliyoruz. Oyunda "aşk" gayet güzel canlandırılmış. Her kız arkadaşımızın ayrı ayrı huyları var. Hepsinin ayrı ayrı sevdiği ve sevmediği şeyler mevcut. Size de bunları kavrayarak ona göre davranmak düşüyor. Tabi bu davranışların bize getirisi de olmuyor değil. Örneğin giyim mağazasında çalışan sevgilimize iyi davranırsak, alacağımız kıyafetlerde yarı yarıya indirim yapabiliyor. Bu da gerçek müthiş bir ince detay. Aşk hayatında dikkat etmemiz gereken şey, sevgilimizin sevdiği ve sevmediği şeyleri ezbere bilmek. Kimisi bowling oynamayı severken, kimisi sizi bakımlı görmekten hoşlanıyor. Bunun size az önce bahsettiğim getirilerinin yanında, seksüel açıdan da faydaları dokunuyor. Örneğin güzel geçen bir günün ardından onu eve bıraktığınızda, "Denemek ister misin?" sorusu beliriyor. "Evet" derseniz karakterimiz Nico, kız arkadaşına "İçeri gelebilir miyim?" diye soruyor. Kız arkadaşımızı etkilemişsek o da ricamızı kıramıyor ve bizi içeriye davet ediyor. İçeride neler yaptığını tahmin edebiliyorsunuz sanırım? Edemiyorsanız da evden gelen sesle ne olduğunu gayet açık bir şekilde anlayabilirsiniz. [img]images/smilies/smile.gif[/img]







Ayrıca, karşımızdaki her çeşitten insanla olan ilişkimiz %75 oranına ulaştığında, karşımızdaki karakter bize gizli bir özelliğini söylüyor. Örneğin yaptığı işten bahsedebiliyor ve bu da sizin görevlerinizde işe yarayabiliyor ve ayrıca bu arkadaşlarımız bize daha önce de söylediğim gibi değişik türde görevler verebiliyor. Kimisi uyuşturucu işi veriyor, kimisi sizi kiralık katili yapabiliyor. O yüzden arkadaşlarımıza olan ilgimizi her zaman yukarıda tutmalıyız.







Oyunda bizi tatmin edecek çeşitte silah bulunuyor. Bunları oyunun çeşitli kısımlarında edinebiliyoruz. Silahların görüntü ve işlevleri de diğer serilere göre oldukça gelişmiş durumda. Bu da oyunun binlerce artısından biri.







GTA 4, barındırdığı ulaşım şekilleriyle de alkışı hak ediyor. Daha önce oyunumuzda yer alan tüm ulaşım şekilleri bu oyunda da mevcut. Buna ek olarak metro ve teleferik de artık hizmetimizde. Gitmesi uzun süren, arabayla çok vaktimizi alabilecek bir yere metro aracılığıyla daha hızlı ulaşabiliyoruz mesela. Ayrıca oyunda dediğim gibi diğer serilerde de bulunan deniz, kara ve hava ulaşımı devam ediyor. Kara taşıtlarında siz de çeşitli görevler alabiliyorsunuz. Taksicilik, ambulans şoförlüğü, itfaiyecilik vb...







Oyunun "multiplayer" (çoklu oyun) bölümüne de diyecek yok. Birçok seçenek mevcut. Hepsinde de ayrı ayrı görevler ve aktiviteler gerçekleştirebiliyoruz.







GTA IV (Grand Theft Auto 4) görsel açıdan da rahatlıkla sizi tatmin edecektir. Zira oyun şu anda Xbox 360 ve Playstation 3'e çıkmış durumda ve bu iki konsol da grafik ve teknik açıdan gerçekten iyi durumda olan konsollar. Oyunun görsel özelliklerinde o kadar çok detay var ki, hangisini anlatsam diğeri eksik kalacağı için bunları oyunda sizin keşfetmeniz için bırakıyorum. Sadece en beğendiğim özelliklerden olan, arabamızı hızla sürerken, bir yere aniden çarptığımızda camdan fırladığımızı ve arabanın camına ateş ettiğimizde camların paramparça olduğunu söyleyeyim, yeterli.







Oyun görüntü kalitesi olarak serinin en iyisi. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Oyuna girdiğinizde bunu siz de rahatlıkla fark edeceksiniz. Gerçi, oyuna girdiğinizde fark edebileceğiniz o kadar çok şey var ki, hangisine şaşıracağınızı veya sevineceğinizi siz de bilemeyeceksiniz.







Oyunun müzikleri de her zaman olduğu gibi yüksek kalitede. Çeşitli radyo kanallarında çeşitli müzik türlerini dinleyebileceğimizi söylemiştim. Arabanızı sürerken gerçekten seyir zevkini artıran, araba sürmeyi daha keyifli hale getiren müzikler dinleyebiliyoruz. Ses efektleri açısından da oyun devasa niteliklerde. Bunu oyun içerisinde fark edebilirsiniz.







Oyun o kadar dolu ve o kadar geniş ki, sanırım oyunu ilk açtığınızda kapatmak istemeyeceksiniz. Serinin her devam oyununda aynı şeyleri söylüyorum mesela. Diyorum ki "bundan daha güzel bir oyun yapamazlar herhalde!" Ama her seferinde beni yanıltıyorlar ve oyunu git gide daha da güzel hale getiriyorlar. Fakat şunu söyleyebilirim, oyun dünyasının müdavimlerinden olabilirsiniz. Her çeşit oyunu oynamış olabilirsiniz; ama bu oyunu henüz oynamadıysanız, çok şey kaybettiğinizi rahatlıkla söyleyebilirim. Uzun süredir bu kadar dolu ve zengin içerikli bir oyun oynamamıştım. Birçok otorite de benimle hemfikir. Zaten hemfikir olmamak imkansız. Oyun Bülent Ersoy'un deyimiyle, "fevkaladenin fevkinde", İngiliz futbol spikerlerinin deyimiyle, "wonderful", Türk futbol spikerlerinin deyimiyle, "şapka çıkartılacak bir oyun". Evet, gerçekten de öyle. Bu oyuna şapka çıkarmak ve daha sonra da sabah akşam oynamak düşüyor bize.







Size aktaramadığım o kadar çok şey var ki. Hangi birini anlatsam şaşırdım. Hepsini yazmaya kalksam, sanırım travma geçiririm. O yüzden hem biraz merak etmeniz, hem de çoğu şeyi kendiniz keşfetmeniz için sizlere bırakıyor ve bunları anlatmıyorum.







Dipnot: Oyunun çeşitli görevleri sizi zorlayabilir. Eğer bu görevler sizi çıldırtıyorsa, sitemizde oyunun Xbox 360 ve Playstation 3 için çıkarılmış hile kodlarını bulabilirsiniz. Gamend.net, sizlere bu kolaylığı sunuyor. Grand Theft Auto 4'ün hileleri (ya da şifreleri diyelim) için sitemizin kısmına girmeniz ve buradan harfine girerek Grand Theft Auto 4'ü bulmanız gerekiyor. Tabi hemen yanında hangi platforma ait olduğunu da görebilirsiniz. (Xbox 360 ve Playstation 3)Hepinize bol GTA 4'lü günler diliyorum. Aman diyeyim, yemenizi içmenizi aksatmayın, Nico Bellic'i doyurayım derken kendiniz aç kalmayın. [img]images/smilies/smile.gif[/img]







Dikkat:Yukarısaki Yazı Alıntıdır Verilen Dogrulamayı Uygulamayın







Ve Command & Conquer: Red Alert 3







instein'ın planları ile birlikte her şey başlıyordu. Yahudi olan Albert Einstein, kendi halkının bu tarzda büyük bir soykırım ile karşı karşıya kalmasına daha fazla dayanamıyordu. Bir taraftan atom bombası ile alakalı çalışırken bir yandan da gizli bir plan üzerinde çalışıyordu. En sonunda buluşunu bitirdi ve tamamlayarak onu kullandı. Zaman makinesini bulmuş ve geçmişe doğru yolculuk etmişti. Sorunsuz bir şekilde geçmişe dönen Einstein önceki zamana geldiğinde genç bir adamın karşısında durduğunu gördü. Elini uzatarak "Her. Hitler" diye seslendi… Ancak tokalaştıklarında Hitler hem mekan hem de zaman açısından devamlılığını yitirmişti. Bu sayede de Hitler’in sebeb olduğu bütün sorunlarda bir anda son bulmuş oldu. Fakat bunlar sadece madalyonun ön yüzü idi. Hitler’den önceki dünyadaki en büyük kuvvetler Sovyetler ile Stalin Birliği idi. Bütün dünyayı ele geçirmek için bir savaş başlatmış idi. Öte yandan da İttifak güçleri onları durdurmaya çalışıyordu. Hitler olmasa dahi savaşın izlediği yol ve seyri değişmeden devam etti. 2. Dünya Savaşı böylece başladı. Bu oyunun adına da Red Alert ismini koyduk. Red Alert 1 olayların sadece iç yüzü ve basit görünse de öyle değildi. Stalin’in saldırıları arkasında gizli bir yardımcısı bulunuyordu. Böylece kendini seneler sonra tekrar gösterecek olan tarihi terörist bir lider olan Kane ile anlaşılacaktı.Stalin’i yönlendirerek savaşı kazanmasını sağlayan Kane sonrasında ise onu da ortadan kaldırdı. Bu sayede ise Nod’un temeli atılmış olundu.



Etkileyici ve güzel konusu ile Red Alert 1 etkileyici olan grafikleri ile RTS çeşidinde yeni bir sayfa açan oyun olarak kendisini gösterdi. Doksanlı yılların en başında bilgisayar oyunu olan herkes bu oyunu en az bir defa denedi. Ancak bu türden bir oyuna çoğu kişi alışık olmadığından dolayı çok az bir kesim bu oyunu bitirdi; fakat bu az kesimin sonraki senelerde ise Westwood ile RTS’in altın çağını yaşamasını beklemekte idi.







Bu oyun sonrasında ise seri iki çeşit senaryo ile yoluna devam etti. İlki Tiberium adında göktaşı ile değişen dünyada ki yaşam mücadelesini anlatıyordu. İkincisi ise Tiberium serisinde planlar yapan terörist başı olan Kane’in bütün dünyayı ele geçirmesi ve yapmış olduğu sahte Mesihlik maceralarından oluşuyor. Karşısında ise GDI’in onu durdurmaya çalıştığını görüyoruz. Bilimkurgu filmi gibi olan Tiberium serisi, Red Alert ile daha çok bu işin eğlence kısmındasınız. Etkin ve uçuk silahlar, güzel kadınlar ve tüm dünyayı ele geçirmeye çalışan liderleri görüyoruz. Red Alert 2 serisi zamanın internet kafelerinde oldukça yayınlaşması ile kolayca daha geniş kesimlere yayılmasına sebeb oldu. Zamanında multi maceralar ile oyuncular oldukça terledi.Öte yandan ise Yuri’nin karizması ve oyundaki her türden saldırı ile oyun severlerin aklında yer etti. Tüm hepsi bitti derken sekiz sene sonra tekrardan pc platformunda kendisini gösteriyor.







Birinci olan Red Alert versiyonunda sadece alternatif bir II. Dünya Savaşı olarak karşımıza sunulmuştu. Sovyetlerin en son dönemleriydi. En son oyunu Tiberium serisine bağladığından dolayı zamanla bir başka alternatif bulma yoluna gidildi. Birinci oyun baz alınarak ikinci versiyonu çıktı. Zor gücünü toparlayan Sovyetletin intikam almak amacı ile çıkartmış olduğu yeni bir dünya savaşı senaryosu vardı. Giriş videosunda ise ABD Başkanı Michael Dugan ile



Alexander Romanov arasında geçen konuşmalara herkes gülmüştür. Diğer yandan Yuri ile Yuri’s Revenge arasında geçen diyaloglar daha da komik.







Red Alert 2 ise yetmişli yıllarda geçiyor ve o zamanki soğuk savaşı anlatıyordu.



Red Alert 3 ise ilk çıktığı zamanda çok beğenildi. Sonradan verilen oyun görüntüleri ve çalışmalar sonucunda herkesin sevinci kursağında kaldı. Women of Red Alert 3 ismi duyulunca da kadın karakterler ile birlikte oyun çekici bir hal aldı. Bu seride göz önünde olan ise savaş makineleri idi. Daha fazla satmak için EA firması kadınsal öğelere ağırlık verdi ve bu karakterleri oyuna sundu. Gerçek zamanlı bir stratejiyi kafasına göre çevirmiş ve önümüze koymuş gibi gelebilir. Oyun eğlenceli sayılsa da ancak pek kaliteli sayılmaz. Daha önce çıkan oyunlara nazaran C&C serisinden fazla bir farkı da yok. Oyunun çizgisi bozulmamış. Oyun hayranları için oynanabilir Red Alert 3
En Beğenilenlerin İncelemesi

Mah-mud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil





WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:27.


|» ATN Dost Siteler «|
| TekBilisim.Org | , | Shevko.Org | , | vBulletin | , Havuz

Powered By vBulletin® Copyright ©2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2 ©2009, Crawlability, Inc.

ShevKose