AnadoluTayfası.Net ( ATN )
Ah dünya, sen neden böylesin.. Arada bir gülen görmesem, ölesim geliyor, ölesim..
Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Yaşama Dair > Tarih > Osmanlı Tarihi

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

Osmanlı Tarihi
17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi, 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi resimleri - 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi fotoğrafları - 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi hakkında Bir Osmanlı Yadigarı.....HÜNKAR KASRI Yeni Camii’nin bitişiğindeki görkemli Osmanlı kasrı, aslına uygun şekilde restore edilerek 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un eşsiz hazineleri arasına katıldı. Yeni Camii’nin bitişiğindeki görkemli Osmanlı kasrı, aslına uygun şekilde restore edilerek 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un eşsiz hazineleri arasına katıldı. Bir Osmanlı Yadigarı.....HÜNKAR KASRI Her şey çok uzaklarda, Kafdağı’nın ardındaki büyüleyici ve 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi 17 yüzyıl osmanlı mimari eserleri, 17 yüzyılda osmanlı mımarısı, 17. yy osmanlı mimarisi, 17. yüzyıl osmanlı mimarisi, 17. yüzyıl osmanlı mimarisi hakkında bilgi, 17.yy osmanlı mimari eserleri, 17.yy osmanlı mimarisi, 17.yüzyıl osmanlı mimarisi, 17.yüzyılda osmanlı mimarisi, osmanlı mimarisi, xvii. yüzyıl osmanlı mimarisi, xvıı.yüzyıl osmanlı mimarisi, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
05-30-2010 21:54 Yazan: ChAtlackGirlL
17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

Sponsorlu Bağlantılar

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi
17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi resimleri - 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi fotoğrafları - 17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi hakkında
Bir Osmanlı Yadigarı.....HÜNKAR KASRI


Yeni Camii’nin bitişiğindeki görkemli Osmanlı kasrı, aslına uygun şekilde restore edilerek 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un eşsiz hazineleri arasına katıldı.

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi


Yeni Camii’nin bitişiğindeki görkemli Osmanlı kasrı, aslına uygun şekilde restore edilerek 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un eşsiz hazineleri arasına katıldı. Bir Osmanlı Yadigarı.....HÜNKAR KASRI



Her şey çok uzaklarda, Kafdağı’nın ardındaki büyüleyici ülkede yaşanır 1001 Gece Masalları’nda… Sultanların, prenseslerin, peri kızlarının, aşıkların, devlerin, cücelerin, kahramanların serüvenleri, masal ülkesinin en renkli köşelerinde gezdirir dinleyicilerini. İşte yanı başımızdaki, hatta içimizdeki İstanbul da; Selçuklu, Bizans ve Osmanlı başta olmak üzere sayısız uygarlığın izleriyle yoğrulmuş zenginlikleriyle Kafdağı’nın ardındaki masallar ülkesinin pabucunu çoktan dama atmış bir keşif cenneti.

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi



Londra’dan Eminönü’ne


Her yıl yüzbinlerce turiste bu duyguları hissettiren İstanbul’un nadide köşelerinden biri olan Hünkâr Kasrı, baştan aşağı yenilenerek kentin masalsı köşeleri arasına katıldı bugünlerde. Mısır Çarşısı, medresesi, hamamı, bahçesi, kasrı ve türbeleriyle dev bir yapı kompleksi olan 350 küsur yıllık külliyeye, ‘Yeni’ adı verilmesine şaşırmamalı. Çünkü, adım başı, binlerce yıllık eserleri karşınıza çıkaran İstanbul’un ta kendisi burası...


İstanbul’a camiler kenti kimliğini kazandıran anıtsal yapılardan biri olan Yeni Camii’nin deniz yönündeki kapısının sol tarafına bitişik olan kasır, tek gözlü taş bir kemerin üzerinde yükseliyor. Yeni Camii Meydanı’nı Bankalar Caddesi’ne bağlayan tarihin geçidin üzerindeki gizemli yapı, yaklaşık dört yıl süren restorasyonunun sonunda nihayet turizme kazandırıldı. Geçtiğimiz günlerde açılışı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan tarihi kasrın, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında ele geçirilen çinilerinin önemli bir bölümü, titiz bir çalışma sonucu yeniden eski yerine monte edildi.

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

ÇİNİLERİN AYDINLIĞINDA


17. yüzyıl Osmanlı kasırlarının en görkemli örneklerinden biri olan Hünkâr Kasrı, tıpkı bitişiğindeki Yeni Camii gibi, Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu ve Üçüncü Murat’ın eşi Venedik asıllı Safiye Sultan’ın emriyle yaptırılmış. Edirnekâri denilen ahşap üzeri renkli kalem işleri, sedef kakmalı kündekâri kapıları, rengârenk viraylı camları, altın varakla zenginleştirilmiş ahşap oyma saçak altı süslemeleriyle ziyaretçilerini büyüleyen yapı, 17. yüzyılın en gösterişli İznik çinileriyle bezeli. İç mekânın duvarlarında turkuaz, kobalt mavi ve kırmızı renklerde çeşitli çiçek ve bitki motiflerinin resmedildiği 10 binden fazla İznik çinisi kullanılmış. Denize olan yakınlığı nedeniyle Bizans döneminden kalan surların üzerine üç kat olarak inşa edilen kasra, ‘tahterevan yolu’ adı verilen hafif eğimli bir rampa üzerinden ulaşılıyor. Kasır görevlilerinin anlattıklarına bakılırsa, padişah bu rampanın ucuna kadar atıyla tırmanır, buradan iç mekâna adım atarmış. Kasrın içine girildiğinde, duvarları İznik çinileriyle süslü L şeklindeki sofanın ucu, Valide Sultan Dairesi’ne çıkıyor. Altlı üstlü iki pencere dizisiyle aydınlatılan ince uzun holden hünkâr mahfiline açılan kapı, padişahın Yeni Cami’ye geçebilmesi için düzenlenmiş. Padişah ve ailesinin kimi zaman namaz öncesi ya da sonrası, bazen de özel dini günlerde ibadet ve istirahat etmek amacıyla kullandığı kasrın üç odasının en görkemlisi ise Baş Oda. Ahşap oyma tavanın muhteşem kalem işleriyle süslendiği oda, üzerinde ayetler bulunan İznik çinilerinin en güzel örnekleriyle kaplanmış.

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

Tarihe kadın eli


1940’lı yıllardan bu yana sayısız kez restorasyon sürecinden geçen, ancak ilgisizlik nedeniyle defalarca soyulup kaderine terk edilen yapı, İstanbul Ticaret Odası tarafından üstlenilen restorasyon masraflarıyla yok olmaktan kurtulmuş. Mimar Hatice Karakaya başkanlığında, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 40 kişilik uzman bir ekip tarafından restore edilen kasra, 8 milyon TL’nin üzerinde para harcanmış. 1663 yılından bu güne varlığını koruyan zarif yapının taşıyıcı sisteminde meydana gelen hasar, restorasyon çerçevesinde ortadan kaldırılmış. Buna bağlı olarak yatay, dikey ve diyagonal bağlantı elemanlarında yenileme çalışmaları yapılmış. Zamanın ağır tahribatı nedeniyle ahşap özelliğini yitiren kısımlar elden geçirilerek eksik kapı ve kepenklerin yerine yenileri yerleştirilmiş. Sağlam kalan bölümlerdeki ahşap türünün aynısı kullanılarak, bozulan dokular yeniden oluşturulmuş. Kündekâri stiliyle çivi kullanılmadan yapılmış ahşap aksamlar, orijinaline sadık kalınarak tamir edilmiş. Sedef kakmalar ve abanoz kaplamalar, işinin ehli eller tarafından sabırla bezenmiş. Restorasyon çalışması tamamlanan ahşap alanlar, cila ve özel ilaçlarla koruma altına alınmış. Neredeyse tümüyle yok olan kurşun kaplama çatı, aslına uygun şekilde yün izolasyon sistemi kullanılarak yenilenmiş. Kasrın yer döşemesi, tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi toprak üzerine altıgen tuğla ile kaplanmış.

17.Yüzyıl Osmanlı Mimarisi

Sponsorlu Bağlantılar
Gitti Gidiyor..
 
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
On Beşinci Yüzyıl Osmanlı Gerçekleri - Heath W. Lowry Leyll-A Kitap Tanıtımı 0 02-18-2013 17:20
16. Yüzyıl Osmanlı Astronomu Takiyüddin in Gözlem Araçları - Atilla Bir Leyll-A Kitap Tanıtımı 0 06-01-2011 18:21
20. Yüzyıl Başında Osmanlı Kentleri - Necdet Sakaoğlu Bilgili Kitap Tanıtımı 0 01-06-2011 12:21
Osmanlı Mimarisi - Cevat Ekici UzZMaN Kitap Tanıtımı 0 11-22-2010 13:20
XIX. Yüzyıl Osmanlı Ordusunda Polonyalılar UzZMaN Tarih 0 12-23-2009 23:31



Powered By vBulletin® Copyright ©2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

ShevKose