AnadoluTayfası.Net ( ATN )
Ah dünya, sen neden böylesin.. Arada bir gülen görmesem, ölesim geliyor, ölesim..
Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Sağlık Hakkında Herşey > Sağlık > Genel Sağlık

Obezite Nedir - Obezite Testi

Genel Sağlık
Obezite Nedir - Obezite Testi, Obezite Nedir - Obezite Testi Obezite Nedir - Obezite Testi obezite testi - obez testi - kilo testi yap - obezlik testi - çocuklara obezite testi - boy yas ve cınsıyete gore kılo testı - obez testi yap - çocuklarda yaşa göre boy ve kilo test - vücuttaki yağ oranı testi Obezite, vücutta normalden fazla miktarda yağ dokusu birikmesi sonucu ortaya çıkan, giderek artan bir prevalans gösteren multifaktöriyel bir hastalıktır. Yağ miktarının total vücut ağırlığının ve Obezite Nedir - Obezite Testi bmi ölcümü, kilo testi yap, obez testi yap, obez ölçme, obezite testi yap, obezite ölçme, obezite ölçüm testi, obezite ölçümü testi, obezlik testi, obezlik ölçme, obezlık formulu, obezlık ölçümü, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
08-04-2010 15:30 Yazan: TUtHiii
Obezite Nedir - Obezite Testi

Obezite Nedir - Obezite Testi

Sponsorlu Bağlantılar

Obezite Nedir - Obezite Testi obezite testi - obez testi - kilo testi yap - obezlik testi - çocuklara obezite testi - boy yas ve cınsıyete gore kılo testı - obez testi yap - çocuklarda yaşa göre boy ve kilo test - vücuttaki yağ oranı testi
Obezite, vücutta normalden fazla miktarda yağ dokusu birikmesi sonucu ortaya çıkan, giderek artan bir prevalans gösteren multifaktöriyel bir hastalıktır. Yağ miktarının total vücut ağırlığının erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’dan fazla olması obezite olarak kabul edilmektedir.

Obezite tanısı için çeşitli ölçümler geliştirilmiştir. Günümüzde obezitenin tayininde boy ve vücut ağırlığını kullanarak kişinin obez olup olmadığını tayin etmek en pratik ve oldukça doğru sonuç veren objektif bir ölçümdür. Kilogram cinsinden ağırlığın, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde edilen beden kitle indeksi ise (BKİ) en sık kullanılan obezite tanı yöntemidir.

OBEZİTEYİ SAPTAMA VE DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

Şişmanlığın saptanmasında vücut kompozisyonunun özellikle vücut yağ miktarının belirlenmesi, obezite tanısının doğru olarak konulabilmesi için önemlidir.

OBEZİTE TANIMINDA KULLANILAN TANI YÖNTEMLERİ

1-Atom düzeyi (Nükleer Manyetik Rezonans (NMR), kadavra kimyasal analizi)

2-Moleküler düzey (Dual foton absorbsiyometrisi)

3-Hücre düzeyi

4-Doku düzeyi (kadavra analizi, bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi)

5-Tüm vücut düzeyi (antropometrik yöntemler)

Deurenberg sınıflamasında ise;

a-Direkt

b-İndirekt

c-Çift indirekt olarak ayrılmaktadır (Tablo 1)

Bu sınıflama vücudun yağ ve yağsız kitle olarak iki kompartımandan oluştuğu hipotezine dayandırılmıştır.

3

Tablo 1: Vücut bileşimini belirleme yöntemleri

Yöntem

I-DİREKT a-Nekropsi bulguları

b-Nötron aktivasyon bulguları

II-İNDİREKT a-Vücut dansitesi(Dansitometre)

b-Total vücut suyu

c-Total vücut potasyumu

d-Bilgisayarlı Tomografi (BT)

e-Dual-Enerji X-Işını Absorbsiyometrisi (DEXA)

f-Nükleer Manyetik Rezonans (NMR)

g-Siklopropan veya Kripton ile yağ miktarı tayini

III-ÇİFT İNDİREKT a-Total vücut geçirgenliği(TOBEK-TRIM)

b-Biyoelektrik impedans (BİA)

c-Antropometrik ölçümler

-Ağırlık ve Boy

1-İdeal vücut ağırlığı

2-Beden kitle indeksi

3-Ponderal indeks

d-Deri altı yağ dokusu miktarı

-Deri kıvrım kalınlığı (DKK)

e-İnfraruj Absorbsiyometrisi

f-İdrarla kreatin atımı

g-İdrarla N-Metil Histidin atımı

Vücut kompozisyonu belirleme yöntemlerinin kullanılma yaygınlığı maliyetide etkilemektedir. Dansitometre, bilgisiyarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme yöntemi, izotop verilmesi ile total vücut suyu ölçülmesi, K ile total vücut sayımı veya nötron aktivasyon analizi gibi yöntemler vücut yağ miktarı hakkında net bir sonuç verebilmesine rağmen pahalı bir alt yapıya gereksinme

4

gösterirler. Özel bir laboratuar kurulması gereklidir ve her bir ölçüm masraflarıda oldukça yüksektir. Bu nedenle klinik ve epidemiyolojik çalışmalarda kullanılması problem yaratabilmektedir.

Buna karşılık, total vücut geçirgenliği (TOBEK-TRIM), biyoelektrik impedans (BİA) ve antropometrik ölçümler gibi yöntemler düşük masraflı ve taşınabilir aletler olmaları ve aşırı sarf malzemesi gerektirmemeleri nedeniyle klinik ve epidemiyolojik çalışmalar için daha uygun yöntemleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte, yağ miktarını belirlemedeki güçleri önceki yöntemler kadar yüksek ve güvenilir değildir.

Obezite tanısında rutin uygulamada, en az zamanı, deneyimi ve tüketimi gerektiren basit, pratik yöntemlere gereksinim vardır. Ağırlık ve boy ölçümleri gibi basit ölçümlerin genellikle yeterli olduğu varsayılır ve bu indeksler arasında en yaygın olarak kullanılanı beden kitle indeksidir (BKİ:ağırlık/boy²). ANTROPOMETRİK ÖLÇÜMLER

Ağırlık ve Boy. Genellikle sadece görünüşe bakarak hastalaları “fazla kilolu”, “şişman”, “çok şişman” ve “ağır (morbid) şişman” olarak sınıflamak mümkün olabilir. Bununla birlikte daha nesnel antropometrik ölçümler de ileri sürülmüştür.

a-İdeal vücut ağırlığı: ABD Yaşam Sigortası Şirketlerinin (Metropolitan Life Insurance Company) en uzun ömür beklentisine göre hazırladığı yaş , boy, cins ve vücut yapısına göre ideal vücut ağırlığını gösteren tablolardan yararlanılır. Hastanın ideal kilosunu yüzde kaç aştığı bulunur. Ayrıca ölçülen ağırlığın ideal ağırlığa bölünmesi ile relatif ağırlık hesaplanır. İdeal kilonun %10 aşılması (relatif ağırlığın %110 bulunması) fazla kilolu, %20 aşılması ( relatif ağırlığın %120 bulunması) şişman olarak tanımlanmaktadır .

Bir diğer ideal ağırlık saptama yöntemi Lorentz formülüdür. Burada, IBW (İdeal Body Weight) =Boy-100-(boy-150/x) formülü kullanılmaktadır (x paramatresi kadınlarda 2, erkeklerde 4 olarak hesaplanmaktadır).

5

b-Beden Kitle İndeksi (BKİ), Qutelet İndeks:

1835 yılında, Qutelet tarafından ilk kez tanımlanan bu indeks boy ve ağılık ölçümlerinden yararlanılarak hesaplanır.

BKİ: Ağırlık(kg) / Boy(m)2 formülü ile hesaplanır.

Genel olarak BKİ’nin 30 kg/m2 üzerinde bulunması obezite kriteri olarak kabul edilmektedir .

Tablo-2. BKİ değerlerine göre aşırı kilolu ve obezite sınıflandıması

Sınıflandırma BKİ(kg/m2)

Düşük kilo <18.5

Normal aralık 18.5-24

Aşırı kilo >25

Preobez 25-29.9

Obez sınıf I 30.0-34.9

Obez sınıf II 35.0-39.9

Obez sınıf III >40 .

Günümüzde hazır BKİ cetvellerinin bulunması hesaplama işlemini ortadan kaldırmaktadır. Obezite dışında aşırı adale kitlesi bulunan kişilerde (örneğin, sporcularda yüksek BKİ değerlerine rastalanabilir. Çünkü BKİ vücuttaki yağ oranından daha çok, yağ miktarı ile ilişki göstermektedir .

BKİ’nin artmasının premenepozal kadınlarda bazal glukoz, bazal insülin, oral glukoz tolerans testindeki glukoz, adölesanlarda ise sistolik ve diyasolik kan basıncıyla ilişkili olduğu saptanmıştır. Yüksek BKİ değeri diabetes mellitus insidansı ve prevalansı ile ilişkilidir .

Otopsi ve sağlıklı insanların karşılaştırıldığı çalışmalarda ileri koroner lezyonlar ile BKİ arasındaki ilişkinin doğru orantılı olduğu bulunmuştur. Ayrıca BKİ ve intraabdominal yağ depoları artışının miyokardiyal hipertrofi ile doğru orantılı olduğu gösterilmiştir .

6

c-Ponderal indeks (Somatik indeks): Genellikle çocuklarda kullanılan bir indekstir. Boy (inç) / ³√ ağırlık (pound) formülü ile hesaplanır. 12’nin altındaki değerler obezite olarak kabul edilmektedir .

Ağırlık ile ilgili indekslerin tümü objenin boyundan az çok etkilenmektedir. Bu nedenle kısa boylu kişiler daha şişman olarak saptanır .

DERİ ALTI YAĞ DOKUSU MİKTARI

Deri kıvrım kalınlığı (DKK). Deri kıvrım kalınlığı ölçümlerinden elde edilen sonuçlar çeşitli denklemlere konarak total vücut yağının hesaplanmasında kullanılabilir. Daha çok Avrupa’da kullanılan Durnin ve Womerley formülü dört (triseps, biseps, subskpular ve suprailiyak) DKK toplamının logaritmik transformasyonu, yaş ve cinsiyete , daha çok A.B.D.’de kullanılan Jackson ve Pollack formülü ise yedi (göğüs, aksilla, triseps, subskapuler, batın, femur ve suprailiyak) DKK toplamının logaritmik transformasyonu, yaş, bilek ve önkol çevresine dayanmaktadır .

Bulunan DKK değeri standart yaş, boy ve cinse göre düzenlenmiş tablolar ile kıyaslanarak kişinin şişman olup olmadığı belirlenir. Triceps DKK’nın erkeklerde 23 mm, kadınlarda ise 30 mm’den fazla olması obezite olarak kabul edimektedir . A.B.D. Ulusal Sağlık Enstitüleri (National Institutes of Health) nihai raporunda, triceps ve subscapular deri kıvrım kalınlığı toplamının erkeklerde 38, kadınlarda ise 52 mm’den fazla olması obezite bulgusu olarak ileri sürülmüştür.

OBEZİTE TİPLERİ

Yapılan çalışmalarda vücuttaki yağ birikiminin vücudun farklı iki bölgesinde olduğu gösterilmiştir. Daha sonraları obezite komplikasyonlarının ortaya çıkması ile vücutta yağ dağılımı arasında bir ilişki olduğu bulunmuştur. İlk kez 1940’larda Jean Vaque obezitede vücudun üst kısmında yağ toplanmasnın daha zararlı etkileri olduğunu ve yine ilk kez ‘Mascuine tip’’ (Erkek tipi) yağlanmanın, yani göbek çevresinde yağ toplanmasının diabetes mellitus,

7

ateroskleroz, gut ve ürat taşlarına yol açtığına dikkat çekmiştir. Vücuttaki yağ birikimine göre iki tip obezite tanımlanmıştır

1-Jinoid tip obezite

Gluteal ve femur üzerinde yağ toplanması jinoid tip, kadın tipi, periferik tip, armut tipi veya femoral obezite denilmektedir. Bu obezite tipi hiperplastik yani yağ hücre sayısı artışı ile birlikte olan obezitedir. Jinoid obezite ile venöz dolaşım bozuklukları arasında anlamlı bir ilişki varken, obeziteden kaynaklanan diğer komplikasyonlar ile arasında herhangi bir anlamlılık yoktur.

2-Android tip obezite

Her iki cinste de batın bölgesinde yağ toplanması (göbeklenme); android tip, erkek tipi, santral, abdominal, sentripedal, elma tipi veya viseral obezite olarak adlandırılır. Android obezitede yağ hücreleri büyümüştür. Yani hipertrofik bir obezite tipidir.

Subkutan depolardan daha çok, özellikle viseral depolar olmak üzere, abdominal yağ ile obezitenin metabolik komplikasonları arasında güçlü bir ilişki vardır . Viseral yağ dokusu depolarındaki adipozitin hassas lipolitik bir etkisi vardır. Lipolitik hassas adipozit ile genişlemiş yağ depoları sonucunda portal ve sistemik dolaşımdaki plazma serbest yağ asitleri konsantrasyonu yükselmiş olabilir. Bu durum periferde insülin duyarsızlığını doğurabilir. Yapılan çalışmalar yüksek portal serbest yağ asitlerinin hepatik insülin alımını inhibe ettiği ve periferik hiperinsülinemiyi doğuracağını göstermektedir. Bu dönüşüm insülinin reseptör düzeyindeki periferik duyarlılığını azaltmaktadır.

Yapılan çalışmalar abdominal obez hastalarda HDL-kolesterol düzeylerinde azalma olduğunu göstermektedir. Abdominal obezitede HDL3’ün, HDL2’ye dönüşümünü uyaran lipoprotein lipaz enzim düzeyleri azalmış, aksine HDL2’nin HDL3 haline dönmesini uyaran hepatik trigliserid lipaz enzim düzeyleri artmıştır(. Bu nedenle abdominal obezite vakalarında görülen HDL azalması başlıca plazma HDL2 düzeylerindeki azalma nedeniyle olmaktadır. HDL3 düzeyleri ise normal veya artmış olarak bulunmuştur. Abdominal BT ile

8 belirlenmiş viseral yağ miktarı yüksek olan gerek erkek ve gerekse kadın hastlarda, HDL –kolesterol ve HDL2 düzeylerinde azalma görülmektedir.

Çalışmalar vücut yağ dağılımı tipi ile plazma total kolesterol ve LDL-kolesterol değerleri arasında genellikle ilişki bulunmadığını veya zayıf düzeylerde olduğunu göstermektedir. Abdominal obezite vakalarında VLDL ve trigliserid düzeyleri artmış olarak bulunur. VLDL düzeylerinin yüksek olması LDL-kolesterol düzeylerinin yükselmesine neden olmaktadır. VLDL ve trigliserid düzeylerinin yüksek olması ise HDL-kolesterol düzeylerinin düşük olmasına neden olmaktadır. Genel olarak LDL-kolesterol majör aterojenik lipoprotein kabul edilmesine rağmen, lipolitik artıklar ve bunlar arasında yer alan ara dansiteli lipoprotein-(IDL) ve lipoprotein (a) (Lp(a)), yüksek aterojenik özelliğe sahip lipoproteinlerdir. Lp(a) normalde LDL-kolesterol düzeyinin %10-15’ini oluşturmasına rağmen miktarı abdominal obezite gibi patolojik durumlarda orantısız olarak yükselir ve belirgin bir risk faktörünü oluşturular.

VÜCUT YAĞ DAĞILIMI VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

Vücut yağ dağılımı ve özellikle viseral yağın belirlenmesinde nekropsi çalışmaları, ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi-(BT), Nükleer Manyetik Rezonans-(NMR), Dual-Enerji X-Işını Absorbsiyometrisi-(DEXA) ve antropometrik ölçümler kullanılmaktadır. Bundan başka abdomial obezitenin saptanmasında kulanılan antropometrik ölçümler;

1. Konisite indeksi (Kİ)

2. Sagittal bel ölçümü

3. Bel/kalça oranı (BKO)

4. Transfer bel çevresi ölçümü

1-Konisite indeksi:

Valdez tarafından geliştirilen bir antropometrik parametredir. Diğer parametrelerin aksine matematiksel modele dayanmaktadır. Konisite indeksi aşağıdaki formül ile hesaplanmaktadır .

9

Bel çevresi

Kİ:

(0.09)x √kilo/boy

2-Sagittal bel ölçümü:

Transvers bel çevresi ölçümü hem viseral hem de cilt altı yağ dokusu miktarını yansıtmaktadır. Sırt üstü yatan hastada bir cetvel, vücut pergeli veya stadiometre yardımı ile göbek-sırt arasındaki mesafe ölçülerek tespit edilir. Bu bölgeden batının sagittal çapı hesaplanabilir . Aynı ölçüm BT ile de yapılabilmektedir.

3-Bel kalça oranı (BKO):

Bel çevresinin (cm), kalça çevresine (cm) oranlanması ile elde edilir. BKO, yağ dağılımı belirlenmesinde en sık kullanılan antropometrik yöntemdir. BKO abdominal obezite ile gluteal-femoral obezite arasındaki ayırımı yapmak için kullanılır .

BKO erkeklerde 0.95, kadınlarda 0.80’nin üzerinde olması abdominal obezite olarak kabul edilmektedir . Bazı yazarlar android ile jinoid obezite arasındaki ayırım noktası (cut-off point) olarak kadınlarda 0.8 ve erkeklerde 1.0’ı kabul etmektedir .

Gray ise BKO Terimi yerine abdomen/gluteus oranı (AGO) veya android/jinoid oran terimini kullanmaktadır. AGO’nun kadınlarda 0.80’in, erkeklerde 0.90’ın üzerinde olması android obezite, bu değerlerin altı ise jinoid obezite olarak kabul edilmektedir .

BKO’nun tamamen masrafsız, iyi bir intraabdominal yağ oranı göstergesi olması koruyucu hekimlikte de kullanılabilir olması değerini arttırmaktadır .

İsveç’te yapılan prospektif bir çalışmada BKO yüksek bulunan erkek ve kadınlarda iskemik kalp hastalığı, stroke (inme) ve mortalite oranının artmış 10

olduğu gösterilmiştir . Yüksek BKO’na sahip hastalarda, hipertansiyon daha sık görülmektedir.

Amerikan morbidite ve mortalite verilerinde; Afrikalı Amerikan kadınlarında diyabet, kalp krizi, hipertansiyon, hiperlipidemi prevalanslarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bütün bu hastalıklar aşırı yağ depoları ile ilişkilidir . BKO; diyabet, hipertansiyon, safra kesesi hastalıkları ile anlamlı ilişki içindedir .

‘‘Iowa Kadın Sağlığı’’ çalışmasında BKO’nun, kanserden ölüm oranları ile direkt ilişkili olduğu ve yüksek BKO’ya sahip kadınların düşük olan gruptakilere göre iki kat fazla kanser mortalite oranına sahip oldukları bildirilmiştir.

4-Transvers bel çevresi ölçümü:

WHO tarafından önerilen bel çevresi ölçümü noktaları; Kosta alt kenarı ile spina iliaka arasındaki mesafenin ortasından yapılan ölçümdür .

Bel çevresi ölçümlerinde en büyük problem ölçümün içine hem viseral yağ kalınlığının hemde cilt altı yağ dokusu kalınlığının girmesi, yani ölçümün hem viseral yağ doku miktarını hemde cilt altı yağ dokusu miktarını yansıtmasıdır .

Yapılan çalışmalarda kadınlarda 89 cm, erkeklerde 102 cm’yi aşan bel çevresi ölçümlerinin obeziteye karşı girişim uygulanması gerektiren bireyleri tanımladığı kabul edilir .

Bel çevresindeki yağ, tüm vücut yağına oranla hastalık prevalansları ile daha çok ilişki içindedir . Çalışmalar bel çevresinin erkeklerde diabetes mellitus , yüksek kan basıncı prevalansı ve kardiyo vasküler hastalık risk faktörleri ile ilişkili olduğunu göstermektedir.



Kişiyi obezite sınırına getiren alışkanlıklar arasında tüm gün aç kaldıktan sonra ağır bir akşam yemeği ve gün içinde öğün atlamanın da bulunduğunu belirten uzmanlar, obezite tedavisinin en önemli adımın kilo kontrolünü sağlamak olduğunu ifade ediyor.


Obezite tedavisi endokrinoloji ve diyet bölümlerinin ortak yaklaşımıyla planlanıyor. Tedavide ilk basamak kişiyi obezite sınırına getiren faktörlerin belirlenmesi ve kontrol altına alınması.


Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Ayça Ilıca konuyla ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı.


Obezite tedavisini nasıl planlıyorsunuz?


Her beslenme tedavisinde olduğu gibi obezite tedavisinde de hazırladığımız beslenme planı kişiye özel olarak planlanıyor. Öncelikle, hastayı obezite sınırına kadar getiren nedeni tespit etmeye çalışıyoruz. Bu noktada kişinin; besin tüketimi, yeme alışkanlıkları, fiziksel aktivite durumu ve tabii ki en önemlisi obeziteye neden olabilecek hormonal bir bozukluğu veya metabolik bir rahatsızlığı olup olmadığı sorgulanıyor.


Hormonal bir problem veya metabolik bir rahatsızlık konunun uzmanı bir doktor tarafından yapılan muayene ve kan tahlilleri ile tespit ediliyor. Eğer hasta bir endokrinoloji veya dâhiliye uzmanının yönlendirmesiyle bizlere gelmişse zaten tüm tetkikleri mevcut oluyor ki bu durum hazırladığımız beslenme planının çok daha sağlıklı olmasını sağlıyor.


Kişi, fazla kilolarından şikâyetçi olarak önce bize başvurmuşsa ve aldığımız hasta hikâyesi sonucu bir takım şüphelerimiz oluşmuşsa hemen bir endokrinoloji veya dâhiliye uzmanına yönlendiriyoruz. Daha sonra hastanın kilo, boy, cinsiyet, fiziksel aktiviteleri ve yaşam koşullarını göz önünde bulundurarak beslenme planlarını hazırlıyoruz.


Obezite nasıl ölçülür?


Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, Vücut Kitle indeksi (VKl) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMI) ve bel çevresi ölçümüdür.


Bize “ideal” ile “obez” kabul ettiğiniz bir BMI (Body Mass Index) ölçümü verebilir


18.5-24.9 kg/m arasında olanlar ------>> Normal kilolu

25-29.9 kg/m arasında olanlar ------>> Fazla kilolu

30-39.9 kg/m arasında olanlar ------>> Obez (şişman)

40 kg/m’nin üzerinde olanlar ------>> İleri derecede obez


Bel çevresi ölçümünün obezite için önemi nedir?


Vücuttaki toplam yağ miktarı kadar, yağın nerede biriktiğini bilmek de oldukça önemlidir. Kalp damar hastalıkları başta olmak üzere karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık risklerine neden olur. Bel çevresi ölçümü bu risk tespitinde basit olduğu kadar doğru bir yöntemdir.


Bu kişilerin yeme alışkanlıklarını yeniden düzenlerken karşılaştığınız problemler nelerdir?


Hastalarımız genelde çalışan kişilerden oluşuyor. Bu nedenle gerek öğünlere, gerekse fiziksel aktivitelere yeterli zaman bulamıyorlar. Ayrıca sık yapılan seyahatler de beslenme düzenlerini bozan faktörler arasında yer alıyor. Bir de alkol tüketimi bizi zorlayan konuların başında geliyor. Bizim için önemli olan, hastanın yeni beslenme düzenini hayatına adapte etmesi.


Hangi tür yeme alışkanlıkları obeziteye davetiye çıkarır?


Birincisi; enerjisi yüksek (özellikle de yağdan gelen enerji), yemesi eğlenceli olan gıdaların tüketim sıklığı ve miktarı çok önemli. Örneğin; cipsler, derin yağda kızarmış fast food türü yiyecekler, salam sosis, pastane ürünleri, poğaça, açma, kremalı pasta, kurabiyeler.


Öğün atlama, tüm gün aç kalıp sinir, stres içinde eve gelip akşam yemeği yemek ve bunu takip eden sürede bütün gün yenilecek gıdaların hepsini birden tüketmek en büyük sorunlardan biridir. Ayrıca şeker içeriği çok yüksek olan meyve suyu, kolalı ve gazlı içecekleri tüketmek kişileri obeziteye sürükleyen kötü yeme davranışlarıdır.

Sponsorlu Bağlantılar
Gitti Gidiyor..
 
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Obezite nedir ? neden olur ? tedavisi ? Harrby Diyet 0 12-22-2009 15:23
Şişmanlık-Obezite Avea Genel Sağlık 0 12-07-2009 22:19
Obezite Nedir Avea Genel Sağlık 0 12-07-2009 20:55
Obezite Nedir? Avea Genel Sağlık 0 12-07-2009 20:33
Obezite nedir? Vodafone Sağlık 0 12-04-2009 21:38



Powered By vBulletin® Copyright ©2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

ShevKose