<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>AnadoluTayfası.Net ( ATN )</title>
		<link>http://www.anadolutayfasi.net</link>
		<description>Genel forum içeriklerini içeriyor..</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 19:09:44 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>2</ttl>
		<image>
			<url>http://www.anadolutayfasi.net/images/atn-red/misc/rss.jpg</url>
			<title>AnadoluTayfası.Net ( ATN )</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net</link>
		</image>
		<item>
			<title>Elma Sirkesinin Faydaları</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64857-elma-sirkesinin-faydalari-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 19:00:16 GMT</pubDate>
			<description>Elma Sirkesinin Faydaları  elma sikesinin sindirime yaraları - elma sirkesi nelere iyi gelir - elma sirkesinin yapılışı - diş ağrısına elma sirkesi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Elma Sirkesinin Faydaları  elma sikesinin sindirime yaraları - elma sirkesi nelere iyi gelir - elma sirkesinin yapılışı - diş ağrısına elma sirkesi kullanımı - böcek sokmalarına karşı elma sirkesi - çil ve cilt lekeleri için elma sirkesi <br />
      Mideye olan fayadaları,&quot;yiyin güzelleşin&quot; formülünün kahramanı,meyveler içinde en hafifi elma,henüz bilinmeyen faydalarıyla her derde deva bir formülmüş meğer. .Sonuçları deneyle sabittir. <br />
       <br />
     <br />
Mutfak işlerine merakım beni farklı sonuçlara götürmüştür hep,işte bunlardan bir tanesi de elma sirkesi.Faydalarını duymuşsunuzdur ben de duydum ancak deneme fırsatım olmamıştı.Nihayetinde denedim.Bana ve cevremdekilere sayısız iyliği dokundu kendisinin. <br />
       <br />
     <br />
Öncelikle biraz neler yapıyormuş bu elma sirkesi onu anlatayım sonrada o sihirli formülü sizlerle paylaşacağım. Öncelikle mineral bakımından oldukça zengin,vitaminlerde bol bol var içinde.Bunun yanında kadınların çok işine yarayacak güzellik formüllerindede kullanılıyor.Cilt lekeleri icin kullanılıyor.Yaralanmalarda,güneş yanıklarında,mide yanmalarında,baş ağrısında,şeker hastalığı olanlarda ve kolesterol sorunu olanlarda cok işe yarıyor.Bunlara ilave olarak kadın hastalıklarında ve soğuk algınlığında faydalı. <br />
       <br />
     <br />
İşte bütün bunlara ulaşabilmeniz için öncelikle elma sirkesinin yapılışı; <br />
     <br />
Yıkanmış taze elmaları dört veya beş parçaya ayırarak cam bir kavanozu atın.İsteğe göre kabuklarınıda soyup icine atabilirsiniz.Üzerinede biraz soğuk su ekleyin(normal bir kavanoz için iki elma yeterli)yaklaşık bir ayda sirkeniz hazır. <br />
       <br />
     <br />
Bundan sonra bir bardak suyun içine 1/4 oranında elma sirkesi eklenir.Sabahları elma sirkesiyle su karışımı içilirse hem insanı dinç tutar hemde sindirime faydalıdır.Dişeti iltihabına karşı ağız sirkeyle çalkalanırsa ağrıyı giderir.Yemeklere katılan biraz elma sirkesi mideye çok faydalıdır.Böcek sokan yere elma sirkesi sürülünce kaşıntıyı ve şişmeyi önler.Kolesterolü yükselen birisi hemen su- sirke karışımını içerse yarım saatte en fazla 1 saatte baş ağrısı geçer,ciltte güneş lekesi veya çil benzeri lekeler varsa su_sirke karışımı geceleri yüze sürülerek kullanılırsa belli bir zaman sonra lekeler büyük ölçüde kaybolacaktır. <br />
       <br />
      Alıntıdır   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64857-elma-sirkesinin-faydalari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kara Veba  (Gelmiş Geçmiş En Kötü Hastalık)</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64856-kara-veba-gelmis-gecmis-kotu-hastalik-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 18:30:09 GMT</pubDate>
			<description>Kara Veba  (Gelmiş Geçmiş En Kötü Hastalık)  Veba, Yersinia pestis adındaki bakteri tarafından oluşturulan enfeksiyon hastalıklarına verilen genel...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kara Veba  (Gelmiş Geçmiş En Kötü Hastalık)  Veba, Yersinia pestis adındaki bakteri tarafından oluşturulan enfeksiyon hastalıklarına verilen genel isimdir.. <br />
     <br />
Antik Çağlar'dan itibaren tanınmış bir hastalıktır. Lakabı ¨Kara Ölüm¨dür. Orta Çağ'da 1347-1353 arasında, Avrupa nüfusunun üçte birinin kaybedilmesinden sorumludur. (Ayrıca bu hastalık 1347-1348 yılları arasında Venedik nüfusu 130.000 iken 70.000'e düşmesine neden olmuştur.) Modern antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Gelişmiş ülkelerin tamamında ve gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda ortadan kaldırılmış olmasına rağmen Asya ve Afrika kıtalarının bazı bölgelerinde halen endemiktir. <br />
     <br />
Kendini 4 şekilde gösterebilir: <br />
     <br />
Bubonik <br />
     <br />
Septisemik <br />
     <br />
Pnömonik <br />
     <br />
Gastro-intestinal <br />
     <br />
Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Vebanın farelerden bulaştığı kanısı yaygındır, ancak gerçekte bakteriyi yayan bir tür piredir. Ve fareler de bu hastalığın kurbanıdırlar. Tarihte veba salgınlarından önce şehirlerde büyük miktarda fare ölümlerinin meydana geldiği görülmüş, ölü farelerle temas eden insanların, pire ısırması nedeniyle bu hastalığa maruz kaldıkları tespit edilmiştir. <br />
     <br />
Hastalık, mikrop kapıldıktan 2-8 gün içerisinde kendini gösterir. Hastada aniden başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma, nefes darlığı, halsizlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme, kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür. <br />
     <br />
Dili de kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir. Çevresindeki sağlıklı kişiler koruyucu aşı olmalıdır. Bugün için önemi olmayan ve eski devirlerde de olduğu kadar çok görülmeyen bu hastalığın tedavisi için geç kalmadan sağlık kuruluşlarına haber vermek gerekir. <br />
     <br />
'Hıyarcıklı veba' ('bubonik veba') veba hastalığının en yaygın biçimidir. Hastalığa Yersinia pestis adı verilen enterobakteri neden olur. Bakteri vücuda girdikten sonra 3 ila 8 gün içinde etkisini gösterir. Belirtileri, yüksek ateş, üşüme duygusu, başağrısı, ishal ve bubo adı verilen, lenf bezi şişmeleridir. Deri altında ve iç organlarda kanama başladığı zaman da, akan kanın birikmesi sonucu ciltte siyah lekeler oluşur. <br />
     <br />
Geçmişte belirli dönemlerde bu hastalığın büyük salgınları yaşanmıştır. 14. yüzyılda kara ölüm olarak kayıtlara geçen salgının, hıyarcıklı veba olduğu sanılmaktadır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Aynı zamanda bu hastalık guinnes rekorlar kitabında kırılamayan en iyi 2. rekordur. <br />
      <a href="http://www.main-board.eu/guinness-rekorlar-kitabi/452739-alkaordan-kirilamayan-rekorlar.html#post4356519" target="_blank">Alkaor'dan kırılamayan rekorlar</a>         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64856-kara-veba-gelmis-gecmis-kotu-hastalik.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ege'de Hava Kontrol Sahası]]></title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/64855-egede-hava-kontrol-sahasi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 17:50:09 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Ege'de Hava Kontrol Sahası  Hava Kontrol Sahası - Hava Kontrol Sahası Nedir - Ege Hava Kontrol  
        
      Ege hava kontrol sahası konusundaki...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ege'de Hava Kontrol Sahası  Hava Kontrol Sahası - Hava Kontrol Sahası Nedir - Ege Hava Kontrol <br />
       <br />
      Ege hava kontrol sahası konusundaki anlaşmazlık, doğrudan doğruya 1974 Kıbrıs buhranının ortaya çıkardığı bir mesele olup, buhran geçtikten sonra, boyutlarını daha da genişletmiştir. <br />
       <br />
     <br />
Hava kontrol sahası meselesinin iki unsuru vardır. Biri, Yunanistanın Ege adaları üzerindeki milli hava sahasının yüksekliği, diğeri de, FIR (Flight İnformation Region) denen, uçakların Ege üzerinde uçarken, hangi kontrol kulesine bağlı olacakları ve uçuş bilgilerini nereye, Atina'ya mı, yoksa İstanbul'a mı verecekleri meselesidir. <br />
       <br />
     <br />
Lozan Antlaşması Ege'de karasularının genişliğini 3 mil olarak kabul etmiş iken, Yunanistan 1936 yılında karasularını 6 mile çıkarmış ve Türkiye buna itiraz etmemiştir. 1964 yılında Türkiye de karasularını 6 mile çıkardı. Milletlerarası hukuk kurallarına göre, adalar üzerinde milli hava sahasının yüksekliği de ancak karasularının genişliği kadar olabilirdi. Dolayısıyla, Ege adaları üzerinde yunan milli hava sahasının yüksekliği de 6 mili geçemezdi. 6 milin üzerindeki hava sahası milletlerarası hava sahası idi. Fakat 1974 krizinden sonra Yunanistan Ege adalarının karasuları genişliğini 12 mile çıkarmak suretiyle, milli hava sahasını da 12 mil yüksekliğe ulaştırmak istedi. Hem hava sahası ve hem de karasuları bakımından Türkiye'nin çok aleyhine olan bu yunan teşebbüsü Türkiye'nin şiddetli tepkisiyle karşılaştı ve Türkiye Yunanistana, karasularını 12 mile çıkardığı takdirde, bunun bir savaş sebebi (casus belli) olacağını bildirdi. Bunun üzerine, Yunanistan, sözünü çok etmesine rağmen, karasularını ve dolayısıyla milli hava sahasını 12 mile çıkarmaya bugüne kadar cesaret edemedi. Keza Amerika da, karasularının 6 milden fazla olmasını kabul etmemektedir. <br />
       <br />
     <br />
FIR meselesine gelince: Milletlerarası Sivil Havacılık Teşkilatının (İnternational Civil Aviation Organization-ICAO), Türkiye ve Yunanistan'ın da katılmasiyle 1952 de yaptığı bölge toplantısında, Ege üzerinde uçan bütün uçakların, uçuş bilgilerini Atina'ya vermesine ve ancak Türk karasularına girerken, bu bilgileri İstanbul'a bildirmesine karar verilmiş ve o zamanki Türk-Yunan münasebetlerinin samimi atmosferi dolayısıyla, Türkiye de buna ses çıkarmamıştı. <br />
       <br />
     <br />
Yalnız şunu da belirtelim ki, dünyanın neresinde olursa olsun, FIR hatlarının çizilmiş olması, o hava sahası üzerinde o devlete hiçbir şekilde bir egemenlik hakkı doğurmamaktadır. Egemenlik hakkı milletlerarası hukuk kurallarına tabidir. <br />
       <br />
     <br />
1974 krizinde Türk-Yunan münasebetleri bir savaş durumuna gelince, Türkiye ciddi bir mesele ile karşılaştı: 1952 FIR anlaşmasına göre, Ege üzerinden gelen uçaklar, ancak karasularımıza girerken, yani ancak bir-iki dakika önce İstanbula bilgi vereceklerdi. Bu ise, Türkiyeyi havadan gelebilecek sürpriz baskınlara karşı savunmasız bırakıyordu. Bunun için, Türk hükümeti 6 Ağustos 1974 günü yayınladığı 714 sayılı NOTAM (Notice To All Airmen Bütün Havacılara Tebliğ) ile, Ege hava sahasını kuzey-güney istikametindeki bir çizgi ile ortadan ikiye ayırdı ve bu çizgiye gelen uçakların uçuş bilgilerini İstanbula vermeleri gerektiğini bildirdi. Bu ise Türkiyeye, bir sürpriz baskın için 10-15 dakikalık zaman kazandırmaktaydı. <br />
       <br />
     <br />
Ege Denizini kuzeyden güneye ortadan bir çizgi ile ikiye ayırma prensibinin, kıt'a sahanlığı meselesinde de Türkiye'nin görüşü olduğunu hatırlatalım. <br />
       <br />
     <br />
Yunan hükümeti 7 Ağustosta yayınladığı 1018 sayılı NOTAM ile, bütün pilotlara, Türkiye'nin 714 sayılı NOTAM'ını gözönüne almamalarını bildirdi ise de, sonra bundan vazgeçti ve 13 Eylül 1974 günü yayınladığı 1157 NOTAM ile, Ege hava sahasının tehlikeli hale gelmesi dolayısıyla, Ege üzerindeki bütün uçuş koridorlarını kapadığını ilan etti. Böylece Ege Denizi üzerinde her türlü hava trafiği durmuş oldu. <br />
       <br />
     <br />
1975 Mayısı sonunda Brüksel'de Türk ve Yunan başbakanlarının buluşmalarından sonra kıt'a sahanlığı konusunda iki taraf uzmanlarının buluşmalarında, hava kontrol sahası meselesi de ele alındı. Bu buluşmalar, 1975 Haziranında Ankara'da, 1975 Temmuzunda Atina'da, 1975 Aralık ayında İstanbul'da ve 1976 Ocak ayında da Atina'da yapılmış, fakat bir netice çıkmamıştır. Bu buluşmalarda Türk tarafı, Ege hava kontrol sahasının kuzey-güney istikametinde ortadan bölüşülmesi görüşünde idi. <br />
       <br />
     <br />
1976 Ocak ayındaki toplantıdan sonra, 1976 Temmuz ve Kasım aylarında da görüşmeler devam etti. Lakin bir netice alınamadı. Çünkü, Türkiye'nin görüşlerini Yunanistan kabul etmedi. Halbuki, Yunanistan bu arada, Milletlerarası Sivil Havacılık Teşkilatı kurallarını çiğneyen bir tatbikat içine girmişti. Yunanistanın bu keyfi tutumu Türkiyeyi güvenlik bakımından endişelendirmiştir. Mesela, Yunanistan, ICAO kurallarına aykırı olarak, Limni adası etrafında ve üzerinde 3.000 mil karelik bir hava kontrol sahası tesis etti. Bu milletlerarası hukuk kurallarına da aykırı idi. Limni adasının 186 mil kare olduğu göz önüne alınırsa, Yunanistanın bu ada üzerinde 3.000 mil karelik hava kontrol sahası tesis etmesinin, milletlerarası hukuk kurallarına ne kadar aykırı düştüğü kolaylıkla anlaşılır. <br />
       <br />
     <br />
Türkiye 1977 Martında, Ege hava sahasının Yunanistanla müşterek kontrolu hususunda bir teklif yaptı ise de, Yunanistan bunu da kabul etmedi ve görüşmeler kesildi. <br />
       <br />
     <br />
1978 yılının ikinci yarısında, konu bir taraftan yine iki tarafın uzmanları, diğer taraftan iki taraf Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterleri tarafından ele alındı ise de, bir anlaşma ve uzlaşmaya varmak mümkün olmadı. Bir uzlaşma, 1980 yılında ancak NATO vasıtasiyle mümkün olabilmiştir ki, buna biraz aşağıda temas edeceğiz. <br />
       <br />
     <br />
Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/">Genel Tarih</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/64855-egede-hava-kontrol-sahasi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Uykunuzu Test Edin</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64854-uykunuzu-test-edin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 17:30:11 GMT</pubDate>
			<description>Uykunuzu Test Edin  Uyku Sorunu - Uyku Düzensizliği - Uyku Sorunları Hakkında  
        
      1. Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Uykunuzu Test Edin  Uyku Sorunu - Uyku Düzensizliği - Uyku Sorunları Hakkında <br />
       <br />
      1. Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. <br />
     <br />
2. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum. <br />
     <br />
3. Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor. <br />
     <br />
4. Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum. <br />
     <br />
5. Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor. <br />
     <br />
6. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum. <br />
     <br />
7.Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum. <br />
     <br />
8. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyeniyor. <br />
     <br />
9. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor. <br />
     <br />
10. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum. <br />
     <br />
11.Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor. <br />
     <br />
12.Sabah yorgun ve başağrısı ile uyanıyorum. <br />
     <br />
13.Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum. <br />
     <br />
14. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum. <br />
     <br />
15.Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum. <br />
     <br />
16.Çok sık rüya görüyorum <br />
     <br />
17. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım ve saldırgan hareketlerim olduğu söyleniyor. <br />
       <br />
     <br />
Yukarıdaki sorulardan bir veya birkaçına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanısıra, çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Prof. Dr. Hakan KAYNAK  Uyku Bozuklukları         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64854-uykunuzu-test-edin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Fibromiyalji Sendromu</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64853-fibromiyalji-sendromu-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 17:30:10 GMT</pubDate>
			<description>Fibromiyalji Sendromu  Fibromiyalji Sendromu Nedir - Fibromiyalji Sendromu Hakkında - Fibromiyalji  
        
      Yaygın kas iskelet sistemi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Fibromiyalji Sendromu  Fibromiyalji Sendromu Nedir - Fibromiyalji Sendromu Hakkında - Fibromiyalji <br />
       <br />
      Yaygın kas iskelet sistemi ağrıları, uyku bozukluğu, yorgunluk, sabah tutukluğu , vücutta hassas noktalarla karakterize eklem dışı romatizmal bir hastalıktır. <br />
       <br />
     <br />
Etyoloji ve patogenezi tam olarak açıklık kazanmamıştır. En sık 25-45 yaşları arasında görülmektedir ve kadınlarda erkeklere göre daha sık ortaya çıkmaktadır.. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: <br />
       <br />
       <br />
     <br />
1)Yorgunluk: En sık rastlanan yakınma olup, sabahları daha fazladır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
2)Uyku bozukluğu; Hastalar uykuya dalamamak ve sık uyanmaktan yakınırlar. Bu nedenle dinlenmemiş olarak kalkarlar. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
3)Ağrı: Yaygın ağrı en sık görülen yakınmalardandır. Hastalar daha çok boyun, sırt ve bel ağrısından yakınmakta fakat ağrıyı tam olarak lokalize edememektedirler. Kol ve bacaklarda da ağrı olabilir. Bu belirtiler dışında unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğu, sabah tutukluğu, irritabl barsak sendromu, başağrısı, el ve ayaklarda uyuşma, aşırı terleme, huzursuz bacak sendromu, sık idrara çıkma, kramplar, çene eklemi sorunları, ağız ve göz kuruluğu, göğüs ağrısı da görülebilir. Belirtiler genellikle soğuk ve nemli hava, stres, fiziksel ve ruhsal travmalar, hormonal değişiklikler, uzun süreli belli bir pozisyonda uzun süreli çalışma gibi nedenlerle artabilir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
TANI: <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Hasta yakınmaları ve fizik muayene bulguları önemlidir. Fizik muayenede yaygın hassasiyet ve hassas noktaların tespit edilmesi pozitif bulgulardır. Tanı için yakınmaların en az 3 aydır devam ediyor olması, yaygın ağrı , 18 bilinen hassas noktanın 11 inde ağrı olması gereklidir. Spesifik laboratuar test yoktur. TEDAVİ: Fibromiyalji hastalığının etyolojisi bilinmediğinden tedavi ön plana çıkan semptomlara göre farmakolojik ve nonfarmakolojik olarak planlanmaktadır. Hastaların bilgilendirilmesi ve eğitimi çok önemlidir. Hekim tarafından hastaya özel egzersiz planlanmalıdır. Özellikle gevşeme ve germe egzersizleri, yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme oldukça yararlıdır. Ayrıca ağrının kontrolunda fizik tedavi uygulamaları oldukça yararlıdır. Farmakolojik tedavide ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, antidepresanlar ve uyku düzenleyiciler kullanılmaktadır.Ayrıca hekim tarafından uygulanan tetik nokta injeksiyonları oldukça etkili olmaktadır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
HASTALIĞIN GİDİŞİ: Hastalık genellikle yaşam boyu iniş çıkışlarla seyreder. Bu nedenle yaşam tarzlarının düzenlenmesi, aşırı stres ve yorgunluktan kaçınmak, egzersizin hayatın bir parçası haline getirilmesi oldukça önemlidir.  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Dr. Nesrin Canik BAYSAL  Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64853-fibromiyalji-sendromu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bebeğe Hazır Değil  Ev Yapımı Gıdalar</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64852-bebege-hazir-degil-ev-yapimi-gidalar-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:40:05 GMT</pubDate>
			<description>Bebeğe Hazır Değil  Ev Yapımı Gıdalar  bebeklere gidalar - bebege gida - ev yapimi gidalar - bebeklere ev yapimi gidalar - bebege hazir gida yerine...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Bebeğe Hazır Değil  Ev Yapımı Gıdalar  bebeklere gidalar - bebege gida - ev yapimi gidalar - bebeklere ev yapimi gidalar - bebege hazir gida yerine ev yapimi gida - hazir gida zararlari <br />
      Bebeğe hazır değil, ev yapımı gıdalar <br />
     <br />
Sağlıklı olmasını istiyorsanız bebeğinizi, hazır mama veya pürelerle değil, evde hazırladığınız gıdalarla besleyin. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
ntvmsnbc ve Ajanslar <br />
     <br />
Güncelleme: 15:06 TSİ 06 Eylül. 2010 Pazartesi <br />
       <br />
     <br />
İSTANBUL - Illinois Üniversitesi'nde görevli gıda bilimi profesörü Susan Brewer, bebeklere katı gıdalara geçtiklerinde balık da yedirilmesini öneriyor. Geleneksel olarak bebeklere püre halinde sebze ve meyveler verildiğini ve daha sonra tahıllara ve hububatlara geçildiğini söyleyen Profesör Brewer, balık yemenin bebeğe sağlıklı bir beyin ve kalp gelişimi için değerli Omega-3 yağ asitlerini sağlayacağını belirtiyor. <br />
       <br />
     <br />
Uzmanlar, hazır mamalar yerine evde yapılanların bebeklerin sağlıklı gelişimi açısından daha yararlı olduğunu söylüyor. İşte bebeğiniz için evde hazırlayabileceğiniz gıdalara birkaç örnek: <br />
       <br />
      Püreler: Evde yapacağınız püreler, marketlerde satılan kavanoz pürelerinden daha ucuza gelecektir. Her seferinde tek öğünlük ve tek sebze ya da meyveden püre hazırlayın. Örneğin, havuç, patates, elma, armut, muz, avokado, şalgam. Daha sonra ise yeni tatlar oluşturmak için elma ile havuç, havuç ile kabak gibi birkaçını karıştırabilirsiniz. Bebekler genellikle yer elmasının tadını sever. Bunun için yer elması, somon balığı ve brokoliyi püre haline getirerek lezzetli ve besleyici bir yemek yapabilirsiniz. Kıvamını tutturmak için süt ya da su kullanabilirsiniz. Sonra kalan gıdayı tek öğünlük kaplara alıp derin dondurucuda saklayabilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Kaşık maması ve tahılları: Marketlerde satılanların daha pahalı olduğunu belirten uzmanlar, bunları da evde hazırlayabileceğinizi açıklıyor. Kahve değirmeni ya da süper etkili bir blender varsa, pirinçleri içine dökün ve cihazı çalıştırın. Çıkan pirinç tozunu dondurucuda uygun poşetlerde saklayın. <br />
       <br />
      Evde pişen yemeklerden deneyin: Kendiniz için öğle ya da akşam yemeğine ne hazırladıysanız, bebeğinize de bunlardan tattırın. Onu da masaya oturtun ve masadaki yemeklerden azar azar verin. Günün farklı öğünlerinde farklı gıdalar hazırlayın. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bebeğinizin yemeklerini daha hızlı hazırlamak için çorbalar ve soslar için tasarlanan küçük el blenderı kullanabilirsiniz. Pişirdiğiniz ya da haşladığınız sebze ve meyveleri burada çabucak püre haline getirebilirsiniz. Kalanları da tek öğünlük kaplara alıp dondurucuda saklayabilirsiniz.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64852-bebege-hazir-degil-ev-yapimi-gidalar.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Adil Işık Bayan Modasi 2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/moda/64851-adil-isik-bayan-modasi-2010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:35:10 GMT</pubDate>
			<description>Adil Işık Bayan Modasi 2010  2010 2011 Bayan Modasi - 2010 Bayan Elbise Modelleri - Adil Işık Abiye Elbise Modelleri - 2010 2011 Bayan Modasi - 2010...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Adil Işık Bayan Modasi 2010  2010 2011 Bayan Modasi - 2010 Bayan Elbise Modelleri - Adil Işık Abiye Elbise Modelleri - 2010 2011 Bayan Modasi - 2010 Bayan Elbise Modelleri - Adil Işık Trend Modeller <br />
       <br />
      <img src="http://www.sihemtachouliusta.com/wp-content/uploads/2008/02/adil-isik-001.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://4.bp.blogspot.com/_rvfKL1HCBEM/SJV3XH-EOJI/AAAAAAAAEkE/vaWc1sXpywE/s400/24574078kk7.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://www.elbise-modelleri.com/elbise-modelleri/adil-isik-abiye.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://i33.tinypic.com/t63rsl.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img2.blogcu.com/images/m/o/d/moda2008/adil5.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://3.bp.blogspot.com/_Ix93BAoE0bA/She7fvG_OrI/AAAAAAAAEDo/Ks0rsnKHynQ/s400/adil+%C4%B1%C5%9F%C4%B1k+%282%29.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://1.bp.blogspot.com/_Ix93BAoE0bA/She7cZaGBbI/AAAAAAAAEDg/hfUKp3XDi2E/s400/adil+%C4%B1%C5%9F%C4%B1k+%283%29.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://4.bp.blogspot.com/_Ix93BAoE0bA/She7SmIA4yI/AAAAAAAAEDY/lciLMDUb1o0/s400/adil+%C4%B1%C5%9F%C4%B1k+%285%29.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://4.bp.blogspot.com/_Ix93BAoE0bA/She7jpxYhhI/AAAAAAAAEDw/OcCwcbZaTgs/s1600-h/adil+%C4%B1%C5%9F%C4%B1k+4.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://2.bp.blogspot.com/_Ix93BAoE0bA/She71FVQjhI/AAAAAAAAEEQ/vtpptIa1_JE/s400/adil.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/moda/">Moda</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/moda/64851-adil-isik-bayan-modasi-2010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mata Hari Bilmecesi - En Ünlü Kadin Ajan</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/64850-mata-hari-bilmecesi-unlu-kadin-ajan-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:20:14 GMT</pubDate>
			<description>Mata Hari Bilmecesi - En Ünlü Kadin Ajan  Ünlü Kadin Ajanlar - Mata Hari Kimdir - Mata Hari Hakkinda  
        
      Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Mata Hari Bilmecesi - En Ünlü Kadin Ajan  Ünlü Kadin Ajanlar - Mata Hari Kimdir - Mata Hari Hakkinda <br />
       <br />
      <img src="http://de.academic.ru/pictures/dewiki/77/Mata_Hari_6.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
İngiliz Gizli Servisi MI5'ın, 20'nci yüzyılın en ünlü kadın casusu olarak tarihe geçen Mata Hari'nin ajan olduğundan şüphelendiği, ancak kanıtlayamadığı ortaya çıktı. MI5'ın 84 yıl sonra açıklanan gizli belgeleri, 1917'de Alman casusu olduğu gerekçesiyle Fransızlar tarafından kurşuna dizilerek öldürülen Mata Hari'nin boşu boşuna öldürülmüş olabileceği şüphesini doğurdu. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Hollandalı bir şapka imalatçısının kızı olan Marguerite Zeele, 7 Ağustos 1876 tarihinde Hollanda'nın Leeuwarden kasabasında dünyaya geldi. Babasının iflas etmesinin ardından henüz 19 yaşındayken gazetede ilanıyla tanıştığı Hollandalı Binbaşı Rudolf &#8216;Jonny&#8217; Macleod ile evlendi. Jonny'nin görevi dolasıyla bir süre Endonezya'da yaşayan genç kadının bu evlilikten Norman adında bir oğlu, Non isimli bir kızı oldu. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
FIRINALI BİR HAYAT <br />
       <br />
     <br />
Ancak bir süre sonra Mata Hari'nin evliliği kocasının alkol düşkünlüğü ve pavyon merakı yüzünden çatırdamaya başladı. Bu sırada küçük Norman da zehirlenerek öldü. Çift Hollanda'ya döner dönmez soluğu mahkemede aldı ve evlilik sona erdi. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Marguerite'nin  entrika ve ihanetle örülü hayatı ise boşanmadan sonra başladı. Genç kadının hayatı tamamen farklı bir yöne seyretti. Hayatta kalabilmek için ajanliklik yaptı. Bir süre sonra kendini gece kulüplerine striptiz yapıp, yılanlarla dans ederken buldu. Endonezya'da konuşulan Java dilinde &#8216;Sabahın Gözü&#8217; anlamına gelen Mata Hari adıyla sahne aldı. Milano'da La Scala, Paris'te l'Opera, Berlin'de Metropole'de gösteriye çıktı, ayakta alkışlandı. Bu arada birçok subayla birlikte oldu. Sahne çalışmaları ve aşıklarının yardımlarıyla azınsanamayacak paralar kazandı. Ancak Almanya'dan kadının hesabına gelen 20 bin Franklık para, kadının casus olabileceği şüphesini destekledi. Fransız ve İngilizler, Mata Hari'yi çift taraflı ajan olarak kullanmak istiyordu. MI5, 1915 yılının Aralık ayında İngiltere'nin güneyindeki Folkestone kentine gelen Mata Hari'yi takibe aldı. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Mata Hari'nin Clara Benedix isimli Alman casusu olduğundan şüphelenen gizli servis, ünlü dansörü 1916 yılının Kasım ayında sorgulamaya aldı. Belgelere göre Benedix olmadığını savunan Mata Hari, &#8216;Ama bir milyona beni satın alabilirsiniz?&#8217; diyerek karşı tarafla dalga geçti. Amsterdam polis müdürüne Flemenkçe bir not gönderen Mata Hari, &#8216;Ümitsizlik içinde şu anda Scotland Yard&#8217;dayım. Bana yardım edin' dedi. Zeele'nin casus olduğu yolunda kanıt bulamayan MI5 kadını, İspanya'ya geri yolladı. Alman casusu olduğu gerekçesiyle Fransa'da tutuklanan Mata Hari, Ekim 1917 tarihinde kurşuna dizilerek öldürüldü. Ancak MI5'nin şüpheleri belgelememesi şimdi akıllarda soru işareti yaratıyor. Nitekim belgeleri inceleyen Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Christopher Andrew, &#8216;Birinci Dünya savaşı patlak verdiğinde Mata Hari, casusluk fantazisini benimsedi&#8217; diyor. <br />
       <br />
     <br />
Hürriyet <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
En ünlü kadın ajan <br />
       <br />
     <br />
1876'da Hollanda'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mata Hari&#8217;nin gerçek ismi Margareta Zelle&#8217;dir. Ailesi tarafından rahibe okuluna gönderilen Mata Hari belli bir süre buruda okuduktan sonra bir İskoç kaptana âşık oldu ve onunla evlendi. Doğu Hint Adaları'na kocasıyla birlikte giden Zelle, daha sonra ondan boşandı. Gizemli Doğu Hint danslarını kullanarak Mata Hari (Cava dilinde 'Şafağın Gözü' anlamına geliyordu) olarak anılmasına yol açan ünü elde etti. Pekçok hükümet yetkilisi onun danslarını izliyor ve o da bu sayede önemli isimlerle ilişki kuruyordu. <br />
       <br />
     <br />
I. Dünya Savaşı sırasında Almanlar onu kadrolarına aldılar. Fransa karşı casusluk teşkilatı bir süre sonra onun Almanlar hesabına çalıştığını anladı. Fransızlar Zelle'ye iki taraflı çalışması teklifinde bulundular. Zelle de bunu kabul etmiş göründü, ancak Fransızlar ona güvenmiyordu. Bu yüzden Mata Hari'yi denemek için Belçika'ya altı Fransız ajanla ilişki kurması için gönderdiler. On beş gün içinde bu altı ajanın tamamı da Almanlar tarafından yakalandı ve kurşuna dizildi. Bu olay, altı ajanın hayatına malolsa da hiçbir zaman Mata Hari'ye güvenilmeyeceğini göstermesi bakımından önemliydi. <br />
       <br />
     <br />
15 Ekim 1917 <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Hari, Almanlar tarafından da artık benimsenmediği için Fransa'ya dönmek zorunda kaldı. Fransızlar cephelerdeki yenilgilerini bu kadının üzerine attılar. Oysa Zelle'nin daha sonra kendisini dünyanın en ünlü casuslarından biri haline getirecek kadar önemli biri olmadığı söyleniyordu. Fransızlar propagandalarından vazgeçmediler ve 1917 yılında Hari'yi kurşuna dizdiler.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/">Genel Tarih</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-tarih/64850-mata-hari-bilmecesi-unlu-kadin-ajan.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kız Çocuk Istiyorsanız Bunları Yemeyin</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64849-kiz-cocuk-istiyorsaniz-bunlari-yemeyin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:10:09 GMT</pubDate>
			<description>Kız Çocuk Istiyorsanız Bunları Yemeyin  kiz cocuk - kiz bebek - kiz bebek icin gerekenler - kiz cocuk icin neler yenmeli - kiz cocuk icin neler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kız Çocuk Istiyorsanız Bunları Yemeyin  kiz cocuk - kiz bebek - kiz bebek icin gerekenler - kiz cocuk icin neler yenmeli - kiz cocuk icin neler yenmemeli - erkek bebek - erkek bebek icin gerekenler <br />
       <br />
      Kız çocuk istiyorsanız bunları yemeyin <br />
     <br />
Hollanda&#8217;daki Maastricht Üniversitesi&#8217;nde yapılan bir araştırmaya göre, kız çocuk sahibi olmak isteyen annelerin tuzlu yiyeceklerden ve muzdan uzak durmaları gerekiyor. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
ntvmsnbc ve Ajanslar <br />
     <br />
Güncelleme: 17:35 TSİ 06 Eylül. 2010 Pazartesi <br />
       <br />
     <br />
İSTANBUL - Daha önce yapılan araştırmalar sodyum ve potasyum zengini yiyeceklerin yenmesi gerektiğini belirtirken, son araştırmalar kalsiyum ve magnezyum içerikli yiyeceklerin kız çocuk sahibi olmada daha etkili olduğunu gösterdi. <br />
       <br />
     <br />
Kız isteyen anne adaylarının kalsiyum içerikli yoğurt, peynir, ıspanak, badem, brokoli, portakal, somon balığı ve yulaf ezmesi ile magnezyum içerikli kaju fıstığı, fasulye, buğday gevreği gibi yiyecekleri yemesi gerektiği belirtildi. Bilim adamları, babanın yediklerinin çocuğun cinsiyetini belirlemede herhangi bir etkisinin olmadığını da savundu.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64849-kiz-cocuk-istiyorsaniz-bunlari-yemeyin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Koroner Anjiyoplasti Ve Bypass</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64848-koroner-anjiyoplasti-bypass-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:00:10 GMT</pubDate>
			<description>Koroner Anjiyoplasti Ve Bypass  Koroner Anjiyoplasti Nedir - Koroner Anjiyoplasti Hakkında - Bypass Hakkında  
        
      Koroner arterler (sağ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Koroner Anjiyoplasti Ve Bypass  Koroner Anjiyoplasti Nedir - Koroner Anjiyoplasti Hakkında - Bypass Hakkında <br />
       <br />
      Koroner arterler (sağ ve sol) olmak üzere kalbi besleyen 2 damar , bu damarların tıkanması sonucunda kalp kasının besin ve oksijen ihtiyacı yetersiz kalarak kalp kasının hücreleri ölümüne ve hatta ilerleyerek kalp krizine neden olur. <br />
       <br />
     <br />
şeker hastalığı ,yüksek tansiyon, yüksek kolesterol değerleri, ailede kalp damar hastalığı öyküsü ve sigara içen insanlarda tıkanma riski daha yüksek. <br />
       <br />
     <br />
özellikle efor ile beraber gelen  göğüs ağrısı,sırt ağrısı, sol kol ağrısı ve uyuşması, çene ağrısı ve boğazda tıkanma hissi, göğüste yanma hissi, nefes darlığı, çabuk yorulma gibi şikayetler  kalp damar hastalıklarında ipucu olabilir, <br />
       <br />
     <br />
riskli grupta olan hastalarda mutlaka düzenli aralıklar ile check up yapmaları gerek, erken tanı kalp krizi ve ani ölümü önler ve hastanın hayatını kurtarır. <br />
       <br />
     <br />
şikayetleri olan hastalara birkaç test yapılabilir damar darlığı şüphesi olan hastaların koroner anjiyografi yapılarak darlığın yerini ve derecesini belirlenir.kritik darlık saptanması durumunda aynı işlemde daralanan veya tıkanan damara balon veveya stent uygulanarak damarı açılabilir ve hastanın şikayetleri geriler. <br />
       <br />
     <br />
Damarlardaki fazla darlık veya çok riskli yerde tıkanıklığı olan hastalara koroner bypass operasyonu da önerilebilir. <br />
       <br />
     <br />
Özetle kalbının korumasında en etkin yöntem check up ve düzenli muayene peryodudur. <br />
       <br />
     <br />
Pratisyen Dr. Ahmad KASHUR  Kardiyoloji         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64848-koroner-anjiyoplasti-bypass.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Normal Beslenme Düzenine Geçerken Nelere Dikkat Edilmeli</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64847-normal-beslenme-duzenine-gecerken-nelere-dikkat-edilmeli-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 16:00:08 GMT</pubDate>
			<description>Normal Beslenme Düzenine Geçerken Nelere Dikkat Edilmeli  ramazandan sonra yemek duzeni - ramazandan sonra yemek düzeni - oruc bitiminde yemek düzeni...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Normal Beslenme Düzenine Geçerken Nelere Dikkat Edilmeli  ramazandan sonra yemek duzeni - ramazandan sonra yemek düzeni - oruc bitiminde yemek düzeni nasil olmali <br />
       <br />
      Normal beslenme düzenine geçerken... <br />
     <br />
Beslenme uzmanları, ramazandan sonra yeme alışkanlığının normale dönmesi için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlanılması gerektiğini söylüyor. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
ntvmsnbc ve Ajanslar <br />
     <br />
Güncelleme: 18:07 TSİ 06 Eylül. 2010 Pazartesi <br />
       <br />
     <br />
DENİZLİ - Denizli Cerrahi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Kübra Bayoğlu,  bayramda kalorisi yüksek olan tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi ve fazla tatlı verilmemesi gerektiğini söyledi. <br />
       <br />
     <br />
Beyoğlu, bayramda tüketilen tatlı ve çikolatanın fazla tüketiminin mide yanmasına ve bağırsakların bozulmasına sebep olabileceğini ifade ederek, ''Özellikle diyabet, yüksek tansiyon, mide ve barsak rahatsızlıkları olanlarla yaşlılar daha çok risk altında oldukları için fazla tatlı tüketiminden kaçınmalıdır. Ramazan'dan sonra yeme alışkanlığının normale dönmesi için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlanılmalı ve az miktarda 3 öğün yemek gerekiyor'' dedi. <br />
       <br />
     <br />
Oruçtan sonra normal beslenme düzenine geçerken dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Bayoğlu, kahvaltıda kızartma, sucuk, salam gibi yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini, peynir, yumurta, domates, salatalık gibi yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğini ifade etti. <br />
       <br />
      ÖĞÜN ATLAMAYIN <br />
     <br />
Bayoğlu, bayramda kahvaltı ne kadar geç yapılırsa yapılsın özellikle öğle yemeğinin atlanmaması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: <br />
     <br />
Haberin devamı &#8595;reklam <br />
       <br />
     <br />
''Bayram ziyaretlerinde açlık psikolojisiyle ölçüyü kaçırmamak için, ana öğünlerden 2-3 saat sonra 1 porsiyon meyve yenebilir. Mutlaka akşam yemeği yenmeli ve bu şekilde 3 ana öğün olarak beslenme sağlanmalıdır. Yatmadan 2 saat öncesine kadar yemek içmek işini bitirelim.''         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64847-normal-beslenme-duzenine-gecerken-nelere-dikkat-edilmeli.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>saç rengim</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64846-sac-rengim-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:40:13 GMT</pubDate>
			<description>saç rengim  merhaba biraz saçma olabilir ama bana yardım etmenizi istiyorum ben açık buğday tenliyim ve saçımı 7.8 karamel rengine boyatmak istiyorum...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> saç rengim  merhaba biraz saçma olabilir ama bana yardım etmenizi istiyorum ben açık buğday tenliyim ve saçımı 7.8 karamel rengine boyatmak istiyorum sizce uygun olurmu* ve birazda tombulum açıkçası<img src="http://www.main-board.eu/images/mainstyle/smilies/67.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><img src="http://www.main-board.eu/images/mainstyle/smilies/67.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> yardımınıza ihtiyacım var...   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/">Saç-Vücut Bakımı</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64846-sac-rengim.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>B12 Vitamini Siyanokobalamin</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64845-b12-vitamini-siyanokobalamin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:30:07 GMT</pubDate>
			<description>B12 Vitamini Siyanokobalamin  B12 Vitamini Eksikliği - B12 Vitamininin Faydaları - B12 Vitamini Eksikliğinin Sebep Olduğu Hastalıklar - B12 Vitamini...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> B12 Vitamini Siyanokobalamin  B12 Vitamini Eksikliği - B12 Vitamininin Faydaları - B12 Vitamini Eksikliğinin Sebep Olduğu Hastalıklar - B12 Vitamini Eksikliğinin TedavisiBütün vitaminler gibi B12 vitamini de vücudumuz için olmazsa olmazlardan olan vitaminlerdir. B12 vitamini vücudumuzda meydana gelen birçok metabolik olayda düzenleyici rol oynar. <br />
       <br />
     <br />
B12 Vitamini NEDİR? <br />
       <br />
     <br />
Tıp dünyasındaki adı Siyanokobalamin olan B12 vitamini özellikle hayvansal dokularda bulunur. İnsan vücudunda beş yıllık B12 vitamini depolanabilir. Sebzelerde bulunmadığı için uzun süre sebzelerle beslenen (vejetaryen) kişilerde zaman zaman B12 vitamini bağlı olarak rahatsızlıklar görülebilir. Bunun yanı sıra vücutta vitaminin emilimindeki bozukluk, aşırı oranda alkol kullanımı, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı ve yaşlılarda  B12 eksikliği görülebilir. <br />
       <br />
     <br />
B12 VİTAMİNİNİ NE İŞE YARAR? <br />
       <br />
     <br />
&#8226;    Anemi hastalığını önler, <br />
     <br />
&#8226;    Alyuvar üretilmesinde ve demir kullanımına yardımcı olur, <br />
     <br />
&#8226;    Doğru sindirim, besinlerin alınması, protein sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizması için gereklidir. <br />
     <br />
&#8226;    Sinir tahribatını önler, <br />
     <br />
&#8226;    Doğurganlığı sağlar, <br />
     <br />
&#8226;    Hücre oluşumunu ve uzun yaşamasını sağlar, <br />
     <br />
&#8226;    Sinir uçlarının normal gelişimini kolaylaştırır, <br />
     <br />
&#8226;    Hafızanın güçlenmesine ve öğrenmeye yardım eder, <br />
     <br />
&#8226;    Gen kopyalanmasına yardım eder, <br />
     <br />
&#8226;    Çocuklarda zekâ gelişimi için gereklidir. <br />
       <br />
     <br />
B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE NE OLUR? <br />
       <br />
     <br />
&#8226;    Yürüme bozukluğu, <br />
     <br />
&#8226;    Kronik yorgunluk, ellerde ve ayaklarda uyuşma, <br />
     <br />
&#8226;    Depresyon, <br />
     <br />
&#8226;    Sindirim bozuklukları, <br />
     <br />
&#8226;    Baş dönmesi, uyku hali, <br />
     <br />
&#8226;    Karaciğer büyümesi, <br />
     <br />
&#8226;    Göz bozuklukları, <br />
     <br />
&#8226;    Halüsinasyonlar, <br />
     <br />
&#8226;    Baş ağrıları, <br />
     <br />
&#8226;    Dil enfeksiyonu, <br />
     <br />
&#8226;    Huzursuzluk, unutkanlık, <br />
     <br />
&#8226;    Zor nefes alma, <br />
     <br />
&#8226;    Hafıza kaybı, <br />
     <br />
&#8226;    Sinirsel bozulmalar, <br />
     <br />
&#8226;    Kalp çarpıntısı, <br />
     <br />
&#8226;    Kansızlık, <br />
     <br />
&#8226;    Kulaklarda çınlama, <br />
     <br />
&#8226;    Omurilik yıpranması <br />
     <br />
gibi rahatsızlıklar görülebilir. Yukarıda sayılan belirtiler eğer sizde gözlemleniyorsa bir hekime başvurmalısınız. B12 eksikliği uzun süre tedavi edilmezse ciddi hasarlara neden olabilir. <br />
       <br />
     <br />
B12 VİTAMİNİ BULUNAN BESİNLER NELERDİR? <br />
       <br />
     <br />
Daha önce de söylediğimiz gibi B12 vitamininin hayvansal besinlerde daha çok bulunur. Dana eti, balık, böbrek, karaciğer, yumurta, süt ve süt ürünleri B12vitamini içeren yiyeceklerdir. <br />
       <br />
     <br />
B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ <br />
       <br />
     <br />
B12 tedavisi için B12 vitamin iğnesi ya da b12 vitamin hapı kullanılır. Ayrıca dilaltından alınan çeşidi de vardır. Ama bundan da önemlisi vücudumuzda birçok işlevi bulunan B12 vitamini eksikliğine maruz kalmamaktır. Beslenmemize dikkat etmektir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64845-b12-vitamini-siyanokobalamin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yaygın El Ve Bilek Sorunları</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64844-yaygin-el-bilek-sorunlari-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:01:48 GMT</pubDate>
			<description>Yaygın El Ve Bilek Sorunları  İlk Değerlendirme - Tanı Koyucu Testler - Ağrı ve Şişliğin Azaltılması - Kırıklar - Kırıkların Tedavisi - Burkulma ve...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Yaygın El Ve Bilek Sorunları  İlk Değerlendirme - Tanı Koyucu Testler - Ağrı ve Şişliğin Azaltılması - Kırıklar - Kırıkların Tedavisi - Burkulma ve Çıkıklar - Kesiler - Sıkışma Yaralanmaları - Diğer El ve Bilek Problemleri  <br />
       <br />
       <br />
      Yaygın El ve Bilek Sorunları <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
SIK KARŞILAŞILAN EL VE BİLEK SORUNLARI <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Her gün iş yaparken elleriniz ve bileklerinizle çalışıyorsunuz. Ufak bir yaralanma bile en basit işleri zorlaştırabilir. Uygun tedavi ile ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. Uygun tedavi aynı zamanda elinizi ve bileğinizi tekrar kullanabilmenize olanak sağlar. Tedavi başlamadan önce tıbbi bir değerlendirmeden geçmeniz gerekmektedir. Böylece doktorunuz sorununuzu daha iyi anlar ve tedaviniz hızlanır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      İlk Değerlendirme <br />
       <br />
     <br />
Bu değerlendirme bir ortopedist tarafından yapılır. Öncelikle tıbbi geçmişiniz araştırılır ve fiziki muayeneden geçersiniz. Daha sonra röntgen gibi teşhis edici testler uygulanabilir. Değerlendirme tamamlandıktan sonra doktorunuz size tedavi seçeneklerinizi anlatacaktır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tıbbi geçmişinizi araştırırken doktorunuz size daha önce el ve el bileğinizle ilgili geçirmiş olduğunuz hastalıklar ve yaralanmalar ve bunların nasıl tedavi edildikleri konusunda sorular soracaktır. Belirtilerin ne zaman başladığını muhakkak söyleyin ve hangi hareketleri daha zor gerçekleştirdiğinizi de belirtin. Daha sonra eliniz, bileğiniz ve önkolunuz muayene edilecek ve hareket genişliğinize bakılacaktır. Bu, el ve parmaklarınızı farklı yönlerde ne kadar hareket ettirebildiğinizdir. Bazı hareketleri yaparken rahatsızlık duyabilirsiniz ama doktorunuzun sorununuzu anlaması için bunlar gereklidir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Tanı Koyucu Testler <br />
       <br />
     <br />
Bazı testler muayene sırasında görülmeyen sorunlarınızı ortaya çıkarır. Bunlar: <br />
       <br />
     <br />
    * Röntgen: Kırık ya da çıkık kemikleri ve artrit olup olmadığını saptar. <br />
     <br />
    * MR: Yumuşak dokuları detaylı şekilde gösterir. <br />
     <br />
    * BT: Kemiklerin ve eklemlerin 3 boyutlu görüntüsünü sağlar. <br />
     <br />
    * Elektrodiagnostik testler: Orta şiddette bir elektrik akımı vererek sinir ve kas problemlerini ortaya çıkarır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Ağrı ve Şişliğin Azaltılması <br />
       <br />
     <br />
El ve el bileği sorunlarının tedavisinde birçok yol vardır. İlk adım ise her zaman aynıdır: ağrının ve şişmenin azaltılması. Bunu yapmanın en içi yolu dinlenme, buz uygulama ve ağrıyan kısmı kalp seviyesinde tutmaktır. Doktorunuzun önerdiği ağrı kesicileri de kullanabilirsiniz. Ancak her ağrı kesici ilaçında kendine göre bazı riskler, tehlikeler taşıdığınıda unutmamalıyız. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Dinlenme dokuların iyileşmesi için fırsat yaratır. Çoğu durumda bir atel ya da askı yardımıyla başarılır. Böylece el ve bilek hareketsiz kalır. Buz koymak ağrı ve şişmeyi azaltmanın en iyi yoludur. Günde 3 &#8211; 5 kez 10 &#8211; 15 dakika arası bir buz torbası uygulamanın çok yardımı vardır. Buzu doğrudan cilde uygulamak yerine bir beze ya da havluya sarmak gerekir. Doğrudan deriye uygulamalarda buz yanığı oluşabilme riski vardır. Eli yukarıda tutmak şişme ve zonklamanın azalmasına yardım eder. En iyisi eli kalp seviyesinin üzerinde tutmaktır. Gerekirse yastıklar ile destek sağlanabilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Kırıklar <br />
       <br />
     <br />
Düşme veya çarpma etkisiyle el ya da bilekteki kemikler kırılabilir. Bu kırıklar çok ince bir kırık çizgisine sahip olabileceği gibi çok parçalı kırık şeklinde de gerçekleşebilir. Bu yaralanmaların sonucunda genelde ciddi ağrı, şişme ve çürüme görülür. El ve parmak hareketleri kısıtlanır ve bazı durumlarda parmakların biçimi bozulur. En yaygın görülen el ve bilek kırıkları: <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
    * Eklem kırıkları: Parmak kemiklerinin uçlarındaki kemikli kısım kırılır. Yaygın olarak yumruk şeklindeyken sert bir cisme vurulduğu zaman ortaya çıkar. <br />
     <br />
    * Metakarpal kırıklar: Eldeki kemiklerden biri kırıldığı zaman gerçekleşir. Ele gelen bir darbe sonucu olabilir. <br />
     <br />
    * Radius kırıkları: Bunlara Colles kırığı da denir. Radius&#8217;un önkola yakın bölgesinin eklem dışı kırığıdır. Genelde uzatılmış bir el üzerine düşünce olur. Bu olgularda orta yaş üzerinde osteoporoz değerlendirilmesi yapılmalıdır. <br />
     <br />
    * Parmak kırıkları: Parmaklardaki üç kemikten biri kırıldığı zaman olur. Doğrudan bir çarpma veya parmakların sıkışması sonucu olabilir. <br />
     <br />
    * Bennett kırığı: Baş parmağın alt kısmındaki metakarpal kırılması ile meydana gelir. Düşme veya darbe sonucu baş parmağın geriye doğru zorlanmasıyla olur. <br />
     <br />
    * Karpal kırıkları: El bileğindeki kemiklerden biri kırıldığında meydana gelir. En yaygın karpal kırığı skafoid kemik kırığıdır. Bu kemik radius ile diğer karpal kemikler arasında bulunmaktadır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Kırıkların Tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Kırığın tedavisi yerine ve kemiğin kırılma derecesine bağlıdır. İlk olarak kemiğin yerine konması (redükte edilmesi) gerekebilir. Kemiğin iyileşmesi için alçı ya da atel kullanmak gerekebilir. Çoğu kırıkta işlevin yerine gelmesi için kırık iyileşmesinden sonra rehabilitasyona da ihtiyaç vardır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kırığı redükte etmek için iki yol vardır. Kapalı redüksiyonda kemikler ameliyata gerek duyulmadan yerine konar ama açık redüksiyonda ise kırığın ameliyatla tedavisi gerekir. Bunu yaparken çivi, plak veya vidalar kullanılarak kemikler birbirine tutturulur. Kırık redükte edildikten sonra kemikleri yerinde tutmak için bir alçı ya da atel gerekecektir. Atel, göreceli olarak sert bir cihazdır ve kırığı destekler. Kırık parmaklar için sık kullanılır. Parmaklar birbirine bağlanarak da atellenebilir. Alçı ise kırık kemikleri sarmalar ve genelde el ya da bilek kırıklarında kullanılır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kırıklar genelde 4 &#8211; 6 hafta arasında iyileşir. İyileşmeyi hızlandırmak için dinlenmeli, buz uygulamalı ve kırık yeri kalp düzeyinden yukarıda tutmalıdır. Alçı ıslatılmamalıdır. Banyo yaparken üzerine bir plastik torba geçirmenin faydası vardır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Burkulma ve Çıkıklar <br />
       <br />
     <br />
Bir darbe ya da düşme sonucunda kemikleri birbirine bağlayan bağ dokusu yırtılabilir. Bunun sonucu olarak burkulma ya da çıkık meydana gelir. Yaralanan yeri sabit tutmak için atel ya da alçı zaman zaman kullanılır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bir parmağa uygulanan kuvvet ya da çekme sonucunda parmak eklemi yerinden çıkabilir. Bunun sonucu olarak ağrıyla birlikte şişme ve çürüme görülür. Parmak hareketler de kısıtlanır. Doktor tarafından eklem tekrar yerine oturtulmalıdır. Daha sonra eklemin tekrar çıkmasını önlemek için atel kullanılabilir. Ciddi çıkıklar ameliyatla tedavi edilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Açık bir baş parmak üzerine düşmenin sonucu olarak baş parmağın tabanındaki bağ dokusunda yırtılma meydana gelebilir. Buna bazen &#8220;kayakçı parmağı&#8221; adı da verilir. bağ dokusu ve etrafındaki dokular şişer, baş parmağın hareketi zorlaşır. Birkaç hafta boyunca atel ya da alçı kullanmak gerekir. Çok ciddi yırtıklarda ameliyat uygulanır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
El üzerine sert bir şekilde düşme sonucu olarak bilekteki bağ dokusunda yırtıklar meydana gelir. Böylece ağrılı şişme ve çürüme meydana gelir. Bileğin hareket ettirilmesi de zorlaşır. Basit burkulmalar atel ile tedavi edilir. Ciddi burkulmalar için alçı veya atel birkaç hafta boyunca kullanılmalıdır. Böylece bağ dokusu iyileşirken bilek hareketsiz kalacaktır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Kesiler <br />
       <br />
     <br />
Ev ya da mutfak ortamındaki kazalar ya da iş kazaları sonucu el ve bilek bağ dokusunda kesikler meydana gelebilir. Eğer bağ dokusunda kesik varsa tekrar bir araya getirmek için ameliyat gerekecektir. Parmakların eski işlevine dönmesi de fiziksel terapi ile mümkün olacaktır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Parmaklardaki hareketi kontrol eden tendonlara fleksör ve ekstansör tendonlar denir. Hangi tendonun yaralanmış olduğu belirtilerle anlaşılabilir. Fleksör tendon yaralanmasında parmak bükülemezken ekstansör tendon yaralanmasında parmak bükülü kalır ve açılamaz. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yara olduğu durumlarda önce yara temizlenir. Kısmi tendon kesikleri kendi kendine iyileşecektir. Eğer kesik ciddi ise dikiş atılması gerekebilir. Daha sonra iyileşmesi için atel kullanılır. Eğer tendon tam olarak kesilmişse ameliyatla birleştirilmesi gerekir. Daha sonra iyileşmesi için atel kullanılır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Sıkışma Yaralanmaları <br />
       <br />
     <br />
Sıkışma sonucunda orta ya da ciddi şiddette yaralanma meydana gelebilir. Bazen sadece parmak ucu ya da tırnak etkilenirken bazen de kemiğe kadar giden derin kesikler oluşabilir. Eğer sinir ve bağ dokusu zarar görmüşse işlevi geri kazanmak için rehabilitasyon şarttır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tırnağa gelen şiddetli bir darbe sonucu tırnak altında kanama olur ve bu yüzden tırnak siyah görülür. Eğer ağrı çok ciddi ise tırnaktan minik bir delik açılarak kan dışarı akıtılır ve basınç yok edilir. Her durumda tırnak kendi kendine iyileşir ve kendini yeniler. Ama yeni bir tırnağın gelmesi birkaç ay sürecektir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Parmak ucuna gelen ciddi bir darbe kemiği birkaç yerden kırabilir. Aynı zamanda derin kesik veya tırnağın kalkmasına neden olabilir. Her durumda yara yeri önce iyice temizlenmelidir. Gerekiyorsa dikiş atılmalı bazı ciddi durumlarda deri transferi yapılmalıdır. Parçalanan kemiklerin eski haline dönmesi için de ameliyata ihtiyaç olabilir. Bu durumda çivi ya da vida kullanılabilir. Yara iyileşirken atel kullanılır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Diğer El ve Bilek Problemleri <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yaşlanma veya yaralanma ile başka el problemleri de ortaya çıkabilir. Bunlar arasında artrit (kireçlenme) ve ganglion kistleri vardır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Artrit (Kireçlenme): Zamanla el eklemlerindeki yumuşak doku zarar görebilir. Buna artrit adı verilir. Çoğu zaman artrit baş parmağın alt kısmındaki eklemi etkiler. Yaygın belirtileri arasında ağrı, sertlik ve elle eşyaları tutmakta zorluk vardır. Orta şiddette belirtiler ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Ayrıca doktorun önerisine göre kortizon enjeksiyonu da yapılabilir. Belirtiler şiddetli ise cerrahi operasyonla eklem düzeltilir. Eklem çıkarılırsa yerine bilekten alınan yumuşak doku konur ve baş parmak bir alçı ya da atele konarak iyileşmesi sağlanır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Ganglion kistleri: Bu aslında sıvı dolu bir torbacıktır. Bilekte ya da bir parmağın alt kısmında meydana gelebilir. Bazı kistler yaralanma sonrası oluşur bazılarının ise nedeni bilinmemektedir. Bağ dokusu ve eklemlerin sürtünmesini engelleyen sıvıyı meydana getiren dokular dışarı doğru balon şeklinde şiştiği zaman kist oluşur. Kist sıvı ile dolarken ağrı olur. Doktor, kist içindeki sıvıyı enjektörle çekebilir. Ağrı için ağrı kesici kullanılabilir. Tekrarlayan kistler için cerrahi tedavi önerilebilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Aynı işlemlerin her gün yapılması tekrarlayan hareket yaralanmalarını oluşturur. Çoğu durumda, bağ dokusu tekrarlayan hareket sonucunda yangılı olur ve bu da ağrı oluşturur. Parmakların hareketi zorlaşabilir. Yangılı bağ dokusu sinire baskı yapabilir ve uyuşma veya his kaybı meydana gelir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Tetik Parmak: Bu durum parmağı büken bağ dokusunu etkiler. Sağlıklı olduğu zaman bu bağ dokusu parmakta kolay bir şekilde kayarak hareket eder. Eğer bağ dokusu şişmiş ise araya sıkışabilir. Bu durumda parmağı düz konuma getirmek zorlaşır. Ağrı ve şişme oluşur. Orta derecede olgular için dinlenme ve parmağın atele alınması yeterlidir. Daha sık olarak bağ dokusu kılıfına kortizon enjekte edilerek şişme engellenir. Bu tedaviler sonuç vermezse cerrahi girişim uygulanır. Böylece bağ dokusunun hareket edebileceği alan genişletilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      De Quervain Hastalığı: Bu durum, başparmağı hareket ettiren tendonların yangısıyla ortaya çıkar.  Sık görülen belirtisi elin yumruk şekline sokulmasıyla hissedilen ağrıdır. Ayrıca parmak aşağıda doğru kıvrıldığında tutukluk hissi de olabilir. Orta derecedeki olgular için dinlenme ve atel yeterli olacaktır. Daha sık olarak bağ dokusu kılıfına kortizon enjekte edilerek şişme engellenir. Bu tedaviler sonuç vermezse cerrahi girişim uygulanır. Bağ dokusunun gevşetilmesi rahatlık verecektir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Karpal Tünel Sendromu: Karpal tünel el bileğine giden yoldur. Bazı sinir ve dokuların önkoldan avuç içine ulaşmasını sağlar. Sık sık tekrarlanan hareketler bağ dokusu etrafındaki kaygan sıvının kalınlaşıp büyümesine yol açar. Böylece sinirlere baskı uygulanır ve uyuşma, ağrı ya da tutuş zayıflığı meydana gelir. Çoğu kişi gece uykusundan uyuşmuş ellerle uyanır. Tedavisi için önce sinir ve kas işlevleri test edilir. Daha sonra bileği sabit tutmak için atel kullanılabilir. Buz, ağrı kesici veya kortizon ile şişme kontrol altına alınabilir. Bileği kuvvetlendirici egzersizler yapılabilir. Eğer bu tedavilerin faydası olmazsa cerrahi girişim ile karpal tünelin çatısını oluşturan doku kesilebilir. Böylece tünelde yer açılır ve sinir üzerindeki bası kalkar. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bu tip sorunları ve yaralanmaları en aza indirmek için çalışırken el ve bilekleri düz bir çizgi üzerinde tutmak, sık sık tekrarlanan hareketleri kısıtlamak, çalışırken elleri değiştirmek, ara vermek ve belirtiler görüldüğünde dinlenmek faydalıdır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      <a href="http://www.kemalaktuglu.com" target="_blank">Kaynak</a>         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64844-yaygin-el-bilek-sorunlari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Isırgan Otunun Etken Maddeleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64843-isirgan-otunun-etken-maddeleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:00:08 GMT</pubDate>
			<description>Isırgan Otunun Etken Maddeleri  ısırgan otunun faydaları - ısırgan otunun yararları - ısırgan otunun kullanıldığı yerler - ısırgan otu ile hastalık...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Isırgan Otunun Etken Maddeleri  ısırgan otunun faydaları - ısırgan otunun yararları - ısırgan otunun kullanıldığı yerler - ısırgan otu ile hastalık tedavileri - ısırgan otundan faydalanmanın yolları - ısırgan otu hangi hastalıklara iyi gelir - ısırgan otunun saçlara etkisiBu şifalı bitki yapısında, Potasyum tuzları, organik asitler formik asit, histamin, asetilkolin ve C vitamini bulundurur. <br />
       <br />
     <br />
Bu maddelerden formik asit; kıl dökücü özelliği olan bir maddedir. İlk defa kırmızı karıncalarda görüldüğünden buna karınca asidide denmiştir. 160 santigrada kadar ısıya dayanıklıdır. Bu maddenin asıl önemli yanı çok iyi bir antiseptik olmasıdır. <br />
       <br />
     <br />
Potasyum tuzları özellikle kaslarda kullanılan maddelerdir. Bu tuzların eksikliğinde, Kas uyarımları zayıflar, organik elektriksel gerilim eksilir, canlıda kramp ve felçlere bile yol açar, konsantrasyon gücünü temin eden etkenlerden en önemlisi potasyum tuzlarıdır. <br />
       <br />
     <br />
Histamin maddesi bütün hayvansal dokularda bulunan bir maddedir. Histaminin bilinen en iyi etkisi kılcal damarlarda ve kalp damar sisteminde genişlemeye etki etmesidir. Bu kan akışını düzenleyen bir etkidir. Diğer yönden histamin, mide böbrek üstü bezleri ve tükrük bezlerinde salgı artışına neden olur. <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otunun kullanıldığı yerler: <br />
       <br />
     <br />
Tarihte neredeyse ilk çağlardan beri bilinen bu bikrinin faydaları saymakla bitmez. Isırgan otunun değeri; kök, gövde, yaprakları ve tohumlarının kullanılıyor olduğu bilindiğinde daha iyi kavranır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
   2. Egzama ve buna eşlik eden baş ağrısı durumlarında, <br />
     <br />
   3. Böbrek ve mesane taşı oluşumunun engellenmesi tedavilerinde, <br />
     <br />
   4. Kan ve dolaşım sistemi hastalıklarında ve kan yapımının artırılmasında, <br />
     <br />
   5. İdrar yolları hastalıkları ve idrar yolları iltihaplanmasında, <br />
     <br />
   6. Özellikle kabızlık hallerinde, <br />
     <br />
   7. Soğuk algınlıklarında, <br />
     <br />
   8. Vücuttaki ödemin engellenmesi tedavilerinde(yapısında bulunan histamin kılcalları genişletir), <br />
     <br />
   9. Mide hastalıklarında(ülser, mide krampları <acronym title="vBulletin">vb</acronym>.), <br />
     <br />
  10. Alerjik rahatsızlıklar, <br />
     <br />
  11. Romatizmal rahatsızlıklar ve gut hastalığı gibi rahatsızlıklarda destekleyici tedavi amaçlı kullanılabilir. <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otu şifalı bitkisinden yararlanma yolları: <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otunun iyi bir besin olduğuna hiç değinmedik. Anadolu&#8217;da yüz yıllardır bilinen bu bitki yemeği yapılarak ve börek içi olarak çokça tüketilmektedir. <br />
     <br />
Diğer yönden bu bitki kökü, gövdesi ve yapraklarından çay ve infüzyon yapılarak da değerlendirilebilir. <br />
       <br />
     <br />
Gövde ve yaprakların çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış gövde ve yaprak bir su bardağı ılık suda bir miktar bekletilir. Daha sonra hafif ateşte kaynama derecesine kadar ısıtılır ve bir miktar kaynatıldıktan sonra dinlenmeye bırakılır. Süzülen bu dem günde birkaç defa içilerek tazece tüketilir. Bu şekilde mide rahatsızlıkları, bahar yorgunlukları, soğuk algınlıkları gibi şikayetler giderilebilir. <br />
       <br />
     <br />
Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir. <br />
       <br />
     <br />
Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir. <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otu şifalı bitkisinin saçlarda kullanımı: <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otu saç: günümüzde en çok kullanılan saç bakım kürlerinden biri ısırgan otu gövdesi ve yaprakları veya ısırgan otu kökü kullanılarak yapılmaktadır. Bir avuç ısırgan otu gövde ve yaprağı 1 litre suda 1 gün boyunca bekletilir ve daha sonra bu soğuk dem süzülmeden yavaş yavaş kaynatılır. Soğuma ve dinlenmeye bırakılan bu karışım süzülerek kullanılabilir. <br />
       <br />
     <br />
NOT: Bu kullanım şekli vücutta oluşan alerjik deri reaksiyonları için de kullanılabilir. Bu yazı internetten değişik websitelerinden derlenerek sadeleştirilmiştir. çayların hazırlanışı Anadoluda bilinen yöntemlerdendir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64843-isirgan-otunun-etken-maddeleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kasik Fitigi Ameliyati Kasik Agrisi Hakkinda</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64842-kasik-fitigi-ameliyati-kasik-agrisi-hakkinda-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:00:07 GMT</pubDate>
			<description>Kasik Fitigi Ameliyati Kasik Agrisi Hakkinda  Kasık Fıtığı - Kasık Bölgesi Anatomisi -  Kasık Ağrısı -  Kasık Fıtığı Belirtileri - Kasık Fıtığı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kasik Fitigi Ameliyati Kasik Agrisi Hakkinda  Kasık Fıtığı - Kasık Bölgesi Anatomisi -  Kasık Ağrısı -  Kasık Fıtığı Belirtileri - Kasık Fıtığı Ameliyatı - Laparoskopik Yöntemler <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kasık Fıtığı <br />
       <br />
     <br />
Kasık fıtıkları indirekt, direkt ve femoral olarak üç gurupta incelenir. İndirekt kasık fıtıkları testisin skrotuma inişine eşlik eden processus vaginalis denilen periton uzantısının kapanmaması sonucu oluşur. Yani kasık kanalı iç halkasından çıkar, kanal boyunca spermatik kordonun yanında uzanır ve kasık kanalı dış halkasından çıkar. Cilt altında veya skrotumda hissedilir ve görülür. Kasık kanalı dış halkası pubis tüberkülünün üst dış yanındadır. Kadınlarda ligamentum rotunduma eşlik ederek kanaldan çıkar ve labiumlara yakın hissedilir. Sonradan gelişen fıtıkların oluşumunda kronik öksürük, konstipasyon, prostatizm, hamilelik, obesite, ağır kaldırma gibi karın içi basınç artışına yol açan nedenler önemlidir. Bu durumların uzun sürmesi fasya transversalisin zayıflamasına ve fıtık oluşumuna zemin hazırlar. <br />
       <br />
     <br />
Kasık Bölgesi Anatomisi <br />
       <br />
     <br />
Bütün batın duvarı fıtıklarında, zayıf bölgeden çıkan peritonun oluşturduğu bir fıtık kesesi vardır. Bu bölgede en içteki peritonun üzerinde fasya transversalis yer alır. Sonra m. transversus abdominis, m. oblikus internus ve m. oblikus eksternus gelir. Bu kasların fasyaları birleşir ve linea semilunaris hizasında m.rektus abdominis&#8217;in fasyası ile bütünleşir. İki rektus kası arasında orta hatta birleşen fasyalar linea albayı oluşturur. <br />
       <br />
     <br />
Kasık kanalı anatomisini bilmek fıtık tamirleri açısından önemlidir. Kasık kanalı inguinal ligamanın 3-4 cm. üzerinde, yukarıdan aşağıya oblik uzanan 3-4 cm. uzunluğunda bir kanaldır. Kasık kanalını dikdörtgen pirizma gibi düşünmelidir. Ön duvarını eksternal oblik kasının fasyası, arka duvarını fasya transversalis, dış ya- duvarını inguinal ligaman, iç yan duvarını tendon konjuan yapar. İnguinal ligaman (Poupart ligamanı) spina iliaka anterior ile pubis tüberkülü arasında uzanır ve bu ligamanı dış oblik kasın aponevrosunun alt kısmı oluşturur. Tendon konjuan, transversus abdominis ve internal oblik kaslarının fasyalarmın birleşmesi ile oluşur. <br />
       <br />
     <br />
Direkt fıtıklar Hasselbach üçgeninden çıkarlar. Bu bölge inferior epigastrik damarlar, rektus kasının dış yanı ve inguinal ligaman arasında kalır. Femoral fıtıklar, inguinal ligamanm altında, uyluk üst iç yanında femoral kanaldan çıkarlar. Femoral kanal önde inguinal ligaman, arkada Cooper ligamanı, dış yanda femoral ven, iç yanda m. transversus abdominis&#8217;in fasyası arasında bir aralıktır . İndirekt kasık fıtıkları erkeklerde ve sağ tarafta daha sık görülür. <br />
       <br />
     <br />
Direkt kasık fıtıkları genellikle edinseldir ve batın duvarında oluşan zayıflığa bağlıdır. Direkt fıtıklarda fıtık kesesi spermatik kordon boyunca uzanmaz ve kasık kanalı dış halkasından çıkmaz. Hasselbach üçgeninde, dış halkanın üst tarafında hisse-dilir. Klinik olarak direkt ve indirekt fıtığın ayrımı deneyimsiz kişiler için zor olabilir; fakat herikisinin de tedavisi cerrahi olduğundan ayrımın yapılması fazla anlam taşımaz <br />
       <br />
     <br />
Kasık Fıtığı Belirtileri <br />
       <br />
     <br />
Olguların çoğunda herhangibir yakınma yoktur. Erken dönemde, kasıkta veya skrotumda şişlik hissedilmeden önce kasıkta veya testislere yayılan ağrı hissedilebilir. Genellikle aşırı ıkınma veya ağır kaldırma gibi efor sırasında kasıkta bir şişlik şeklinde ortaya çıkar. Fıtık büyüdükçe skrotuma kadar iner ve gerginlik hissi, ağrı gibi yakınmalara yol açar. Direkt fıtıklarda yakınma daha azdır. <br />
       <br />
     <br />
Hasta hem ayakta hemde yatarken muayene edilmelidir. Kasık kanalı dış halkası skrotum derisi işaret parmağı üzerinden katlanıp içeri itilerek pubis tüberkülünün dış yanında hissedilir Halka çok dar değilse parmak ucu biraz kanala itilir ve hasta öksürtüldüğünde parmak ucuna çarpan kitle hissedilir. Skrotuma inen fıtıkların içeriği, hasta sırtüstü yatırıldıktan sonra yavaş yavaş içeri itilir ve halka hissedilir. Skrotuma inen fıtık her zaman indirekt kasık fıtığıdır. <br />
       <br />
     <br />
Direkt fıtık, hasta ayakta iken fıtık dış halkanın üst tarafında simetrik, yuvarlak bir şişlik olarak görülür ve hasta sırtüstü yattığında kaybolur. <br />
       <br />
     <br />
Kasık fıtıklarında en sık rastlanılan komplikasyon strongülasyondur. İndirekt fıtıklarda daha sık görülür. Genellikle fıtık kesesi içine giren ve boğulan organlar ince barsaklar ve omentum olur. Fıtık kesesi gergin ve ağrılıdır ve içeriği batına itilemez. Barsak tıkanması bulguları gelişebilir. Hidrosel, lenfadenopati, varikosel ve apse ile karıştırılabilir. <br />
       <br />
     <br />
Kasık Fıtığı Tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Tedavi cerrahi girişim ile sağlanır. Eğer inkarse-rasyon, strangülasyon veya barsak tıkanması oluşmuş ise acil girişim gerekir. <br />
       <br />
     <br />
Ameliyat lokal, epidural, spinal veya genel anestezi ile yapılabilir. Yaşlılarda acil ameliyat daha büyük risk oluşturduğundan, medikal hastalıkları kontrol altına alıp elektif koşullarda, acil ameliyat gerektiren bir durum gelişmeden ameliyat yaPılmalıdır. Eğer prostat hipertrofisi varsa önce bu sorun halledilir. <br />
       <br />
     <br />
Kasık Fıtığı Ameliyat Teknikleri ve Ameliyat Sonrası <br />
       <br />
     <br />
Günümüzde kasık fıtıkları konservatif (açık) ameliyatlar ile veya laparoskopik yöntemle ameliyat edilmektedir. <br />
       <br />
     <br />
Açık Cerrahi Yöntemler: İnguinal insizyon ile fıtık kesesinin hazırlanıp, boynundan bağlanıp kesilmesi bütün açık tamirlerin temelidir. Özellikle bebek ve küçük çocuklarda iç halkanın daraltılması ile birlikte yeterli tedaviyi oluşturur, Marcy yöntemi olarak adlandırılır. <br />
       <br />
     <br />
Erişkinde tamir için inguinal, properitoneal veya abdominal yollar kullanılsa da, en çok kullanılan inguinal yolla tamirdir. Erişkinde fıtıklarının tamirinin temeli fıtık kesesinin hazırlanıp iç halkaya yakın bağlanıp kesilmesi ve kanal arka duvarı-nın tamiridir. En sık kullanılan Bassini yöntemidir. Bu teknikte fasya transversalis Poupart ligamanına yaklaştırılır ve spermatik kordon normal pozisyonunda bırakılır. Halsted yönteminin Bassini&#8217;den farkı spermatik kordonun eksternal oblik fasyası-nın üzerinde bırakılmasıdır. Cooper ligamanı tamiri veya McVay yönteminde fasya transversalis, ramus pubisin üst kenarında iliopektineal hat boyunca uzanan Cooper ligamanına yaklaştırılır. Shouldice yönteminde önce fasya tranversalis kesilir ve üstüste bindirilerek Poupart ligamanına yaklaştırılır, sonra tendon konjuan ve internal oblik inguinal ligamana yaklaştırılır. <br />
       <br />
     <br />
Strongüle Fıtıkların Tedavisi: Hasta genellikle barsak tıkanması yakınmaları ile başvurur. Tıkanma bulguları yoksa ve hasta rahatsa; yani ateş, lökositoz, ağrı yoksa, fıtık inkarsere olmuş olarak düşünülüp içeriği batına itilmeye çalışılabilir. Hasta sırtüstü yatırılır, ayakları 25-30 cm. yukarı kaldırılır; hastaya ağrı kesici ve/veya sedatif yapılır ve fazla zorlamadan, yavaş yavaş kese içeriği batına itilir ve hasta izlenir. Herhangi bir komplikasyon (akut batın tablosu) gelişmezse, daha sonra elektif koşullarda ameliyat önerilir. <br />
     <br />
Hasta barsak tıkanması bulguları ile başvurmuşsa, boğulan organın nekroze olduğundan şüpheleniliyorsa hasta vakit geçirmeden ameliyata alınır ve organın canlılık durumuna göre gerekli ameiyat yapılır. <br />
       <br />
     <br />
Femoral Fıtık: İnguinal ligamanm alt yanında femoral kanaldan çıkar. Kadınlarda, özellikle doğurmuşlarda daha sık görülür. Kadınlarda kasık fıtıklarının 1/3 ünü, erkeklerde % 2&#8217;sini oluştururlar. Boynu çok dar olduğundan inkarserasyon ve strongülasyon olasılığı daha fazladır. Komplikasyon oluşmamışsa genellikle bulgu ve belirtilere yol açmaz. Pubis tüberkülünün dış alt yanında uuk üst iç bölümünde küçük bir şişlik olarak görüLür. Femoral fıtığın redükte edilmesi zordur. İndirekt ve direkt kasık fıtıklarından, adenopatilerden, safen varislerinden ayırd edilmesi gerekir. <br />
       <br />
     <br />
Tamirinde inguinal insizyon veya bacak üzerine uzanan vertikal insizyon kullanılabilir. Tedavinin özelliklerini fıtık kesesinin hazırlanıp kesilmesi, de-fektin tamiri, tamirde nonabsorbabl dikiş materyali kullanılması, ve defektin Cooper ligamanm yaklaştırma ile kapatılması oluşturur. Kese içeriğini rAhat redükte etmek için inguinal ligaman kesilebilir. Femoral kanal mutlaka kapatılmalıdır <br />
       <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64842-kasik-fitigi-ameliyati-kasik-agrisi-hakkinda.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ağız Kokusunun Nedenleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/64841-agiz-kokusunun-nedenleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:35:15 GMT</pubDate>
			<description>Ağız Kokusunun Nedenleri  ağız kokusu sebepleri - ağız kokusuna sebep olan hastalıklar - ağız neden kokar - ağız kokusu için neler yapılır - ağızda...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ağız Kokusunun Nedenleri  ağız kokusu sebepleri - ağız kokusuna sebep olan hastalıklar - ağız neden kokar - ağız kokusu için neler yapılır - ağızda kokuyu önlemek - ağız temizliği - ağız bakımı - diş temizliği - diş bakımı - ağız kokusu nasıl önlenir - ağızda koku sebepleri - diş etinde kanamaya bağlı ağız kokusuAĞIZ KOKUSU <br />
       <br />
     <br />
Ağız bakımıAğız kokusu çoğunlukla hastanın kendisi tarafından hissedilmeyen ancak çevresindeki kişilerce hissedilen bir çeşit rahatsızlıktır. Eğer ağız kokusu soğan, sarımsak gibi besinlerden veya sigara ve alkol tüketilmesinden kaynaklanmıyorsa bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. <br />
       <br />
     <br />
Özellikle eşler arasında soğukluğa  yol açabilecek olan ciddi ağzı kokularının sebepleri araştırılmalı ve mutlaka tedavi yoluna gidilmelidir. Ağzı sürekli kokan bir kişinin toplumda hoş karşılanmayacağı da açıktır. <br />
       <br />
     <br />
Ağız kokusunun sebepleri çok çeşitlidir. Bazı ağız kokuları ağız temizliği ile alakalıdır. Bunun için dişler fırçalanmalı, ağız belli aralıklarla yıkanmalı ve gargara yapılmalıdır. Misvak kullanmak iyi gelecektir. <br />
       <br />
     <br />
Herhangi bir hastalığa bağlı olan ağız kokularını ise şöyle sıralayabiliriz. <br />
       <br />
     <br />
Diş ve diş etinden kaynaklanan ağız kokuları: Çoğunlukla çürük dişlerden ve diş eti kanamalarından kaynaklanır. Çürük dişlerin çekilmesiyle veya dolgu yapılmasıyla çürüklerden kaynaklanan kokular giderilir. <br />
       <br />
     <br />
 Diş eti kanamalarından kaynaklanan kokuların giderilmesi için öncelikle dişlerdeki tartarın ve diş taşlarının bir diş hekimince temizletilmesi gereklidir. Çünkü diş eti kanamalarının çoğunluğu diş taşlarından kaynaklanır. <br />
       <br />
     <br />
Bademcik iltihaplarından kaynaklanan kokular: Bademcikler iltihaplı olduğu sürece koku yapar. Kokunun giderilmesi iltihabın giderilmesine bağlıdır. <br />
       <br />
     <br />
Ağız burun ve boğaz tümörlerinden kaynaklanan kokular: bu tip kokuların giderilmesi de yine mevcut tümörlerin varlığı ile ilişkilidir. Gerekli tedavi ile giderilecektir. <br />
       <br />
     <br />
    * Bazı ağız kokuları ise kişide bir hastalığın belirtisi olarak açığa çıkar. <br />
       <br />
     <br />
      Örneğin; <br />
       <br />
     <br />
    * Şeker hastalarının nefesi aseton gibi kokmaktadır. <br />
     <br />
    * Akut romatizma, nefes ekşi kokar. <br />
     <br />
    * Karaciğer yetmezliği, nefes küf kokar. <br />
     <br />
    * Karaciğer sirozu ve iç kanama, nefes pıhtılaşmış kan gibi kokar. <br />
     <br />
    * Böbrek yetmezliğinde ve üremide nefes amonyak gibi kokar. <br />
       <br />
     <br />
Bütün bu kokuların giderilmesi hastalığı ortadan kalkmasına bağlıdır. Ağız kokusu gidermek için kullanılan sprey ve gargaralar çözüm değildir. Bunlar kötü kokuların giderilmesinde kısa süreli, geçici bir düzelme sağlar. Sonra kötü kokular tekrar hissedilir. Bu sebeple ağız spreylere itibar edilmemeli, mutlaka ağız kokusunun sebebinin ortadan kaldırılmasına yönelik tedavi uygulanmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Hoş nefesler için; <br />
       <br />
     <br />
Dişler mutlaka fırçalanmalı, her yemekten sonra ağız yıkanmalıdır ve bu bir alışkanlık haline getirilmelidir. Sigara ve alkolden kesinlikle uzak durulmalıdır. Eğer bir ortama girilecekse soğan ve sarımsak yenilmemelidir. Ben soğan ve sarımsak yemeyiniz diyemem, çünkü her ikisi de sağlığa faydalı gıdalardır. Şunu söyleyebilirim, soğan sarımsak yiyen en azından üzerinden bir öğün geçmeden insanlara fazla yaklaşmamalıdır. Bir miktar maydanoz çiğnemek ağıdaki kötü kokuyu bastıracaktır ve misvak kullanmak da faydalı olacaktır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/">Ağız Ve Diş</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/64841-agiz-kokusunun-nedenleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Leke İzleri ve Cilt İzleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64840-leke-izleri-cilt-izleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:30:11 GMT</pubDate>
			<description>Leke İzleri ve Cilt İzleri  Yara İzleri - Bozuk Cilt Tedavisi - Yara İzleri - Nedbeleşme Nedir - Cilt Lekeleri Tedavisi -Yanık İzleri Tedavisi -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Leke İzleri ve Cilt İzleri  Yara İzleri - Bozuk Cilt Tedavisi - Yara İzleri - Nedbeleşme Nedir - Cilt Lekeleri Tedavisi -Yanık İzleri Tedavisi - Bozulan Cilt  <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Travma, cerrahi girişim, yanık, infeksiyon veya deri hastalıkları sonucu bütünlüğü bozulan deri, nedbeleşme ile iyileşir. Nedbe, yara iyileşmesinde bir sonuçtur ve bu sonuca varana kadar içice birkaç aşamadan geçilir. <br />
       <br />
     <br />
Nedbeleşmeyi Etkileyen Faktörler: İnflamason, yara iyileşmenin başlangıcında yer alır ve uzaması iyileşme sürecini de uzatır. Yaranın infekte olması, yetersiz debridman sonucu ölü doku bırakılması, yaranın travmatize edilmesi, nekroz, hematoma veya seroma gibi faktörler sonucu iskemi gibi nedenlerle uzayan inflamasyon süreci gereğinden fazla kollajen depolanması ile sonuçlanabilir ki bu da hipertrofik nedbenin en önemli nedenleri ara-sındadır. <br />
       <br />
     <br />
Cerrahi insizyonlar mutlaka deri çizgileri içinde (veya bunlara paralel) yapılmalıdır. Bu çizgiler, genellikle deri altındaki kasın liflerine diktir (alın çizgileri gibi). Langer çizgileri de denen bu deri çizgilerine (relaxed skin tension lines) dikey olan yanlış insizyon nedbeleri veya travmatik nedbeler, uygun yöntemlerle (Z plasti, eksizyon gibi) deri çizgileri-ne paralel hale getirilmelidirler. <br />
     <br />
Yaş da nedbeleşmede önemlidir. Bebeklerde ilk üç ayda yaralar ince bir nedbe ile iyileşirken daha büyük bebeklerde ve çocuklarda hipertrofik nedbe eğilimi daha yüksektir. <br />
       <br />
     <br />
Bazı vücut bölgelerinde yaralar ince bir nedbe ile iyileşirken (göz kapakları, mukozalar, ayak ta-banı, el ayası gibi) göğüs ortasında sırt, omuz ve kulak memesindeki nedbeler hipertrofiye eğilimlidir. Adli sorunlara meydan vermemek için her türlü nedbe hakkında hastaya ayrıntılı bilgi verilmeli, vücut bölgeleri, kişiler ve yaşlar arasındaki nedbeleşme farkları ile infeksiyon gibi yara iyileşmesi sürecini etkilemesi olası faktörler ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Nedbeleşme, bir başka deyişle kollajen birikmesi, travmaya uğrayan dermis miktarı ile orantılıdır. Dermisin ince olduğu gözkapağı, skrotum gibi bölgelerde nedbeleşme azdır. O halde dermis kesisisin yönü de nedbeleşme ile ilgilidir; bu yüzden insiyonlar dermisi en kısa mesafede geçecek şekilde deriye dik yapılmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Yukarda anılan faktörlerden biri veya birkaçının kombinasyonu ile hipertrofik nedbe ortaya çı-kabilir. Hipertrofik nedbe, matürasyon süresi (6-24 ay) sonunda, nedbenin hala kabarık ve kırmızımsı olması halidir, ancak bu nedbe orijinal yara sınırlarının ötesine hiçbir zaman geçmez. <br />
     <br />
Hipertrofik nedbenin tedavisinde intralezyonel eksizyon ve primer dikiş, intralezyonel deposteroid injeksiyonu veya özellikle yaprak tarzında bir silikon parçası ile birlikte uygulanan baskılı sargı yöntemlerinden biri veya bu yöntemlerin kombinasyonu kullanılabilir. <br />
       <br />
     <br />
Hekimlik uygulaması yapan pek çok kişi, hipertrofik olsun veya olmasın hemen her nedbeye keloid ismini vermektedir. Oysa gerçek keloid, bir deri tümörü görünümünde olup tedavisi bugün için imkansız denebilecek bireysel bir yara iyileşmesi bozukluğudur ve beyaz ırkta nadir görülür. Hipertrofik nedbe ile keloidin ayrımı biokimyasal yöntemlerle yapılabilmekle birlikte asıl ayrım klinik yöntemlerledir; hipertrofik nedbenin yara sınırları içinde kalmasına karşın keloid, yara sınırlarının ötesine düzensiz biçimde geçer, hipertrofik nedbenin kıvamı uniformdur ancak keloid sert ve yumuşak bölgeleri beraberce barındırır, hipertrofik nedbede renk de göreceli olarak uniformdur ama keloid beyaz, sarı ve kırmızı rengin değişik tonlarını barındırır, hipertrofik nedbede matürasyon ve remodelasyon mümkündür ancak bu keloid için söz konusu değildir. <br />
       <br />
     <br />
En çok siyah ırkta rastlanan keloid, vücudun hipertrofik nedbeye de yatkın olan sternum üzeri, omuz, sırt ve kulak memesi gibi bölgelerinde daha sık görülür. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte hipertrofik nedbe tedavisi için anılan yöntemlerle bir dereceye kadar yarar sağlamak mümkündür         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64840-leke-izleri-cilt-izleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Eklem İltihapları Şifalı Bitkilerle Tedavisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64839-eklem-iltihaplari-sifali-bitkilerle-tedavisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:30:10 GMT</pubDate>
			<description>Eklem İltihapları Şifalı Bitkilerle Tedavisi   Civan perçemi -  Kedi otu -  Ayrık otu -  Karanfil - Sığırkuyruğu otu - Eklem İltihabı - İltihaplar...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Eklem İltihapları Şifalı Bitkilerle Tedavisi   Civan perçemi -  Kedi otu -  Ayrık otu -  Karanfil - Sığırkuyruğu otu - Eklem İltihabı - İltihaplar İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri <br />
       <br />
       <br />
       Eklem İltihapları Şifalı Bitkilerle Tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler: Civan perçemi, Kedi otu, Ayrık otu, Karanfil, Sığırkuyruğu otu <br />
       <br />
     <br />
Hazırlanış ve Kullanım Reçetesi: <br />
       <br />
     <br />
Civan perçemi otu kaynar suya bırakılarak demleme yapılır. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı bir gün dinlendirilir..Tedavi süresince hastaya bu sıvıdan günde iki fincan içirtilir. <br />
       <br />
     <br />
Sığırkuyruğu otu sıcak suda demlenir. Süzülerek elde edilen sıvı banyo suyuna karıştırılır. Tedavi süresince bu karışımla banyo yapılır. <br />
       <br />
     <br />
Dövülerek ezilen ayrık otu kökü elenir. Elde edilen toz karan-fil tohumu ile birlikte saf suda demlenir. Süzülerek elde edilen karışım tekrar ısıtıldıktan sonra tatlandırılmadan günde hastaya bir fincan içirtilir. <br />
     <br />
Kedi otunun kurusu dövülerek ezilir. Elendikten sonra yarım saat kaynar suda bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvı tatlandırılmadan, hastaya günde üç fincan içirtilir.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64839-eklem-iltihaplari-sifali-bitkilerle-tedavisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sari Humma Hastaligi Virusu Nedir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64838-sari-humma-hastaligi-virusu-nedir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:02:37 GMT</pubDate>
			<description>Sari Humma Hastaligi Virusu Nedir  Sarı Humma Nedir -  Sarı Humma Hastalığı Tanısı - Sarı Humma Hastalığı Tedavisi  - Sari Humma  Virusunden Nasıl...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sari Humma Hastaligi Virusu Nedir  Sarı Humma Nedir -  Sarı Humma Hastalığı Tanısı - Sarı Humma Hastalığı Tedavisi  - Sari Humma  Virusunden Nasıl Korunuruz  <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Uzak Doğu, Güney Amerika ve Afrika&#8217;da rast lanan, genellikle öldürücü nitelikte, Aedes aegypti cinsi sivri sinekler tarafından bulaştırılan arbo virüsü türünün etken ol duğu bulaşıcı ağır bir hastalıktır. <br />
       <br />
     <br />
Sarıhumma Belirtileri ve Süreci: Genel durum hızla bozulur. Kusmalar ön planda yer alır. Yüksek ateş vardır. Nabız yavaşlar. İdrar da albümin belirir. Yan etki olarak karaciğer iltihabı ve böb rek yetmezliği görülür. Bundan ötürü de hastada sarılık ve kanamalar ortaya çıkar. Ölüm oranı yaklaşık yüzde 25 civa rındadır. <br />
       <br />
     <br />
Sarı Humma Tedavisi: Belirli bir tedavi yöntemi yoktur. Yalnız hastaya bol miktarda glikoz ve tuz bileşikleri, kanamalara karşı K vi tamini verilmeli, gerektiği takdirde kan nakli yapılmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Korunma: Hastalık bir kez geçirildikten sonra ömür bo-yu bağışıklık sağlanmış olur. Ayrıca, zayıflatılmış virüs aşısıyla aktif bağışıklık sağlanabilir (Sarı Humma Aşı), ancak aşının her altı yılda bir tekrarlanması gerekmektedir. Hastalık etkeni sivrisinek olduğundan sivrisineklerle mücadele başlıca önlemler arasında sa-yılabilir. Bunun için de uluslararası bazı kurallar konmuştur.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64838-sari-humma-hastaligi-virusu-nedir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sigara Ve Kalp</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64837-sigara-kalp-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:01:05 GMT</pubDate>
			<description>Sigara Ve Kalp  Sigara Zararları - Sigara Nasıl Bırakılır - Sigaar Bırakma - Kalp Sağlığı - Kalp Ritim Bozuklukları  
        
      Kalp ve damar...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sigara Ve Kalp  Sigara Zararları - Sigara Nasıl Bırakılır - Sigaar Bırakma - Kalp Sağlığı - Kalp Ritim Bozuklukları <br />
       <br />
      Kalp ve damar hastalıkları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki en önemli ölüm nedeni olarak ön plana çıkmaktadır. Gelişmiş olan ülkelerde oran daha yüksek olmakla birlikte ülkemizde tüm ölümlerin % 40&#8217; ına kalp ve damar hastalıkları neden olmaktadır. Sanayileşme ve gelişen teknoloji ile bu oranında yıllar öncesine göre peyderpey bir artış olmuştur. Özellikle bu yüzyılın başlarında en önemli ölüm nedenleri infeksiyon hastalıkları iken yüzyılın sonlarına doğru ilk sıraları damar hastalıkları almıştır. Başta tütün ve tütün ürünlerinin kulanımı olmak üzere tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, ailevi geçiş, stres, sedanter yaşam, alkol tüketimi başta olmak üzere dengesiz beslenme gibi pek çok faktör bu hastalıkların gelişmesine neden olarak kanıtlanmıştır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Damar sistemi hastalıkları pek çok değişik formda klinik olarak karşımıza çıkmasına rağmen en çarpıcı olan şekilleri kalp damar hastalıkları ve inmedir. Kalp ve beyin gibi bu iki hayati dokunun kan akımındaki kısa veya uzun süreli tam ve kısmi bir azalma hayati sonuçlar doğurabilir. Kalbin pompa fonksiyonundaki ani bir azalma basit bir göğüs ağrısından ani kalp ölümüne kadar uzanan bir yelpazade klinik sonuçlar doğurabilir. Aynı şekilde beyin dokusunun yeterince kanlanmaması da felç yani inme denilen ciddi nörolojik arazlara neden olabilir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kalp Damar Hastalıkları Neden Oluyor? <br />
     <br />
Kalp ve damar sistemi hastalıklarına değiştirlebilir ve değiştirlemez bir çok faktör neden olmaktadır. Bunların  bir kısmı çevresel bir kısmi ise genetik kökenlidir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bunların en sık görülenleri şunlardır : <br />
       <br />
       <br />
     <br />
1. İleri yaş <br />
     <br />
2. Erkek cinsiyet <br />
     <br />
3. Ailede kalp ve damar hastasının olması <br />
     <br />
4. Tütün ürünlerinin kullanılması <br />
     <br />
5. Kolesterol yüksekliği <br />
     <br />
6. Tansiyon yüksekliği <br />
     <br />
7. Şeker hastalığı <br />
     <br />
8. Alkol tüketimi <br />
     <br />
9. Stresli hayat tarzı <br />
     <br />
10. Spor yapılmaması, hareketsiz hayat <br />
     <br />
11. Menopoz <br />
     <br />
12. Olması gerekenden daha kilolu olmak <br />
       <br />
     <br />
Gelişen sanayileşme ve modernizasyon ile uzayan yaşam süresi başta damar sistemi hastalıkları olmak üzere kronik hastalıkların görünürlüğünü arttırmıştır. Beklenen yaşam süresinin uzaması ile özellikle şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği ve kolesterol metabolizma bozuklukları daha sık karşılaşılır olmuştur. Bu risk faktörleri içinde hem değiştirilebilir olması hem de öneminin yüksek olması nedeniyle şu 3 tanesi çok dikkatli olunması gereken faktörlerdir ; <br />
       <br />
       <br />
     <br />
kolesterol yüksekliği, <br />
       <br />
       <br />
     <br />
tütün ürünlerini kullanımı, <br />
       <br />
       <br />
     <br />
tansiyon yüksekliği <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Sigara Tüketiminin Kalp Dokusuna Etkileri <br />
     <br />
Tütün ürünlerinin tüketilmesi ile kalp hastalıkları arasında ciddi bir doğrusal ilişki vardır, tüketilen sigara miktarı ve tüketim süresi arttıkça bu risk de artmaktadır. Sigara tüketiminin kalp hastalıklarına neden olduğu çok uzun zaman öncesinden beri bilinen bir gerçektir. 2. Dünya Savaşı zamanından beri yapılan klinik ve deneysel çalışmalarda sigara kullanımının zararlı etkileri değerlendirilmiştir. Damarlarımızın en iç yüzeyini çepeçevre saran ve benzersiz fonksiyolara sahip olan &#8220;endotel&#8221; denilen hücreler topluluğu sigara içiminden en önce etkilenen hücrelerdir. Sigara tüketimi ile bu pürüzsüz yüzey, özelliklerini kaybetmeye başlar ve zamanla damar daralır. bu damarrın beslediği dokuda kan akımı azalır ve doku yeteneklerini kaybeder veya aniden kan azalması yaşanırsa dokuda gangren gelişir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Sigara tüketimi kan kolesterol değerlerini bozmaktadır. Sigara içimi ile iyi kalpli kolsterol olan HDL kolesterol seviyesi azalır ve özellikle kötü kalpli kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol düzeyi artar, bu dengenin bozulması ile artan kolsterol damar içinde birikmeye başlar ve damar sertliği denilen hastalık gelişir. Ayrıca sigara tüketimi kanın akışkanlığını azaltır ve pıhtı gelişmesini kolaylaştırır. Zaten azalmış olan kan akımına bir de pıhtı gelişimindeki kolaylaşma eklenince kalp krizi belirgin olarak artar. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Ayrıca sigara içinde yanma ile ortaya çıkan karbon monoksit, formaldehit, nitrozaminler, akrolein, azot oksitleri gibi zehirli gazlar sigara içimi ile kan dolaşımına geçer. Bu maddeler damar duvarının bozulmasını hızlandırır ve özellikle danar direncini yükseltir. Artan direnç kan akım hızını azaltır ve damarın zarar görebilmesi ihtimalini arttırır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bu şekilde düşünüldüğünde sigara içmek kalp krizi ve inme riskini belirgin olarak arttırmaktadır. Sigara içmeye devam etmek ortalma olarak kalp krizi riskini hiç içmeyen insanlara göre en az 6-7 kat arttırır. Sigara içmeyi bırakmak ise bu riski yavaş yavaş azaltır. Risk, 3-4 yılda yarı yarıya iner, 7-8 yılda iyice azalmış olur. Bu nedenle sigaranın bırakılması son derece önem taşımaktadır. Ancak yine de kliniklere sigara bırakılması ile başvuran hasta sayısı oldukça azdır. Kalp ve damar sağlığınız için sigara içmekten vazgeçin ve sigara içilen ortamlardan uzak durun, unutmayın ki pasif içiciler denilen sigara dumanına maruz kalan ve sigara kullanmayan vatandaşlar da bu riskleri taşımaktadırlar. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Uzm. Dr. Muharrem ARSLANDAĞ  Kardiyoloji         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64837-sigara-kalp.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sirkenin Faydaları</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64836-sirkenin-faydalari-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:00:15 GMT</pubDate>
			<description>Sirkenin Faydaları  Sirkenin Yararları - Sirkenin Hastalıkların Tedavisinde Kullanılması - Sirke Sayesinde Faydalanılan Tedaviler - Sirkenin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sirkenin Faydaları  Sirkenin Yararları - Sirkenin Hastalıkların Tedavisinde Kullanılması - Sirke Sayesinde Faydalanılan Tedaviler - Sirkenin Hastalıklara Etkisi - Sirke Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılır - Sirke İle Cilt Bakımı - Sirkenin Saçlara Faydası - Sirkenin Zayıflatıcı Etkisi - Sirkenin Cilde Etkisi - Saç Bakımı İçin Sirke - Elma Sirkesinin FaydalarıVücudun temizlenmesi hepimizin bildiği gibi genel sağlık prensiplerinden bir tanesidir. Şayet bu sağlandığı insanı yaşlılığında mutlu bir hayat bekler. Sirkenin yaptığı en iyi rol bu yöndedir. Sirke sayesinde faydalanılan tedaviler aşağıda sıralanmıştır. <br />
       <br />
     <br />
    * İltihap: Tüm sirkeler salmonella, streptokok gibi bakterileri tek bir temasla öldürebilecek kadar güçlüdür. İltihap kurutucudur. <br />
     <br />
    * Antiseptik: Sirkenin asitlik değeri vücut ile aynı olduğundan vücut içindeki zehirli maddeleri(toksin) arındırırken vücut hücrelerine zarar vermez. Bu özelliğinden dolayı vücut dışındaki derimiz için de iyi bir antiseptiktir. <br />
     <br />
    * Cilt bakımı: 1 bardak su, 1 tatlı kaşığı çiçek balı ve1 tatlı kaşığı elma sirkesi karıştırılıp sabahları aç karına içilirse gerek cilt bakımı, ergenlik sivilceleri ve gerekse beden temizliği yapılmış olur. Bu karışım size güç ve esenlik sağlayacaktır. <br />
     <br />
    * Sık sık grip, soğuk algınlığı veya üst solunum yollarına yakalananlar için bire birdir. <br />
     <br />
    * Boğaz ağrısı ve ses kısıklığı:Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında, 1 ölçü elma sirkesi ile 3 ölçü ılık su karıştırılır ve saat başı derin gargaralar yapıldıktan sonra tükürülür. <br />
     <br />
    * Öksürük: Öksürüğe karşı, 4 yemek kaşığı dolusu akışkan balla 3 tatlı kaşığı elma sirkesini iyice karıştırılır. Kaşık kaşık yutulur. <br />
     <br />
    * Yüksek kolesterole karşı, <br />
     <br />
    * Varis: Varise karşı, elma sirkesiyle ıslatılan bir bez baldıra sarılır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır. <br />
     <br />
    * Hemoroit: Hemoroite karşı, yarım su bardağı elma sirkesi ve bir su bardağı adaçayı katkılı ılık oturma banyoları alın. 10 dakika sonunda rahatladığınızı göreceksiniz. Ayrıca hemoroit kanamalarına da iyi gelir. <br />
     <br />
    * Gaz şişkinliğine ve kabızlık: Gaz şişkinliğine ve kabızlığa karşı, her öğünden yarım saat önce 1 bardak elma sirkesi-bal kokteyli içerseniz şikâyetleriniz azalacaktır. <br />
     <br />
    * Yaraların çabuk iyileşmesi için, günde 3 bardak elma sirkesi-bal kokteyli için. <br />
     <br />
    * Güneş yanıkları: Güneş yanığına karşı da 3 yemek kaşığı sirke eklenmiş su ile 10 dakika soğuk banyo yapılır. Ayrıca sulandırılmış sirke ile güneş yanıkları pansuman yapılabilir. <br />
     <br />
    * Alkolizm : Alkolizm ve sarhoşluktan kurtulmak için yarım saatte bir sirke su ile sulandırılarak içilir. <br />
     <br />
    * Ana öğünden yarım saat önce içilirse iştah açar. <br />
     <br />
    * Böbrek taşları: Süt ve süt ürünleri azaltılmak koşulu ile günde 2 veya 3 kez bir çorba kaşığı sirke içilmesi böbrek taşı oluşumunu engelleyecektir. <br />
     <br />
    * Astım ve bronşit: Astım, solunum hastalıkları ve bronşitte bal ile sirke karıştırılarak günde 2 veya 3 kez içilmesi iyi sonuçlar verir. <br />
     <br />
    * Anemi: İçerdiği demir, folik asit ve B12 vitamininden dolayı kansızlık (Anemi) hastalığına karşı birebirdir. <br />
     <br />
    * Aşırı adet kanaması veya hemoroit kanamalarına karşı yemeklerden önce ılık ballı suya bir tatlı kaşığı sirke ekleyip içilmesi tavsiye edilir. Ayrıca adet ağrılarına da iyi gelir. <br />
     <br />
    * Burun kanamasında sirkeye batırılmış tampon uygulamak yeterlidir. <br />
     <br />
    * Safra rahatsızlıklarına iyi gelir ve safra akıntısını tanzim eder. <br />
     <br />
    * Ateş düşürücü: Su ile karıştırılmış sirke ile vücut silindiğinde ateş düşürücü etki gösterir. <br />
     <br />
    * Kalp ve sinirleri kuvvetlendirir. <br />
     <br />
    * Elma sirkesinin yüksek miktarda kalsiyum kemik ve dişler için yararlıdır. <br />
     <br />
    * Egzama ve yaralara sürülürse büyük ölçüde şifa etkisi vardır. Yaralara pansuman yapılarak kullanılabilir. <br />
     <br />
    * Kepek: Saçınızdaki kepekler için son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlem düzenli yapıldığında saçlarınız parlayacak ve kepek sorununuz ortadan kalkacaktır. <br />
     <br />
    * Sirke ile gelen zayıflama: Fazla kilolarınız mı var? Fazla kilolarınız için bir bardak suyun içine 1-2 tatlı kaşığı sirke ve bal eklenerek sabahları aç karna düzenli olarak içilir. Bu şekilde kullanıldığında fazla kilolarınızın azaldığını göreceksiniz. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64836-sirkenin-faydalari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kawasaki Hastaligi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64835-kawasaki-hastaligi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:00:15 GMT</pubDate>
			<description>Kawasaki Hastaligi   Kutanöz Lökositoklastik Vaskülitler  -  Esansiyel Miks Kutanoz -  Kawasaki Hastaligi Nedir -  Kawasaki Hastaligi  Tanısı -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kawasaki Hastaligi   Kutanöz Lökositoklastik Vaskülitler  -  Esansiyel Miks Kutanoz -  Kawasaki Hastaligi Nedir -  Kawasaki Hastaligi  Tanısı - Esansiyel Miks Kutanoz Belirtileri <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kawasaki Hastaligi Esansiyel Miks Kutanoz  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Çocuklarda gözlenen ve koroner arterlerde anevrizmalarla seyreden akut bir vaskülittir. Ateş, kuru ve kırmızı dudaklar, servikal lenf nodlarmda şişlik, gövdede eksantem ile karakterizedir. <br />
       <br />
     <br />
Esansiyel Miks Kriyoglobülinemiler: Kriyoglobülinler soğukta çöken immünglobülinlerdir. Vaskülit, damar duvarında kriyoglobülin birikimine bağlı olarak oluşur. Esansiyel miks kriyoglobülinin %80 oranında nedeni Hepatit C infeksiyonudur. Diğer nedenler, infeksiyonlar, malignensiler, disproteinemi ve otoimmün hastalıklardır. Klinik olarak purpura, artralji, ekstremite distalinde nekroz, periferik nöropati, karın ağrısı, glomerülonefrit, hipertansiyon gözlenebilir. <br />
       <br />
     <br />
Kutanöz Lökositoklastik Vaskülitler: Çoğunlukla ilaca bağlıdır. Diğer hastalıklara sekonder olarak da gelişebilir. Organ tutulumu olabilir. Böbreklerin etkilenmesine bağlı olarak hipertansiyon gelişebilir. <br />
       <br />
     <br />
Diğer Vaskülitler <br />
       <br />
     <br />
Santral Sinir Sistemi (SSS) Vaskülitleri: Vaskülitlerin çoğu SSS&#8217;ni etkileyebilir. Primer SSS vasküliti sık değildir. Bulgu olarak başağrısı, konfüzyon, nörolojik defisitler, kafa çiftlerinde tutulum olabir. Iskemik inme olabilir. Akut dönemde plazma katekolaminlerindeki artış, iskemik beyinde ortaya çıkan hipoperfüzyona bağlı hipertansiyon gözlenebilir. Sekonder vaskülitler: <br />
       <br />
     <br />
1- Bağ Dokusu Hastalıklarına Eşlik Eden Vaskülitler: Romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus ve diğer bağ dokusu hastalıklarının klinik gidişinde nekrotizan vaskülit gelişebilmektedir. <br />
       <br />
     <br />
2- Malignite İle Birlikte Olan Vaskülitler: Vaskülitler solid ve hematolojik (lenfoproliferatif gibi) malignensilerle birlikte olabilirler. <br />
       <br />
     <br />
Sonuç olarak vaskülitlerde gözlenen hipertansiyonun nedenleri arasında renal arter stenozuna bağlı oluşan renin-angiotensin sisteminin aktivasyonu, etkilenen damarda oluşan rijidite, gelişen böbrek yetmezliğine bağlı volüm yüklenmesi, tedavide kullanılan kortikosteroidler ve diğer ilaçlar, SSS tutulumundaki iskemik inmeye bağlı plazma katekolaminlerindeki artış ve beyinde oluşan hipoperfüzyon sayılabilir.  <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/">Hastalık Çeşitleri</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hastalik-cesitleri/64835-kawasaki-hastaligi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Akciğer Dışı Tuberkuloz Menenjit Tuberkuloz</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64834-akciger-disi-tuberkuloz-menenjit-tuberkuloz-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 14:00:14 GMT</pubDate>
			<description>Akciğer Dışı Tuberkuloz Menenjit Tuberkuloz  Menenjit Tüberküloz Hastalığı - Akciğer Dışı Tüberküloz -  Menenjit Tuberkuloz Rahatsızlığı Hakkında -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Akciğer Dışı Tuberkuloz Menenjit Tuberkuloz  Menenjit Tüberküloz Hastalığı - Akciğer Dışı Tüberküloz -  Menenjit Tuberkuloz Rahatsızlığı Hakkında - Akciğer Sağlığı <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Akciger Disi Tuberkuloz Menenjit Tuberkuloz <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Serosa tüberkülozları (plevra, menenjit, perikard ve periton), larenks ve larenkse komşu organların tüberkülozu, trakea-bronş tüberkülozu, sindirim sistemi tüberkülozu, lenf sistemi tüberkülozu, karaciğer ve dalak tüberkülozu, ürogenital tüberküloz, göz tüberkülozu ve adrenal tüberküloz ekstrapulmoner tüberkülozların başlıcalarıdır. Akciğer dışı tüberkülozlar içinde önemli bir yeri olan plevra tüberkülozu plevra hastalıkları grubunda yazıldı. <br />
       <br />
     <br />
Menenjit Tüberküloz Hastalığı <br />
       <br />
     <br />
Milyer tüberkülozun önemli bir komplikasyonudur. Tüberküloz infek-siyonunun santral sinir sisteminde hematojen yayılmasıyla husule gelir. Menenjit tüberkülozun gelişmesi için milyer tüberkülozun bulunması şart değildir. İki hastalık birlikte bulunursa prognoz daha kötüleşir. <br />
       <br />
     <br />
Menenjit tüberkülozun başlangıcı sinsidir. Klinik belirtiler giderek ar-tar. Baş ağrısı, ateş, huzursuzluk, halsizlik, zayıflama ve kusma hastalığın başlıca belirtileridir. Daha sonra bilinç bozuklukları, strabizm, fotofobi, oküler felçler ve ekstremite felçleri husule gelir. Babinski refleksi pozitif olur. Boğul-ma hissi, koma ve epistotonus daha geç hastalık belirtileridir. Ense sertliği genellikle erken bir belirti olup çok kez Kernig ve Brudzinsky belirtisi ve reflekslerde artma ile birlikte bulunur. Kernig belirtisi ense, sırt ve belin sertliği olup bu bölgeler bükülmeğe dirençlidir. Brudzinsky belirtisi menenj iritasyonu ile ilgili olup ense ve bacaklarda sertlik vardır, bükülmeye direnç gösterirler. <br />
       <br />
     <br />
Serebrospinal sıvının bulanık örümcek ağı gibi görünümü, sıvıda basınç artması, lökosit artması (özellikle lenfositlerde artma), proteinde artma, şeker ve klorürün azalması menenjit tüberküloz tanısı için önemli bulgulardır <br />
       <br />
     <br />
Tedavi edilmeyen vakalarda ölüm %100 dür. Uygun bir tedaviyle vakaların %80 den fazlasında iyileşme husule gelir. Tedaviye erken başlama başarı şansını arttırır. Tedaviye 2-3 yıl devam etmelidir. İyileşen vakaların yaklaşık %10 unda nörolojik anormallikler kalabilir. İsoniazid, rifampin, streptomisin ve etambutol ile dörtlü ilaç tedavisine başlanır. Tedavi başlangıcında korti-kosteroidler kullanılır. 2-4 hafta süren akut dönem geçtikten sonra (klinik belirtilerin kaybolması) steroitler giderek azaltılarak kesilir. Antitüberküloz ilaçların ve kortikosteroid&#8217;in dozları milyer tüberküloz konusunda yazıldığı gibidir. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64834-akciger-disi-tuberkuloz-menenjit-tuberkuloz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Melazma Nedir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64833-melazma-nedir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:31:29 GMT</pubDate>
			<description>Melazma Nedir  Kimlerde Melazma Görülür - Hamilelerde  Melazma Belirtileri - Melazma Lekeleri Klaıcımıdır - Melazma Nasl Tedavi Edilir  
        
   ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Melazma Nedir  Kimlerde Melazma Görülür - Hamilelerde  Melazma Belirtileri - Melazma Lekeleri Klaıcımıdır - Melazma Nasl Tedavi Edilir <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Herkes melazma olabilir, fakat genç kadınlarda daha sık görülür. Daha çok hamileliğin ilk 2 ve 3 aylık süresinde ortaya çıkar. Bazen hamilelik maskesi adıyla anılır. <br />
       <br />
     <br />
Doktorlar melazmaya neyin sebep olduğunu tam olarak bilmemektedir, kadınlık hormonları östrojen ve progesterona bağlı olarak gelişebilir. Doğum kontrol hapı alanlar, ilaçlı hormon replasman tedavisi görenler, melazma gelişiminde yüksek risk grubundadırlar. <br />
       <br />
     <br />
Aynı zamanda tropikal iklimde yaşayan kişilerde yaygın olarak görülür. Çok uzun süre ya da sıkça güneşe maruz kalanlarda da görülür. Koyu renk tene sahip olan kişilerde de bu risk oldukça fazladır. <br />
       <br />
     <br />
Doktorunuz cildinize özel bir lambayla bakıp melazma olup olmadığınızı söyleyecektir. Bazı durumlarda cildinizden biyopsi ile küçük bir parça alıp lekelerin melazma olup olmadığına bakmak isteyecektir. <br />
       <br />
     <br />
Ciddi bir hastalık olmamakla birlikte estetik olarak kötü bir görüntü verir ve kötü hissedersiniz. <br />
       <br />
     <br />
Nasıl Tedavi Edilir? <br />
       <br />
     <br />
Çoğu kişi tedaviye gerek duymaz. Doğum kontrol hapı almayı, ilaçlı hormon replasman tedavisi görmeyi kestiğinizde lekeler kendiliğinden kaybolacaklar.  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yanak,alın ve dudak üstünde ortaya çıkan kahverengi lekeler melazma olarak adlandırılır. Melazma kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir. <br />
     <br />
sedaigia+(336+x+280) Yazın cilt lekelerine çözümKoyu renkli tenlerde görülme olasılığı daha yüksektir.Nedeni tam olarak bilinmeyen melazmayı,uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak,hormon ilaçları ve tiroit hastalıkları tetikleyebilmektedir. <br />
       <br />
     <br />
Bu tür cilt lekeleri kışın hafifler,yazın koyulaşır.Yaz aylarında 3 saatte bir en az 30 faktörlü güneşten koruyucu kullanılmalıdır.Güneş koruyucu ürünler,güneş ışınlarını yüzde yüz engellemez.Bu yüzden ayrıca güneş altında şapka ve gözlük takılmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Dermatokozmetik leke açan kremler yaz aylarında lekelerin koyulaşmaması için denenebilir.Melazma tedavisinde renk açan ilaçlar,kimyasal peeling ve lazer tedavileri kullanılabilir. <br />
       <br />
     <br />
Yaz aylarında deride tahriş yaratan tıbbi işlemler hastalığı tetikleyebileceğinden dikkatli olunmalıdır.Yazın ahfif tedaviler yapılmalıdır.Kışın daha ağır tedaviler denenebilir. <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64833-melazma-nedir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yetişkinlerde Sivilce Nedenleri Ve Bitkisel  Tedavisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64832-yetiskinlerde-sivilce-nedenleri-bitkisel-tedavisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:30:13 GMT</pubDate>
			<description>Yetişkinlerde Sivilce Nedenleri Ve Bitkisel  Tedavisi  Cilt doğum -  güneş hamilelik -  sivilce lekelerine doğal  bitkisel  kesin çözümler - Sivilce...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Yetişkinlerde Sivilce Nedenleri Ve Bitkisel  Tedavisi  Cilt doğum -  güneş hamilelik -  sivilce lekelerine doğal  bitkisel  kesin çözümler - Sivilce akne lekeleri ve tedavisi - leke tedavileri - sivilce izlerinden kutulmak -  ağrı yapan sizvilcelerden iz kalmadan kurtulmanın yolları - sivilce izleri için bitkisel bakımlar <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yetişkinlerde sivilce nedenleri ve tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Yeişkinlerde sivilce ve akne nedenleri tedavisi <br />
     <br />
Normalde yetişkinlikte sivilce sorunu özellikle 18 yaşın ardından hafiflemektedir. Ancak bazılarında 18 yaş sonrasında bile sivilce sorunu devam etmektedir. Bu duruma yetişkin aknesi adı verilir. Bu kronik sivilce sorunundan bayanlar Erkeklere nazaran daha fazla etkilenmektedirler. Hatta bazı hanımlarda 40 &#8211; 50 yaşlara kadar sivilce sorunu devam edebilir. Yetişkin aknesinde hormon bozuklukları en önemli etkendir. Bu akne türü akne vulgaris denilen gençlik sivilcelerinden öyle belirgin farklarla ayrılmaz. Kadınlarda adet döneminde sivilce oluşumu daha da artmaktadır. Ancak gençlik sivilcelerine nazaran kalıcı olmayıp daha kolay biçimde ev yapımı ve bitkisel çözümlerle de iyileşebilmektedir. <br />
       <br />
     <br />
Yetişkinlik sivilcelerinin gençlik sivilcelerinden temel farkları şunlardır: <br />
     <br />
Yetişkenlerdeki sivilce sorunnuda siyah noktalar pek görülmez. <br />
     <br />
Sivilce lezyonları yaygın değildir. Tek tek çıkarlar. <br />
     <br />
Aşırı büyük sivilceler ve iltahaplanmalar oluşmaz. <br />
     <br />
Sivilce sonrasında sivilce lekeleri pek görülmez. <br />
       <br />
     <br />
Hanımlardaki olgunluk sivilceleri daha çok boyun ve gıdık, çene ve yanak altı bölgesinde görülür. Bazı hanımlarda göğüs ve sırtta yetişkinlik sivilceleri görülse de genelde yüz bölgesinde olgunluk akneleri yoğunlaşmaktadır. <br />
       <br />
     <br />
Sİvilce lekeleri papüller, fistüller, küçük nodüller, gibi değişik gruplara ayrılmaktadır. yetişkin sivilcelerinde derin sivilce izleri, sivilce ilthabının deri altına doğru yayılması neticesinde görülür. Bu tür sivilce lekeleri daha çok papül şeklinde görülür. Nodül adı verilen geniş papüller ise sivilce sorununun olduğu bölgede kist meydana getirip haftalarca ve hatta aylarca cilt üzerinde belirgin bir şişkinlik hissi oluşturaiblmektedir. Genelde de sivilce nodülleri iyileştiğinde arkasında gözle görülür bir sivilce izi bırakır. Ancak neyse ki yetişkin aknesinde özellikle bayanlarda Nodül oluşumu çok nadir görüşür. <br />
       <br />
     <br />
Yetişkin aknesinin,Endokrinopati, Rosacea, keratosis pilaris, pseudofolliculitis barbae gibi diğer cilt rahatsızlıklarıyla karıştırılma olasılığı bulunduğu için bir cilt uzmanına göstermenizde fayda vardır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Endokrinopati cilt hastalığı: Bu cilt sorunu bazen basit görünümlü akne vulgaris rahatsızlığı gibi gelişebilir. Ancak asıl nedeni hormon bozukluklarıdır. Ancak kan hormon testi sonucunda bu rahatsızlığın sivilce sorunu olmadığını anlayabilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Özellikle yetişkin sivilcesi sorunu olan bayanlarda erkeklik hormonu androjen düzeyinin normalden yüksek olduğu, ve buna karşın kadınlık hormonu olan progesteron düzeyinin normalden düşük seyretiği bilimadamlarınca belirtilmektedir. Progesteron hormonunun sivilce sorununa karşı etkili bir çözüm olduğu bilindiğine göre hormon bozuklukları da sivilcelere neden olurlar. <br />
       <br />
     <br />
Diğer yandan ağız yoluyla alınan doğum kontrol hapları ve yemeklerimizle bünyemize giren hormonlu gıdalar, streoidler ve allerjen maddeler de yetişkinlerde sivilce oluşumuna neden olmaktadır. <br />
       <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64832-yetiskinlerde-sivilce-nedenleri-bitkisel-tedavisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tendinit Nedir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64831-tendinit-nedir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:30:12 GMT</pubDate>
			<description>Tendinit Nedir  bursit - bursit nedir - bursit hakkinda bilgiler - tendinit hakkinda bilgiler  
        
      Bursit ve Tendinit  
        
       ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Tendinit Nedir  bursit - bursit nedir - bursit hakkinda bilgiler - tendinit hakkinda bilgiler <br />
       <br />
      Bursit ve Tendinit <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bursit ve tendinit sık olarak omuz, dirsek, bilek, kalça, diz ve ayak bileği çevresindeki yumuşak dokunun (bağ, eklem zarı ve kirişlerin) yangılı (iltihabi) durumudur. Bir kemik ile yumuşak doku ya da kas arasında dolgu görevi gören sıvı dolu minik keseciklere bursa adı verilir. Bursalar tüm vücutta bulunur. Bursalardan bir kaçı kızarıp şişerse ve içlerindeki sıvı miktarı azalırsa buna bursit denir. Tendinit ise tendon  (Kiriş) denilen bağ dokularındaki yangıdır. Bağ dokuları kaslardaki hareketleri kemiğe iletir ve kemiğin hareket etmesini sağlar. Tüm vücutta bulunurlar. Eldeki tendonlar küçük olduğu gibi vücutta topuktaki Aşil tendonu denilen büyük tendonlar da bulunur. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bursitin en yaygın nedeni eklemin fazla kullanılması ile aşırı zorlanması ya da doğrudan darbe almasıdır. Diz ya da dirsekte oluşabilir. Örneğin, fazla diz çökme ya da dirseklerin normalden fazla bükülü durması gibi. Tendinit ise etkilenen bölgede sık sık tekrarlayan bir yaralanma sonucudur. Her iki durum da yaşla da ilgilidir. Yaşlandıkça tendonlar yaralanmaya daha açık olurlar. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Marangoz, bahçıvan, müzisyen ve atlet gibi meslek gruplarındaki kişiler her iki durum için daha fazla risk altındadırlar. Aynı şekilde iltihap, artroz (kireçlenme), gut, tiroid hastalığı ve diyabet de bu durumları arttırır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tendinit eklemin hemen dışında ağrı meydana getirir. Tendinitin bazı isimleri arasında &#8220;tenisçi dirseği&#8221;, &#8220;yüzücü omzu&#8221; ve &#8220;atlayıcı dizi&#8221; vardır. Tenisçi dirseği dış dirsek bağ dokusundaki yaralanmayı anlatır. Sık sık bileğin döndürülmesi veya elle tutma hareketinin yapılması bu durumu oluşturur. Marangozlar, bahçıvanlar, boyacılar, müzisyenler, manikürcüler ve dişçiler bu hastalığa daha çok yakalanırlar. Ağrı dirseğe yakın kısımda olur, bazen de yukarıya ya da aşağıya doğru yayılabilir. Bu durumun tıbbi adı &#8220;lateral epikondilitdir&#8221;. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Omuzu etkileyen iki tip tendinit vardır. Biseps tendiniti omzun ön tarafında ağrı yapar ve bu ağrı aşağı kola doğru iner. Kol yukarı kaldırılınca da ağrı devam eder. Kolun üst tarafının önündeki biseps kası kol kemiğini (humerus) omuz ekleminde sabit tutmaya yarar. Aynı zamanda tenis gibi aktivitelerde kolun hareket hızını ayarlar. Omuzun döndürücü manşetinin tendiniti omzun ucunda ve üst-dış kol kısmında ağrı yapar. Uzanma, ittirme, çekme, kaldırma ve kolu omuz seviyesine yükselten her harekette ağrı yapar. Döndürücü Manşet (Rotatör kaf) 4 kastan oluşan bir gruptur ve kolu omuz kemiğine bağlar. Kolun dönmesini ve yukarı kalkmasını sağlar. Eğer rotatör kaf ve bursa şişmişse humerus başı ile omuz kemiğinin ucu (akromion) arasında sıkışır. Kolların tekrarlayan hareketi ya da yaş ile buradaki yapılar zarar görebilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Romatoid artrit tarafından oluşan yangı rotatör kafta tendinit ya da bursit oluşmasına neden olur. Omzun kullanıldığı sporlar ve meslekler bunun en yaygın sebebidir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Eğer bağ dokusu dans, bisiklet, veya koşma ile zorlanırsa mikroskopik olarak yırtıklar meydana gelebilir ve yangı hissi oluşur. Düşme sırasında buna engel olmak da kasların kasılmasına ve diz kapağı üzerindeki bağ dokusunun yırtılmasına sebep olacaktır. Bu tip yaralanma sıkça yaşlı kişilerde meydana gelir. Ama basketbol gibi zıplama hareketinin fazla yapıldığı sporlarla uğraşanlarda da görülür. Dizinde tendinit olan kişilerde koşma, hızlı yürüme ya da zıplama sırasında ağrı duyulur. Dizdeki tendinit tendonda büyük yırtıklar açılmasına sebep olur. Tüm tendonun yırtılması sadece ağrılı olmakla kalmayıp kişinin eğilmesini ya da uzanmasını da imkansız kılar. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Topuk arkasındaki kasları tutan tendonda yırtılma olursa Aşil tendon yaralanması meydana gelir. Bu durum çok sık görülen bir yaralanmadır ama aynı zamanda zayıf kaslar nedeniyle de oluşabilir. Bu tür yaralanma merdiven çıkma gibi basit hareketler sırasında da görülebilir. Ama aynı zamanda düzenli spor yapmayan, sadece haftasonu spor yapan ve ısınmadan spor yapan kişilerde de görülür. Profesyonel sporcularda görülen Aşil tendon yaralanması ani hızlanma ya da zıplama gerektiren sporlar sırasında görülür. En yaygın görüldüğü sporlar futbol, tenis, basketboldur. Ve bu yaralanma sporcunun o sezon bir daha sahaya çıkamaması demektir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tendinit ve bursitin teşhisi doktor tarafından muayene edilerek başlar. Hasta ağrısını anlatır ve hangi şartlarda bu ağrıyı duyduğunu ve nasıl başladığını da anlatır. Bütün bunlar teşhis için önemli ipuçlarıdır. Hangi tendonun etkilendiğini anlamak için terapistler bazı testler yapabilirler. Röntgenler bağ dokusu ya da bursaları göstermez ama kemik problemlerini ya da artrozu dışlamada kullanılabilirler. Yırtık bir tendon olması durumunda röntgenler hangi tendonun etkilendiğini göstermede yardımcı olabilirler. MR da hem kemik hem de yumuşak dokuyu gösterdiği için faydalıdır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tendinit teşhisinde anestetik enjeksiyonu da başka bir yoldur. Ufak bir miktar anestetik etkilenen kısmı enjekte edilir. Eğer ağrı geçici olarak yok oluyorsa etkilenen tendon bulunmuştur. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Bu durumların tedavisinin ilk adımı ağrıyı ve yangıyı azaltmaktır. Bunun için dinlenme, ağrı kesici ve ağrıyan yerin yukarıya kaldırılması uygulanır. Akut yaralanmalarda buz da kullanılabilir ama bu durum genelde kronik olduğundan buzun pek faydası olmayacaktır. Tenisçi dirseği gibi bazı durumlarda dirsek bandajları kullanılabilir. Böylece tendon hareketleri kısıtlanarak rahatlama sağlanır. Ayak bileği, diz ya da el için de kullanılabilecek ortopedik cihazlar vardır. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Ultrasonla derin dokular ısıtılır ve kan akışı arttırılabilir. Yavaş yavaş hafif germe ve gevşeme egzersizleri uygulanır. Yumuşak dokuya yapılacak masajın faydası olacaktır. Bu işlemlerden sonra bir buz kompresi uygulanabilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Eğer durumda iyileşme olmazsa doktor yangılı bursa ya da tendonun etrafındaki alana kortizon enjeksiyonu yapabilir. Bu tedavi çok yaygın olsa da dikkatle uygulanmalıdır. Çünkü tendonda zayıflama ya da yırtık meydana getirebilir. 6 &#8211; 12 ay sonra hala iyileşme olmamışsa doktorunuz artroskopik ya da açık cerrahi girişim uygulayarak hasarı tedavi eder ve tendonlar ile bursa üzerindeki basıncı azaltır. Eğer bursanın sebei bir enfeksiyon ise doktorunuz antibiyotik tedavisi de uygulayabilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tendon tamamiyle yırtılmışsa hasarın tamiri için ameliyat gerekecektir. Ameliyattan sonra hasta 3 &#8211; 6 hafta kadar bir alçı kullanır ve koltuk değnekleri ile basar. Tendon yırtılması parçalı ise cerrahi girişime gerek kalmadan sadece alçı ile tedavi gerçekleştirilebilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Tendonun tam ya da parçalı yırtığının tedavisinden sonra kasların bükülme ve düzleştirme yeteneklerini arttırmak için rehabilitasyon yapılabilir. Bir rehabilitasyon programı 6 ay kadar sürebilir ama hasta program bitmeden normal hayatına döner. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yangıyı engelleme ve tekrar oluşmasındaki şiddeti azaltmak için dikkat edilecek bazı ufak noktalar vardır: <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
    * Egzersiz öncesi ısınma ya da gerilme hareketleri yapın. <br />
     <br />
    * Eklem çevresi kaslarını güçlendirin. <br />
     <br />
    * Sık sık tekrarlanan işleri yaparken mola verin. <br />
     <br />
    * Etkilenmiş olan eklemleri destekleyin. Bunun için dizlik <acronym title="vBulletin">vb</acronym> cihazlar kullanabilirsiniz. <br />
     <br />
    * Ağır objeleri kaldırmak için iki elinizi kullanın. <br />
     <br />
    * Çok uzun süreli oturur durumda kalmayın. <br />
     <br />
    * İyi bir duruş sahibi olun ve günlük aktiviteler sırasında vücudunuzu uygun kullanın. <br />
     <br />
    * Yeni aktiviteler ve egzersize yavaş yavaş başlayın. Daha sonra zamanla arttırın. <br />
     <br />
    * Eğer daha önce tendinit geçirmişseniz yeni egzersiz ya da aktivite öncesi doktorunuza danışın. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Ortopedi ve Travmatoliji Uzmani&lt;/a&gt;         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64831-tendinit-nedir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Egzama İçin Bitkisel Kür</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64830-egzama-icin-bitkisel-kur-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:00:08 GMT</pubDate>
			<description>Egzama İçin Bitkisel Kür  Bitkisel Tedaviler - Eğzama İçin Bitkisel Kür Hazırlanışı - Eğzama Hastalığı İçin Bitkisel Bakım - İbrahim Saraçoğlu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Egzama İçin Bitkisel Kür  Bitkisel Tedaviler - Eğzama İçin Bitkisel Kür Hazırlanışı - Eğzama Hastalığı İçin Bitkisel Bakım - İbrahim Saraçoğlu Bitkisel Kür Tarifleri - Eğzamadan Kurtulmanın Yolları <br />
       <br />
       <br />
     <br />
EGZEMA İÇİN İBRAHİM SARAÇOĞLU&#8217;DAN BİTKİSEL TEDAVİ <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Egzama tedavisi için Beyaz Dut Kurusu kürünü 2003 yılından beri uygulayan çok sayıda egzema hastası başarılı sonuçlar elde etmişlerdir. Hiç bir yan etkisi olmayan Beyaz dut kurusu kürünün uygulanması da gayet kolaydır. <br />
       <br />
     <br />
Hazırlanışı :Yarım litre su çelik tencerede kaynatılır. Kaynadıktan sonra içerisine 1 avuç beyaz dut kurusu ilave edilir ve 7 Dk. daha hafif ateşte kaynatılır. <br />
       <br />
     <br />
Uygulanışı : Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ılıkdan biraz sıcak (elinizi yakmayacak şekilde) egzamalı elinizi tencerinin içine sokun. En az 10 Dk. etki ettirin (elinizi içerisinde bekletin). 1 saat elinizi yıkamayın. Daha sonra sadece su ile durulayın. Haftada 3 kez uygulanır. Her defasında taze hazırlanması gerekmektedir. <br />
       <br />
     <br />
Not : En geç 2 hafta içerisinde sonuç alınamıyor ise, kürü uygulamayınız.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64830-egzama-icin-bitkisel-kur.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İltihaplı Sivilceler İçin Losyon</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/64829-iltihapli-sivilceler-icin-losyon-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 12:40:10 GMT</pubDate>
			<description>İltihaplı Sivilceler İçin Losyon  Sivilce Maskeleri - Dogal Maskeler - İltihaplı Sivilceler Nasıl Gewcer - Sivilce İzlerinden Kurtulmak İçin -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> İltihaplı Sivilceler İçin Losyon  Sivilce Maskeleri - Dogal Maskeler - İltihaplı Sivilceler Nasıl Gewcer - Sivilce İzlerinden Kurtulmak İçin - Sivilcelerin İzleri Nasıl Kaybolur - Sivilcesiz Cilt İçin - Güzel Yüz Bakımı - İltihaplı Sivilce Masleleri - Sivilce Losyonu - Evda Yapılan Sivilce Maskeleri - Doğal Bakım Maskeleri Losyonları <br />
       <br />
      Malzemeler <br />
     <br />
1 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, <br />
     <br />
1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ayrıkotu kökü, <br />
     <br />
1 yemek kaşığı dolusu öksürük otu yaprağı (veya ebegümeci yaprağı), <br />
     <br />
1 yemek kaşığı dolusu aynısafa çiçek yaprağı, kurutulmuş ve ince kıyılmış olacak. <br />
     <br />
Hazırlanışı <br />
     <br />
Bitkiler, 200ml destile su, 30ml 70 derecelik etil alkol ve 30ml adaçayı destile suyu ile birlikte bir cam kavanoza koyulur ve ağzı iyice kapatılır. Arada bir çalkalanarak 3-4 gün bekletildikten sonra, dört kat tülbentten geçirilerek süzülür. Elde edilen losyon, koyu renkli temiz bir şişeye aktarılır. Her kullanımdan önce iyice çalkalanır. Losyonla ıslatılan bir pamukla, sabahları ve akşamları, yüz, boyun ve dekolte nemlendirilir.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/">Bakım Güzellik</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/64829-iltihapli-sivilceler-icin-losyon.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mango Gömlek Modelleri 2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/moda/64828-mango-gomlek-modelleri-2010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 12:06:16 GMT</pubDate>
			<description>Mango Gömlek Modelleri 2010  mango gömlek modeli - gömlek modelleri - bayan gömlek modelleri  
      Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Mango Gömlek Modelleri 2010  mango gömlek modeli - gömlek modelleri - bayan gömlek modelleri <br />
      <img src="http://img525.imageshack.us/img525/3051/69624832.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img823.imageshack.us/img823/8237/87394336.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img806.imageshack.us/img806/2984/86927010.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img801.imageshack.us/img801/4958/35007558.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img39.imageshack.us/img39/4958/78518936.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img835.imageshack.us/img835/221/36616194.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/moda/">Moda</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/moda/64828-mango-gomlek-modelleri-2010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mango Mini Etekli Abiye Modelleri 2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/moda/64827-mango-mini-etekli-abiye-modelleri-2010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 12:05:18 GMT</pubDate>
			<description>Mango Mini Etekli Abiye Modelleri 2010  mango abiye modelleri - mango abiye elbiseleri - mango 2010  
      Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Mango Mini Etekli Abiye Modelleri 2010  mango abiye modelleri - mango abiye elbiseleri - mango 2010 <br />
      <img src="http://img6.imageshack.us/img6/3792/mangokisaabiye005.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img827.imageshack.us/img827/6678/31440128b8.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img715.imageshack.us/img715/1835/3344055806.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img52.imageshack.us/img52/9484/mangokisaabiye004.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img541.imageshack.us/img541/7987/mangokisaabiye003.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://img4.imageshack.us/img4/435/3343935202.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/moda/">Moda</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/moda/64827-mango-mini-etekli-abiye-modelleri-2010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çocuklarda Besin Alerjisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64826-cocuklarda-besin-alerjisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 12:05:13 GMT</pubDate>
			<description>Çocuklarda Besin Alerjisi  Besin Alerjisi - Bebeklerde Besin Alerjisi - Alerji - Alerji Görülme Sıklığı - Yalancı Besin Alerjileri - Besin Alerjisi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Çocuklarda Besin Alerjisi  Besin Alerjisi - Bebeklerde Besin Alerjisi - Alerji - Alerji Görülme Sıklığı - Yalancı Besin Alerjileri - Besin Alerjisi Belirtileri - Bebeklerde Kaçıntı - Alerji Sebebleri <br />
       <br />
      Hem çocuklarda, hem de erişkinlerde çok sık görülen bir sorundur. Tanısı genellikle güçtür, çünkü hastadan alınan bilgiler ve deneme beslenmeleri dışında veri yoktur. <br />
       <br />
     <br />
Alerji, normal kişilerde herhangi bir rahatsızlığa yol açmayan bir ya da birkaç maddeye karşı aşırı duyarlılıktır. Alerji yapan maddeler solunum, ağız ya da enjeksiyon yoluyla vücuda girebilir. Böyle bir madde vücutta yabancı ve özümsenemez bir cisim olarak tanınır; bir başka deyişle antijen etkisi gösterir ve kendisine karşı antikor denen engelleyici ya da etkisizleş-tiriri maddelerin oluşumunu uyarır. Antikorun antijenle birleşmesiyle alerjik tepki başlar. Alerjik tepkiye neden olabilen maddeler arasında çiçek tozları, ev tozları, kozmetik ürünler, evde beslenen hayvanların kılları, değişik fiziksel etkenler, bitkisel maddeler, ilaçlar, aşılar ve çeşitli besinler sayılabilir. Besin alerjisine yol açan maddeler besinlerde bulunan proteinlerdir; bazı besinlerin çok az protein içermesi de bu gerçeği değiştirmez. Yatkınlığı olan kişilerde alerjinin ortaya çıkması için çok küçük miktarda protein bile yeterlidir. Ama bu proteinlerin bağırsaklardan kimyasal bütünlük içinde, yani normal sindirim süreçlerinde parçalanmadan emilmiş olmaları gerekir. <br />
       <br />
     <br />
Besin Alerjisi Görülme Sıklığı <br />
       <br />
     <br />
Besin allerjisi bebeklik çağında daha sık görülür; yıllar geçtikçe azalır. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Bebeğin sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması, günde birkaç öğün alerji yapma olasılığı yüksek tek bir besinle (süt) beslenmesi, alerji yapan besinle erken ve sürekli karşılaşması başlıca nedenlerdir. <br />
     <br />
Besin alerjisinin görülme sıklığı konusunda kesin bir şey söylemek zordur. Kuşkusuz erişkinlerde görece seyrek ortaya çıktığı ve alerjik hastalıkların küçük bir bölümünü oluşturduğu söylenebilir. Ama konserve yiyeceklerin yaygınlaşması ve gıda sanayisi tekniklerinin gelişmesiyle besin alerjisinin gittikçe daha çok görüldüğü yaygın bir görüştür. <br />
       <br />
     <br />
Bütün besinler alerji yapabilir, ama bazılarının alerjik tepkiye yol açma ola-sılığı daha yüksektir. Hayvansal besiner arasında en sık süt ve yumurta alerji yapar; etler daha çok pişirilerek tüketildiğinden alerjiye seyrek olarak yol açar. Bitkisel kökenli besinler arasında ise en çok çilek, ceviz, çikolata ve tahıllar antijen özelliği kazanır. Bununla birlikte bilinen bütün besinlerin alerji yapabildiği kesinlikle unutulmamalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Bir besinin alerji yapıp yapmaması bir ölçüde tüketilmeden önce geçtiği işlemlere bağlıdır. Pişirilme genellikle alerjik etkiyi azaltır ya da yok eder. Sütün içerdiği albüminin alınması alerji yapma olasılığının azalmasına yol açar. Örneğin peynirlere karşı alerji çok seyrek görülür, çünkü peynirin üretim süecinde sütteki albümin (laktalbümin) genellikle ayrılmaktadır. Az sayıdaki peynir alerjisi olguları yumurta, un, nişasta koku ve tat vericiler, küf gibi süt dışı maddelere bağlıdır. Sanayide kullanılan koruyucu maddeler de besinlerin alerji yapma özelliklerini değiştirebilir. <br />
       <br />
     <br />
Besinlerin çoğu bir antijenler mozaği gibi düşünülebilir. Örneğin yumutadaki albümin görece basit yapılı bir besin olmasına karşın beş ayrı antijen içerir. Karmaşık yapılı besinlerde bu bileşenlerin sayısı çok daha fazladır. <br />
     <br />
Doğal bileşenlerin yanı sıra besinlere bulaşmış maddeler de antijen etkisi gösterebilir. &quot;Bulaşma ürünü&quot; denen bu maddeler besin olmadıkları halde besin alerjisi yapabilir. Bu yabancı maddeler besinlere kaza ya da rastlantıyla bulaşabilir. Örneğin süt hayvanlarında meme iltihabını (mastit) tedavi etmek ya da önlemek amacıyla kullanılan antibiyo-tikler (özellikle penisilin) inek sütüne geçebilir. Emziren kadınların aldıkları ilaçlar da sütlerine geçebilir. Bu yolla süte geçen, ama sütün normal yapışma yabancı bulaşma ürünü maddeler sütçocuğunda alerji tepkimesine yol açabilir. Gerçekte bebekte anne sütüne karşı alerji gelişmesinin tek yolu budur. <br />
       <br />
     <br />
Besinlere yabancı madde bulaşmasının bir aracı da üretim teknolojisidir. Besinlerin bozulmasını önlemek amacıyla çok yaygın olarak kullanılan şahsilik ve antiseptik maddelerle gene gıda sanayisinde çok kullanılan renklendiriciler besin alerjisine yol açabilen yabancı maddelerdir. <br />
       <br />
     <br />
Besinlere sık sık bulaşan bir madde de nikeldir. Nikel özellikle baklagillere ve çileğe, ayrıca ekmeğe, etlere ve balığa bulaşabilir. Mutfak tuzunda ve margarinlerde de bulunur. Besinlerin paslanmaz çelik tencerede pişirilmesi oksalik asit (ıspanak, ravent), malik asit (elma) ve sitrik asit (özellikle turunçgiller) içermeleri durumunda nikel yoğunluğunu önemli ölçüde artırır. Bu yiyeceklerin yenmesi (5,6 mgr nikel=25 mgr nikel sülfat) gecikmiş bir aşın duyarlılığa bağlı bir egzamayı, ama aynı zamanda ürtiker ya da kızarıklığı da yeniden başlatabilir. <br />
     <br />
Besinleri korumak, renklendirmek gibi bazı belirli amaçlara yönelik olmak koşuluyla gıda sanayisinde kullanılmasına izin verilen katkı maddeleri vardır. Ama bunlar ülkelere göre yüzde 0,03 ile yüzde 0,15 arasında değişen oranlarda istenmeyen yan etkilere yol açmaktadır. <br />
       <br />
     <br />
Yalancı Besin Alerjileri <br />
       <br />
     <br />
Alerji yapan besinle vücudun buna karşı ürettiği antikor arasındaki tepkimenin neden olduğu gerçek besin alerjisinde vücutta bazı maddeler açığa çıkar. Bunlardan özellikle histamin alerjiyle ilgili belirti ve bozukluklardan sorumlu olan önemli bir maddedir. Ama kendi yapısında çok miktarda histamin bulunan ya da sindirildiğinde alerjik bir mekanizmadan bağımsız olarak vücutta histamin salgısını uyaran birçok besin de vardır. <br />
       <br />
     <br />
Bu besinlerin başlıcaları şunlardır: <br />
       <br />
     <br />
&#8226; Yumurta akı çok etkili bir histamin serbestleştiricidir. <br />
     <br />
&#8226; Kabuklu deniz hayvanları (karides ve daha az olmak üzere yengeçler), çilek, domates, çikolata, balık ve domuz eti de benzer bir etki yapar. <br />
     <br />
&#8226; Ananas ve papaya gibi bazı tropik meyveler histamin serbestleştirici maddeler içerir. <br />
     <br />
&#8226; Bakla, bezelye, fasulye gibi bazı sebeler, tahıllar, ceviz, yerfıstığı gibi çeşitli besinler histamin serbestleştirici bir madde olan lesitin içerir. <br />
     <br />
Bütün bunlardan başka protein yapısında olmayan bazı besinler de böyle eki gösterebilir. <br />
     <br />
Ayrıca alkolün iyi bilinen damar genişletici etkisiyle histamin serbestleştirici etkisinin birlikte görüldüğü unutulmamalıdır. <br />
     <br />
&#8226; Histamin açısından zengin besinler  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Besin Alerjisi Tanısı Teşhis <br />
       <br />
     <br />
Besinlerin içeriği başlı başına bir araştırma konusudur. Az miktarda, ama sürekli alman besinlerin bir kez büyük miktarda alınanlardan daha çok alerji yaptığı kanısı yaygınsa da, alınan besin miktarının önemi henüz tartışılmaktadır. Bazı besinler gerçek besin alerjisi belir-tilerine yol açan maddeler açısından özellikle zengindir. Bunlar yendiğinde &quot;yalancı alerji&quot; olarak nitelenen durum ortaya çıkar ve besin miktarı arttıkça yalancı alerji etkisi de güçlenir. Bununla birlikte bazı besinlerin hem alerji, hem de yalancı alerji yapıcı etkileri vardır. Bir besinin alerji yapıp yapmayacağı aynı anda alman öbür yiyeceklere, ilaçlara ve fiziksel gerginliğe bağlıdır. Dolaysıyla da sorun çok karmaşıktır. <br />
       <br />
     <br />
Besin Alerjisi Tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Besin alerjisinin tedavisi öbür alerjik hastalıkların tedavisinden farklı değildir. Tedavide bir yandan alerji yaptığı düşünülen etkenlerin elenmesine, buandan da belirtilerin ortadan kaldırıl-masına çalışılır. <br />
       <br />
     <br />
&#8226; Beslenme tedavisi- Alerjinin beslenmeyle tedavisi, ilk bakışta kolay görünebilir. Hastaya dokunan besin ya da besinler saptandıktan sonra, bunları bes-lenmeden çıkarmak yeterlidir. Söz konusu besinlerin besleyici değerinin az ve fıstık, deniz ürünleri, çilek gibi görece olağandışı türler olması durumunda bu yöntem kolayca uygulanabilir. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/">Çocuk Sağlığı</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64826-cocuklarda-besin-alerjisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>LYS Matematik Geometri Denemesi Cevap Anahtarlı</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/matematik/64825-lys-matematik-geometri-denemesi-cevap-anahtarli-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 11:10:17 GMT</pubDate>
			<description>LYS Matematik Geometri Denemesi Cevap Anahtarlı  LYS Matematik Cevap Anahtarları - Geometri Denemesi Cevap Anahtarları - LYS Matemetik Soruları Cevap...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> LYS Matematik Geometri Denemesi Cevap Anahtarlı  LYS Matematik Cevap Anahtarları - Geometri Denemesi Cevap Anahtarları - LYS Matemetik Soruları Cevap Anahtarları - 2010 LYS Matemetik Cevap Anahtarları - 2010 LYS Matemetik Geometri Soruları - Matemetik Soru ve Cevapları - Lys 2010 Matemetik Dersleri - Matematik - Geometri Deneme Soruları, Cevapları <br />
      LYS-1 <br />
     <br />
MATEMATİK <br />
     <br />
Bu testte 50 soru vardır. <br />
     <br />
Cevaplarınızı, cevap kağıdının Matematik Testi için ayrılan kısmına işaretleyiniz. <br />
     <br />
Matematik Testi için ayrılan süre 75 dakikadır. <br />
     <br />
Bu bölümün puanların oluşumundaki yüzde ağırlığı: <br />
     <br />
TM- 1 :%25 TM-2:%22 TM-3:% 18 <br />
     <br />
MF- 1 :%26 MF-2:% 16 MF-3:% 13 MF-4:%22 <br />
      <a href="http://hotfile.com/dl/67406579/2cad445/LYSMatematikGeometri_DenemesiCevapAnahtarl.pdf.h" target="_blank">Dowland Linki,Tikla</a>         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/matematik/">Matematik</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/matematik/64825-lys-matematik-geometri-denemesi-cevap-anahtarli.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkçe'de Rekorlar]]></title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64824-turkcede-rekorlar-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:46:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Türkçe'de Rekorlar  Türkçe'de Rekorlar Hakkında - Türkçede Rekorlar Nelerdir - Çümle Dizimi - Edebiyat Terimleri - Türkçede En Uzun Kelimeler  
     ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Türkçe'de Rekorlar  Türkçe'de Rekorlar Hakkında - Türkçede Rekorlar Nelerdir - Çümle Dizimi - Edebiyat Terimleri - Türkçede En Uzun Kelimeler <br />
         1. En uzun kelime: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
   2. Harfleri farklı en uzun kelime: konseptüalizm* (13) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
   3. Sessiz harfleri farklı ve en çok sayıda olan kelime: dengesizleştirmek (11) <br />
     <br />
   4. Sesli harfleri farklı ve en çok sayıda olan kelime: kökboyasıgiller, dokuzaltmışbeşlik (6) <br />
     <br />
   5. En çok sayıda farklı harf içeren kelime: doğurganlaştırmak, şekerciboyasıgiller, dokuzaltmışbeşlik (14) <br />
     <br />
   6. En çok sayıda anlamı olan kelime: çıkmak* (57) [İsmet Keskinsoy] <br />
     <br />
   7. En çok sayıda eşi olan sesteş: bar, bel (5) <br />
     <br />
   8. Peş peşe en çok sessiz harf içeren kelime: angström* [Köksal Karakuş], kontrplak* [Ömer Gözü], golfstrim (5) <br />
     <br />
   9. Peş peşe en çok sesli harf içeren kelime: maaile* [Köksal Karakuş], geoit, Taoizm (3) + <br />
     <br />
  10. Bir sesli harfle yazılan en uzun kelime: sfenks*, sprint* (6) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
  11. İki sesli harfle yazılan en uzun kelime: golfstrim, hornblent, kontrplak, transport (9) <br />
     <br />
  12. Üç sesli harfle yazılan en uzun kelime: transformizm (12) <br />
     <br />
  13. Dört sesli harfle yazılan en uzun kelime: transplantasyon (15) <br />
     <br />
  14. Beş sesli harfle yazılan en uzun kelime: standartlaştırmak (17) <br />
     <br />
  15. Bir sessiz harfle yazılan en uzun kelime: aile*, iade* [Köksal Karakuş], obua, idea (4) + <br />
     <br />
  16. İki sessiz harfle yazılan en uzun kelime: ailevi, iguana, obuacı (6) + <br />
     <br />
  17. Üç sessiz harfle yazılan en uzun kelime: anaokulu, ideoloji (8) + <br />
     <br />
  18. Dört sessiz harfle yazılan en uzun kelime: iadeiitibar (11) <br />
     <br />
  19. Beş sessiz harfle yazılan en uzun kelime: amerikaüzümü, epidemioloji, iadeiziyaret (12) <br />
     <br />
  20. Altı sessiz harfle yazılan en uzun kelime: menafiiumumiye (14) <br />
     <br />
  21. Bir sesli bir sessiz giden en uzun kelime: manifaturacılık, alametifarikalı (15) <br />
     <br />
  22. En uzun sessiz harf iskeletini paylaşan kelime ikilisi: dalgınlaştırmak-edilgenleştirmek (10) + <br />
     <br />
  23. En uzun sesli harf iskeletini paylaşan kelime ikilisi: biyometeoroloji-biyometeorolojik (8) <br />
     <br />
  24. En uzun palindromik kelime: kamalamak (9) <br />
     <br />
  25. En uzun çift yönlü kelime ikilisi: akronim-minorka (7) <br />
     <br />
  26. En uzun anagram ikilisi: karşılaştırmalı-karşılaştırılma (15) <br />
     <br />
  27. En yüksek alfabe değerine (A=1, B=2, ..., Z=29) sahip kelime: yüzsüzleştirilmek (324) <br />
     <br />
  28. Scrabble®'da en yüksek puanlı ilk hamle: çöğürcü, dövüşçü, göğümsü, sövgücü (126) <br />
     <br />
  29. Scrabble® taşlarıyla yazılabilen en yüksek değere sahip kelime: radyofizyoloji (43) <br />
     <br />
  30. Tüm harfleri alfabede yan yana olan en uzun kelime: limnolojik (10) <br />
     <br />
  31. Birbirine dönüşmek için en çok sayıda harf aktarımının gerektiği devirli kelime ikilisi: aliterasyon-rasyonalite (5) [ambigram] <br />
     <br />
  32. En uzun harf dizisi ile başlayıp aynı harf dizisiyle biten sandviç kelime: köpekoğluköpek (5) <br />
     <br />
  33. Alfabenin ilk 15 hafiyle yazılan en uzun kelime: alacabalıkçıl (13) <br />
     <br />
  34. Alfabenin son 15 hafiyle yazılan en uzun kelime: promosyonsuz (12) <br />
     <br />
  35. Aynada da anlamlı olan en uzun kelime: DEBDEBE (7) [ambigram] <br />
     <br />
  36. Dikey yazıldığında aynada da anlamlı olan en uzun kelime: OTOMOTİV (8) [ambigram] + <br />
     <br />
  37. Baş aşağı çevrildiğinde de anlamlı olan en uzun kelime: tezat [ambigram], fesat [ambigram] (5) <br />
     <br />
  38. Düz çizgilerle yazılan en uzun kelime: NAFTALİNLENMEK (14) <br />
     <br />
  39. Eğri çizgilerle yazılan en uzun kelime: goygoycu (8) <br />
     <br />
  40. Kısa harflerle yazılan en uzun kelime: umursamazca (11) <br />
     <br />
  41. En uzun yankı dizisi: trakit-rakit-akit-kit-it-t (6) <br />
     <br />
  42. En uzun çığ dizisi: t-ta-tar-tart-tartı-tartıl-tartılı-tartılış (8) <br />
     <br />
  43. Harfleri sıralı olan en uzun kelime: defosuz (7) <br />
     <br />
  44. Harfleri ters sıralı olan en uzun kelime: Soğdca* (6) [İsmet Keskinsoy] <br />
     <br />
  45. En çok sessiz harfi sıralı olan kelime: dampersiz, hakperest (6) <br />
     <br />
  46. En çok sessiz harfi ters sıralı olan kelime: taşeronluk (6) <br />
     <br />
  47. En çok sesli harfi sıralı olan kelime: başrejisörlük (5) <br />
     <br />
  48. En çok sesli harfi ters sıralı olan kelime: üniversal, multimedya (4) + <br />
     <br />
  49. Sözlükteki (TDK), bir harfi en çok içeren kelimeler: <br />
     <br />
          * A: alafrangalaşma (6) <br />
     <br />
          * B: beybaba* (3) [İsmet Keskinsoy] <br />
     <br />
          * C: seccadeci (3) <br />
     <br />
          * Ç: çiçekçi* (3) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * D: dedikodu (3) <br />
     <br />
          * E: gelenekselleşme* (7) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * F: şeffaf* (3) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * G: gürgengiller (3) <br />
     <br />
          * Ğ: dağdağa* (2) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * H: hahamhane (3) <br />
     <br />
          * I: sıkıştırıcı (5) <br />
     <br />
          * İ: iyilikbilirlik (6) <br />
     <br />
          * J: jeoloji (2) <br />
     <br />
          * K: korkaklık (4) <br />
     <br />
          * L: illallah (4) <br />
     <br />
          * M: mütemmim (4) <br />
     <br />
          * N: anneanne* (4) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * O: otokontrol* (4) [Metin Örsel] <br />
     <br />
          * Ö: mösyö (2) <br />
     <br />
          * P: pipo (2) <br />
     <br />
          * R: hürriyetperver (4) <br />
     <br />
          * S: sosis (3) <br />
     <br />
          * Ş: şeşbeş (3) <br />
     <br />
          * T: hattat (3) <br />
     <br />
          * U: uyuşturuculuk* (6) [Celalettin Baylan] <br />
     <br />
          * Ü: düşündürücülük* (6) [İsmet Keskinsoy] <br />
     <br />
          * V: evvel (2) <br />
     <br />
          * Y: muayyeniyet (3) <br />
     <br />
          * Z: muazzez (3) <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  50. Sözlükteki (TDK), aynı sessiz harfle yazılan en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * B: Babai (5) <br />
     <br />
          * C: acıca (5) <br />
     <br />
          * Ç: çaçaça (6) <br />
     <br />
          * D: iddia (5) <br />
     <br />
          * F: afife (5) <br />
     <br />
          * G: gaga (4) <br />
     <br />
          * Ğ: ağa (3) <br />
     <br />
          * H: hahha (5) <br />
     <br />
          * J: oje (3) <br />
     <br />
          * K: kekik (5) <br />
     <br />
          * L: lüleli (6) <br />
     <br />
          * M: muamma (6) <br />
     <br />
          * N: anneanne* (8) [Köksal Karakuş] <br />
     <br />
          * P: epope (5) <br />
     <br />
          * R: iare (4) <br />
     <br />
          * S: sosis (5) <br />
     <br />
          * Ş: şaşaa (5) <br />
     <br />
          * T: itaat (5) <br />
     <br />
          * V: ova (3) <br />
     <br />
          * Y: yaya (4) <br />
     <br />
          * Z: azize (5) <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  51. Sözlükteki (TDK), bir sesli harfi içermeyen en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * A: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * E: akışkanlaştırıcılık (19) <br />
     <br />
          * I: kuyruksallayangiller (20) <br />
     <br />
          * İ: elektroensefalogram (19) <br />
     <br />
          * O: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * Ö: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * U: ademimerkeziyetçilik (20) <br />
     <br />
          * Ü: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  52. Sözlükteki (TDK), bir harfle başlayan en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * A: ademimerkeziyetçilik (20) <br />
     <br />
          * B: belirginleştirmek (17) <br />
     <br />
          * C: cesaretlendirilmek (18) <br />
     <br />
          * Ç: çobanaldatangiller (18) <br />
     <br />
          * D: demokratikleştirmek (19) <br />
     <br />
          * E: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * F: Fransızlaştırmak (16) <br />
     <br />
          * G: gerçekleştirilmek (17) <br />
     <br />
          * Ğ: - (0) <br />
     <br />
          * H: Hristiyanlaştırmak (18) <br />
     <br />
          * I: ışıklandırılmak (15) <br />
     <br />
          * İ: iktidarsızlaşmak (16) <br />
     <br />
          * J: jeomorfolojik (13) <br />
     <br />
          * K: kuyruksallayangiller (20) <br />
     <br />
          * L: lezzetlendirmek (15) <br />
     <br />
          * M: mekanikleştiricilik (19) <br />
     <br />
          * N: numaralandırmak (15) <br />
     <br />
          * O: olanaksızlaşmak (15) <br />
     <br />
          * Ö: ölümsüzleştirilmek (18) <br />
     <br />
          * P: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * R: radyoaktifleştirme (18) <br />
     <br />
          * S: standartlaştırmak (17) <br />
     <br />
          * Ş: şekerciboyasıgiller (19) <br />
     <br />
          * T: teşkilatlandırılmak (19) <br />
     <br />
          * U: uluslararasıcılık (17) <br />
     <br />
          * Ü: ülküleştirilmek (15) <br />
     <br />
          * V: verimsizleştirmek (17) <br />
     <br />
          * Y: yılanyastığıgiller (18) <br />
     <br />
          * Z: zenginleştirmek (15) <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  53. Sözlükteki (TDK), bir harfle biten en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * A: teşkilatlandırılma (18) <br />
     <br />
          * B: ruzuşeb (7) <br />
     <br />
          * C: hac (3) <br />
     <br />
          * Ç: Şarkikaraağaç (13) <br />
     <br />
          * D: barkod (6) <br />
     <br />
          * E: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * F: elektropozitif (14) <br />
     <br />
          * G: gastroenterolog (15) <br />
     <br />
          * Ğ: Uğurludağ (9) <br />
     <br />
          * H: hasbetenlillah (14) <br />
     <br />
          * I: milletlerarasıcı (16) <br />
     <br />
          * İ: elektroensefalografi (20) <br />
     <br />
          * J: dezavantaj (10) <br />
     <br />
          * K: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * L: radyoelektriksel (16) <br />
     <br />
          * M: elektroensefalogram (19) <br />
     <br />
          * N: telekomünikasyon (16) <br />
     <br />
          * O: mezzosoprano (12) <br />
     <br />
          * Ö: banliyö (7) <br />
     <br />
          * P: silsileimeratip (15) <br />
     <br />
          * R: kuyruksallayangiller (20) <br />
     <br />
          * S: elektromıknatıs (15) <br />
     <br />
          * Ş: seyrekleştiriş (14) <br />
     <br />
          * T: egzistansiyalist (16) <br />
     <br />
          * U: kırlangıçkuyruğu (16) <br />
     <br />
          * Ü: eltieltiyeküstü (15) <br />
     <br />
          * V: İskandinav (10) <br />
     <br />
          * Y: Gümüşhacıköy (12) <br />
     <br />
          * Z: muvaffakiyetsiz (15) <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  54. Sözlükteki (TDK), aynı harfle başlayıp biten en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * A: alafrangalaştırma (17) <br />
     <br />
          * B: B (1) <br />
     <br />
          * C: C (1) <br />
     <br />
          * Ç: çalakılıç (9) <br />
     <br />
          * D: D (1) <br />
     <br />
          * E: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * F: fonotelgraf (11) <br />
     <br />
          * G: gastroenterolog (15) <br />
     <br />
          * Ğ: - (0) <br />
     <br />
          * H: hasbetenillah (14) <br />
     <br />
          * I: ıspanağımsı (11) <br />
     <br />
          * İ: isteklendirici (14) <br />
     <br />
          * J: - (0) <br />
     <br />
          * K: kapitalistleştirmek (19) <br />
     <br />
          * L: lokomobil (9) <br />
     <br />
          * M: merkantilizm (12) <br />
     <br />
          * N: nöroşirürjiyen (14) <br />
     <br />
          * O: oratoryo (8) <br />
     <br />
          * Ö: öhö (3) <br />
     <br />
          * P: polariskop (10) <br />
     <br />
          * R: rüzgârölçer (11) <br />
     <br />
          * S: semtürreis (10) <br />
     <br />
          * Ş: şüpheleniş (10) <br />
     <br />
          * T: tentürdiyot (11) <br />
     <br />
          * U: uyuşturucu (10) <br />
     <br />
          * Ü: üstünkörü (9) <br />
     <br />
          * V: velev (5) <br />
     <br />
          * Y: yarbay (6) <br />
     <br />
          * Z: zürriyetsiz (11) <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
  55. Sözlükteki (TDK), bir harfi içeren en uzun kelimeler: <br />
     <br />
          * A: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * B: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * C: sekerciboyasıgiller (19) <br />
     <br />
          * Ç: ademimerkeziyetçilik (20) <br />
     <br />
          * D: ademimerkeziyetçilik (20) <br />
     <br />
          * E: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * F: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * G: kuruksallayangiller (20) <br />
     <br />
          * Ğ: şeytaniğnesigiller (18) <br />
     <br />
          * H: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * I: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * İ: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * J: gastroenterolojik (17) <br />
     <br />
          * K: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * L: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * M: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * N: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * O: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * Ö: ölümsüzleştirilmek (18) <br />
     <br />
          * P: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * R: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * S: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * Ş: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * T: profesyonelleştirmek (20) <br />
     <br />
          * U: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * Ü: karikatürleştirmek (18) <br />
     <br />
          * V: evrenselleştirilmek (19) <br />
     <br />
          * Y: erkânıharbiyeiumumiye (21) <br />
     <br />
          * Z: ademimerkeziyetçilik (20) <br />
     <br />
      Birden çok kelime olması durumunda, daha yaygın olan verilmiştir. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64824-turkcede-rekorlar.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Alfabe Cümleleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64823-alfabe-cumleleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:45:56 GMT</pubDate>
			<description>Alfabe Cümleleri  Alfabe Cümleleri Nelerdir - Alfabe Cümleleri Hakkında - Alfabe Cümleleri Özellikleri Nelerdir - Edebiyat Terimleri  
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Alfabe Cümleleri  Alfabe Cümleleri Nelerdir - Alfabe Cümleleri Hakkında - Alfabe Cümleleri Özellikleri Nelerdir - Edebiyat Terimleri <br />
      Alfabenin 29 harfini de içeren cümlelere alfabe cümleleri diyoruz. Böyle cümlelere pangram da denir. Cümleleri hazırlarken amaç, minimum sayıda harf kullanarak mümkün olduğunca anlamlı ve akıcı bir cümle elde etmektir. Parantez içinde toplam harf sayıları belirtilmiştir. <br />
       <br />
     <br />
   1. Bahçede acı jambonlu zayıf tavuk göğsü pişir. (38) <br />
     <br />
   2. Bronş, cız, çiğ, duy, fevk, güm, höst, plaj. (29) <br />
     <br />
   3. Bu vakıf koleji hep güçsüz; öğrenci yetişmedi. (38) <br />
     <br />
   4. Çoğu cingöz haje dışbükey platform sever. (35) <br />
     <br />
   5. Dağ sincabı, faj ve hipo sözlükte geçmiyormuş. (38) <br />
     <br />
   6. Kolej fıstığı böcüden hep vazgeçiyormuş. (35) <br />
     <br />
   7. Öptüğü Fransız çocuk hala dejavu gibiymiş. (36) <br />
     <br />
   8. Jübile, hepsi Eğitim Gönüllüleri Vakfı içindi; coşuyoruz. (48) <br />
     <br />
   9. Ünlü bahtsız deveyi Ganj'da fakir çocuğu öpermiş. (41) <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Yinelemeli cümleler <br />
       <br />
     <br />
Aynı harf dizisinin tekrarlanmasıyla oluşturulan cümlelerdir. <br />
       <br />
     <br />
   1. Azar az, ar az, araz ara Zara, zar azar azar azar. <br />
     <br />
   2. Birdirbir birdirbirdir. <br />
     <br />
   3. Kazarak az ara, kaz ara kazara kazarak a Zara. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64823-alfabe-cumleleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çelişken Kelimeler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64822-celisken-kelimeler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:45:55 GMT</pubDate>
			<description>Çelişken Kelimeler  Çelişken Kelimeler Nelerdir - Çelişken Kelimeler Hakkında - Birbirine Zıt Kelimeler - Birbirine Çelişen Kelimeler  
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Çelişken Kelimeler  Çelişken Kelimeler Nelerdir - Çelişken Kelimeler Hakkında - Birbirine Zıt Kelimeler - Birbirine Çelişen Kelimeler <br />
      Birbirine zıt veya birbiriyle çelişen iki anlamı olan kelimelerdir. <br />
       <br />
     <br />
   1. Tabu: 1. Kutsal sayılıp korunan. 2. Yasaklanan, tekinsiz. <br />
     <br />
   2. Kiralamak: 1. Kira ile vermek. 2. Kira ile tutmak. <br />
     <br />
   3. Zom: 1. Olgun (kimse). 2. Çok sarhoş olan. <br />
     <br />
   4. Bayağı: 1. Aşağılık; sıradan. 2. Çok iyi. <br />
     <br />
   5. Bitmek: 1. Sona ermek. 2. Ortaya çıkmak. <br />
     <br />
   6. Tire: 1. Kısa çizgi. 2. Uzun çizgi.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64822-celisken-kelimeler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sandviç Kelimeler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64821-sandvic-kelimeler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:45:33 GMT</pubDate>
			<description>Sandviç Kelimeler  Sandviç Kelimeler Nelerdir - Sandviç Kelimeler Hakkında - Harf Dizinleri - Edebiyat Terimleri  
      Aynı harf dizisi ile...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sandviç Kelimeler  Sandviç Kelimeler Nelerdir - Sandviç Kelimeler Hakkında - Harf Dizinleri - Edebiyat Terimleri <br />
      Aynı harf dizisi ile başlayıp biten kelimelerdir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
5 harfli dizi: <br />
       <br />
     <br />
   1. köpekoğluköpek <br />
       <br />
     <br />
4 harfli diziler: <br />
       <br />
     <br />
   1. abrakadabra [ambigram] <br />
     <br />
   2. indibindi <br />
     <br />
   3. ilikçilik <br />
     <br />
   4. emeklemek <br />
     <br />
   5. kınakına <br />
     <br />
   6. anneanne <br />
     <br />
   7. agaragar <br />
     <br />
   8. beriberi <br />
     <br />
   9. kuçukuçu <br />
     <br />
  10. uçtuuçtu <br />
     <br />
  11. pisipisi <br />
     <br />
  12. minimini <br />
       <br />
     <br />
Bazı 3 harfli diziler: <br />
       <br />
     <br />
   1. mikroekonomik <br />
     <br />
   2. trigonometri <br />
     <br />
   3. makadamlamak <br />
     <br />
   4. renkgideren <br />
     <br />
   5. yokoğluyok <br />
     <br />
   6. sızıltısız <br />
     <br />
   7. peyderpey <br />
     <br />
   8. birdirbir <br />
     <br />
   9. yüzbeyüz <br />
     <br />
  10. taraftar <br />
     <br />
  11. keşmekeş <br />
     <br />
  12. kesinkes <br />
     <br />
  13. katbekat <br />
     <br />
  14. ilişkili <br />
     <br />
  15. günbegün <br />
     <br />
  16. derbeder <br />
     <br />
  17. dembedem <br />
     <br />
  18. çarnaçar <br />
     <br />
  19. cetbecet <br />
     <br />
  20. amaçlama <br />
     <br />
  21. tıpatıp <br />
     <br />
  22. sızısız <br />
     <br />
  23. peyapey <br />
     <br />
  24. motamot <br />
     <br />
  25. menemen <br />
     <br />
  26. korakor <br />
     <br />
  27. birebir <br />
     <br />
  28. beraber <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64821-sandvic-kelimeler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çok Okunuşlu Cümleler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64820-cok-okunuslu-cumleler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:45:12 GMT</pubDate>
			<description>Çok Okunuşlu Cümleler  Çok Okunuşlu Cümleler Nelerdir - Çok Okunuşlu Cümleler Nedir - Çok Okunuşlu Cümleler Hakkında - Edebiyat Terimleri  
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Çok Okunuşlu Cümleler  Çok Okunuşlu Cümleler Nelerdir - Çok Okunuşlu Cümleler Nedir - Çok Okunuşlu Cümleler Hakkında - Edebiyat Terimleri <br />
      Aynı harf dizisinin birden fazla şekilde okunabildiği cümlelerdir. <br />
       <br />
     <br />
   1. Ulu orta çağırmaktan bıktı. Ulu Orta Çağ, ırmaktan bıktı. <br />
     <br />
   2. Çağlayan durmuyor. Çağla, yan durmuyor. <br />
     <br />
   3. Çiğdem yerinde değil. Çiğ dem yerinde değil. <br />
     <br />
   4. Her yer dekar hesabı yapılıyor. Her yerde kar hesabı yapılıyor. <br />
     <br />
   5. Her gele seni yıldırmasın. Hergele seni yıldırmasın. <br />
     <br />
   6. İt halat ile gelmiyor. İthalat ile gelmiyor. <br />
     <br />
   7. Ondan itibar en iyidir. Ondan itibaren iyidir. <br />
     <br />
   8. Okuman yakarış kadar. O kumanya karış kadar. <br />
     <br />
   9. Matem, atik oldu. Matematik oldu. <br />
     <br />
  10. Her mertebe yapardı. Her mert ebe yapardı. <br />
     <br />
  11. Kaç paravana? Kaç para vana? <br />
     <br />
  12. Sakat at yemem. Sakatat yemem. <br />
     <br />
  13. Sap sarı olmuş. Sapsarı olmuş. <br />
     <br />
  14. Düşmanını seç, kin yapma. Düşmanını seçkin yapma. <br />
     <br />
  15. Ya, seminer kek değildir. Yasemin erkek değildir. <br />
     <br />
  16. Son uç değişmedi. Sonuç değişmedi. <br />
     <br />
  17. Süt, un gibi malzemeler lazım. Sütun gibi malzemeler lazım. <br />
     <br />
  18. Şam, piyon olamaz. Şampiyon olamaz. <br />
     <br />
  19. Tabi at üstü gitme kolay. Tabiatüstü gitmek olay. <br />
     <br />
  20. Tank eri gidiyor. Tankeri gidiyor. <br />
     <br />
  21. Alman aklı bu. Almanaklı bu. <br />
     <br />
  22. Az iz bırakın. Aziz bırakın. <br />
     <br />
  23. Sil silebilirsen. Silsile bilirsen. <br />
     <br />
  24. Şarapneli çıktı. Şarap neli çıktı? <br />
     <br />
  25. Ekmeği balaban. Ekmeği bala ban. <br />
     <br />
  26. Bari ton balığı yeseydi. Bariton, balığı yeseydi. <br />
     <br />
  27. Bele diye ısrar etti. Belediye ısrar etti. <br />
     <br />
  28. Bey, az ye biraz. Beyaz ye biraz. <br />
     <br />
  29. Çin gene, Japon değil. Çingene Japon değil. <br />
     <br />
  30. &#8220;Ebe&#8221; diyen ölecek. Ebediyen ölecek. <br />
     <br />
  31. Yüz sekiz düşüm doğru çıkar. Yüzsek izdüşüm doğru çıkar. <br />
     <br />
  32. Nal bant tutmaz. Nalbant tutmaz. <br />
     <br />
  33. Sihir bazen başarılı. Sihirbaz en başarılı. <br />
     <br />
  34. Karesi metrik değil. Kare, simetrik değil. <br />
     <br />
  35. Stajyeri belli mi? Staj yeri belli mi? <br />
     <br />
  36. Tekstil başarısız olur. Tek stil başarısız olur. <br />
     <br />
  37. Bul, dokuz ay görmedi. Buldok uzay görmedi. <br />
     <br />
  38. Yüzük oyun değildir. Yüzükoyun değildir. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64820-cok-okunuslu-cumleler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Georg Lukacs</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64819-georg-lukacs-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:37:21 GMT</pubDate>
			<description>Georg Lukacs  Georg Lukacs Kimdir - Georg Lukacs Resimleri - Georg Lukacs Biyografisi - Georg Lukacs Hakkında  
      Hukuk felsefesi fakültesinde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Georg Lukacs  Georg Lukacs Kimdir - Georg Lukacs Resimleri - Georg Lukacs Biyografisi - Georg Lukacs Hakkında <br />
      Hukuk felsefesi fakültesinde doktorasını yapmış olan Macar bilimsel maddeci filozof, estetikçi  ve edebiyat kuramcısı Georg Lukacs, yaşamının birçok yılını yurt dışında geçirmiş, 1919'da geçici cumhuriyette öğretim sorumlusu olmuş, Macar devriminin yenilgiye uğramasından sonra Viyana'ya geçmiş, 1930-45 yılları arasında Moskova ve Berlin'de bulunmuş, faşizmin Macaristan'da yenilgiye uğramasından sonra yeniden Budapeşte'ye dönerek estetik ve kültür kuramı profesörü olmuş, 1956 yıllarında ise, bulunduğu kültür bakanlığı görevinden çekilmiştir. <br />
       <br />
      <img src="http://1.bp.blogspot.com/_8afSsw3jYp8/R-zzsJjaMgI/AAAAAAAAEPo/Zh_KQ38Z_5U/s320/MPic5584.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Lukacs'in felsefi ve edebiyat eleştirel çalışmaları, 19. ve 20. yüzyılların birçok kuramsal kaynaklarına ve düşünce akımlarına dayanır. Daha, 1908'de, şair ve yazar Bela Balazs'la birlikte «Batı <br />
     <br />
Lukacs bu yıllarda, ilk kez «Estetik <br />
     <br />
Lukacs'ın bilimsel maddeciliğe geçişi Macar devrimi sırasına rastlar. Geçici hükümetin kültür sorumlusu görevini yürütmesi yanısıra, siyasal sorumlu olarak karşı devrimci Romen birliklerine karşı cepheye de giden Lukacs, ödünsüz tutumu ve kazandığı entellektüel saygınlıkla kısa zamanda geçici hükümetin başlıca kişileri arasında yer alır. Burjuva-liberal bir düşünürlükten (eski felsefi görüşleri ile kuramsal tutumundan doğal olarak büsbütün kurtulamamış olmakla birlikte) toplumculuğa geçişinin bir anlatımına, devrim sırasında yazdığı Ethik ve Taktik'te (1919) rastlanır. Bu elkitapçığında, Lukacs, daha önce Kant ve Fichte'den etkilenmiş olduğu ethik görüşleri köktenleşmiş bir biçimde devrimci mücadeleye uygulamaya çalışır.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/">Bilim Adamları</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64819-georg-lukacs.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ludwig Buchner</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64818-ludwig-buchner-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:37:11 GMT</pubDate>
			<description>Ludwig Buchner  Ludwig Buchner Kimdir - Ludwig Buchner Resimleri - Ludwig Buchner Biyografisi - Ludwig Buchner Hakkında  
      Büchner (Ludwig),...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ludwig Buchner  Ludwig Buchner Kimdir - Ludwig Buchner Resimleri - Ludwig Buchner Biyografisi - Ludwig Buchner Hakkında <br />
      Büchner (Ludwig), alman filozof (Darmstadt 1824 -ay. y. 1899), Georg Büchner'in kardeşi.  <br />
     <br />
Tübingen'de doçentken maddeci felsefe anlayışından esinlenen Madde ve kuvvet (Kraft und Stoff) [1855] adlı kitabının yayımlanması üzerine öğretim üyeliğini bırakmak zorunda kaldı ve hekimlik yapmaya başladı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/8a/Ludwig_B%C3%BCchner.jpg/225px-Ludwig_B%C3%BCchner.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
 Buchner, bilimsel bilginin kökenci bir maddecilik görüşüne dayanması gerektiğini düşünüyordu (Natur und Geist [Doğa ve ruh], 1857). Die Stellung des Menschen in der Natur (insanın doğadaki durumu) (1869] adlı kitabıyla darwinciliğin yayılmasına katkıda bulundu ve aynı zamanda, bu kuramla toplumsal ilerleme arasında varsaydığı bağlılık üzerinde durdu (Darwinismus und Sozialismus [Darvincilik ve sosyalizm], 1894).         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/">Bilim Adamları</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64818-ludwig-buchner.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çocuklarda Alerji ve Astım</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64817-cocuklarda-alerji-astim-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:35:12 GMT</pubDate>
			<description>Çocuklarda Alerji ve Astım  Çocuklarda aelrji Nasıl Ortaya Çıkar  - Alerjinin Sebebleri Nelerdir - Çocuklarda En Çok Neye Karşı Alerji Gelişir -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Çocuklarda Alerji ve Astım  Çocuklarda aelrji Nasıl Ortaya Çıkar  - Alerjinin Sebebleri Nelerdir - Çocuklarda En Çok Neye Karşı Alerji Gelişir - Çocuklarda Astım neden Ortaya Çıkar - Çocuklarda Atımın Teşhisi Nasıl Gerçekleşir -  <br />
      Allerji nedir? Nasıl ortaya çıkar? <br />
       <br />
      Allerji, çoğu bireyin temas ettiğinde sorun yaşamadığı bir maddeye karşı vücudun anormal duyarlılık göstermesi olarak tanımlanabilir. Allerji çoğu zaman aile bireyleri arasında genetik (ırsi) bir geçiş göstermektedir. Anne ya da babadan birinin allerjik vücut yapısına sahip olması durumunda çocukta allerji gelişme riski % 25 iken, hem annenin hem babanın allerjik olması durumunda bu oran % 50'ye çıkmaktadır. Hem anne, hem babada aynı allerjik hastalığın bulunması durumunda ise çocukta aynı hastalık görülme riski % 70 olarak bildirilmektedir. Ancak ailesinde hiç allerji ya da astım öyküsü olmayan astımlı çocuklar da vardır.  <br />
       <br />
      Çocuklarda en sık neye karşı allerji gelişir? <br />
       <br />
      Çevremizde var olan her tür maddeye karşı allerjik reaksiyon gelişebilir. Allerji yapıcı maddeler gıdalarla, hava yolu ile, vücuda dışarıdan enjekte edilmek yoluyla veya deri yolu ile alınabilir. İlk 3 yaşta gıdalara karşı (en sık inek sütü ve yumurta) allerji gelişimi ön planda iken, 3 yaştan sonra solunan hava ile alınan maddelere karşı olan allerjiler ön plana geçer. Hava yolu ile allerji yapabilen maddeler içinde ev tozu akarları, küf, hayvan cilt döküntüleri, salgı ve tüyleri, yabani ot, çimen ve ağaç polenleri sayılabilir.  <br />
       <br />
     <br />
Çocuklarda astım neden olur? <br />
       <br />
      Çocukluk çağında astım % 90 oranında allerjik kökenlidir. Ev içi allerji yapıcı maddelerin bronşlarda yarattığı hassasiyet; soğuk hava, egzersiz, solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal kokular, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi uyaranlarla temas sonucu astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bunun yanında alerjik olunan maddeye bir anda aşırı maruz kalmak da öksürük, hırıltı, nefes darlığı belirtilerine yol açabilir.  <br />
       <br />
     <br />
Çocuklarda astım nasıl seyreder? <br />
       <br />
      Astım tanısı alan çocukların çoğunun hayatın ilk 2 yılında belirti verdiği bilinmektedir. İlk yıllarda öksürük ve hırıltı daha çok virüslerle olan solunum yolu enfeksiyonları sonucu ortaya çıkar. Bu yaşlarda akciğerlerin gelişiminin henüz tamamlanmamış olması, küçük hava yolu çaplarının dar, kıkırdak dokunun az olması, tekrarlayıcı bronş daralmasına katkıda bulunur. Dört beş yaşlarında akciğerlerin gelişiminin tamamlanması ile erken yaşlarda astım belirtileri gösteren birçok çocukta hastalık düzelmektedir. Düzelmeyen bir grup hasta ve daha geç astım tanısı almış çocukların bir kısmı da ergenlik çağında klinik bir iyilik dönemine girerler. Genel olarak çocukluk çağında astım tanısı almış hastaların yaklaşık %50-60'ı ergenlik döneminde iyileşirler. İyileşen olguların bir bölümü orta yaş döneminde tekrar hastalık belirtileri göstermeye başlayabilmektedirler. Allerjisi olan astımlı çocuklarda yaş ilerledikçe hastalığın kaybolması olasılığı daha düşüktür.  <br />
       <br />
      Çocuklarda astım nasıl teşhis edilir? <br />
       <br />
      Astım tanısı koymada en değerli tanı aracı şikayetlerin hikayesidir. Öksürük, hırıltı, hışıltı ve / veya nefes darlığı belirtilerinin varlığı ve bu belirtilerin bronş acıcı tedaviyle veya kendiliğinden kaybolması, ancak bir süre sonra tekrar ortaya çıkması ön planda astımı düşündürür. Yattıktan sonra veya sabaha karşı yaklaşık 30 dakika süreyle devam eden ve bronş genişletici ilaçlara olumlu yanıt veren öksürük atakları da aksi ispat edilene kadar astım kabul edilmelidir. Doktor muayenesinde akciğerlerde bronş daralmasına ait bulgular gözlenmesi de tanıyı destekler.   <br />
       <br />
     <br />
Çocuklarda astım nasıl tedavi edilir? <br />
       <br />
      Tüm allerjik hastalıklarda olduğu gibi astımda da birinci basamak tedavi allerjik olunan maddeden uzak durmaktır. Uygun öneriler doğrultusunda alınacak çevre önlemleri ile hastalık belirtilerinin ve bronşlardaki aşırı duyarlılığın belirgin derecede azalması mümkündür.  <br />
       <br />
     <br />
Çevre önlemlerinin yeterli olmadığı, ilaç tedavisinin uygun görüldüğü hastalarda havayolu ile akciğerlere çekilip bronşları tedavi eden sprey şeklindeki ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar, allerjinin yarattığı bronş hassasiyetini azaltarak atakları önleyici ilaçlar ve sadece hastalık alevlenmeleri sırasında kullanılan bronş gevşetici ilaçlar olarak ikiye ayrılabilir. Son yıllarda astım tedavisinde devrim niteliği taşıyan atakları önleyici ilaçların bir çoğunda düşük dozlu kortizon bulunmaktadır. Ancak bu kortizonlar kana karışma oranı çok çok düşük, uygun dozda kullanıldıklarında kortizona ait yan etkilere yol açmayan ilaçlardır. Allerjinin bronşlarda yapabileceği kalıcı hasarı önlemede tek seçenek olarak sunulan bu ilaçlarla astım belirtileri en aza indirilmektedir. Ancak bilinmelidir ki, bu ilaçlarla tedavi hastalığı kökten yok edememektedir. Çoğu çocukta spreyler verildiği sürece etkili olmakta, kesildiğinde ise yeniden belirtiler ortaya çıkmaktadır. Allerjik astımda hastalığı kökten tedavi edecek ve doğal seyrini değiştirebilecek tek tedavi yöntemi allerji aşı tedavisidir.  <br />
       <br />
      Aşı tedavisi nedir? Kimlere ve nasıl uygulanır? <br />
       <br />
      Aşı tedavisi sadece alierjisi deri testinde veya kanda spesifik IgE yoluyla tespit edilmiş, 3 yaşın üzerindeki çocuklara uygulanır. Allerjik olunan maddenin artan dozlarda vücuda verilip, çocuğun o maddeye alıştırılması sağlanır. Uzun yıllar aşı tedavisi iğne şeklinde uygulanmıştır. Ancak, bu tedavi şeklinde görülebilecek allerjik yan etkilerin çok fazla olması ve çocuklarda iğneye bağlı yarattığı rahatsızlık nedeniyle; son yıllarda dil altı aşı tedavileri geliştirilmiştir. Bu tedavi yöntemi yaklaşık 10 yıldır uygulanmakta olup, yan etkilerinin azlığı ve hastanın kendi evinde tedavi olabilmesinin yarattığı rahatlık nedeniyle gün geçtikçe daha fazla tercih edilmektedir.  <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/">Çocuk Sağlığı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64817-cocuklarda-alerji-astim.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Max Adler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64816-max-adler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:07:55 GMT</pubDate>
			<description>Max Adler  Max Adler Kimdir - Max Adler Resimleri - Max Adler Biyografisi - Max Adler Hakkında  
      Adler (Max), avusturyalı filozof (Viyana 1873-...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Max Adler  Max Adler Kimdir - Max Adler Resimleri - Max Adler Biyografisi - Max Adler Hakkında <br />
      Adler (Max), avusturyalı filozof (Viyana 1873- ay. y. 1937). Otto Bauer ve Ru-dolf Hilferding ile birlikte, Avusturya marx-çılığının başlıca temsilcilerinden biri. Avusturya sosyal-demokrasisinin sol kanadına bağlı olmasına karşın leninciliği, siyasal strateji düzeyinde olduğu gibi kuramsal düzeyde de reddetti.  <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://pages.cthome.net/hirsch/madler.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Yenikantçılık ile marxçılığı birleştirerek toplumbilimin bilimkuramsal sorunlarıyla uğraştı (Marx-istiche Probleme, 1913; Das Soziologische in Kants Erkenntniskritik, 1924). Ayrıca, marx felsefesinin Hegel'den kaynaklanan yanları üzerinde önemle durdu.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/">Bilim Adamları</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64816-max-adler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Jean Paul Sartre</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64815-jean-paul-sartre-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 10:07:13 GMT</pubDate>
			<description>Jean Paul Sartre  Jean Paul Sartre Kimdir - Jean Paul Sartre Resimleri - Jean Paul Sartre Biyografisi - Jean Paul Sartre Hakkında  
      Jean Paul...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Jean Paul Sartre  Jean Paul Sartre Kimdir - Jean Paul Sartre Resimleri - Jean Paul Sartre Biyografisi - Jean Paul Sartre Hakkında <br />
      Jean Paul Sartre (1905 - 1980) <br />
     <br />
21 Haziran 1905'te Paris'te doğdu. Babası o çok küçük yaştayken öldü ve annesi de ailesinin yanına döndü. Sartre, hep örnek çocuk olarak gösterildi. La Rochelle Lisesi'ne devam etti, ama olgunluk sınavını Louis le Grand Lisesi'nde verdi. Eğitimini Ecole Normale Supérieure'de, İsviçre'deki Fribourg Üniversitesi'nde ve Berlin'deki Fransız Enstitüsü'nde sürdürdü. <br />
       <br />
      <img src="http://www.felsefeforumu.com/images/resim/sartrerenkli.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
1929 yılında Simone de Beauvoir'la tanıştı. Çeşitli liselerde öğretmenlik yaptı. 2. Dünya Savaşı sırasında, Almanlar tarafından hapse atıldı; hapisten çıktıktan sonra Direniş Hareketi'ne katıldı. &quot;Sinekler&quot; adlı tiyatro oyunu, onun Direniş Hareketi'nde olduğunu bilmeyen Almanların izniyle oynandı (1943). Aynı durum, &quot;Varlık ve Hiçlik&quot; adlı oyununda da meydana geldi (1943). Oyunlarının her ikisi de baskı karşıtıdır; &quot;Varlık ve Hiçlik&quot;te Sartre, ilk kez felsefesini ortaya koydu. <br />
       <br />
     <br />
1945 yılında öğretmenliği bırakarak &quot;Les Temps Modernes&quot; adlı edebi-politik dergiyi kurdu. Kitaplarının çoğunda edebi ve politik sorunları işledi. Savaş sonrası dönemde özellikle politik etkinlikleriyle öne çıkan Sartre, eleştirilerini saklamasa da SSCB'ye destek veriyor, Fransa'nın Cezayir'e karşı yürüttüğü savaşa karşı çıkanların başında geliyordu;Les Temps Modernes, sömürgelerdeki savaşlara karşı 1953'ten başlayıp, 1957'de yoğunlaşan bir savaş yürüttü. <br />
       <br />
      <img src="http://www.davidlavery.net/Barfield/Images/People/sartre2.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Sartre, &quot;121'lerin Bildirgesi&quot;ni imzaladı, 1961-62 yılındaki büyük gösterilere katıldı. 1964 yılında Nobel Ödülü'nü geri çevirdi; böylesi bir ödülün, yapıtlarının bütünlüğünü zedeleyeceğini düşünüyordu. 1966-67 yılları arasında Vietnam Savaşı'nda meydana gelen katliamları sorgulamak üzere kurulmuş olan Russel Mahkemesi'nin de başkanlığını yaptı. <br />
       <br />
     <br />
1968 yılında, Sovyetler'in Prag'a müdahalesinin ve Fransa'daki öğrenci hareketlerinin üzerine, Sovyet sosyalizmini ve kendi klasik aydın tutumunu sorgulamaya girişti. O dönemde Maocularla da bir yakınlaşması oldu. 1973 yılında Liberation'u kurdu. <br />
       <br />
     <br />
1974 yılında gözleri büyük oranda görmez oldu, bu nedenle etkinliklerini yavaşlatarak, daha çok Doğu Ülkeleri üzerindeki baskıların sona erdirilmesi, insan haklarının korunması gibi konularda çalışmaya başladı. Pierre Victor'la (Benny Levy'nin takma adı), aydının rolü, bireyin tarihteki yeri, şiddet ve kardeşlik konuları hakkında &quot;Pouvoir et liberté&quot; adında bir yapıt hazırladı. <br />
       <br />
     <br />
Siyasal etkinliklerinin, yazar tarafını bazen maskelemiş olmasına karşın, Sartre, son derece düzenli bir zihinsel çalışma yürüterek, gününün altı saatini yazmaya verdi. Edebi nesne Sartre'a göre &quot;Yalnızca hareket halindeyken varolan bir topaçtır. Onu ortaya çıkarmak için, adına okumak denen somut bir eyleme ihtiyaç vardır.&quot; Yazmak, okurun özgürlüğüne çağrıda bulunmaktır. Sartre, 15 Nisan 1980'de Paris'te öldü. Sartre'ın önemli kitapları arasında Özgürlüğün Yolları, Bulantı, Gizli Oturum, Kirli Eller, Sözcükler, Duvar sayılabilir; bunun yanı sıra, yayınlanmış ya da bitirilemeyerek yayınlanmamış birçok yapıtı vardır. <br />
       <br />
     <br />
Sartre'ın adıyla birlikte anılan varoluşçuluk, aslında 17. yüzyıldan beri vardır; Blaise Pascal'le başlar; ama Sokrates'in felsefesinde, hatta İncil'de varoluşçuluğun izlerinin bulunduğu düşünülürse, Pascal'i varoluşçuluğun kurucusu olarak kabul etmek de doğru olmaz. Soren Kierkegard ise, modern varoluşçuluğun kurucusu olarak kabul edilir. Nietzsche, Heidegger ve tabii Sartre varoluşçudurlar. Camus ve Dostoyevski de, diğer çok ünlü varoluşçu yazarlardır. <br />
     <br />
Sartre, varoluşçuluğun iyimser bir felsefe olduğunu söyler; çünkü tüm insanlar birbirinin aynıdır; bir kahraman ya da bir alçak olmak tamamıyla onların elindedir; insan önceden-tanımlanmamıştır; ne bir kahraman olarak doğar, ne de bir alçak. Ama aynı felsefeye göre, insan varlığının durumuna da güvenmemelidir, çünkü o halde kalacağının hiçbir güvencesi yoktur. Özet olarak, Sartre insanın tek yazgısının, elinden geldiğince &quot;bağımlı&quot; olmak olduğunu söyler. Bu da, kendini bütünün içinde düşünebilmekten geçer.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/">Bilim Adamları</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bilim-adamlari/64815-jean-paul-sartre.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Türkçe Top 40 04.09.2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64814-turkce-top-40-04092010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 09:20:09 GMT</pubDate>
			<description>Türkçe Top 40 04.09.2010  Türkçe Top 40 2010 - Türkçe Top 40 - Türkçe Top 40 Albümü - Türkçe Top 40 Albüm Tanıtım  
      01Tarkan-Adımı Kalbine Yaz ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Türkçe Top 40 04.09.2010  Türkçe Top 40 2010 - Türkçe Top 40 - Türkçe Top 40 Albümü - Türkçe Top 40 Albüm Tanıtım <br />
      01Tarkan-Adımı Kalbine Yaz <br />
     <br />
02Sertab Erener-Rengarenk <br />
     <br />
03Mustafa Ceceli-Hata <br />
     <br />
04Hande Yener-Bodrum <br />
     <br />
05Ozan Doğulu ft. Sıla-Alain Delon <br />
     <br />
06Özgün-İstiklal <br />
     <br />
07Serdar Ortaç-Poşet <br />
     <br />
08Gülşen-Önsöz <br />
     <br />
09Gökhan Türkmen-Rüya <br />
     <br />
10Burcu Güneş-Tamamdır <br />
     <br />
11Betül Demir-Herkes Haklı <br />
     <br />
12Bengü-Sırada Sen Varsın <br />
     <br />
13Gripin-Gidenin Dostu Olmaz <br />
     <br />
14Şebnem Ferah-Eski <br />
     <br />
15Nil Özalp-Kalp Boş <br />
     <br />
16Berkay-Taburcu <br />
     <br />
17Demet Akalın-Çanta <br />
     <br />
18Yonca Lodi-Düştüysek Kalkarız <br />
     <br />
19Emre Aydın-Hoşçakal <br />
     <br />
20Ferhat Göçer-Kalp Kırılsa Da Sever <br />
     <br />
21Nev-Mazideki Aşk <br />
     <br />
22Funda Arar-Geceler <br />
     <br />
23Kutsi-Bambaşka <br />
     <br />
24Murat Dalkılıç-Merhaba Merhaba <br />
     <br />
25Yusuf Güney-Serserin Oldum <br />
     <br />
26Metin Arolat-Sarı Saçların <br />
     <br />
27Emre Altuğ-Sev Diyemem <br />
     <br />
28Candan Erçetin-Git <br />
     <br />
29Toygar Işıklı-Sen Bilirsin <br />
     <br />
30Ozan Doğulu ft. Ziynet Sali-Sen Mutlu Ol <br />
     <br />
31Zeynep Dizdar-Hayat Benim Elimde <br />
     <br />
32Soner Sarıkabadayı-Pas <br />
     <br />
33Meyra &amp;amp; Cemil Demirbakan-Beni Sensiz Düşünme <br />
     <br />
34Emir-Aşk Mı Savaş Mı <br />
     <br />
35Tuğba Özerk-Hediye <br />
     <br />
36Işın Karaca-Mavi Mavi <br />
     <br />
37Tarkan-Öp <br />
     <br />
38Gökhan Özen-Daha Erken <br />
     <br />
39Levent Yüksel-Aşk Mümkün Müdür Hala <br />
     <br />
40Murat Boz-Hayat Sana Güzel          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/">Müzik Sohbetleri</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64814-turkce-top-40-04092010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Otomobilde stoklar eridi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/64813-otomobilde-stoklar-eridi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 09:00:49 GMT</pubDate>
			<description>Bayiler daha sonraya gün vermeseydi ağustos ayındaki satış adedi 70 bini aşacaktı. Tatil sezonu olmasına rağmen yılın en çok satış gerçekleşen ayı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><br />
<br />
								Bayiler daha sonraya gün vermeseydi ağustos ayındaki satış adedi 70 bini aşacaktı. Tatil sezonu olmasına rağmen yılın en çok satış gerçekleşen ayı ağustos oldu. Mayıstan beri devam eden istikrarlı tablo ağustos ayında korunurken, stokunda araç kalmayan büyük markalar bir önceki aya göre önemli pazar payı kaybetti. <br />Binek otomobilde en çok satan ilk 10 marka arasında yer alan Fiat, Volkswagen, Toyota ağustos ayında, temmuz ayına göre stokları olmadığı için ciddi oranlarda küçüldü. <br />[img align=&quot;right&quot; src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2010/09/06/otomobil.png[/img]<br />Stoku olan markalardan Opel yüzde 65, Hyundai yüzde 24, Citroen yüzde 23, Peugeot yüzde 9 ve Ford yüzde 6 oranında satışını artırdı. Bir önceki aya göre yaşanan artışlarda lüks sınıfın verileri dikkat çekici düzeye ulaştı. Artış oranı Mercedes'te yüzde 137, Audi'de yüzde 70, BMW'de yüzde 55, Volvo'da yüzde 40, Alfa Romeo'da yüzde 364 ve Jaguar'da yüzde 293 oldu.<br /> Otomotiv Distribütörleri Derneği verilerine göre ocak-ağustos döneminde binek ve hafif ticari araç toplam pazarı 401 bini geçti. Satışlar geçen yılın ilk 8 ayına oranla yüzde 18,8 oranında artarken sıçrama ay bazında bakıldığında binek otomobilde geçen yıl ağustosa göre yüzde 87,4, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 49,5 oldu. Ağustos ayında 42 bin 222 binek otomobil, 19 bin 542 adet hafif ticari araç alıcı buldu. Ekonomideki büyüme, kredilerdeki normalleşme, güven artışı, faizlerin düşmesi, TL'deki değerlenme, düşük Euro kuru satışları artırdı. Önümüzdeki aylarda da bu trendin devam etmesi bekleniyor. 700 binlere revize edilen yıl sonu satış hedeflerine ulaşılması için önümüzdeki 4 ayda pazarın ortalama 70-75 bin düzeyinde oluşması gerekecek.<br /> 8 aylık satış analizleri dikkate alındığında binek otomobilde dizel talebinin yeniden tırmandığı görülüyor. Geçen yıla oranla yüzde 48 artış kaydeden dizel araçların toplam binek otomobiller içindeki payı yüzde 42'den yüzde 53'e yükseldi. MEMDUH TAŞLICALI İSTANBUL								 					</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/">Motorlu Araçlar Hakkında!</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/64813-otomobilde-stoklar-eridi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Taksitli satışla dengeleri değiştirdi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/64812-taksitli-satisla-dengeleri-degistirdi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 09:00:04 GMT</pubDate>
			<description>Bir yıl önce 85 milyon dolar ödeyerek Toyota Türkiye temsilciliğini alan ALJ Grup, ilk yılında beklentilerin üzerinde araç sattı. Toyota temsilciliği...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><br />
<br />
								Bir yıl önce 85 milyon dolar ödeyerek Toyota Türkiye temsilciliğini alan ALJ Grup, ilk yılında beklentilerin üzerinde araç sattı. Toyota temsilciliği için Sabancı Holding'e ödediği parayı 16 yılda geri kazanmayı planlayan şirket, ilk yılda gördüğü ilgiyle bu süreyi 8 yıla indirdi. ALJ Grubu 2014'te ulaşmayı hedeflediği satış adedi hedefini de 2011 yılına çekti. Toyota Türkiye Pazarlama CEO'su Ali Haydar Bozkurt, temmuz ayındaki satış adetleri ile Avrupa'nın dördüncü büyük Toyota pazarı haline geldiklerini açıkladı. Bozkurt, &quot;Bir aksilik yaşamazsak rekor kıracağız. Bu yıl en az 34 bin adet satarız. Toyota'nın 19 yıllık Türkiye tarihinde böyle bir satışa ulaşılamadı.&quot; dedi. Bozkurt, otomobil satışının bu hızla devam etmesi halinde 4 yıl sonrası için koydukları 50 binlik satış hedefine gelecek yıl ulaşacaklarını belirterek, &quot;Daha şimdiden 2011 için Toyota Avrupa'dan 50 bin aracın siparişini verdik.&quot; dedi.<br /> Bozkurt, düşük taksitlerle araç alma seçeneği sunan finans sisteminin devreye alınmasıyla Toyota'nın binek otomobilde pazar payını yüzde 6'dan yüzde 12,6'ya çıkardığını söyledi. Bozkurt, &quot;Krediyle yaptığımız satışlar yüzde 75'e ulaştı. Temmuzda 5 bin 200 otomobil satmıştık. Ancak ağustosta araç tedariğinde sıkıntı çektiğimiz için ancak 3 bin adetlik satış rakamına ulaşabildik. Kendi yakınlarıma bile ekim ayı başına gün veriyorum.&quot; dedi. Toyota'nın potansiyel bir müşteri kitlesi olduğunu belirten Bozkurt, &quot;Ulaşabileceği bir ödeme seçeneği sunulunca inanılmaz ilgi gördük.&quot; dedi.<br /> Son dönemde pazardaki büyümeye paralel olarak birçok markanın 1-2 ay sonrası için sıra yazmaktan yakındığını belirten Bozkurt şunları söyledi: &quot;Pazarı öngörememek, müşteriye araç yok demek doğru bir iş değil. Bunun çok satıyoruz gibi algılanması da yanlış. İyi bir yönetici bunu hesaba katmalı. Bizde de oldu. Ancak Toyota'nın üretim sistemi buna mecbur kılıyor. Buna rağmen ALJ'nin gücünü kullanarak ilave 5 bin otomobil istedik. Şimdi ilave 6 binlik siparişimiz var. Almaya çalışacağız. İstediğimiz kadar araç alabilsek 34 binlik rakam 40 bin adede çıkacak.&quot;<br /> Markanın gelecek planlarını anlatan Ali Haydar Bozkurt önce 70 bin, 2020 yılında ise 100 bin araç satışıyla Türk otomotiv pazarında liderliği planladıklarını belirtti. Ortaya çıkan bu rakamlarla birlikte ALJ Grubu'nun Toyota için ödediği 85 milyon doların geri kazanılma süresinin 16 yıldan 8 yıla gerilediğini ifade eden Bozkurt, &quot;Ancak biz oturmak için ev aldık, satmak için değil. Ödenen paranın geri dönüşünü çok hesaplamıyoruz. Böyle bir telaş içinde değiliz.&quot; şeklinde konuştu. Toyota temsilciliği açısından dünyada bu büyüklükte başka bir pazarda olma fırsatı kalmadığını belirten Bozkurt, ALJ Grup içinde de Türkiye'nin Arabistan'ın ardından ikinci sıraya çıktığını ifade etti. Temmuzda Avrupa'nın İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya'dan oluşan 5 büyük pazarı arasına girdiklerini söyleyen Bozkurt, &quot;Hatta İspanya'yı geçerek dördüncü olduk.&quot; diye konuştu. Yıllık 70 binli rakamlara çıkılırsa Türkiye 3 büyük pazardan biri haline gelecek.<br /> ALJ Grubu'nun 60 yıldır Toyota ile çalıştığını kaydeden Ali Haydar Bozkurt, &quot;Satışta yakaladığımız güçle ekim ayında Japonya'da yapılacak toplantıda Türkiye için olan isteklerimizi daha kolay dile getirebileceğiz.&quot; dedi. Bozkurt, Japonya merkezden isteklerini şöyle anlattı: &quot;Türkiye'de lider olmak için üç önemli konu var; Fiat Doblo gibi bir ticari aracımız, Yaris sınıfında sedan bir modelimiz olmalı ve Corolla'nın yeniden Adapazarı fabrikasında üretilmesi gerekli. Çünkü en çok satan modelimiz olmasına rağmen yerli olmadığı için Corolla ile hiçbir devlet ihalesine giremiyoruz. Filo satışları önemli bir kalem. Kasım-aralık gibi Corolla'nın Adapazarı'nda üretilip üretilmeyeceği netleşir. Ancak şu an Toyota'nın Ar-Ge'sinde sıkıntı var. Bu üç aracın üretimi için yüzlerce mühendisi Türkiye'ye transfer etmek lazım, bu da kolay değil.&quot;								 					</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/">Motorlu Araçlar Hakkında!</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/motorlu-araclar-hakkinda/64812-taksitli-satisla-dengeleri-degistirdi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>En Çok Dinlenen Şarkılar Listesi 2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64811-cok-dinlenen-sarkilar-listesi-2010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 08:50:49 GMT</pubDate>
			<description>En Çok Dinlenen Şarkılar Listesi 2010  en hit  Dinlenen Şarkılar  - en hit şarkılar - en çok dinleyen parçalar  
      1 - Kıraç - Show Zamanı (2010...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> En Çok Dinlenen Şarkılar Listesi 2010  en hit  Dinlenen Şarkılar  - en hit şarkılar - en çok dinleyen parçalar <br />
      1 - Kıraç - Show Zamanı (2010 Milli Takım) <br />
     <br />
2 - Tarkan - Usta Çırak <br />
     <br />
3 - Ayna - Ölüm Aşk <br />
     <br />
4 - Toygar Işıklı - Sen Eşittir Ben <br />
     <br />
5 - Linkin Park - The Catalyst <br />
     <br />
6 - Nev - Sevmekten Kim Usanır <br />
     <br />
7 - Demet Akalın - Çanta <br />
     <br />
8 - Işın Karaca - Mavi Mavi <br />
     <br />
9 - Sıla &amp;amp; Ozan Doğulu - Alain Delon <br />
     <br />
10 - Tarkan - Öp <br />
     <br />
11 - Fatih Ürek - Alırım Aklını <br />
     <br />
12 - Kirac - Istanbul Saklasin Bizi <br />
     <br />
13 - Safiye Soyman - Bu Aklı Fikir İle <br />
     <br />
14 - Sinan Özen - Bisey Olmaz Deme <br />
     <br />
15 - Levent Yüksel - Aşk Mümkün Müdür Hala <br />
     <br />
16 - Murat Dalkılıç - Merhaba Merhaba <br />
     <br />
17 - Kubat - İnce İnce <br />
     <br />
18 - Ozan Doğulu &amp;amp; Kenan Doğulu - Tutamıyorum Zamanı <br />
     <br />
19 - Bengu - Sirada Sen Varsin <br />
     <br />
20 - Apocalyptica - Broken Pieces (feat. Lacey) <br />
     <br />
21 - Sertab Erener - Rengarenk <br />
     <br />
22 - Yaşar - Nerelerdesin <br />
     <br />
23 - Hande Yener - Bodrum <br />
     <br />
24 - Shakira - Loca (Feat. Dizzee Rascal) <br />
     <br />
25 - Özgün - İstiklal <br />
     <br />
26 - Gripin - Sen Gidiyorsun <br />
     <br />
27 - Yusuf Güney - Serserin Oldum <br />
     <br />
28 - TNK - Soyle Ruhum <br />
     <br />
29 - Özlem Tekin - Kimse Bilmez <br />
     <br />
30 - Alex - Aslında Yok         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/">Müzik Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64811-cok-dinlenen-sarkilar-listesi-2010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kral Top 20 Listesi 04.09.2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64810-kral-top-20-listesi-04092010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 08:50:43 GMT</pubDate>
			<description>Kral Top 20 Listesi 04.09.2010  Kral Top 20 Listesi - Top 20 Listesi - Kral Tv Listesi - Kral Tv Top 20 - En Çok Dinlenen Şarkılar - En Çok Dinlenen...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kral Top 20 Listesi 04.09.2010  Kral Top 20 Listesi - Top 20 Listesi - Kral Tv Listesi - Kral Tv Top 20 - En Çok Dinlenen Şarkılar - En Çok Dinlenen Parçalar - Top 20 <br />
      1. Sertab Erener - Rengarenk <br />
     <br />
  2. Demet Akalın - Çanta <br />
     <br />
  3. Ziynet Sali - Sen Mutlu Ol <br />
     <br />
  4. Ferhat Göçer - Kalp Kırılsada Sever <br />
     <br />
  5. Bengü - Sırada Sen Varsın <br />
     <br />
  6. Mustafa Ceceli - Hata <br />
     <br />
  7. Özgün - İstiklal <br />
     <br />
  8. Atiye Deniz - Dondurma <br />
     <br />
  9. Soner Sarıkabadayı - Pas <br />
     <br />
10. Serdar Ortaç - İşim Olmaz <br />
     <br />
11. Murat Dalkılıç - Kıyamadım İkimize <br />
     <br />
12. Gülşen - Önsöz MFÖ - Muaf <br />
     <br />
13. Betül Demir - Herkes Haklı <br />
     <br />
14. Eda Ve M.Özülkü - Issız Ada <br />
     <br />
15. Tan - Taş Yürek <br />
     <br />
16. Kubat - İnce İnce <br />
     <br />
17. Yusuf Güney - Serserin Oldum <br />
     <br />
18. Hepsi - Canıma Değsin <br />
     <br />
19. Ayna - Asmalı Mescit <br />
     <br />
20. Nadide Sultan - Olmadı Gitti         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/">Müzik Sohbetleri</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64810-kral-top-20-listesi-04092010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Power Turk Top 40  04.09.2010</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64809-power-turk-top-40-04092010-a-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 08:50:11 GMT</pubDate>
			<description>Power Turk Top 40  04.09.2010  Power Turk Top 40 2010 - Power Turk Top 40 - Power Turk - Top 40 - Powertürk - Power Turk 40 - Yeni Liste - Powerturk...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Power Turk Top 40  04.09.2010  Power Turk Top 40 2010 - Power Turk Top 40 - Power Turk - Top 40 - Powertürk - Power Turk 40 - Yeni Liste - Powerturk Yeni Liste - Power Türk Listesi Top 40  <br />
      GH 	BH 	 	  	  	  <br />
     <br />
  	3 	1 		  	Hande Yener - Bodrum - Poll Production 	 <br />
     <br />
  	4 	2 		  	Funda Arar - Geceler - TMC 	 <br />
     <br />
  	6 	3 		  	Bengü - Sırada Sen Varsın - Avrupa Müzik 	 <br />
     <br />
  	7 	4 		  	Gülşen - Önsöz - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	9 	5 		  	Tan - Taş Yürek - Avrupa Müzik 	 <br />
     <br />
  	10 	6 		  	Burcu Güneş - Tamamdır - Yazz Records 	 <br />
     <br />
  	12 	7 		  	Kutsi - Bambaşka - Poll Production 	 <br />
     <br />
  	13 	8 		  	Serdar Ortaç - Poşet - Emre Müzik 	 <br />
     <br />
  	14 	9 		  	Demet Akalın - Çanta - Seyhan Müzik 	 <br />
     <br />
  	1 	10 		  	Nev - Mazideki Aşk - Pasaj Müzik 	 <br />
     <br />
  	8 	11 		  	Sıla - Alain Delon - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	2 	12 		  	Nill Özalp - Kalp Boş - Avrupa Müzik 	 <br />
     <br />
  	15 	13 		  	Şebnem Ferah - Eski - Pasaj Müzik 	 <br />
     <br />
  	5 	14 		  	Özgün - İstiklal - Avrupa Müzik 	 <br />
     <br />
  	11 	15 		  	Emre Aydın - Alıştım Susmaya - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	17 	16 		  	Gripin - Gidenin Dostu Olmaz - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	20 	17 		  	Betül Demir - Herkes Haklı - Sisters Production 	 <br />
     <br />
  	23 	18 		  	Sertab Erener - Rengarenk - Doğan Müzik 	 <br />
     <br />
  	24 	19 		  	Tarkan - Adımı Kalbine Yaz - DMC-HITT 	 <br />
     <br />
  	19 	20 		  	Aydilge - Takıntı - DSM 	 <br />
     <br />
  	18 	21 		  	Yaşar - Yüreğimi Kaybettim - Seyhan Müzik 	 <br />
     <br />
  	25 	22 		  	Atiye - Dondurma - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	26 	24 		  	Gülben Ergen - Bir Şans Daha - Seyhan Müzik 	 <br />
     <br />
  	29 	24 		  	Kenan Doğulu - Anlıyor Musun - DMC 	 <br />
     <br />
  	30 	25 		  	Ferhat Göçer - Kalp Kırılsa da Sever - Doğan Müzik 	 <br />
     <br />
  	21 	26 		  	Nil Karaibrahimgil - Çok Canım Acıyo - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	22 	27 		  	Zeynep Dizdar - Hayat Benim Elimde - Erol Köse 	 <br />
     <br />
  	16 	28 		  	Sertab Erener - Koparılan Çiçekler - DMC 	 <br />
     <br />
  	32 	29 		  	Yusuf Güney - Serserin Oldum - Emre Müzik 	 <br />
     <br />
  	31 	30 		  	Kutsi - Zor Olsa Da - Poll Production 	 <br />
     <br />
  	34 	31 		  	Metin Arolat - Kalpten Gidenin - DSM 	 <br />
     <br />
  	27 	32 		  	Gece - Gamsız - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	35 	33 		  	Murat Dalkılıç - Kıyamadım İkimize - Sony Music 	 <br />
     <br />
  	28 	34 		  	Gökhan Özen - Daha Erken - DMC 	 <br />
     <br />
  	37 	35 		  	Emir - Aşk Mı Savaş Mı - Dmc 	 <br />
     <br />
  	33 	36 		  	Meyra &amp;amp; Cemil Demirbakan - Beni Sensiz Düşünme - DMC 	 <br />
     <br />
  	Y 	37 		  	Serdar Ortaç - İşim Olmaz - Emre Müzik 	 <br />
     <br />
  	36 	38 		  	Mor ve Ötesi - Yorma Kendini - Rakun 	 <br />
     <br />
  	Y 	39 		  	Göksel - Başıma Gelenler - Avrupa Müzik 	 <br />
     <br />
  	38 	40 		  	Berksan - Beni Seviyo - Atlas Müzik 	 <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      BH: Bu Hafta <br />
     <br />
GH:Geçen Hafta <br />
     <br />
Y: Yeni         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/">Müzik Sohbetleri</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/muzik-sohbetleri/64809-power-turk-top-40-04092010-a.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çocukta Burun Kanamasını Önemseyin</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64808-cocukta-burun-kanamasini-onemseyin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 08:05:08 GMT</pubDate>
			<description>Çocukta Burun Kanamasını Önemseyin  cocukta burun kanamasi - burun kanamasi sebepleri - cocuklarda burun kanamasi - burun kanamasi - burun...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Çocukta Burun Kanamasını Önemseyin  cocukta burun kanamasi - burun kanamasi sebepleri - cocuklarda burun kanamasi - burun kanamasi - burun kanamasinda ilk yardim - burun kanamasinda neler yapilmali - burun kanamasi tedavi - burun kanamasinda tedavi sureci - burun damarin yakilmasi - burunda damar yakilmasi - cocuklarda burun kanamasi nedenleri <br />
       <br />
      Çocukta burun kanamasını önemseyin <br />
     <br />
Bir sebep yokken meydana gelen burun kanamasının ciddiye alınması gerektiğini belirten uzmanlar, çocuklardaki yoğun kıvamlı kanamanın tehlikeli olabileceğini söylüyor. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
ntvmsnbc <br />
     <br />
Güncelleme: 09:20 TSİ 06 Eylül. 2010 Pazartesi <br />
       <br />
     <br />
İSTANBUL - Burun kanamasının birçok nedeni olduğunu belirten Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naser Dadaşzade, kanamanın gün içinde az ama yoğun kıvamlı olması halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor. <br />
       <br />
     <br />
Aileleri endişelendiren burun kanamaları hakkında merak edilen soruları yanıtlayan Dr. Naser Dadaşzade şunları söylüyor: <br />
       <br />
      ÇOCUKLARDA BURUN KANAMASININ NEDENLERİ <br />
     <br />
&quot;Buruna parmak sokulması ya da yabancı cisimler ile oluşan kanamalar. <br />
     <br />
Üst solunum yolu enfeksiyonları (sinüzit, gribal enfeksiyonlar). <br />
     <br />
Alerjik rinit, burun içi mukozasını tahriş ederek kanamaya yol açabilir. <br />
     <br />
Hipertansiyon, çocuklarda nadiren görülebilir. <br />
     <br />
Aşırı egzersiz sırasında kanama olabilir. <br />
     <br />
Travma, düşme ve çarpma sonucu oluşan kanamalardır. <br />
     <br />
Kan hastalıkları, trombosit azlığı, lösemi gibi kan hastalıkları, pıhtılaşma hormonu eksikliği. <br />
     <br />
Burun damarlarındaki problemler, kitleler. <br />
     <br />
Günde kaç defa hangi yoğunlukta kanama varsa hekime başvurulmalı? <br />
       <br />
     <br />
Herhangi bir enfeksiyon veya sebep yokken meydana gelen burun kanamasının önemli olduğunu belirten Dr. Naser Dadaşzade, &quot;Enfeksiyonlarda tedavi gerekir. Sık ama az kanama varsa acil değildir ama az fakat yoğun kanama müdahale gerektirebilir&quot; diyor ve kanama olduğunda yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: <br />
       <br />
      KANAMA TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR? <br />
     <br />
&quot;Basit kılcal damar kanamaları için fazla test yapılmasına gerek yok en azından ilkinde gerek olmayabilir. Aşırı kanamalarda ise, kanama ve pıhtılaşma faktörleri, kan sayımı yeterli olur. Burun içi muayenesi en iyi yöntemdir. Kan testleri dışında radyolojik tetkikler yardımcı olabilir. Özellikle travma hikayesi de varsa. Bazen ailenin veya hastanın hikayesinde kol ve bacaklarda morarmalar varsa sistemik bir hastalık araştırılır. <br />
       <br />
      BURUN DAMARLARI YAKILIYOR <br />
     <br />
Öncelikle parmakla burunda basınç oluşturularak, iki kanattan kanama kontrol edilebilir. Kılcal damar kanamalarında koterizasyon (gümüş nitrat çubuğu ile yakma veya ileri safhalarda elektrokoter kullanmak) yeterli olur. Bazen kanama kontrolü için burun içi tamponlar kullanılabilir. Bu tamponlar artık can yakmayan ve içinden aynı zamanda nefes alınabilen yumuşak süngerimsi tamponlardır. <br />
       <br />
       <br />
      TEDAVİ SÜRESİ KANAMA SEBEBİNE GÖRE DEĞİŞİR <br />
     <br />
Yakma olayı bir kaç dakikada bitiyor. Tampon da fazla zaman gerektiren bir şey değil. Tamponlar 2-3 gün, ileri ve ciddi durumlarda 7 güne kadar tutulabilir. Bu vakalarda mutlaka antibiyotik ile desteklemek gerekir. Hastaya sümkürmekten ve buruna basınç uygulamaktan (hapşırık sırasında) kaçınması önerilir. <br />
       <br />
      BURUN KANAMASINDA İLK YARDIM NASIL YAPILIR? <br />
     <br />
İlk yapılması gereken sakin olmaktır. Paniğe kapıldığınız takdirde birçok yapmanız gereken şey aklınıza gelmeyebilir. Burun kanamasında yapılacakları şöyle sıralamak mümkün: <br />
       <br />
     <br />
Baş hafif öne eğik ve iki parmakla iki burun kanadı bastırılır. <br />
     <br />
Üç-dört dakika sonra burun lavaboda soğuk su kullanılarak hafif sümkürmeyle temizlenir. <br />
     <br />
Burun içinde oluşan pıhtılar çıkartılır. (Burun içinde kalan pıhtılar kanamayı devam ettirir.) <br />
     <br />
Tekrar buruna basarak tutulur ve kanama devam ediyorsa doktora başvurulur.&quot;         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/">Çocuk Sağlığı</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64808-cocukta-burun-kanamasini-onemseyin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Anne Karnında Bebeğin Hareketleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64807-anne-karninda-bebegin-hareketleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:40:10 GMT</pubDate>
			<description>Anne Karnında Bebeğin Hareketleri  anne karnında bebek hareketleri - bebek anne karnında nasıl hareket eder  
      Hamileliğin son iki ayında bebek...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Anne Karnında Bebeğin Hareketleri  anne karnında bebek hareketleri - bebek anne karnında nasıl hareket eder <br />
      Hamileliğin son iki ayında bebek hareketleri bebeğimizin sağlık durumu için güvenilir bir göstergedir. <br />
       <br />
      Bebeğimizin İlk Hareketlerini  Ne Zaman Hissedebiliriz <br />
       <br />
     <br />
Hamileliğin erken dönemlerinden itibaren hareket etmeye başlasa da bebeğimizin hareketlerini hissedebilmek için genel olarak 18. Haftaya kadar beklemek zorundayız.  <br />
       <br />
     <br />
Heyecan verici bu tecrübe ilk gebelikte genelde daha geç yaşanır. İkinci ve daha sonraki gebeliklerinde anneler 14. haftadan itibaren bebek hareketlerini hissedebilirler. Ancak bazı hamilelerde 20. haftaya dek bebek hareketlerinin hissedilmemesi de mümkündür. <br />
       <br />
      Hareketlerin Bebek İçin Önemi <br />
       <br />
     <br />
Bebek hareketleri, bebeğin hareket sisteminin kemik, kas ve eklemlerinin normal gelişimi için hayati önem taşır. Bu hareketlerin engellendiği durumlarda hareket sisteminde ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Hareketler aynı zamanda bebeğin sağlık durumununda güvenilir bir göstergesidir. <br />
       <br />
      Bebek Hareketi Olarak Hissedilenler <br />
       <br />
     <br />
İlk bebek hareketleri hafif seğirmeler şeklinde izlenir. Bazen barsak hareketleriyle ya da kas seğirmeleriyle karışabilir. <br />
       <br />
     <br />
Bebek büyüdükçe tekmeleme tarzında daha belirgin ve sert hareketler hissedilir. Gebeliğin sonuna doğru ise hareketlerin özelliği yine değişik ve daha yumuşak, kayma, yuvarlanma tarzında hissedilebilinir. <br />
       <br />
     <br />
Hareketler hiçbir zaman sürekli değildir. Genel olarak 20-30 dakikalık  bir hareketli dönemi daha sakin bir dinlenme dönemi izler. Anne adayı açken ve ayakta ikengenelde hareketler daha az farkedilir. <br />
       <br />
     <br />
Tok karınla dinlenme anında ve öezellikle sol yanınıza yattığınızda  genelde hareketlerde artış farkedersiniz. Bebeğin hareket etmesi asla bir rahatsızlık ifadesi değildir. <br />
       <br />
     <br />
Gebeliğin 24. Haftasından sonra birkaç saniye aralıklarla gelen sert hareketler  hissedillebilinir. Dakikalarca ritmik olarak gelen bu hareketler bebeğinizin diaframında oluşan ritmik kasılmalar, yani hıçkırıklardır. <br />
       <br />
     <br />
Doğuma kadar da zaman zaman bazen sizi bile rahatsız edecek şekilde devam edebilir. Ancak herhangi bir olumsuzluğa işaret etmez. <br />
       <br />
      Bebek Hareketleri Kaç Kez Hissedilebilir <br />
       <br />
     <br />
Bunun için kesin bir rakam verebilmek mümkün değildir.  Ancak bebeklerin çoğu son üç ayda anne adayı tok ve dinleniyorken 30 dk. İçinde en az 4-5 kez hareket eder. <br />
       <br />
     <br />
Bazı anneler hareketleri algılamak konusunda daha az hassas olabilirler. Bu nedenle her bebeği ayrı değerlendirmekte fayda vardır. <br />
       <br />
      Hareketler bebeğin sağlık durumu hakkında fikir verebilir mi? <br />
       <br />
     <br />
Bebek hareketleri bebeğin iyi olduğuna dair güvenilir bir göstergedir. Üstelik anne adayının kendisinin takib edebileceği bir gösterge olması ve bedava olmasıda diğer avantajlarıdır. <br />
       <br />
     <br />
Bebeğinizin hareketlerini alışageldiğiniz sıklıkta hissediyorsanız bebeğinizin herhangi bir sıkıntısı olmadığından çok büyük oranda orada emin olabilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Özellikle 28.haftadan sonra hergün kendinize göre ayarladığınız bir zamanda, karnınız aç değilken ve yan yatarak yarım saat boyunca bebek hareketlerini sayabilirsiniz. Bir süre sonra bebeğinizin ortalama olarak kaç kez hareket ettiği konusunda bir fikir sahibi olacaksınız. <br />
       <br />
     <br />
Eğer bebeğiniz aynı şartlar altında ortalama hareket sayısının yarısından az hereket ederse hareketleri izlemeye devam edin. Yine eskisine göre belirgin şekilde az hareket ettiğini düşünürseniz doktorunuzla iletişim kurmanızı öneririz. Bebeğin hareketlerinin az olması her zaman tehlikeli değildir ama mutlaka doktorunuz tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.    </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64807-anne-karninda-bebegin-hareketleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sistem - Ömürnaz Kurt</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64806-sistem-omurnaz-kurt-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:36:50 GMT</pubDate>
			<description>Sistem - Ömürnaz Kurt  sistem kitap özeti - sistem kitap tanıtımı  
      Hakkında  
        
      
Hissedarlarına yapacağı sunumda, kurucusu olduğu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sistem - Ömürnaz Kurt  sistem kitap özeti - sistem kitap tanıtımı <br />
      Hakkında <br />
       <br />
     <br />
Hissedarlarına yapacağı sunumda, kurucusu olduğu yazılım şirketinin geliştirdiği ve Google'la rekabet edebilecek arama motorunu tanıtan Marc, yarattığı yapay zekânın yalnızca birkaç küçük kusuru olduğunu sanıyordu. Yazılımın hazırlanmasında çalışan iki programcının esrarengiz ölümünden sonra, virüsün dünyadaki internet ağına hızla yayıldığı ve ulaştığı her yerde korkunç bir kaos ve yıkım yarattığı anlaşıldığında, işlemediği iki cinayetin zanlısı olarak aranmaya başlamıştı bile. Eski çalışanı Lisa ile birlikte bu yapay zekânın üstesinden gelip dünyayı kurtaracak bir antivirüs programı yazmak için ölümüne bir savaşa giriştiler. Ama daha hiçbir şey görmemişlerdi&#8230; <br />
       <br />
     <br />
Bilgisayarlarının, açıp kapadıkları basit makineler olduğunu düşünenler! Düğmeye basmadan önce bir kez daha düşünün!  <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/74874.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      Künyesi <br />
       <br />
     <br />
Ömürnaz Kurt <br />
     <br />
· Can Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 9789750712135 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 376 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 22.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64806-sistem-omurnaz-kurt.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ekipsiz Asi - Robert Rodrigueaz</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64805-ekipsiz-asi-robert-rodrigueaz-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:36:21 GMT</pubDate>
			<description>Ekipsiz Asi - Robert Rodrigueaz  Ekipsiz Asi kitap özeti - Ekipsiz Asi kitap tanıtımı  
      Hakkında  
        
      
1968 doğumlu İspanyol...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ekipsiz Asi - Robert Rodrigueaz  Ekipsiz Asi kitap özeti - Ekipsiz Asi kitap tanıtımı <br />
      Hakkında <br />
       <br />
     <br />
1968 doğumlu İspanyol kökenli Amerikalı Robert Rodrigueaz Desperado, Dusk TİN Davvn, Four Rooms, Spying Kids gibi filmlere imzasını atmış dünyaca ünlü bir film yapımcısı, başarılı bir girişimci ve Microsoft'un internet ortamında interaktif filmlerve oyunlar üreten danışmanıdır. Ekipsiz Asi Rodriguez'in başarı öyküsünü kendi ağzından anlattığı günlüğüdür. <br />
       <br />
     <br />
Yazarın film yapımcılığına nasıl başladığına ışık tutan çocukluk ve ilk gençlik yıllarını anlattığı Giriş bölümünü 18 bölümden oluşan günlüğü takip eder. Yazar günlüğün ilk bölümlerinde dünya çapında tanınmasını sağlayan El Mariachi filmini kısıtlı bir bütçeyle nasıl çektiğini ayrıntılarıyla anlatıyor. Bu arada okuyucu Amerika'nın büyük film stüdyolarına ulaşmanın ve festivallerde başarı kazanmanın sırlarını da öğrenmiş oluyor. Kitabın son bölümlerinde ise yazar, &#8220;On Dakikalık Film Okulu&#8221; başlığı altında düşük bütçeyle film yapmanın sır ve tekniklerini okuyucuyla paylaşıyor. Günlüğünde basit bir dil kullanan Rodriguez, zaman zaman sadece aldığı notları aktararak kariyerindeki her türlü gelişmeyi gözler önüne seriyor. Yazarın sık sık kullandığı deyimler ve Amerikan mizah anlayışı kitabın keyifle okunmasını sağlıyor. <br />
       <br />
     <br />
Bu kitabın Türkçe'ye kazandırılmasındaki amaç, maddi zorlukları bahane ederek, üretmeden, sinema hakkında atıp tutan ve &#8220;Türk sineması neden gelişmiyor?&#8221; sorusuna uydurma cevaplar bulanlara bir alternatif getirmektir. Ekipsiz Asi beyaz perdede anlatacak hikayeleri olan, ama parasızlıktan yakınan film sevdalılarının elinden düşüremeyeceği bir kitaptır. İşte kitaptan bir alıntı: <br />
       <br />
     <br />
Eğer film yapmak istiyorsanız ve film okuluna gidemiyorsanız, unutmayın ki, film okulunda zaten pek bir şey öğrenemezsiniz. Size bir hikâyeyi nasıl anlatacağınızı hiçbirzaman öğretmezler. Zaten neyi nasıl anlatacağınızı da onlardan öğrenmek istemezsiniz. Kendi tarzınızı keşfetmek zorundasınız(...)Peki piyasaya nasıl gireceksiniz? İşte şimdi ona geliyoruz... <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/8161.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      Künyesi <br />
       <br />
     <br />
Robert RODRIGUEZ <br />
     <br />
· Kaknüs Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 975696348-4 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 200 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 10.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64805-ekipsiz-asi-robert-rodrigueaz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Korkma  Mutlu Ol - Elizabeth Crane</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64804-korkma-mutlu-ol-elizabeth-crane-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:35:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Korkma  Mutlu Ol - Elizabeth Crane  Korkma  Mutlu Ol kitap özeti - Korkma  Mutlu Ol kitap tanıtımı  
      Hakkında  
        
      
&#8220;Crane'in daha...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Korkma  Mutlu Ol - Elizabeth Crane  Korkma  Mutlu Ol kitap özeti - Korkma  Mutlu Ol kitap tanıtımı <br />
      Hakkında <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Crane'in daha ilk hikâyesinden sonuncusuna kadar tutarlı ve merak uyandıran bir tarzda, belirgin ve alışılmadık bir anlatımı var.&#8221; <br />
     <br />
&#8211; New York Times <br />
       <br />
     <br />
&#8220;(Crane'in hikâyeleri) garip bir biçimde insanın aklına aynı anda hem akıllı hem aptal, hem bilge hem cahil, hem kayıp hem de ulaşılmış olmanın nasıl mümkün olabileceği sorusunu getiriyor.&#8221; &#8211; Glamour <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Anlatım o kadar zekice ki, belki yaşamın kıyısı ziyaret edilmeyecek kadar kötü bir yer değildir diye düşündürüyor beni.&#8221; &#8211; Jane <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Crane öyle bir kitap yazmış ki bir oturuşta hem tüm kitabı okuyup bitirmek hem de dili mükemmel olan her bir cümlenin ayrı ayrı tadına varmak istiyorsunuz.&#8221; &#8211; Entertainment Weekly <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Plaj havluları sezonu geldiğinde ortalıkta dolaşan yığınla romandan Crane'in kitabını farklı kılan cesur, oyunbaz, zaman zaman deneyci yazma tarzı ve bulaşıcı, çarpık, bazen delibozuk mizah duygusudur. &#8221; <br />
     <br />
&#8211; Chicago Tribune <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/75120.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      Künyesi <br />
       <br />
     <br />
· Goa Basım Yayın <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 9786054353248 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 184 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 12.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64804-korkma-mutlu-ol-elizabeth-crane.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Düşünce Okuma Teknikleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64803-dusunce-okuma-teknikleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:35:40 GMT</pubDate>
			<description>Düşünce Okuma Teknikleri  dusunce okuma teknigi - dusunce okuma teknikleri - dusunce okuma teknigi bilgiler - riccon - ilhan dogan  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Düşünce Okuma Teknikleri  dusunce okuma teknigi - dusunce okuma teknikleri - dusunce okuma teknigi bilgiler - riccon - ilhan dogan <br />
       <br />
      Düşünce Okuma Tekniği <br />
       <br />
      Riccon İlhan Doğan <br />
     <br />
· Sistem Yayıncılık <br />
      · Basım Tarihi : 10 - 2009 <br />
      · ISBN : 9789753225649 <br />
      · Sayfa Sayısı : 144 <br />
      · Etiket Fiyatı : 12.00 TL <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://i55.tinypic.com/j10f29.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
      Kitap Hakkında <br />
       <br />
     <br />
Kişinin özel dünyasını gereğinden fazla işgal etmemek koşuluyla, bu teknik sayesinde, farklı bir bakış açısı ile onun düşüncelerini, çok rahat bir şekilde okuyabileceksiniz. İnsanların düşüncelerini okumanın, o kadar da zor olmadığını, aksine çok kolay olduğunu ve bu sayede yaşamdan, zamandan çok tasarruf edebileceğinizi anlayacaksınız. <br />
       <br />
     <br />
Bu kitaptaki bilgiler, aynı zamanda pratik yaşamda uygulanmış ve kanıtlanmış teknik bilgilerdir. İnsanlar size bir şeyler anlatırken, söylediklerine değil, duruşlarına, hareket ve mimiklerine bakarak düşüncelerini nasıl okuyabileceğinizi, bir dizi örnek ve fotoğrafla görerek öğreneceksiniz. <br />
       <br />
     <br />
Hayatımıza bilinçli yada tesadüfi şekilde dahil ettiğimiz insanların bize karşı ne kadar dürüst ve gerçekçi olduklarını, ne ölçüde rol yaptıklarını nasıl anlayabiliriz? İşte bu sorunun cevabı, sizinle buluşmayı bekliyor.  <br />
       <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64803-dusunce-okuma-teknikleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Frankenstein 2.Cilt - Mary Shelley</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64802-frankenstein-2cilt-mary-shelley-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:35:27 GMT</pubDate>
			<description>Frankenstein 2.Cilt - Mary Shelley  Frankenstein 2.Cilt kitap özeti - Frankenstein 2.Cilt kitap tanıtımı  
      Hakkında  
        
      
Victor...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Frankenstein 2.Cilt - Mary Shelley  Frankenstein 2.Cilt kitap özeti - Frankenstein 2.Cilt kitap tanıtımı <br />
      Hakkında <br />
       <br />
     <br />
Victor Frankenstein, Cenevreli bilim adamı, buzlu denizde Kuzey Kutbu'na yol alan bir mürettebat tarafından ağırlanıyor. Büyük acılar içinde hikâyesini geminin kaptanına anlatıyor: Birkaç zaman önce, insanüstü bir yaratığa hayat vermeyi başarmıştır. Ancak bu yaratık çok yakında çevresine dehşet saçmaya başlayacaktır&#8230; <br />
       <br />
     <br />
Frankenstein'da Mary Shelley, tecrübeleri çok tartışılmış Alman bir simyacıdan, Johann Conrad Dippel'den esinlenmiş. Endüstriyel ve bilimsel devrimlerin çağında yazılan Frankenstein, bir adamın yaratılışın gizemlerine meydan okumaya tek başına teşebbüs etmesini anlatan uzun bir hikâyedir. Bu uzun hikâye bilim kurgu türünün de ilk örneğidir. <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/75142.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      Künyesi <br />
       <br />
     <br />
Mary Shelley <br />
     <br />
· Everest Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 9789752897731 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 50 <br />
     <br />
· Çevirmen : Nur Simten <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 10.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64802-frankenstein-2cilt-mary-shelley.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Teckla - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64801-teckla-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:35:05 GMT</pubDate>
			<description>Teckla - Steven Brust  Teckla Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Teckla Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Teckla - Steven Brust  Teckla Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Teckla Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Dragaera İmparatorluğunun soylu sayılmayan tek Ailesi, sınıfların en sefili ve ezilmişi, korkaklığın ve verimliliğin temsilcisi Tecklalarla tanışın. Vlad Taltos, karısı Cawti'nin devrimci bir örgüte katıldığını öğrenince hayatı altüstü oluyor. Adrilankha'da isyanlar, devrimci Tecklalar, her suçlunun korkulu rüyası Phoenix Muhafızları, Vlad'ın ensesinden eksik olmayan rakip Jheregler... Vlad politik ve toplumsal gelişmelerin, örgüt içi dertlerin ve kişisel sorunların yarattığı karmaşadan sıyrılmaya çalışırken yaşadıklarını bizlerle paylaşıyor. Teckla Ailesinin tahta geçmesi için binlerce yıl geçmesi gerektiğini söyleyen Döngüdeki &quot;Korkak teckla saklanır çalılarda,&quot; dizesine güvenmemek mi gerekiyor acaba? Kılıçlar bilendi, Morganti hançerleri kılıflarından çıkarıldı, fırlatma bıçakları yağlandı, dartların zehirleri tazelendi; Vlad saldırıya hazır! Bir fantastik kurguda olabilecek her şeyin daha fazlasını istiyorsanız Vlad Taltos serisi sizin için yazıldı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/teckla.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Teckla <br />
       <br />
     <br />
Steven Brust <br />
     <br />
· Artemis Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 05 - 2003 <br />
     <br />
· ISBN : 975873314-1 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 9.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64801-teckla-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Taltos - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64800-taltos-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:06:02 GMT</pubDate>
			<description>Taltos - Steven Brust  Taltos Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Taltos Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Taltos - Steven Brust  Taltos Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Taltos Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Ölüler diyarına gidiş bileti kazansanız, dönüşü de kendi imkanlarınızla yapmanız gerekse, yanınızda da Ejderha Ailesinin en önemli lordlarından Morrolan gelse gider miydiniz? Taltos'ta Dragaera İmparatorluğunun en yetenekli kiralık katili Vlad Taltos'un Ölülerin Yolunda yürüyüşüne tanık olacak, tanrılarla, Ejderha Lordlarıyla ve cadı büyüleriylle örülü bir maceranın içinde bulacaksınız kendiniz. Dragaera dünyasında üç zaman çizgisinde irlerleyen bu macerada, yeri geldiğinde küfrü basmaktan çekinmeyen Vlad'ın Kragar, Morrolan, Sethra ve Aliera ile tanıştığı çocukluk günlerine geri dönecek, ülkenin en kaliteli lokantalarında yemekler yiyecek, kiralık katil olmanın inceliklerini öğreneceksiniz. Tüyler ürperten Ölülerin Yolunda adımlarınızı dikkatle atın ve asla uyumayın! Bir fantastik kurguda olabilecek her şeyin daha fazlasını istiyorsanız Vlad Taltos serisi sizin için yazıldı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/taltos.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Taltos <br />
       <br />
     <br />
Steven Brust <br />
     <br />
· Artemis Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 08 - 2003 <br />
     <br />
· ISBN : 975873318-4 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 9.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64800-taltos-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Phoenix - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64799-phoenix-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:05:47 GMT</pubDate>
			<description>Phoenix - Steven Brust  Phoenix Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Phoenix Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Phoenix - Steven Brust  Phoenix Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Phoenix Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Adrilankha'da ortalık iyice kızışmışt. İmparatorluk savaşın eşiğindeydi, Dragaera donanmasının gemileri batırılıyordu. Güney Adrilankha'da başlayan isyanlar bütün şehre yayılmış, Phoenix Muhafızları sokaklarda devriye gezerken asi Doğulular zindanları boylamış, Jhereg Ailesi birbirine düşmüştü. Nereye baksanız bir komplo, nereye baksanız bir ceset vardı. Peki tüm bunların sebebi neydi? Vlad'ın tek yaptığı düşmanlarının üzerine çullanmadan önce her zamanki gibi İblis Tanrıça Verra'ya dua etmekti. Silahlarınızı pelerinlerinizin en kuytu köşelerine saklayın ve kendinizi Aibynn'in davulunun ritmine bırakıp Dragaera İmparatorluğunda ve denizlerin ötesinde geçen bu macerada, Jhereg Ailesinin en yetenekli kiralık katili Vladimir Taltos'a katılın! Bir fantastik kurguda olabilecek her şeyin daha fazlasını istiyorsanız Vlad Taltos serisi sizin için yazıldı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/phoenix.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Phoenix / Bir Vlad Taltos Macerası <br />
       <br />
     <br />
Steven Brust <br />
     <br />
· Artemis Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 03 - 2004 <br />
     <br />
· ISBN : 975873329-X <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 10.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64799-phoenix-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Orca - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64798-orca-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:05:45 GMT</pubDate>
			<description>Orca - Steven Brust  Orca Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
      Sevimli...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Orca - Steven Brust  Orca Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Sevimli kiralık katilimiz Vlad Taltos, omuzundaki iki jheregle yaşlı bir büyücü kadına yardım ediyor. Orca'da hırsız Kiera da olaylara iyice karışıyor. İmparatorluk büyük bir üç kağıda bulaşmış durumda. Jhereg Ailesi hala Vlad'ın peşinde. Svan'ı iyileştirme çabaları sürüyor. Büyük bir sürprize hazır olun... Bir fantastik kurguda olabilecek her şeyin daha fazlasını istiyorsanız, Vlad Taltos Serisi sizin için hazırlandı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/orca.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Orca / Bir Vlad Taltos Macerası <br />
       <br />
     <br />
Steven Brust <br />
     <br />
· Artemis Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 02 - 2005 <br />
     <br />
· ISBN : 975873350-8 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 10.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64798-orca-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Jhereg - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64797-jhereg-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:05:06 GMT</pubDate>
			<description>Jhereg - Steven Brust  Jhereg Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
      Bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Jhereg - Steven Brust  Jhereg Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Bir Vlad Taltos Macerası &quot;JHEREG&quot;: Dragaera İmparatroluğu'nda geçen sürprizlerle dolu hikâye 1920'lerin dedektif romanlarını anımsatan bir tarzda yazılmış olan Jhereg, akıcı kurgusu ve diyaloglarıyla, eğlenceli bir karakterin zihnine yapılan ilginç bir yolculuğun hikayesi. Jhereg'in kahramanı Dragaera İmparatorluğu'nun en gözde kiralık katillerinden biri olan Vladimir Taltos. Dragaera İmparatorluğu, on sekiz ailenin sırayla hükümdarlık yapmasını sağlayan bir Döngü'ye sahiptir ve Döngü'nün dışarıdan üye kabul eden tek ailesi Jhereg'in en yetenekli katili Vladimir Taltos'tur. Diğer önemli figürler ise, asistanları, karısı, düşmanları, dostları, iş arkadaşları, içlerinde en değerlisi ise yanından hiç ayrılmayan ve ondan yardımını hiç esirgemeyen beslemesi küçük jhereg Loiosh. Üstün yetenekli bir kiralık katil olmanın yanı sıra Vlad aynı zamanda güçlü bir cadı. Çocukken Loiosh'un annesinden yumurtalarından birini ona vermesini isteyen Vlad, gelecekte en sadık yoldaşı olacak jhereg dostuna bildiği her şeyi öğreterek, arkadaşlık ederek ve onu koruyarak gözü gibi bakar. Çünkü annesine söz vermiştir. Karşılığında Loiosh'un hayat boyu desteğini alır. Tabii arada ısırıklarından korunmak gerekir ama zamanla Loiosh'un zehrine karşı da bağışıklık kazanır. Tıpkı Loiosh'la olduğu gibi Vlad, kitaptaki pek çok karakterle telepatik iletişim kurma yetisine sahip. Bu da hikayenin akışında gereksiz zaman detaylarını ortadan kaldıran kolaylaştırıcı bir etken. Tabii ki Vlad ve Loiosh arasındaki bağ diğerlerinden çok daha derindir. Kitapta Vlad, Jhereg yönetim konseyinin kaçak üyesi Lord Mellar'ı ele geçirip öldürmekle görevlendirilir. Jhereg'in sürükleyici macerası böylelikle başlar. Vlad bir yandan Jheregleri dolandırıp kaçan Mellar'ın işini bitirmeye, bir yandan Ejderhalar ile Jheregler arasında çıkması olası bir savaşı önlemeye, bir yandan da canını ve itibarını kurtarmaya uğraşıyor; tabii ki omzunda ayrılmayan beslemesi Loiosh ile birlikte. Jhereg, Dragaera'nın fantastik dünyasında çok şey ifade eder. Meşin gibi kanatları ve zehirli dişleri ile küçük ve uçan bir sürüngen türüdür. Bu kanatlı etobur sürüngen, parmağın bir boğumu büyüklüğündeki beyninde insan zekasına eşdeğer bir zeka taşır. Ancak Dragaera İmparatorluğu'nda yaşayan insanlar için jhereg adı, yeraltı suç dünyasının yönetici ve kölelerini ifade eder. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/jhereg.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Jhereg - Vlad Taltos Serisi <br />
       <br />
     <br />
Steven Brust <br />
     <br />
· Artemis Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 12 - 2002 <br />
     <br />
· ISBN : 9758733052 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 270 <br />
     <br />
· Çevirmen : Emrah İmre <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 9.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64797-jhereg-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Eski Türkçe Kelimeler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64796-eski-turkce-kelimeler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 06:45:09 GMT</pubDate>
			<description>Eski Türkçe Kelimeler  Türkce Osmanlica Kelimeler - Türkce Kelimeler - Osmanlica Kelimeler - Osmanlica Eski Türkce Kelimeler  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Eski Türkçe Kelimeler  Türkce Osmanlica Kelimeler - Türkce Kelimeler - Osmanlica Kelimeler - Osmanlica Eski Türkce Kelimeler <br />
       <br />
     <br />
Afitab-cemal: Günüş gibi yüzü olan <br />
     <br />
Ru'yet eylemek: Görmek <br />
     <br />
Dil-efgar: Aşık <br />
     <br />
An-samim-i kalb: Sami kalp ile <br />
     <br />
labis-i libas-ı hayat: Hayat elbisesesini giymek (Hayatta olmak) <br />
     <br />
Nisyan: Unutma <br />
     <br />
Efkar-ı Umumiye: Kamu oyu <br />
     <br />
Teehhül etmek: Evlenmek <br />
     <br />
Dil-dade: gönlünü kaptırmış <br />
     <br />
Dest-i izdivac: Evlenme <br />
       <br />
     <br />
Bu&#8217;ud: Boyut <br />
     <br />
Kaide: Taban <br />
     <br />
Seviye: Düzey <br />
     <br />
Mukavves: Eğri <br />
     <br />
Satıh: Yüzey <br />
     <br />
Şâkulî: Düşey <br />
     <br />
Hat: Çizgi <br />
     <br />
Kutur: Çap <br />
     <br />
Ufki: Yatay <br />
     <br />
Amûd: Dikey <br />
     <br />
Faraziye: Varsayı <br />
     <br />
Nısf-I Kutur: Yarıçap <br />
     <br />
Va&#8217;zîyet: Konum <br />
     <br />
Mahrut :Koni <br />
     <br />
Kavis: Yay <br />
     <br />
Mustatîl: Dikdörtgen <br />
     <br />
Müsavi: Eşit <br />
     <br />
Muhit-İ Daire: Teğet <br />
     <br />
Muhammes: Beşgen <br />
     <br />
Müştak: Türev <br />
     <br />
Mecmû: Toplam <br />
     <br />
Mesâha-İ Sathiye: Alan <br />
     <br />
Zâviye: Açı <br />
     <br />
Nisbet: Oran <br />
     <br />
Tenasüb: Orantı <br />
     <br />
Re&#8217;sen Mütekabil Zâviyeler: Ters Açılar <br />
     <br />
Zâviyetân-I Mütevâfıkatân: Yöndeş Açılar <br />
     <br />
Kaim Zaviyeli Müselles: Dikey Üçgen <br />
     <br />
Şibh-İ Münharif: Yamuk <br />
     <br />
Müselles-İ Mütesâviyü&#8217;l-Adlâ&#8217;: Eşkenar Üçgen <br />
     <br />
Müselles-İ Mütesâviyü&#8217;ssâkeyn: İkizkenar Üçgen <br />
     <br />
Hattı Munassıf: Açıortay <br />
     <br />
Murabba: Kare <br />
     <br />
Muhit-i Daire: Çember         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/">Edebiyat</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/edebiyat/64796-eski-turkce-kelimeler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Audi 2011 Fiyat Listesi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/motor-sporlari/64795-audi-2011-fiyat-listesi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 06:40:08 GMT</pubDate>
			<description>Audi 2011 Fiyat Listesi  2011 Model Audi Perakende Satış Fiyat - 2011 audi modelleri - 2011 Audi A8   
      2011 Audi A8 First Look  
      Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Audi 2011 Fiyat Listesi  2011 Model Audi Perakende Satış Fiyat - 2011 audi modelleri - 2011 Audi A8  <br />
      2011 Audi A8 First Look <br />
      <img src="http://i55.tinypic.com/dd1bbo.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://i55.tinypic.com/2q0ir0k.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://i52.tinypic.com/28hk3l2.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
      <img src="http://i52.tinypic.com/hwmq9w.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
       <br />
      <a href="http://www.audi.com.tr/etc/medialib/ngw/tr/uploads.Par.0001.File.pdf/audi_2011_pricelist.pdf" target="_blank">Audi 2011 model yili fiyat listesi  <br />
      </a>   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/motor-sporlari/">Motor Sporları</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/motor-sporlari/64795-audi-2011-fiyat-listesi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ateş Düşüren Şifalı Bitkiler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64794-ates-dusuren-sifali-bitkiler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 06:00:21 GMT</pubDate>
			<description>Ateş Düşüren Şifalı Bitkiler  şifalı bitkiler - ateş düşüren bitkiler - çocukta ateş düşürme - ateş düşürücü bitkiler  
      Yüksek ateş düşürücü...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ateş Düşüren Şifalı Bitkiler  şifalı bitkiler - ateş düşüren bitkiler - çocukta ateş düşürme - ateş düşürücü bitkiler <br />
      Yüksek ateş düşürücü bitkiler ve Prof. Dr. Ahmet Maranki ateş düşürme yolları.. Yüksek ateş nedir? Vücut sıcaklığımızın 37,5 dereceyi geçmesi yüksek ateş olarak değerlendirilmektedir ve yüksek ateşin mutlaka düşürülmesi gerekmektedir. Yüksek ateş olan hastalarda titreme, üşüme, iştah eksikliği, baş ağrısı ve aşırı halsizlik görülür. <br />
       <br />
     <br />
Prof. Dr. Ahmet Maranki bazı bitkilerin yüksek ateşi düşürmekte etkili olduğunu belirtmektedir. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibi hazırlanıp kullanılmalıdır. <br />
       <br />
      Ateş düşürmek için ateş düşürücü bitkiler <br />
       <br />
     <br />
Bir miktar ıhlamur kaynatılır ve bu kaynatılan ıhlamurdan 1 su bardak kadarının içine 1 çay kaşığı nane ilave edilir. 10 dakika bekletildikten sonra bu ateş düşürücü bitkisel kür içilip terlenirse ateş düşer. <br />
       <br />
      Ateş düşürmek için bitkisel ilaç formülü 2: Maydanoz, pelin yaprağı, kantaron, okaliptüs yaprağı ayları ile kuru erik hoşafı hazırlanır ve bu hoşaftan içilir. <br />
       <br />
      Prof. Dr. Ahmet Maranki&#8217;nin yüksek ateş düşürmek için bir başka önerisi ise şudur: 1 bardak kadar kaynar suyun içine 5 gram ufalanmış ebegümeci atılır ve 10 dakika demlenmesi için beklenir. Bu ateş düşürücü kürden günde 3 bardak içilir. <br />
       <br />
      Şifalı bitkiler uzmanı Mustafa Kırıcı yetişkinler ve çocuklarda ateşi düşürmenin bitkisel ve kesin yolları. 1. sirke oynak yerlerimize sirke sürmeliyiz. 2. süt ve sarımsak 1 bardak ılık süte 1 diş sarımsak dövüp içine karıştırılır. <br />
     <br />
Ateşi anında düşürür.   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64794-ates-dusuren-sifali-bitkiler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Demir Eksikliği Nasıl Giderilir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64793-demir-eksikligi-nasil-giderilir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 06:00:09 GMT</pubDate>
			<description>Demir Eksikliği Nasıl Giderilir  demir eksikliği tedavisi - demir eksiliği belirtileri - demir eksikliği sebepleri  
      Hemoglobin, kırmızı kan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Demir Eksikliği Nasıl Giderilir  demir eksikliği tedavisi - demir eksiliği belirtileri - demir eksikliği sebepleri <br />
      Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerine (eritrosit) rengini veren ve oksijenin kanda taşınmasını sağlayan bir proteindir. Demir ise hemoglobinin temel yapısına giren bir elementtir. <br />
       <br />
     <br />
Akciğerlerden alınan oksijenin hemoglobine bağlanarak dokulara aktarılmasında büyük önem taşır. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre hemoglobin değerlerinin erkeklerde 14 gr/dl, hamile olmayan kadınlarda 12 gr/dl'nin altına düşmesi &quot;anemi&quot; olarak tanımlanır. Demir eksikliği ve buna bağlı olarak oluşan anemi ise &quot;demir eksikliği anemisi&quot; olarak adlandırılır. Tüm dünyada erkeklerin % 20'sinde, kadınların % 35'inde ve hamilelerin % 50'sinde görülür. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha az, ülkemiz gibi az gelişmiş ülkelerde ise çok daha yüksektir. <br />
       <br />
      Demir Eksikliği Belirtileri Nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
Halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma, başağrısı, başdönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, huzursuzluk gibi genel; tırnaklarda kolay kırılma, tırnaklarda uzunlamasına kabarık çizgiler, düzleşme ve çukurlaşma, dil papillalarında düzleşme, dilde yanma, ağız köşelerinde ülserasyon ve fissurlar ve yutma güçlüğü gibi özel belirtileri vardır. <br />
       <br />
     <br />
Ender Saraç <br />
       <br />
      DEMİR EKSİKLİĞİ NEDENLERİ: <br />
       <br />
     <br />
1) Demir ihtiyacının artması: Gebelik, emzirme, büyüme çağındaki çocuklar, düşük doğum tartılı ve erken doğan bebeklerde ihtiyaç artar. Diyetle alınan demir ihtiyacı karşılamaya yetmez. <br />
       <br />
      2) Demirin yetersiz alımı: Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi, inek sütüne 1 yaşından önce geçilmesi, çocuğun günde yarım litreden fazla süt içmesi ve daha büyük çocuklarda hazır gıdalarla beslenme, sosyo-ekonomik durum bozukluğu nedeniyle hayvansal gıdaların yeterince alınamaması buna yol açar. Erişkinlerde çay, kahve tüketiminin fazla olması, diyetle fazla miktarda kalsiyum alınması, etin kavrularak ya da fırında fazla pişirilmesi ve sosis, salam gibi hazır besinlerin tüketimi demirin biyoyararlanımını azaltır. Sakatat, dana eti, koyun eti, tavuk eti, kuru baklagil, kuru meyve ( kayısı-üzüm ), pekmez, yeşil sebze, fındık, fıstık, susam, tahin gibi demirden zengin besinlerin tüketilmesi önerilir. <br />
       <br />
      3) Demirin yetersiz emilimi: Bazı kişilerde demir bağırsaklardan yeterince emilemez. <br />
       <br />
      4) Kan kaybı: Özellikle mide - bağırsak sistemindeki iyi ya da kötü huylu tümörler, kadınlarda aşırı adet kanaması, sık ve fazla sayıda doğum, düşük ve küretajlar buna yol açabilir. <br />
       <br />
       <br />
      DEMİR EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİSİ: <br />
       <br />
     <br />
Aneminin nedenlerinin iyi araştırılması gerekir. Altta yatan neden bulmadan rastgele demir ya da vitamin vermek, kan transfüzyonu yapmak, teşhisin gecikmesine, hastanın probleminin ilerlemesine yol açabilir. <br />
       <br />
     <br />
Demir eksikliği olan bebek ve çocuklarda zeka gelişimi ve koordinasyon bozulur, dikkat ve algılama azalır, büyümede gerilik olur. Demir eksikliğinde enfeksiyonlara duyarlılık artar, tırnak-deri-mukoza değişiklikleri ortaya çıkar. Gebelerde morbidite ve mortalite, bebek ölümleri oranı, düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme ve enfeksiyonlara yakalanma riski artar. Bağışıklık sistemi bozulur. Demir eksikliği anemisi olan bireylerde hava kirliliğine bağlı olan kurşun zehirlenmelerine duyarlılık artar. <br />
     <br />
Demirin bağırsaktan emilimindemi artırmak için&#8230; <br />
       <br />
     <br />
-C vitamini demirin emilimini artırır. Bu nedenle yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesi demirim emilimin artırmak açısından önemlidir. <br />
     <br />
-Mayalı ekmekteki demir mayasız ekmeğe göre daha çok emilir. <br />
     <br />
-İyi pişmemiş kuru baklagiller ya da kepek ekmeği demirin emilimin azaltır. <br />
     <br />
-Posalı gıdalarla beslenme demirin emilimini azaltır. <br />
     <br />
-Gıdaları saklamakta kullandığımız alüminyum, paslanmaz çelik ve teneke de demirin emilimin azaltır.    </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64793-demir-eksikligi-nasil-giderilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kansızlığa Karşı Kına Kürü</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64792-kansizliga-karsi-kina-kuru-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 06:00:08 GMT</pubDate>
			<description>Kansızlığa Karşı Kına Kürü  kansızlığa iyi gelen bitkiler - kansızlık için şifalı bitkiler - kansızlık nasıl geçer - kına kürü nelere iyi gelir -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kansızlığa Karşı Kına Kürü  kansızlığa iyi gelen bitkiler - kansızlık için şifalı bitkiler - kansızlık nasıl geçer - kına kürü nelere iyi gelir - ender saraç bitkisel tedaviler <br />
      Malzemeler: <br />
       <br />
     <br />
500 gr. Kuru kara üzüm <br />
     <br />
20 gr. Kına kına kabukları <br />
     <br />
5 Bardak Su <br />
       <br />
      Hazırlanışı : <br />
       <br />
     <br />
Su ve malzemeleri karıştırıp, kaynatın. Kaynadıktan sonra malzemeleri blendırdan geçirerek iyice ezilmesini sağlayın. <br />
       <br />
      Kullanılışı : <br />
       <br />
     <br />
Sabah ve akşam tüketilebilir. Bu karışımla beraber C vitamini takviyesi veya Limon/Portakal kullanımında fayda var.    </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64792-kansizliga-karsi-kina-kuru.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bebek Neden Emmek İstemez</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64791-bebek-emmek-istemez-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 03:40:06 GMT</pubDate>
			<description>Bebek Neden Emmek İstemez  bebek memeyi neden emmez - bebek neden anne sütü almak istemez - bebek neden emmeyi reddeder  
      Bazı toplumlarda...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Bebek Neden Emmek İstemez  bebek memeyi neden emmez - bebek neden anne sütü almak istemez - bebek neden emmeyi reddeder <br />
      Bazı toplumlarda memenin reddi, sütten kesmek için sık bir nedendir. Bununla beraber, emzirmenin tamamen kesilmesini gerektirmeyebilir, çünkü genellikle düzelen bir durumdur. Memenin reddi, annede büyük bir strese neden olabilir. Oysa bebeğin emmeyi reddetmesi çok rastlanan bir durumdur. Anne istenmediğini ve işe yaramadığını hissedebilir, annede kaygılanır ve hayal kırıklığına uğrar. <br />
       <br />
      İSTEKSİZ EMER <br />
       <br />
     <br />
Bazen bebek memeyi alır fakat emmez ya da çok zayıf emer. Bazen bebek, annesi emzirmeye çalıştığında ağlar ve meme ile savaşır. Bazen bebek bir dakika kadar emer, sonra memeyi boğulur gibi ya da ağlayarak bırakır. Bunu bir öğünde birçok defalar tekrarlayabilir. Bazen bebek memelerden birini emer ancak ötekini istemez. <br />
       <br />
      Geçici olarak memenin reddi görülebilir ve her zaman belli bir nedeni vardır. En sık görülenleri şunladır: <br />
       <br />
     <br />
* Bebek hasta olduğu için eskisine göre daha az emebilir. <br />
     <br />
* Anne son zamanlarda sarımsaklı, baharatlı ya da lahana ve benzeri gibi tat ve kokuya sahip şeyler yiyorsa bu tür beslenmeden dolayı bebek rahatsız olabilir. <br />
     <br />
* Burnu tıkalı bebekler meme emerken ağızlarından nefes alamayacaklarından meme emme yerine soluk almayı tercih ederler. Burun damlası kullanarak burnu açabilirsiniz. <br />
     <br />
* Diş çıkaran bebekler emzirildiğinde şişmiş damaklarına basınç uygulanacağından emme ağrılı hale gelebilir. Damakları acıdığı için emmeyi bırakır. <br />
     <br />
* Kulak ağrısı varsa çeneye yayılır ve meme emerken durum daha da kötüleşir. <br />
     <br />
* Bebeğinizin ağzında pamukçuk (mantar) varsa emzirme ağrılı olabilir. <br />
     <br />
* Çok aç bir bebek sütün yavaş gelmesine dayanamaz ve meme ucunu iter. Bunu önlemek için ona önceden biriktirdiğiniz sütü verin. <br />
     <br />
* Yeniden gebe kaldıysanız salgılanan hormonlar nedeniyle sütünüzün tadı değişebilir ve bebek sütünüzü reddedebilir. <br />
     <br />
* Endişeli veya gerginseniz emzirme sırasında bebek bu gerginliği hissedecektir. Rahat olmaya çalışın. <br />
     <br />
* Memeyi reddeden büyükçe bir bebek artık meme istemiyor olabilir. <br />
     <br />
* Emzirme tekniğinde hatalar olabilir. <br />
       <br />
     <br />
Daha önce rahatlıkla emen bebeğiniz birden emmek istemiyorsa sakın telaşa kapılmayın. Bebeğinizin sütten kesildiğini düşünerek, ek gıdalara geçmeyi ya da daha miktarını arttırmayı düşünmeyin. Çünkü sütten kesilme zamanı gelmiş bebek, birden bire emmeyi bırakmaz. Üstelik emmenin tadına varmış bir bebeğin annelerin uzun uğraşları sonunda emmeyi bıraktığını aklınızdan çıkarmayın. Bebeğinizin bu durumu muhtemelen geçicidir.  <br />
       <br />
      Ama bebeğinizin niçin emmek istemediğini bulmaya çalışın. İşte dikkat edeceğiniz noktalar... <br />
       <br />
     <br />
    * Bebeğinizin bir rahatsızlığı olup olmadığına dikkat edin. Eğer kulak iltihabı, ağzında oluşan bir kesik, pamukçuk ya da burnunda tıkanma varsa emmek istemeyebilir. <br />
     <br />
    * Diş etleri, diş çıkarmasından dolayı şişkin ve kızarık görünüyorsa emmek istemez. <br />
     <br />
    * Bebekler emerken annenin memesini ısırırlar. Eğer böyle bir durumda sert bir tepki verdiyseniz korkmuş olabilir. <br />
     <br />
    * Yeni bir parfüm, farklı bir sabun kullanmışsanız, bebek bu kokudan rahatsız olabilir. <br />
     <br />
    * Eğer çok stresli bir dönem içindeyseniz, bu sütünüze yansır. <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64791-bebek-emmek-istemez.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>obsesif-kompulsif(saplantı-takıntı)</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64790-obsesif-kompulsifsaplanti-takinti-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 01:01:01 GMT</pubDate>
			<description>obsesif-kompulsif(saplantı-takıntı)  Obsesif-Kompulsif Nedir?   
        
        
      
Obsesyon ( saplantı-takıntı) insanın aklına istenmeden,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> obsesif-kompulsif(saplantı-takıntı)  Obsesif-Kompulsif Nedir?  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Obsesyon ( saplantı-takıntı) insanın aklına istenmeden, elinde olmadan gelen rahatsız edici düşüncelerdir. Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için bazı uygunsuz, kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar. Bu hareketlere de kompülsiyon (zorlantı) adı verilir. Mesela kirlilik düşünceleri olan kişilerin sık sık ellerini yıkaması kompülsiyona bir örnektir. Bu düşünceler ve eylemlerin zamanla şiddeti artar ve kişinin günlük hayatının büyük bir kısmını işgal etmeye başlar. Sonuçta kişinin işlevselliği önemli ölçüde etkilenir ve bu durum tedavisi şart olan bir hastalık haline gelir.  <br />
     <br />
Değişik şekillerde görülebilen obsesyon (saplantı- takıntı) ve kompülsiyonların önemlileri şunlardır;  <br />
       <br />
     <br />
Bulaşma obsesyonları : En sık görülen saplantı çeşididir. Kişide eline olmadan kirlenmeyle ve hastalık bulaşmasıyla ilgili bir tehdit algısı oluşur. Yani kişi kendisinin toplumun diğer bireylerinden daha çok mikrop, pislik ve kirle karşılaşma tehlikesinde olduğuna inanmaya başlar. Bu düşüncenin etkisiyle de gereksiz tedbirler almaya başlar. Bulaşma korkusuyla el sıkışmaktan, umumi tuvaletleri kullanmaktan, para ve kapı tokmaklarını tutmaktan kaçınır. Bu işlerden birini yaptığı zaman da kendilerine mikrop, toz, feçes ya da idrar bulaştığını düşünüp ellerini yıkarlar. Günde 3-4 saat elini yıkayan, her yıkamada en az yarım saat ayıran, dışarı çıkıp eve geldikten sonra hemen elbiselerini çıkarıp yıkamaya atan kendisi de banyoya koşan, her banyoda ve tuvalete girmede 2-3 saat harcayan bir kişide temizlik saplantısının olduğu düşünülür. Çok fazla el yıkamaktan zamanla bu kişilerde yıkanan bölgelerde, özellikle ellerde soyulmalar, cilt tahrişleri görülür.Saplantı hastalarının yüzde 25-50&#8217;sinde bulaşma saplantıları görülür.  <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Kuşku obsesyonları; Bu çeşit saplantılar da en sık görülen ikinci çeşit saplantılardır. Kişide sürekli bir şeyleri yapıp yapmadığı ile ilgili kuşkular oluşur. Bu kuşkular büyük sıkıntı yaratır ve kişide aşırı bir kontrol etme davranışı oluşur. Acaba ocağı kapattım mı?, kapıyı kilitledim mi?, ışığı söndürdüm mü? gibi kuşkuların sonucunda emin olmak için defalarca tüpü, kapıyı, ışığı kontrol eder.  <br />
       <br />
     <br />
En sık görülen üçüncü çeşit kompülsiyon olmaksızın zihne yerleşen obsesyonel düşüncelerdir. Durmadan cinsel ve saldırgan bir hareketle ilgili düşünceler zihni meşgul eder. Kişiler bu durumdan dolayı kendilerini sürekli kınarlar.  <br />
       <br />
     <br />
Bir diğer durum da kişide kompülsiyon olmaksızın beliren saplantılı düşüncelerdir. Bunlar da özellikle saldırgan hareketler ve cinsel dürtülerle ilgili düşüncelerdir. Kişinin zihnini sürekli meşgul ederler. Kişi artık başka bir şey düşünemez hale gelir. Unutmak istedikçe şiddeti daha da artar.  <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Simetrik&#8221; veya &#8220; eksiksiz olma&#8221; saplantıları da sık görülen saplantı çeşitlerindendir. Kişi yaptığı işin eksiksiz olmasına, evdeki veya masasındaki eşyaların düzgün ve simetrik olmasına hastalık derecesinde dikkat eder. Öyle ki saatlerce bu simetriyi sağlamak için uğraşabilir. Eğer bu simetriyi ve düzenliliği yerine getiremezlerse aşırı sıkıntı duyarlar ve sıkıntılarını gidermek için saatlerce uğraşırlar. Bu yüzden işlevsellikleri önemli ölçüde etkilenir. Bir davet, randevu, iş gibi etkinliklerine yetişememe, işleri yetiştirememe gibi sorunlarla çok sık karşılaşırlar.  <br />
       <br />
     <br />
Ayrıca Tanrı var mıdır?, varsa Tanrıyı kim yaratmıştır? gibi uçsuz bucaksız sorularla giden &#8220; metafizik obsesyonlar&#8221; ya da dini obsesyonlar dediğimiz saplantı çeşitleri de vardır. Kişinin aklına istenmeden ve elinde olmadan Allah&#8217;ın olmadığı gibi düşünceler gelir. Hatta bazı zamanlar Allah&#8217;a küfür şeklinde düşünceler oluşabilir. Kişi bunun neticesinde, hele hele inançlı bir kişi ise aşırı sıkıntı ve suçluluk, günahkarlık duygusuna kapılır. Bu sıkıntıyı ve suçluluk duygusunu bertaraf etmek için de sesli veya içinden &#8222;tövbe tövbe&#8220;, &#8222;estağfirullah&#8220; gibi sözler sarfeder. Bu düşünceler öyle artar ki kişi günlük işlerini yapmaz ve hatta ibadet edemez hale gelir.  <br />
       <br />
     <br />
Kanser, AİDS gibi hastalıklara yakalandığı şeklinde düşüncelerin geldiği &#8220;hastalık obsesyonları&#8221; bir diğer saplantı çeşitidir. Kişi bu yüzden tetkikler yaptırır ancak bir sonuç çıkmadığı halde elinde olmadan hasta olduğu düşüncesini zihninden atamaz. Hastalık düşüncesinin yarattığı sıkıntıyı gidermek için sürekli hastaneye gidip tetkik yaptırır, tetkiklerden bir sonuç çıkmaz, o an için rahatlar ancak düşünce zihninden gitmez. Bu kısır döngü şeklinde hep bu şekilde devam eder.  <br />
       <br />
     <br />
Otomobil plakalarını ve evlerin numaralarını okuma, apartmanların kaç kat olduğunu sayma gibi &#8220;sayma obsesyonları&#8221; da görülen diğer obsesyon çeşitleridir.  <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64790-obsesif-kompulsifsaplanti-takinti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>komplexler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64789-komplexler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 01:00:21 GMT</pubDate>
			<description>komplexler  aşşağılık komplexi...  
        
      
Psikolojinin ve psikanalizin dallarında aşağılık kompleksi, birinin bazı yönlerde kendini...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> komplexler  aşşağılık komplexi... <br />
       <br />
     <br />
Psikolojinin ve psikanalizin dallarında aşağılık kompleksi, birinin bazı yönlerde kendini diğerlerinden aşağı hissetmesidir. Sıklıkla farkına varılmaz ve telafi etme düşüncesi, kişileri eziyet içine sürükler, şaşırtıcı bir kazanım veya aşırı bir antisosyal davranışla sonuçlanır. İlk çalışmalara, teorisini göstermek için Napolyon komplekslerini kullanan Alfred Adler öncülük etmiştir.Adler, bütün gelişme dönemi süresince çocuğun ebeveyni ve genel dünyayla ilgili bir yetersizlik duygusu hissettiği kavramını geliştirmiştir.  <br />
       <br />
     <br />
Hastanın kompensasyon için gösterdiği psikolojik veya fizik çabaların sonuçsuz kalmasıyla psikonevrozlar gelişir; hasta başarısızlıklarını örtbas etmek ve başkaları üzerinde bir güç kazanmak için bu semptomlarını kullanır. Çok kere depresyonla birlikte beliren aşağılık duygularına emeklilikte ve yaşlılıkta sık rastlanır. Bu vakalarda, hasta kendisine saygısını önemli derecede kaybetmiştir. Kişi toplumsal bakımdan düştüğünü, önemsiz kaldığını hisseder ve böylece paranoid reaksiyon tipleri gelişebilir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Cyrano Kompleksi  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kişinin kendi ihtiyaç, istek ve amaçlarının başkaları tarafından gerçekleştirilmesini tercih eden tutuma verilen addır. Bu komplekse sahip olan kişiler, başkalarının başarılarından, en az kendi başarılarından duydukları kadar sevinç duyarlar.  <br />
       <br />
     <br />
Kişinin, kendisini bir başkasının yerine tam olarak koyabilme yeteneği bu kompleksin temelidir. İşin içine, suçluluk duyguları, kendi kendini cezalandırma tutkusu ya da mazoizm gibi şeyler karıştığı takdirde, Cyrano kompleksi bir hastalık halini alabilir.  <br />
       <br />
       <br />
      Oedipus (ödipus) Kompleksi  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Erkek çocuğun annesine karşı duyduğu bilinçsiz yakınlık nedeniyle babasını kıskanması ve bununla ilgili ruhsal bozukluklar kompleksine verilen isimdir.  <br />
     <br />
Freud'un kurucusu olduğu Psikanalitik teoriye göre karşı cins olan ebeveyni sahiplenme ve kendi cinsinden ebeveyni safdışı etme konusunda çocuğun beslediği duygu, düşünce, dürtü ve fantezilerin toplamıdır.  <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Üstünlük Kompleksi  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Adler'e göre üstünlük kompleksi &quot;insan olarak kendini aşağı görmek ve buna dayanarak daha yüksek hedeflere ulaşmak demektir&quot;. Bu söz giderilmiş, tedavi edilmiş eski bir aşağılık kompleksinin sonucudur. Üstünlük kompleksinin en önemli belirtisi tanrıya benzeme hevesidir. (Tanrıya benzeme yönelişi) Genel bir açıdan bakılırsa Adler'in görüşü tüm insanların karakteristik özelliği olan üstün olma isteğini (zorlamasını) ruhsal yaşamın püf noktası olarak ele almaktadır  <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      Kaybetme Korkusu Kıskanç Yapıyor  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Kıskançlığın her ne kadar aşkın ifadesi olduğuna inanılsa, yani 'seven insan kıskanır' gibi düşünülse de, kıskançlık aslında kontrol ve sahiplenme duygusu ile kaybetme korkusundan kaynaklanıyor. Kişi en çok hayranlık duyduğu insanı kıskanıyor. Genel olarak kadınlar çekiciliğe ve popüler olmaya gıpta ile yaklaşırken, erkekler güçlü olmaya ve zenginliğe özeniyor.  <br />
       <br />
     <br />
Yakın ilişkilerde, evlenme ya da ilişkileri sürdürmenin en önemli sebeplerinden biri de, kişiye ait olma duygusunu yaşatması ve özgüveni yükseltmesi. Bu duygu aynı zamanda olumlu benlik anlayışının gelişimine de katkıda bulunuyor. Peki, kimi zaman ilişkiyi kopma noktasına getiren kıskançlık nasıl ortaya çıkıyor? Kıskançlığın asıl sebebi güvensizlik mi?.. Kişiler en çok hayranlık duydukları insanları kıskanıyor.  <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64789-komplexler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>uyku geliştirmek için yapılması gerekenler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64788-uyku-gelistirmek-icin-yapilmasi-gerekenler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 01:00:06 GMT</pubDate>
			<description>uyku geliştirmek için yapılması gerekenler  Eğer uykunuzdan memnun değilseniz, aşağıdakiler uykunuzun kalitesini geliştirmede size yardımcı olabilir....</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> uyku geliştirmek için yapılması gerekenler  Eğer uykunuzdan memnun değilseniz, aşağıdakiler uykunuzun kalitesini geliştirmede size yardımcı olabilir.  <br />
     <br />
Bir düzen oluşturun;  <br />
     <br />
&#8226;Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde yatağa gidin.  <br />
     <br />
&#8226;Yatakta kitap okumayın ya da televizyon seyretmeyin. Bunlar uyku kaçırıcı etkinliklerdir.  <br />
     <br />
&#8226;Bir önceki gece kötü uyumuş olsanız bile gün içinde kestirmeyin.  <br />
       <br />
     <br />
Eğer uzun bir süredir &#8220;kalitesiz&#8221; bir uykunuz varsa ve uzun süren &#8220;uykuya dalamama&#8221; dönemleriniz oluyorsa, farkında olmadan yatağınızı/yatak odanızı &#8220;uyumak&#8221; yerine &#8220;uyanık kalmak&#8221; ile eşleştirmiş olabilirsiniz.  <br />
       <br />
     <br />
Aşağıdaki öneriler yatağınızı ve yatak odanızı uyanıklık yerine, uyku ile birleştirmenize yardımcı olacaktır;  <br />
     <br />
&#8226;Hemen ilaca sarılmayın.  <br />
     <br />
&#8226;Akşam öğününde ağı yemekler yemeyin  <br />
     <br />
&#8226; Gece geç yatılmış olsa bile sabahları vaktinde kalkarak güne başlamak , gündüz saatlerinde uyumayın.  <br />
     <br />
&#8226;Çok yorgun hissetseniz ya da uyku açığınızı telafi etmek isteseniz de erken bir saatte yatağa gitmeyin.  <br />
     <br />
&#8226;Uyku saatinden birkaç saat önce egzersizler yapın, fakat uykudan hemen önce fazla yorucu hareketlerden sakının.  <br />
     <br />
&#8226;Yatak odasını uyku dışında örneğin çalışmak, TV izlemek gibi eylemler için kullanmayın ve odayı düzenli olarak havalandırın.  <br />
     <br />
&#8226;Işıkları hemen söndürün.  <br />
     <br />
&#8226;20 dakika içinde uyumadıysanız, başka bir odaya gidin; tekrar uykunuz gelene kadar oturun ve rahatlayın.  <br />
     <br />
&#8226;Uyku tutmadığında yataktan çıkarak rahatlatıcı, fazla hareket gerektirmeyen bir uğraşıda bulunun  <br />
     <br />
&#8226;Bir gece önce az uyumuş olsanız bile, her gün aynı saatte uyanın.  <br />
     <br />
&#8226;Ilık bir banyo almak.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64788-uyku-gelistirmek-icin-yapilmasi-gerekenler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>kayısı yağı cilt için en iyisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/64787-kayisi-yagi-cilt-icin-iyisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 00:40:09 GMT</pubDate>
			<description>kayısı yağı cilt için en iyisi  Tüm ciltler için uygun olan kayısı yağı, özellikle kırışıklıkları azaltıyor. Kayısı yağı kayısının çekirdeğinden elde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> kayısı yağı cilt için en iyisi  Tüm ciltler için uygun olan kayısı yağı, özellikle kırışıklıkları azaltıyor. Kayısı yağı kayısının çekirdeğinden elde edilir. Kayısı yağı A vitamini içerdiğinden dolayı cildi nemlendirip, canlılık ve parlaklık kazandırır. Kayısı aynı zamanda magnezyum, karotin, kalsiyum ve betakaroten maddelerini içerir. Bu maddeler kırışıklıkları azaltır ve cildi canlandırır. Normal ciltler için haftada 1 gün, kuru ciltler için ise defa derinize kayısı yağı sürün. Ayrıca vücut için banyo yaptığınız zaman banyo yaptığınız suya birkaç damla kayısı yağı damlatabilirsiniz. Böylece vücudunuz yumuşak ve pürüzsüz olur. <br />
       <br />
       <br />
      bende kullandım yüzüm bebek gibi oldu çok pürüsüzleştirip yumuşatıyor gerçekten<img src="http://www.main-board.eu/images/mainstyle/smilies/85.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/">Bakım Güzellik</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/bakim-guzellik/64787-kayisi-yagi-cilt-icin-iyisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Lazer</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64786-lazer-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 23:18:02 GMT</pubDate>
			<description>Lazer  Lazer Nedir - Lazer Hakkında - Fizik Konu Anlatım  
        
      Yaşamımızda çoktan önemli bir yere sahip oldu bile. Hassas ışınlar, süper...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Lazer  Lazer Nedir - Lazer Hakkında - Fizik Konu Anlatım <br />
       <br />
      Yaşamımızda çoktan önemli bir yere sahip oldu bile. Hassas ışınlar, süper marketlerde ürün fiyatlarını, CD'lerden müziği, DVD'lerden de filmleri okuyor. Araştırmacılar, bugüne kadar ulaşılamayan hassaslık, hız ve güçte yeni lazer türleri geliştiriyorlar. Onun sayesinde maddenin en küçük parçası görülür hale gelecek ve sonsuza kadar yetecek miktarda ucuz enerji üretilebilecek... <br />
       <br />
     <br />
Gün, büyük bir aksilikle başladı. Mika çaydanlık yere düşüp paramparça oldu. Ancak, birkaç dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi yine masanın üstünde duruyordu. Evin hanımı kendisine, lazer baskı makinesiyle (çıkış olarak kâğıt yerine üç boyutlu nesneler alan) yepyeni bir çaydanlık daha üretti. Bunun için, satın alırken çaydanlıkla birlikte verilen disketi 3 boyutlu fotokopi makinesine yerleştirmesi yeterli olmuştu. Disket, ürünün dijitalleştirilmiş orijinal görüntüsünü içeriyordu. <br />
       <br />
     <br />
Fotokopi makinesinin hafızası, veri yığının arasında dolaştı ve verileri lazerin kumanda birimine aktardı. Bu birim de ışını, kopyalama makinesindeki plastik, sertleştirici toz, bağlayıcı madde ve yapıştırıcıdan oluşan kaynayan bir karışıma yönlendirdi. Lazer ışınının değdiği noktada karışım hemen sertleşti. Kısa süre sonra, parçalananın aynısı bir çaydanlık çıktı ortaya. <br />
       <br />
     <br />
Bize bilimkurgu gibi gelen bu örnekteki cihazın, Amerikan şirketi Z-Corporation tarafından birkaç yıl içinde üretilip, pazara sunulması bekleniyor. Cihaz, lazer tekniğinin, çok farklı amaçlara hizmet eden en yeni kullanım şekli. Başka hiçbir buluş, bu harika ışın kadar çok yönlü değil. Lazer ışınları yazabiliyor, okuyabiliyor, ölçebiliyor, kesebiliyor, hatta tedavi edebiliyor. Harika ışın, hem otomobil sacına hem de hassas insan damarlarına aynı mükemmellikte kaynak yapabiliyor. En sert elmaslara hassas delikler açabiliyor; kimliklere, kredi kartlarına üç boyutlu (hologramlar) görüntüler, gökyüzüne de renkli resimler çizebiliyor. <br />
       <br />
     <br />
O kadar büyük bir güç üretiyor ki, ışığı Ay'a kadar ulaşabiliyor. O kadar hassas ki, göz ameliyatlarında kullanılıyor. Lazer ışınları, artık dijital verileri havada ışık hızıyla (yaklaşık 178.000 daktilo sayfası veriyi 1 saniyede) bir yerden bir yere aktarıyor. Bu optik serbest alan aktarımında, ışınlar, veriyi gönderen ve alan kişilerin evlerinin çatısında bulunan özel aynalarla yönlendiriliyor. <br />
       <br />
     <br />
Gerçi yöntem en çok 4 kilometrelik bir alanda uygulanabiliyor. Ama bu uzaklık, şubeleri birbirine yakın üniversiteler ya da şirketlerin iç bünyelerinde iletişim kurabilmeleri için yeterli. <br />
     <br />
Lazer harikasının marifetlerini anlatan liste bitmek bilmiyor. Bilim adamları bu hassas ışınlarla, atomları her yönüyle araştırabilmek için, şimdiye kadar mümkün olmayanı başarıp, en küçük parçaların dünyasına girmeyi hedefliyorlar. <br />
       <br />
     <br />
Kalın lazer ışınlarıyla da uzun süredir beklenen nükleer füzyon enerjisini kazanabilmek amacıyla, Güneş'i yeryüzünde taklit etmek istiyorlar. Amerikalı Theodore Maiman, 1960'ta dünyanın ilk lazerini yaparken, buluşunun bütün dünyada böyle bir başarıya ulaşacağını herhalde tahmin etmemişti. O günden bu yana, dünyanın her yerinden uzmanlar, lazerin sürekli yeni kullanım alanlarını keşfettiler. Ancak ister süper marketlerin kasalarındaki küçük lazer tarayıcılar, ister nükleer füzyon amacıyla kullanılan dev lazer silahlarında, hep aynı ilke işliyor: Lazer ışını, atomların ışık yaymaya başlayıncaya kadar enerjiyle pompalanması sonucu ortaya çıkıyor. Bu ışık, daha sonra ayna hileleriyle iyice güçlendiriliyor. <br />
       <br />
     <br />
Enerjinin atoma hangi şekilde pompalanacağı, lazerde kullanılan malzemeye bağlı. Yakut lazer, ksenon (xenon) lambası; neodiyum YAG lazer ise flaş lambası ya da diod lazerle pompalanıyor. Gaz lazerler de daha çok hızlandırılmış elektronlarla bombardıman yoluyla pompalanıyor. Lazer malzemesi, ayrıca lazer ışının dalga boyunu da belirliyor. Örneğin, kırmızı yakut lazeri kırmızı lazer ışını üretiyor. Değerli bir gaz olan argon ile çalışan lazerler, insan gözünün göremeyeceği morötesi ya da kızılötesi ışınlar üretiyorlar. <br />
       <br />
     <br />
Bir atom, alabileceği enerjiyle tamamen pompalanınca bünyesine daha fazla enerji alamaz. Böyle bir atom kendi uyarılmış enerjisine eşit enerjide bir ışık dalgasıyla çarpışınca, zorunlu olarak enerjisini ışık dalgası olarak verir ve çarpıştığı dalga ile aynı frekans ve fazda iki ışık dalgası yayınlanır. Çarpışmaların sayısını yükseltebilmek için, yani daha çok ışık kazanabilmek için, lazerin karşılıklı iki kenarına paralel iki ayna yerleştiriliyor: Bu aynalardan birine rastlantısal olarak dik bir açıyla çarpan ışık dalgası, karşıdaki aynaya yansıtılıyor ve ardından sürekli iki ayna arasında gidip geliyor, dışarıya çıkamıyor. Işık parçacıkları, lazerin yapımında kullanılan malzemenin içinden geçerken, yolunun üzerinde enerji pompalanmış diğer atomlarla karşılaşıyorlar ve onları da, depolamış oldukları enerjiyi ışık olarak açığa çıkarmaları için zorluyorlar. <br />
       <br />
     <br />
Böylece &quot;parlayan&quot; (ışıldayan) atomların sayısı ve bununla birlikte ışığın miktarı sürekli artıyor. Lazere ismini de bu süreç vermiş: Çünkü &quot;lazer&quot;, İngilizce &quot;light amplication by stimulated emission of radiation&quot; tanımlamasının, yani &quot;uyartılmış salma ile ışığın güçlendirilmesi&quot; tanımlamasının kısaltılmış halidir. <br />
     <br />
Ancak, iki ayna arasında tutsak olduğu sürece giderek yoğunlaşan ışınla bir şey yapmak mümkün değil. O nedenle, bu iki yansıtıcılardan biri yarı geçirgen özelliğe sahip: Işığın bir bölümü onun aracılığıyla dışarıya çıkıyor (lazer ışığı). Bu ışına &quot;bağdaşık&quot; (eş evreli) adı veriliyor: Işık dalgalarının tamamı, aynı renkte ve bütün ışık parçacıkları aynı ritim ile (aynı fazda) salınıyorlar. <br />
       <br />
     <br />
Ayrıca, ışını oluşturan dalgalar tamamen birbirine paralel ilerliyor. Bir el feneri ve bir &quot;laserpointer&quot; ile bir duvar aydınlatılıp sonra yavaş yavaş arkaya doğru gidildiğinde, lazer ışınının normal ışıktan farkı kolayca seçilebiliyor. El fenerinin duvarda bıraktığı ışık lekesi, duvardan uzaklaştıkça büyüyor, lazerin aydınlattığı nokta ise hep aynı büyüklükte kalıyor. Lazer ışığı dağılmadığı için çok hassas işlemlerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Cerrahlar, onunla beyin ameliyatlarında küçücük hücreleri dokulardan ayırabiliyor. <br />
       <br />
     <br />
Geleceğin lazerli çim biçme makinesi &quot;Zero&quot;, çimleri milimetrik olarak eşit boylarda kesebiliyor. <br />
     <br />
Lazer ışınları istenilen dalga boyunda üretilebiliyor. Bunun için, doğru lazer malzemesini seçmek yeterli. Lazerin bu özelliği, kimya alanında bir devrime neden oldu. Birçok kimyasal tepkime, ortama, ancak enerji dahil edildiğinde harekete geçiyor. Tepkimenin gerçekleşmesi için, genellikle biraz ısıtmak yeterli oluyor. Ama, özellikle organik kimya alanında görülen bazı hassas tepkimeler için bu yeterli değil. Çünkü bazı moleküller, enerji sadece belirli dozlarda uygulandığında diğer moleküllerle özel bağlar oluşturuyorlar ve böyle bir enerji dozunu sadece lazer mümkün kılıyor. <br />
       <br />
     <br />
Araştırmacılar, bu yöntemle lazer yardımıyla vinilklorit (günlük hayatta sıkça kullanılan polivinilkloridin -PVC- ana maddesi) üretmeye başladılar. Bunun için bilim adamları, içi dikloretilen gazıyla dolu bir tepkime hücresine morötesi lazer ışınları gönderiyorlar. Vinilkloridin oluşabilmesi için, tepkimeye belirli aralarla, belirli dozlarda enerji uygulamak gerekiyor. Bu da sadece lazerle yapılabiliyor. Şimdiye kadar bu maddenin endüstriyel olarak üretimi oldukça karmaşıktı: Gaz, 500 santigrat dereceye kadar ısıtılmak zorundaydı, tepkimenin gerçekleşebilmesi için, ayrıca bir de yardımcı maddeye (katalizatör) ihtiyaç duyuluyordu. Lazer yöntemi, daha 300 santigrat derecede işlemeye başlıyor ve bir katalizatöre de gerek kalmıyor. Bu yöntemin sunduğu en büyük avantaj, üretimde sağlanan yüzde 20 oranında artış. <br />
       <br />
     <br />
Araştırmacılar lazer ışınını sadece istenilen dalga boyunda üretmekle kalmıyorlar, lazer ışınlarını ultra kısa atımlara (puls) da dönüştürebiliyorlar. Bu yolla çok büyük enerji açığa çıkarılıyor. Hedefe ulaşabilmek için, kesintisiz lazer ışını üreten yakuttan başka bir malzeme kullanmak gerekiyor. Atımlı (pulslu) lazer ışınları, kromkolkuirit (Chrom-Colquiriit) kristali, neodmiyum-YAG (neodiyum içine yitrium alüminyum garnet yani YAG katkılanmıştır) ya da bir titan-safir kristali içinde oluşuyor. Bu malzemelerin inanılmaz bir özelliği var: İçlerinde bulunan küçücük boşluklarda ışık o kadar hızlı yansıyor ki, bütün farklı frekanslar kısacık bir an için senkronize oluyorlar. <br />
       <br />
     <br />
Bağdaşık ışıktan yıldırım hızıyla bir atım ortaya çıkıyor. Bu atımlar, birkaç femtosaniye aralarla birbirlerini izliyorlar. Bir femtosaniyenin ne kadar sürdüğü rakamlarla ifade edilebiliyor (10 üzeri 15 saniye), ancak hayal edilmesi mümkün değil. Bir femtosaniyenin bir saniyeye oranı, saniyenin 32 milyon yıla oranıyla kıyaslanabilir. <br />
     <br />
Kısa ışık flaşlarında çok büyük enerji gizli. Atımların verimi tek başına sınırlı olsa da, tek tek enerjilerin toplanmasıyla bir güç paketi ortaya çıkıyor. Her bir atım 3 mikrojul enerjiye (bu, bir su damlasını bir santigrat derecenin milyonda biri kadar ısıtmaya bile yeterli değil) sahip olmasına karşın, lazer ışık atımları, atım boyunca (örneğin 100 femtosaniye) 30 megavat enerji sunuyor. <br />
     <br />
1960'lı yıllardan bu yana, ultra kısa atımlı lazerler hızlı bir gelişim gösterdi. Günümüzde, atımlar iyice kısaldı ve yeni kuşak çok yönlü kompakt ultra kısa atımlı lazerler ortaya çıktı. Oda büyüklüğünde, güvenli olmayan ve enerjiye doymak bilmeyen orijinalleriyle karşılaştırıldığı zaman, gerçek bir devrim... <br />
       <br />
     <br />
Günümüzün atımlı lazerleri çok farklı kullanım amaçlarına hizmet ediyor ve çok hassas işliyor. Işınlar, kısa dalgalı röntgen ışınından, uzun dalgalı kızılötesi ışınlara kadar elektromanyetik tayfın bütün alanına dağılmış durumda. Üstelik, birkaç petavat'lık (milyarlarca megavat ya da rakamlarla ifade edilirse 10 üzeri 15 vat) inanılmaz bir güce ulaşıyor. <br />
       <br />
     <br />
Ortaya çıkan güç, çok hassas bir şekilde bir noktaya odaklandığı zaman, atımlı lazerler mikro hassaslıktaki kaynak, kesim ve delme işlemleri için ideal bir verim sunuyor. Bir dakikadan daha kısa bir süre içinde otomobil kasasına 100 noktada kaynak yapabiliyor. Bu, şimdiye kadar kullanılan elektro kaynak yöntemine oranla on kat daha hızlı ve hassas. Özellikle uçak yapımında yüksek oranda hassaslık gerektiği için, giderek perçinlerin yerini alıyor. Bu yolla, Airbus A318 ya da süper Airbus A380'de ortalama olarak yüzde 10 oranında ağırlıktan ve yüzde 20 oranında işçilik ücretinden tasarruf edilebiliyor. <br />
       <br />
     <br />
Atımlı lazerin, sahip olduğu yüksek enerjiyle üzerinde çalışılan malzemeyi yakabileceği düşünülse de, kesinlikle böyle değil. Atımlar enerjiyi yanma noktasına o kadar çabuk ulaştırıyorlar ki, sıcaklık, ışının gönderilmediği alanlara yayılma fırsatı bile bulamıyor. Bu nedenle, patlayıcı özelliği yüksek maddeler de atımlı lazerler ile kesiliyor. Kesme noktasındaki malzeme, geri kalan bölümde patlama meydana gelmeden buharlaşıyor. <br />
       <br />
     <br />
Enerji bu kadar yüksek düzeyde demetlenebildiği için, ultra kısa atımlı lazerler cerrahlar için de büyük nimet. Onunla tıkanmış damarları açabiliyor, en ince damarları hiç bozmadan kesebiliyorlar. Bütün bu işlemleri gerçekleştirirken, çevredeki doku kesinlikle zedelenmiyor. Bu özelliği lazeri, göz alanında &quot;bir numaralı&quot; tedavi yöntemi haline getirdi. Retina yırtıklarının onarımında kullanılıyor. Miyopluğun tedavisinde atımlı ışınlar, kornea tabakasının belirli bir katmanına odaklanıyor. Işın, kornea tabakasının bu katmanında yan yana çok sayıda küçük delikler oluşturuyor. Sonunda kornea tabakasının en üst katmanı açılarak kenara katlanıyor. Altında duran ve biraz önce buharlaştırılan tabakada, geriye kalan artıklar lazerle iyice temizleniyor. Sonra, tamamen sağlıklı olan en üst kat yeniden yerine yerleştiriliyor. Bu düzleştirme işlemiyle miyopluk tedavi edilmiş oluyor. <br />
       <br />
     <br />
Atımlı lazer, özellikle fizik bilimi için mucize bir silah niteliğinde. Lazer aracılığıyla, birkaç yüz femtosaniye süren atomlar arası elektron alışverişi bile araştırılabiliyor. Bunun için atomlar tek tek izole ediliyor ve bir iyon tuzağına hapsediliyor. Bu tuzak, tek iyonları, yani yüklü atomları uzun süre içinde tutuyor. İyonlar daha sonra lazer ışığıyla ışıtılıyor. <br />
       <br />
     <br />
Varsayalım ki, lazer ışını salınan iyonlara sol taraftan yansıtıldı; sola doğru salınan iyonlar, atımlı lazer ışınına yöneleceklerdir. Bu sırada, akustikten de tanıdığımız rezonans oluşuyor. Araştırmacılar, bu rezonans enerjisini hassas ölçme cihazlarıyla, aynı bir kamerayla izliyormuş gibi kaydediyorlar. Ne kadar çok rezonans oluşturulursa, kaydedilen görüntü de o kadar netleşiyor. Bu arada elde edilen bilgiler, bilgisayar ve telekomünikasyon alanında süper hızlı sinyal aktarımı sağlayan hassas optoelektronik cihazların yapımı için kullanılıyor. <br />
       <br />
     <br />
Bütün araştırmalar sırasında bilim adamları, attosaniyelik (femtosaniyenin binde biri) atımlara sahip lazerleri geliştirmeye başladılar. Bu lazerlerle çok hızlı işleyen kimyasal tepkimeler, hücresel boyutta ve adım adım incelenebiliyor. Araştırmanın amacı, hastalığa neden olan moleküllerin yapısını çözümleyebilmek ve bu bilgi ışığında hedefe yönelik özel ilaçlar geliştirmek... <br />
       <br />
     <br />
Bir gün, lazer atımlarıyla küçük DNA'lar kesilebilecek ve parçalar, molekül tasarımcılığının yardımıyla bir araya getirilip yepyeni bir başka gene dönüştürülebilecek. Noktasal çalışabilen lazerle hücre çekirdeğine girip, orada cerrahi bir operasyon yapmak da mümkün. <br />
       <br />
     <br />
Atımlı lazerler, sadece hayat kurtarmak amacıyla kullanılmıyor; sahip olduğu enerji, onu tehlikeli bir silaha da dönüştürebiliyor. Amerikan ordusu 2001 yılının başında bir lazer silahını uydulara karşı başarıyla kullandı. Uydunun elektronik sistemi tamamen tahrip edildi. Ancak, bu deneyim sırasında askeri strateji uzmanları, kendi silahlarına karşı dikkatli olmak zorunda olduklarını öğrendiler. Işık atımı, hedefini ya da başka bir cismi vurduğu zaman, nereye gideceği belli olmayan yansımalara neden oluyordu. Işınlar, hâlâ diğer uyduların -ki bu kendi uyduları da olabilir- optik alıcılarına zarar verecek kadar yeterli enerji içeriyorlardı. Bu tehlikenin önüne nasıl geçilebileceği henüz bilinmiyor, ama düşman uyduları ya da roketleri vurmayı hedefleyen lazer silahlarının 2007 yılında kullanıma hazır olması amaçlanıyor. <br />
       <br />
     <br />
Bir yıl sonra da, daha barışçıl ve aynı zamanda da bütün zamanların en heyecan verici lazer projesi gerçekleştirilecek: Güneş'in simülasyonu... Güneş'in içinde hidrojen çekirdekleri birbiriyle kaynaşarak helyuma dönüşüyor. Bu çekirdek kaynaşması sonucu inanılmaz miktarlarda enerji açığa çıkıyor (milyarlarca yıl boyunca 100 milyon santigrat derecede yanan bir fırına benzetilebilir). Bilim adamları, lazer tekniği aracılığıyla bu işlevi yeryüzünde simüle etmek istiyorlar. Bu kozmik fırın taklit edilebildiği takdirde, yeryüzündeki enerji sorunu sonsuza kadar çözülecek. Çünkü, yanıcı madde olarak kullanılan hidrojen, yeryüzünde hem çok miktarda bulunuyor hem de ucuz. <br />
       <br />
     <br />
Füzyon yöntemi, ilk olarak 1980'li yıllarda, zamanın en güçlü lazerleriyle denendi. Deney, başarıyla sonuçlanmıştı, ancak bütün bir bina kompleksini kapsayacak büyüklükteki düzenek, ürettiğinden daha çok enerji tüketiyordu. Şimdi, çekirdek kaynaşması (füzyonu) sonucu ekonomik enerji üretme fikri yeniden gündemde: <br />
       <br />
     <br />
California'daki National Ignition Facility (NIF), futbol stadyumu büyüklüğünde bir düzenek hazırlıyor. 2008 yılında burada, 192 lazer silahından çıkan ışınlarla hidrojen çekirdekleri kaynaştırılacak. Füzyon sonucunda 5.000 milyar vat enerji açığa çıkması bekleniyor. Bu çalışma başarılı olursa, insanoğlunun en büyük hayallerinden biri gerçek olacak: Bütün dünyaya yetecek kadar ucuz enerjiye sahip olmak...         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/fizik/">Fizik</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64786-lazer.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kütleçekim Dalgasının Peşinde</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64785-kutlecekim-dalgasinin-pesinde-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 23:15:11 GMT</pubDate>
			<description>Kütleçekim Dalgasının Peşinde  Kütleçekim Nedir - Kütleçekim Hakkında - Fizik Konu Anlatım - Fizik Ders Konuları  
        
      Einstein,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Kütleçekim Dalgasının Peşinde  Kütleçekim Nedir - Kütleçekim Hakkında - Fizik Konu Anlatım - Fizik Ders Konuları <br />
       <br />
      Einstein, uzay-zamanda yayılan dalgacıklar öngörmüştü, ama onları fark edemiyorduk. Dev detektörler sayesinde, artık onları yakalayıp evrenin gizemlerini aydınlatabileceğiz.  <br />
       <br />
      <img src="http://www.onlinefizik.com/images/stories/hhj.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
İnşaat halinde görülen bu tünel, Pisa yakınlarındaki İtalyan taşrasında3 kilometre boyunca uzanıyor ve Virgo'nun bir parçası. <br />
       <br />
     <br />
Bir yıldız çok büyük bir patlamayla havaya uçuyor... Doğrusu, süpernova denilen bu yıldızlar patladığında, milyarlarca yıldızdan oluşan bir galaksi kadar parlıyor ve kısa süre sonra sönüyor. Bu arada, uzaya ağır elementler de içeren döküntüler saçıyor. Nitekim, dünyamız da ağır elementlerden oluşmuştur. Süpernovalar evreni başka şekillerde de etkiliyor, uzay-zamanın yapısını yırtarcasına dalgalandırıyor ve dalgalar, evrende milyonlarca ışık yılı uzağa yayılıyor. Bu görüngü, kütleçekim dalgaları olarak adlandırıyor. Dünyanın dört bir yanındaki gökbilimciler, kütleçekim dalgalarını yakalamak için yarışıyorlar. Kütleçekim dalgalarının varlığı öngörüldüğü gibi gözlemlenebilirse, büyük patlamaya kadar geri götürülebilen varsayımlarda bulunabileceğiz. <br />
       <br />
     <br />
Einstein, 1916'da Genel Görelilik Kuramı'nı yayımladığında, kütleçekim dalgalarının var olduğunu öne sürmüştü. Görelilik, uzay ve zamanın birbirine dikilmiş iki ayrılmaz parça olduğunu belirtiyordu. Artık üçboyutlu uzayı, saatin tik taklarından ayıramayacaktık; boyutlarla zaman, büyük uzay-zaman yapısını meydana getiriyordu. Garip bir fikir olmasına rağmen, şimdiye dek defalarca kanıtlandı ve evrenin nasıl işlediğini tanımladı. Genel Görelilik Kuramı'nın öngördüğü bir başka şey ise, henüz kanıtlanamadı. Aniden hızlanan bir cisim (eğer yeteri kadar kütleliyse), uzaktan gözlenebilecek kadar kuvvetli kütleçekim dalgaları yaymalıydı. Yalnızca süpernovalar, çarpışan kara delikler ya da nötron yıldızları, astronomik uzaklıklardan gözlemlenebilecek şiddetli kütleçekim dalgaları yayabiliyor. <br />
       <br />
     <br />
Bütün kuramlar kanıta gereksinir ve bazen kanıtlamak zordur. Kütleçekim dalgaları henüz saptanamadı, çünkü engin uzaya yayıldıkça zayıflıyorlar. Eğer bir süpernovanın yanında durabilseydiniz, kütleçekim dalgaları sizi ve komşu nesneleri paramparça ederdi. Nitekim, bulutsulardaki süpernovaların gazı nasıl dağıttığını kütleçekim dalgalarını da hesaba katarak açıklamalıyız, ama bunu yapamayacak kadar uzaktayız. Güçlü kütleçekim dalgaları, Dünya'ya ulaşana kadar çok zayıflıyor. Onları tespit etmek, 100.000 ışık yılı çapındaki gökadamızı 3 santimetrelik hata payıyla ölçmek kadar hassas bir girişim. Einstein'ın bile kütleçekim dalgalarının varlığından şüphe etmesine şaşırmamalı. <br />
       <br />
     <br />
Kabaran dalga <br />
       <br />
     <br />
Genel Görelilik Kuramı'nın yayımlanmasından yaklaşık 90 yıl sonra, sakıngan kütleçekim dalgalarını gözlemleme zamanı yaklaşıyor. Geçen yıllar boyunca gökbilimciler, ABD, Japonya, Almanya ve en büyüğü İtalya, Pisa'da olmak üzere, çeşitli tesisler inşa ettiler. Pisa'dan 12 kilometre uzaktaki Fransız-İtalyan ortak girişimi Virgo detektörünün yapımı kısa süre önce tamamlandı. Ölçümlere 2004'ün ilk aylarında başlanacak. Bu büyük bir bilimsel çaba ve astronomik masraflarla yapıldı. Virgo'yu 6 yılda inşa etmek yaklaşık 140,2 trilyon TL'ye mal oldu. Dünya çapındaki bütün detektörlerin maliyeti eklenirse, gerçekten muazzam bir rakam ortaya çıkıyor. <br />
       <br />
     <br />
Kütleçekim dalgalarının sadece Einstein'ın hayal gücünün ürünü olmadığını gösteren yeterince dolaylı kanıt elde edildi. Bunlar nötron yıldızları gözlemlenerek toplandı: Nötron yıldızları, süpernova halinde patlamış gaz devlerinin kalıntıları. Nötronlardan yapıldıkları ve iki nötron arasında bir başkası sığacak kadar boşluk olmadığı için, koca bir yıldız kütlesini 20 kilometrelik bir çapa sıkıştırmışlar. Bu çok yoğun gökcisimlerinin bazısı dönüyor ve döndükçe kutuplarından radyo dalgaları yayıyor. Bizler de, bir kutbu bize bakan nötron yıldızlarının güçlü radyo dalgalarını alıyoruz. Kesikli radyo yayını yaptıklarından onlara atarca diyoruz. <br />
     <br />
1974 yılında, Amerikalı fizikçiler Joseph Taylor ile Russel Hulse, birbirinin çevresinde dönen iki nötron yıldızı keşfettiler. Bu düzene ikili atarca sistemi deniyor. Yaydıkları radyo dalgalarını yıllarca gözlemlediler. Zamanla, yıldızların birbirine yaklaştığı anlaşıldı. Küçük bir hareketti, yılda bir metre yaklaşıyorlardı, ama sonucu büyüktü. Yıldızlar enerji kaybediyordu ve yörüngenin daralması, Görelilik Kuramı'nın kestirimlerine uyuyordu. Taylor ve Russel, yitirilen enerjinin kütleçekim dalgaları halinde yayıldığını söylediler ve 1993'te Nobel Ödülü aldılar. <br />
       <br />
     <br />
Kütleçekim dalgaları avı bundan önce başlamıştı. ABD Maryland Üniversitesi'nden fizik profesörü Joseph Weber, ilk araştırmaları 1960'larda yapmıştı. Weber'in detektörü, 1,5 metre uzunluğunda alüminyum bir çubuktu ve havadan yalıtmak için vakum odasında tutuluyordu. Çubuğun rezonans frekansı 1kHz'ti ve Weber, bundan geçen kütleçekim dalgalarının çubuğu titreştireceğini düşündü. Weber, 1969'da, çok zayıf bir sinyal yakaladığını öne sürdü, ama diğer bilim insanları vardığı sonuçları elde edemediler. O zamandan beri çok daha duyarlı çubuklar geliştirildi ve denemekten asla vazgeçmediler. Bazıları neredeyse 273 santigrada kadar dek (mutlak sıfır) soğutulmuştu ve çubukları oluşturan moleküllerin ısıl titreşimlerinin yanlış alarm vermesi önlenmişti. Şimdiye dek, çubukların hiçbiri titremedi. <br />
       <br />
     <br />
Detektör çubukların bariz açığı, yalnızca belli bir frekanstaki kütleçekim dalgalarını saptayabilmeleriydi. Ancak Virgo ile diğer detektörler farklı. Bunlar, kütleçekim dalgalarının belli bir özelliğinden yararlanmak için tasarlanmış dev girişimölçerler (birbirine bağlanmış detektörler dizisi). Kütleçekim dalgaları, uzay-zamanı belli bir yönde geriyor, o yönü dikey açıyla kesen yönü (90 derece) ise büzüyor. Böylelikle, bir yön gerildiğinde hangi yönün büzüldüğünü biliyoruz. <br />
       <br />
     <br />
Borular, borular <br />
       <br />
     <br />
Virgo'yu gören tüpleri gözden kaçıramaz. İtalyan kırsalında uzanan, 1,2 metre çapındaki borular... Işık ışınları, Virgo'nun borularında tek bir sefer yapmıyor. 3 kilometre uzaktaki aynaya çarptıktan sonra, girdi aynası denen aynaya yakın yansıtılmış ikinci bir ışına çarpıyor. Bu da, aynaların bir rezonans oyuğu yaratması, dev bir ışık tuzağı kurması demek; yani lazer ışınları, yoldan sapıp kaçana kadar, 50 kere yukarı aşağı gidip geliyor. Rezonans oyuğu, ışık miktarının artmasına, ışık diyotuna daha çok ışığın çarpmasına ve ölçüm duyarlılığının artmasına yarıyor. <br />
       <br />
     <br />
Bunun işe yaraması için, Virgo kesin ölçümler ve ölçeklerle inşa edildi. Virgo projesinin sözcüsü Profesör Adalberto Giazotto böyle olmak zorunda olduğunu belirtiyor, yoksa doğal ya da insan eseri titreşimler (sarsıntılar ya da ayak darbeleri) aynaları şaşırtırdı: Yollardaki trafik, hızlı rüzgârlar, uzakta gerçekleşen depremler ve hatta, tepeden uçan uçaklar, çok küçük, ama bizim için çok büyük titreşimlere yol açıyor. <br />
       <br />
     <br />
Sismik titreşimleri baskılamak için, Virgo'nun aynaları üstün ayarlayıcı denilen bir sisteme oturtulmuş. Bunlar, 10 metrelik bir kulede yer alan bileşenler: sarkaçlar, yay gibi davranan mekanik sarsıntı süzgeçleri (platformlar). Sonuçta, hem yatay hem de dikey hareketi dengelemek için, 1 tonluk safra ağırlık var ve aynalar ince kablolarla bunlara bağlanarak asılmış. Giazotto'nun açıkladığı gibi, sistem Virgo'yu duyarlı kılıyor:&quot;Asılan ayna, Virgo ile diğer detektörler arasındaki temel fark ve 4 Hz civarında başlayan sismik gürültüyü eliyor.&quot; <br />
       <br />
     <br />
Virgo, frekansı 10 Hz'ten düşük dalgaları arıyor. Bu, diğer detektörlerin gözlemleyebildiği en düşük frekanstan (40 Hz) çok daha düşük bir ölçü. Washington eyaleti ve Louisiana'da faaliyet gösteren LIGO'da çalışan ABD'li ekiple işbirliği yapan Prof. Bangalore Sathyaprakash (Cardiff Üniversitesi), İngiliz-Alman yapımı GEO600 detektöründen de söz ediyor. LIGO'nun amacı, evrendeki belli bazı kütleçekim kaynaklarının yol açtığı frekans aralığını gözlemlemek (kara delik çiftleri gibi). &quot;Diyelim ki, 40 Hz'te, bir kara delik çiftini gözlemliyorsunuz: Sinyal bir saniye kadar sürecektir. Frekansı 10 Hz'te düşürürseniz, sinyali 60 saniye boyunca gözlemlersiniz. Bu çok yüksek çözünürlüklü bir tarama ve kara deliklerin nasıl çarpışıp kaynaşarak birleştiğini gösteriyor.&quot; <br />
       <br />
     <br />
Sismik titreşimler, Virgo mühendislerinin karşılaştığı tek güçlük değildi. Borulardan gaz geçerse (hava dahil), lazer ışınının &quot;çiçeklenerek&quot; genişlemesine, güç kaybetmesine ve fazdan çıkmasına yol açardı; çünkü ışın hava molekülleriyle çarpışarak az da olsa sapardı. Bu yüzden, Virgo, Avrupa'nın en büyük ve en mükemmel vakum ortamına sahip. Boruların içindeki basınç 10 '10 milibar. Her ne kadar, yıldızlar ve özellikle galaksiler arası boşluk kadar seyrek olmasa da, Virgo vakumunda bulunan serseri atomlar, uzay mekiğinin Dünya yörüngesinde çarptığı atomlardan daha az. <br />
       <br />
     <br />
Dalgaların kralı <br />
       <br />
     <br />
Virgo'nun diğer özellikleri de bir dizi üstün niteliğe sahip. En yüksek kalitede aynalar üretilmiş, yüzeyleri mikronun yüzde birinden küçük pütürler barındıracak kadar düzgün (mikron, metrenin yüz milyonda biri). Yollanan ışığın yüzde 99,999'unu geri yansıtıyorlar. Lazer de çok etkileyici ve bilinen en kararlı ışınları üretiyor. 20 W gücünde çalışarak, Virgo'nun arkaplan gürültüsünden etkilenmesini önlüyor. Gizatto'ya göre, bütün bu sistemleri etkili bir şekilde koordine etmek en büyük zorluktu: &quot;Aynı anda çalışması gereken bir sürü farklı bileşenimiz var, üstelik hepsi birbirinden çok değişik.&quot; <br />
     <br />
Giazotto ve meslektaşları, Virgo'yu, şimdilik kuzey koluna ışın yollayarak test ediyorlar. Sonra batı kolunu deneyecekler. Yıl sonunda, iki kolu bir araya getirdiklerinde, kütleçekim dalgalarını yakalamaya hazır olacaklar. Virgo, bunu gece gündüz yapacak. 24 saat boyunca, ışık detektörleri veriyi bilgisayarlara aktaracak ve girdiler kaydedilecek. Saniyede aktarılan 4 MB'lık veriyi çözümlemek için 300 gigaflopluk işlem gücü gerek. <br />
       <br />
     <br />
Peki, bilgisayarlar bir dalga yakalayıp yakalamadıklarını nereden bilecek? Tahmin yürütecekler. Gökbilimciler, en azından kuramsal olarak, belli gökcisimlerinin ne gibi dalgaları ürettiğini biliyorlar. Bu örüntülerle donatılan bilgisayarlar, verilere uyan dalgaları ayıklayacak diyor Giazotto: &quot;Verilerimiz, hazır kalıplara göre gözden geçirilerek, birleşen kara delik ya da nötron yıldızları tanımlanacak.&quot; <br />
       <br />
     <br />
Virgo'nun LIGO ve GEO600 gibi detektörlerle, ilk kütleçekim dalgasını saptamak için rekabet edeceğini söyleyebilirsiniz. Bir detektörle, bilim insanları tek bir olayı kaydettiklerini söyleyebilirler. İki uzak detektör sayesinde, kütleçekim dalgalarının yol aldıkça nasıl değişiklik gösterdiğini ölçebilirler. <br />
       <br />
     <br />
Sathyaprakash'ın dediği gibi, iki detektör bize daha ayrıntılı bilgiler verecek. &quot;İki detektörün kaydettiği olay arasında gecikme varsa, bu, gelen kütleçekim dalgasına bağlıdır. Üçüncü bir detektör de, üçgenleme yöntemiyle, dalganın gökteki kaynağını saptayabilir. Dördüncü detektör konumu teyit edecektir&quot; ve kaynak gökcisminin özellikleri, yanlış alarm olup olmadığına dair bir göstergedir. Giazotto'ya göre, çoklu detektörler, dalganın başka özelliklerini ortaya koyar: &quot;İkisinin aynı sinyali alması arasında geçen zamandan, dalganın hızını ölçebilirsiniz.&quot; <br />
       <br />
     <br />
Peki, Virgo'nun bir şey görme şansı ne kadar? Giazotto, kendine güveniyor. Virgo, deney yürütme duyarlılığına 2004';te eriştiğinde derhal bir dalga yakalayacak. Sathyaprakash da bir o kadar iyimser: &quot;LİGO, Virgo ve GEO600 detektörlerinin tasarım sınırlarına bakıldığında, bunların, 300-450 milyon ışık yılı uzaktaki kara delik çiftlerini saptayabileceğini görürüz. Bu kadar büyük çaplı bir oylumda, yılda 1-2 kara delik çiftinin çarpıştığını gözlemleyebiliriz. Bu oranlar teorik tahminlere dayandığından, gerçek oran daha düşük olacaktır; yani, 3-4 yıl bir şey göremezsek şaşırmayalım.&quot; <br />
       <br />
     <br />
Sonra, Einstein'ın kuramı gerçekten teste tabi tutulacak. Virgo ve diğer detektörlerin donanımları planlandığı gibi yükseltildiğinde, on yıl sonra, 10 kat güçlü alıcılara sahip olacağız. O zaman, evrende 1.000 kat büyük bir hacim taranacak ve her yıl veya belki her gün, başka bir olay kayıt edilecek. Eğer hâlâ bir şey yoksa, bunun gökbilimsel sonuçları büyük olacak diyor Sathyaprakash.&quot;Onları göremezsek, ikili sistemlerin nasıl oluştuğu gibi temel gökfiziksel modelleri gözden geçirmek zorunda kalacağız&quot;: Çünkü, Görelilik Kuramı öyle çok şeyi açıklıyor ve o denli sık kanıtlandı ki, kütleçekim dalgalarının yokluğundan ziyade, diğer varsayımları eleştirmek akla yatkın. <br />
       <br />
     <br />
Her şey plana uygun giderse, Virgo kütleçekim dalgalarının varlığını kanıtlamakla kalmayacak, gökbilimcilerin evreni açıklamalarına yardım edecek. Ancak, Virgo ve diğer detektörler ne kadar duyarlı olursa olsun, evrenin en zayıf kütleçekim dalgalarını saptayamaz: bizzat, büyük patlamadan kalan dalgaları... Bunun için, uzaya yerleştirilecek LİSA detektörünü beklemeliyiz (2011 yılı). <br />
       <br />
     <br />
Kütleçekim dalgası nedir? <br />
     <br />
Genel Görelilik, büyük gökcisimlerinin uzay-zamandaki etkilerini tanımlıyor. Uzay zamanı, dört boyutlu bir nesne olarak ve dışarıdan bakıldığında, iki makaranın arasına gerilmiş ince bir lastik bant olarak canlandırabilirsiniz. Bu lastik bandın üstüne bir top bırakırsanız, çukurluk yaptığını görürsünüz. İşte, uzaydaki nesneler de, uzay-zamanı böyle etkiler. Nesneler aniden hızlandığında (ivmelenme) kütleçekim dalgaları yaratıyor. Bu, bir havuza çakıl taşı atıp dalgaların yüzeyi yayılarak kaplamasına benziyor. Kütleçekim dalgaları darbe merkezinden uzaklaştıkça zayıfladığından (sudaki halkalar) onları saptamak zor.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/fizik/">Fizik</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64785-kutlecekim-dalgasinin-pesinde.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hamilelikte Bulantı ve Kusmalar</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64784-hamilelikte-bulanti-kusmalar-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 23:10:08 GMT</pubDate>
			<description>Hamilelikte Bulantı ve Kusmalar  Hamilelik Hastalığı - Gebelikte Bulantı - Gebelikte Kusma - Hamilelikte Bulantı Nedenleri - Gebelik Bulantısı -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Hamilelikte Bulantı ve Kusmalar  Hamilelik Hastalığı - Gebelikte Bulantı - Gebelikte Kusma - Hamilelikte Bulantı Nedenleri - Gebelik Bulantısı - Gebelik Kusması - Gebelikta Aşırı Kusma - Hiperemesis Gravidarum - Kusmaya Neden Olan Diğer HastalıklarKadın yaşamının belki de en güzel, en mutlu ve en önemli zaman dilimi olan gebeliğin ilk günlerinde başlayan bulantı ve kusmalar pek çok hamilenin korkulu rüyası olabiliyor. <br />
       <br />
     <br />
Gebelerin yaklaşık yüzde 80&#8217;inde görülen bulantı ve kusma şikayetleri genellikle ilk adet gecikmesinin birkaç gün sonrasında başlar ve giderek artarak 8. gebelik haftasında dayanılması en zor günlere ulaşır. Daha sonra yavaşça azalan bulantı ve kusmalar 14. gebelik haftası civarında ise sona erer. <br />
       <br />
     <br />
Gebelik bulantısının oldukça inatçı, tedaviye dirençli ve sinsi bir şekilde nerede ise tüm gün boyu süren tatsız bir duygu olduğunu, kusmaların ise genellikle sabah saatlerinde daha yoğun olduğunu söyleyen Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#8217;nden Op.Dr. Meltem Eğilmez, &#8220;Kişiden kişiye çok değişik günlük salınımlar gösteren bulantı ve kusma döneminin bitişi de aynı şekilde çeşitlilik gösterir&#8221; diyerek şu bilgileri veriyor: <br />
       <br />
     <br />
Ani bir şekilde sona eren dönemlerin yanı sıra nerede ise tüm gebelik dönemine yayılan bulantı ve kusmalar da söz konusu olabilir. Gebelik bulantıları genellikle ilk gebelikte daha yoğun olur. Ancak aynı kadının hamilelikleri arasında bulantı süre ve sıklığı açısında ciddi farklılıklar görülebilir. <br />
       <br />
     <br />
Çoğul gebelikler, önceden araç tutması rahatsızlığı olanlar, anne ve kız kardeşlerinde gebelik kusması öyküsü olanlar ve migren hastalarında bulantı ve kusmalar daha yoğun olarak ortaya çıkabilir. Gebelikte görülen bulantı ve kusmanın nedeni tam olarak aydınlatılamamakla birlikte psikolojik faktörlerle hormonal değişimlerin ortak ürünü gibi görülmektedir. Kanda betahcg ve estrogen hormonlarının yüksek oranda bulunduğu ikiz gebelikler ve üzüm gebeliklerde bulantı ve kusma da çok daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkmaktadır. <br />
       <br />
     <br />
SAĞLIKLI GEBELİĞİN İŞARETİ Mİ? <br />
       <br />
     <br />
Merkezi sinir sistemindeki bulantı merkezinin hassasiyeti artar ve daha önceki yaşamda etkili olmayan pek çok uyaran ile bulantı ve kusma tetiklenir hale gelir. Bunlar arasında kokular, besin maddelerinin tatları, ağız boğaza değen fırça gibi yabancı cisim uyaranları en sık rastlananlardır. Halk arasında bulantı ve kusmanın sağlıklı gebelik işareti olduğuna dair yaygın bir inanış vardır. Bu tam anlamı ile doğru olmamakla birlikte fetusun yaşamadığı gebeliklerde betahcg seviyelerinin düşmesine bağlı bulantılarda hızlı bir azalma yaşandığı da bir gerçektir. Ancak bulantının ne zaman geçeceği her gebeliğe özel olduğundan bulantıların bitmesini kesinlikle fetusun yaşamadığı yönünde yorumlamak da doğru olamaz. <br />
       <br />
     <br />
Gebelik bulantı ve kusmasının tedavisinde iki basamak vardır. Bunlardan ilki gebeyi bulantı uyaranlardan mümkün olduğunca uzak tutmaktır. Rahatsız eden kokular (yemek, sigara, parfüm, v.s.), mutfak ortamı, hatta kendi ev ortamından uzaklaştırmak bile gerekebilir. Mümkün olduğunca az ve sık öğünler, sabah saatlerinde kuru gıda tüketimi, erken gebelikte sağlıklı beslenme konusunda ısrarcı olmamak ve bulantı uyaran yiyecek maddelerini bir dönem tüketmemek, çok gerekli olmadıkça multivitamin ve kan ilacı benzeri mide irritasyonu yapacak ilaçların kullanılmaması, mide yanma ve ekşimelerinin yoğun olduğu dönemlerde soda ve soğuk içeceklerin tüketimi işe yarayabilir. İkinci sırada doktorun uygun gördüğü dozda B6 vitamini, bulantı önleyici ve mide asidini azaltıcı ilaç tedavileri gelir. <br />
       <br />
     <br />
AŞIRI GEBELİK KUSMASINA DİKKAT <br />
       <br />
     <br />
Aşırı gebelik kusmasında ise durum çok farklıdır. Her gebede görülmesi doğal olan bulantı ve kusmalar aşırı olduğunda vücutta doku ve hücre içi suyunun azalmasına yol açacak bir boyuta erişebilir ve bu durum tüm sistemleri ciddi şekilde olumsuz etkileyen, hastane koşullarında tedavi gerektiren ciddi bir gebelik komplikasyonu haline dönüşür. <br />
       <br />
     <br />
Vücuttaki tüm sistemlerin çalışmasında sıvı ve elektrolit dengeleri çok önemli rol oynar. Tüm kasların düzenli kasılmaları, kalbin çalışması, iç organ fonksiyonlarının sürdürülmesinde sıvı - elektrolit dengesi esas olup aşırı gebelik kusması zamanında müdahale edilmediği takdirde çok ağır sonuçlara yol açabilecek bir hastalık durumudur. Aşırı kilo kaybı, kan potasyum düzeyinin azalması, karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve kan pH&#8217;sının alkaliye kaymasına kadar yol açabilen ağır hiperemesis gravidarum tablosu gebeliklerin yaklaşık binde ikisinde görülmektedir. <br />
       <br />
     <br />
KUSMAYA NEDEN OLABİLECEK HASTALIKLAR <br />
       <br />
     <br />
Hiperemesis gravidarum tespit edildiğinde hasta hemen hastaneye yatırılarak tedaviye başlanır. Ağızdan beslenme tamamen kesilerek kan biokimyası ve elektrolit düzeylerindeki dengesizlikler değişik serum kombinasyonları ile düzeltilmeye çalışılır. Bu arada merkezi sinir sistemi üzerinde etkili güçlü kusma engelleyici ilaçlar ile sıvı kaybının engellenmesine çalışılır. Kardioloji, iç hastalıkları, gastroenteroloji ve psikiyatriden hastanın yönlendirilmesinde yardım alınır. <br />
       <br />
     <br />
Bu arada aşırı kusmaya yol açabilecek diğer sistemleri ilgilendiren hastalıkların da incelenmesi gerekir. Bunlar arasında en sık rastlananlar peptik ülser, safra kesesi taşı ya da kolesistit, pankreatit, piyelonefrit ve hipertiroidi sayılabilir. Hastanın şikayetleri tamamen ortadan kalkıp ağızdan beslenmeye başlanmadan ve kilo kaybı durmadan hastaneden taburcu etmemek gerekir. Genellikle yoğun bir tedavi protokolü ile ortadan tamamen kalkan ve gebeliğin devamında bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi görülmeyen hiperemesis gravidarum, çok nadir vakalarda anne hayatını kurtarmak için gebeliğin sonlandırılmasını gerektirecek kadar ciddi boyutlarda ortaya çıkabilir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64784-hamilelikte-bulanti-kusmalar.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Atom Numarası</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64783-atom-numarasi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 22:15:07 GMT</pubDate>
			<description>Atom Numarası  Atom Numarası Nedir - Atom Numarası Hakkında - Fizik Konu Anlatım  
        
      Atom numarası: Bir atomda bulunan proton sayısı,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Atom Numarası  Atom Numarası Nedir - Atom Numarası Hakkında - Fizik Konu Anlatım <br />
       <br />
      Atom numarası: Bir atomda bulunan proton sayısı, elementi tanımlar ve atom numarası olarak adlandırılır. Atomda bulunan proton sayısı aynı zamanda, elementin kimyasal karakteri hakkında da bilgi verir. <br />
       <br />
     <br />
Periyodik tabloda sıklıkla karşılaşılan görünüm, yandaki gibidir. Burada, element simgesinin altında verilen &quot;bağıl atom kütlesi&quot;, proton ve nötron sayısının toplamına eşittir. Element simgesinin üstünde verilen atom numarası da, proton sayısına eşit olduğuna göre, bu iki sayının farkı elementin nötron sayısını verir. <br />
       <br />
     <br />
Örnek: Kalsiyumun (Ca) nötron sayısı: Bağıl atom kütlesi - Atom numarası = 40 - 20 = 20'dir. <br />
       <br />
     <br />
Bu gösterim, periyodik tablonun dışında, örneğin herhangi bir anlatımda elementin adı geçerken de kullanılabilir. Bazı durumlarda, bu iki değerin yeri tam tersi şekilde (atom numarası altta, bağıl atom kütlesi üstte) de olabilir. Ek olarak, simgenin sağ tarafında, elementin + ya da - yükü de gösterilebilir.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/fizik/">Fizik</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/fizik/64783-atom-numarasi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sağlığınıza Sağlık Katın</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64782-sagliginiza-saglik-katin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:00:15 GMT</pubDate>
			<description>Sağlığınıza Sağlık Katın  Sağlıklı Yaşam Önerileri - Nasıl Sağlıklı Oluruz - Sağlıklı Olmak İçin Yöntemler  
        
      Gün içinde size birkaç...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Sağlığınıza Sağlık Katın  Sağlıklı Yaşam Önerileri - Nasıl Sağlıklı Oluruz - Sağlıklı Olmak İçin Yöntemler <br />
       <br />
      Gün içinde size birkaç dakika kazandırdığını düşündüğünüz sağlıksız alışkanlıklarınız uzun vadede telafisi zor, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Cosmopolitan dergisi dikkat etmeniz gereken ufak sağlık önerilerine yer verdi. <br />
       <br />
      DİŞ FIRÇANIZI DEĞİŞTİRİN <br />
     <br />
Sorun: Manchester Üniversitesi'nin araştırmasına göre ortalama bir diş fırçası, candida gibi mantar türlerini ve mikropları barındırır. Dahası, bu mikroplar, diş etlerinizden girerek kan dolaşımınıza katılırlar. <br />
     <br />
Çözüm: En azından üç ayda bir diş fırçanızı değiştirin. Asla ve asla diş fırçanızı başkasıyla paylaşmayın ve kendi kabında muhafaza edin. <br />
       <br />
      ÇARŞAFINIZI HAVALANDIRIN <br />
     <br />
Sorun: Çarşafınızın bakteriler için harika bir üreme yuvası olmasının sebebi her gece salgıladığımız nemdir. Buna ek olarak, insanlar haftada 5-10 gram arasında ölü deri döker ve bu da bakterilerin artmasına sebep olur. <br />
     <br />
Çözüm: Nevresim takımınızı, her altı ayda bir yıkayın ve ütüleyin. Sık sık kuru temizlemeye de gönderebilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
ESKİ JİLETLERİ ATIN <br />
     <br />
Sorun: Jileti düzenli olarak suya tutmak ve ıslak bırakmak keskinliğini azaltır. Kör jiletler, ölü deriyle tıkanırlar ve bu, kolayca enfeksiyon kapabilen sıyrıklara, batıklara ve diğer deri tahrişlerine sebep olabilir. Çözüm: İşlevini kaybetmeye başladığı an jiletinizi hemen yenisiyle değiştirin. Ancak asla ve asla başkasınınkini ödünç almayın. <br />
       <br />
     <br />
NEMLİ ORTAMLARA DİKKAT <br />
     <br />
Sorun: Soyunma odalarının nemli ortamları bakterilerin üremeleri için idealdir. Eğer siz de soyunup giyinme sırasında ayağınıza terlik giymeye üşeniyorsanız mikroplara açık hale gelirsiniz. <br />
     <br />
Çözüm: Parmak arası terliğinizi yanınızda taşımaya üşenmeyin. Spor yaptıktan sonra duştan çıkarken ayağınızı ve terliğinizi iyice yıkamayı ihmal etmeyin. Bu arada spor yaparken ayakkabınızın içine giydiğiniz çorapları her seferinde değiştirmeyi unutmayın. Aksi halde ayağınızda mantar oluşabilir. <br />
       <br />
      TEMİZLİK LİFİ KİŞİSELDİR <br />
     <br />
Sorun: Lifler ve özellikle de köpük şeklindeki temizlik süngerleri yeterince temizlenmediğinde milyonlarca bakteriye ev sahipliği yapabilir. Bu bakteriler cilde kolaylıkla yayılabilir ve çeşitli enfeksiyonlara yol açar. Yayılan bakteriler türlü hastalıklara neden olur. <br />
     <br />
Çözüm: Bu enfeksiyonları engellemek için lifinizi en yakın arkadaşınız veya ailenizden kimseyle paylaşmayın. Vücut lifinizi en az haftada kaynar suda şampuanla yıkayın. Altı ayda bir vücut lifinizi yenisiyle değiştirmeyi unutmayın. <br />
       <br />
      AYAKTA YEMEK YEMEYİN <br />
     <br />
Sorun: Özellikle hızlı olması için öğle yemeklerinizi ayakta hızlı atıştırmalarla geçiriyorsanız bu alışkanlığınızdan hemen vazgeçmelisiniz. Çünkü ayakta hızlı yemek stres oluşumuna sebep oluyor ve sindirim sürecini zorlaştırıyor. Sindirim sürecinin zorlaşması midede çeşitli rahatsızlıklara neden oluyor. Ayrıca Amerikan Diyet Merkezi'nin araştırmasına göre hızlı yemek yeme kilo alımını da artırıyor. Çünkü hızlı yediğinizde ne yediğinizin farkına varamıyorsunuz. <br />
     <br />
Çözüm: Ne kadar yoğun olursanız olun yemek yemeye zaman ayırın. Eğer zaman sorun olursa yemeğinizi önceden hazırlayın ve lokmalarınızı iyice çiğnemeyi unutmayın. Bu durum doygunluk hissine ulaşmanızı sağlayacaktır. <br />
       <br />
     <br />
DİŞLERİNİZİ FIRÇALAYIN <br />
     <br />
Sorun: Her sabah düzenli olarak dişlerinizi önce fırçalamalı sonra da diş aralarınızı diş ipiyle temizlemelisiniz. Yoksa çürükle ve kötü ağız kokusuyla karşı karşıya kalırsınız. <br />
     <br />
Çözüm: Ağınızla ve dişlerinizle ilgili problemleri engellemek için günde en az iki kez düzenli olarak dişlerinizi fırçalamalısınız. Ayrıca ağız gargarası yapmayı da unutmayın. <br />
       <br />
     <br />
SIK SIK TUVALETE GİRİN <br />
     <br />
Sorun: Tuvalete gitmeyi sürekli ertelemeyi alışkanlık haline getirmiş olabilirsiniz. Ancak bu son derece zararlı. Çünkü tuvalete gitmemek için vücudunuza yeterince sıvı almamayı alışkanlık haline getirebilirsiniz. Bu da susuz kalmanıza sebep olabilir. <br />
     <br />
Çözüm: Tuvalet ihtiyacınızı hiçbir zaman ertelemeyin. Sağlığınız için günde 2 litre su içmeyi unutmayın. <br />
       <br />
     <br />
TAMPONUNUZU YENİLEYİN <br />
     <br />
Sorun: Tampon seçiminden, takılmasına tüm süreçte son derece basit kurallara uyulması gerekir. Tamponların uzun süreli kullanımı, 'toksik şok' denilen ve yaşamı tehdit edebilecek olaylara sebep olabilir. <br />
     <br />
Çözüm: Çantanızda mutlaka yedek tamponlar bulundurun. Sağlığınızı tehdit etmemesi için tamponunuzu üç saatte bir değiştirin. <br />
       <br />
     <br />
MAKYAJINIZI ÇIKARIN <br />
     <br />
Sorun: Ne kadar yorgun olursanız olun, makyajınızı çıkarmaya üşenmeyin. Eğer çıkarmazsanız, cildiniz gece boyunca hava alamaz ve yüzünüzde sivilceler olabilir. <br />
     <br />
Çözüm: Cildinizi özel yüz temizleyicisiyle yatmadan önce yıkamayı ihmal etmeyin. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64782-sagliginiza-saglik-katin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Maden Suyunun Faydaları</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64781-maden-suyunun-faydalari-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 21:00:12 GMT</pubDate>
			<description>Maden Suyunun Faydaları  Maden Suyu Faydası - Maden Suyu Soda Aynı Şeymidir - Günde Ne Kadar Maden Suyu İçilmeli - Maden Suyunun Sağlığa Yararları -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Maden Suyunun Faydaları  Maden Suyu Faydası - Maden Suyu Soda Aynı Şeymidir - Günde Ne Kadar Maden Suyu İçilmeli - Maden Suyunun Sağlığa Yararları - Hamileler Maden Suyu İçebilirmi <br />
       <br />
      Maden suyu ve soda aynı şey midir? Nil Karaibrahimgil'in &quot;içiyorsan sebebi çok&quot; dediği maden suyunun bir sürü faydası ve içmesinin de bir sürü usulü var. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Soda ve maden suyu... <br />
       <br />
     <br />
Halk arasında &#8220;soda&#8221; ve &#8220;maden suyu&#8221; eş anlamlı kullanılmasına rağmen, ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l'den daha az olmayan sulara verilen addır. Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Pudra'nın haberine göre, mineralli suları diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda spesifik miktar ve oranlarda mineraller ve iz elementler içermeleridir. 500 mg/l'den daha az mineral içerenlere &#8220;düşük mineralli su,&#8221; 1500 mg/l'den daha fazla içerenlere &#8220;yüksek mineralli su&#8221; denilmektedir. Maden suyunun içinde bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulunur. Farklı markalar farklı miktarlarda mineral içerir. Marka tercih ederken içeriklerine mutlaka bakılmalıdır. Amerikan Hastanesi'nden Dyt. Zuhal Güler Çelik anlatıyor. <br />
       <br />
     <br />
İçilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur. Maden suları ise, yerin en derin katmanlarından çıkar ve yeryüzüne çıkarken geçtikleri katmanlardan mineralleri de alarak yol alır. Bu durumda maden suyu mineralce çok zengin iken, soda mineral içermez. <br />
       <br />
     <br />
Maden suyu da soda da mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir ancak sodanın bundan başka hiçbir işlevi yoktur. Oysa maden suyu aynı zamanda doğal bir mineral deposudur. Dolayısıyla tüketilmesi önerilen, doğal maden sularıdır ve sodayla maden suyunu ayırdedebilmek için, pek çok gıda maddesini alırken yapmamız gerektiği gibi, etiket okumak çok önemlidir. <br />
       <br />
     <br />
Günde Ne Kadar Maden Suyu Tüketmeli? <br />
       <br />
     <br />
Maden suyu, içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için suyun yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği, sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 mililitre olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genellikle yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı, idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için, kemik erimesi sorununda risk faktörü oluşturur. Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Maden suyu seçimi yapılırken de, düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmelidir. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir. Kalp, böbrek ve hipertansiyon hastaları ise uzak durmalıdır. <br />
       <br />
      Maden Suyunun Faydaları Nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
    * Her yaştaki bireyin günlük kalsiyum gereksiniminin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar. <br />
     <br />
    * Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanması, gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir. <br />
     <br />
    * Sağlıklı bireylerde, içerdiği sülfat ve bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi (mide ve bağırsaklar) ve boşaltım sistemi (böbrekler ve idrar yolları) fonksiyonlarını destekler (maden suyunun önerilen miktardan fazla tüketilmemesi şartıyla geçerlidir). <br />
     <br />
    * Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm kazandırılmasına yardımcıdır. <br />
     <br />
    * Solunum, idrar ve terleme ile oluşan su ve mineral kaybının karşılanmasında, ölçüsü kadar kullanılabilir. <br />
     <br />
    * Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise, asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır. <br />
     <br />
    * Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte asitli içecek tüketme ihtiyacı daha çok hissedilir. Boyalı, katkı maddeli içecekler yerine maden suları tercih edilebilir. Son dönemde meyveli çeşitleri de piyasada bulunmaktadır. Fakat bunların kalorileri de dikkate alınarak tüketilmesinde fayda vardır. <br />
       <br />
      Hamilelikte Maden Suyu İçilebilir mi? <br />
       <br />
     <br />
Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineral ve vitamine ihtiyaç duyar. <br />
     <br />
Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için, bu dönemde farklı bir sağlık problemi (hipertansiyon, <acronym title="vBulletin">vb</acronym>.) yaşanmıyorsa, maden suyu tüketimi önerilebilir. <br />
       <br />
      Maden Suyu Böbrek Taşı Yapar Mı? <br />
       <br />
     <br />
Böbrek taşı oluşumunu maden suyu tüketmeye bağlamak yanlış olur. Aksine yeterli ve düzenli miktarlarda su ve maden suyu tüketmeyen insanlarda, tüketenlere göre böbrek taşı oluşumu riski daha yüksektir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez. Ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır. <br />
       <br />
     <br />
 alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64781-maden-suyunun-faydalari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bebek İshalleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64780-bebek-ishalleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 20:05:08 GMT</pubDate>
			<description>Bebek İshalleri  bebeklerde ishal - bebekte ishal nedenleri - bebeklerde ishal sebepleri - bebekler hangi nedenlerle ishal olurİlk dönemlerde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Bebek İshalleri  bebeklerde ishal - bebekte ishal nedenleri - bebeklerde ishal sebepleri - bebekler hangi nedenlerle ishal olurİlk dönemlerde bebeklerde anne sütü aldıklarında bol sıvı dışkılama vardır. Bu nedenle bebeğin ishal olduğunu anlamak çok kolay olmayabilir. Ama anne sütü kakası altın sarısı renkte sulu içinde tanecikler olan bir kakadır.  <br />
       <br />
     <br />
Birinci aydan sonra bu kaka gidereke koyulaşmaya püre kıvamına gelmeye başlar. Ama genel olarak renk altın sarısıdır. Ve içinde herhangi bir ekstra madde görmeyeceksinizdir. Bebeklerde bizim ishalle en sık karşılaşma nedenimiz inek sütü alerjisidir. İnek sütünü direk bebeğe veriyor olmamız gerekmez. <br />
       <br />
     <br />
Özellikle kullandığımız bebek mamalarının hepsi inek sütü bazlı mamalardır. Bunlar inek sütü alerjisine yol açabilirler. Sırf anne sütüyle beslenen bebeklerde alerjinin durumuna göre annenin almış olduğu inek sütü ürünleri yani peynir yoğurt ve direk süt bebekte inek sütü alerjisi yapıp ishale neden olabilir.  <br />
       <br />
     <br />
Özellikle ishalle birlikte bebekte döküntü varsa ki inek sütü alerjisinde genelde eşlik eder. Cildin herhangi bir bölgesinde o zaman inek sütü alerjisi demek daha kolaydır. Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerde mikrobik ishale rastlanma sıklığı çok çok düşüktür.  <br />
       <br />
     <br />
Ama mamayla beslediğimiz zaman bebeklerde her ne kadar dikkat etseniz de son kullanma tarihi geçmemiş bile olsa bazı mamalarda ki ambalaj hatası nedeniyle hava alabilir ve bozulmuş olabilir. <br />
       <br />
     <br />
 Bu nedenle ishale neden olabilir. Ya da annelerin sık yaptığı hatadır mamayı hazırlarlar bebek yarısını içer kalan yarısı dışarıda bekler bir saat iki saat  filan kalan mamayı bebeğe tekrar veririler. Bu durumda da bozulmaya bağlı ishal söz konusu olabilir mikrobik ishal mamayla beslenen bebeklerde olabilir.  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/">Çocuk Sağlığı</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/cocuk-sagligi/64780-bebek-ishalleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Daha Iyi Hafıza Için</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64779-iyi-hafiza-icin-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 15:00:11 GMT</pubDate>
			<description>Daha Iyi Hafıza Için  iyi hafizaya sahip olmak - hafizayi gelistirmek - hafiza nasil gelistirilir - hafiza gelistirme yöntemleri  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Daha Iyi Hafıza Için  iyi hafizaya sahip olmak - hafizayi gelistirmek - hafiza nasil gelistirilir - hafiza gelistirme yöntemleri <br />
       <br />
      Daha iyi hafıza için <br />
     <br />
Sakinleşmek, stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, yeşil yapraklı ve parlak renkli sebze ve meyve yemek, şarkı ezberlemek hafızayı güçlendiriyor. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Ajanslar <br />
     <br />
Güncelleme: 10:52 TSİ 05 Eylül. 2010 Pazar <br />
       <br />
     <br />
İnternet sitesi *****, Sarah Jio'nun değişik uzmanlardan derlediği ''Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı'' başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayınladı. <br />
       <br />
     <br />
Beyin kaslarını harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün olduğunu ortaya koyan araştırmanın sonuçları şöyle: <br />
       <br />
     <br />
    * Bir şeyi öğrenmek için el hareketleri kullanmak beynin anımsama yapmasında kolaylık sağlıyor. <br />
     <br />
    * Televizyon izlemek, kitap okumak ve müzik dinlemek gibi aktivitelerle beyni meşgul etmeden kesintisiz en azından 6 saat uyuma hafızayı onarıyor. <br />
     <br />
    * Sakinleşmek ve stresten uzak durmak beyne ciddi anlamda yardımcı oluyor. <br />
     <br />
    * Egzersiz, tüm vücuda özellikle beyindeki hafıza bölümlerine ulaşarak kan akımını hızlandırıyor. <br />
     <br />
    * Brüksel lahanası, brokoli, kabak, yapraklı yeşillikler, kiraz, kırmızı elma, patlıcan ve üzüm gibi parlak renkteki sebze ve meyve yemek hafızayı kuvvetlendiriyor. <br />
     <br />
    * Okumak ve okunan kitabı tartışmak hafızayı güçlendiriyor. Beyindeki düşünmeden sorumlu bölgeyi güçlendirmek için okunan şeyin tercüme edilmesi de etkili oluyor. <br />
     <br />
    * Koku, hatırlamaya yardımcı oluyor. En kuvvetli ve ekonomik koku ise biberiye. Konsantrasyon ve dikkat sorunu çeken kişilere biberiye içerikli parfüm öneriliyor. <br />
     <br />
    * Tek bir şeyle ilgilenmek. Örneğin, kitap okurken televizyonun açık olmaması, yemek yaparken telefonla konuşmamak gibi... <br />
     <br />
    * Şarkı ezberlemek. <br />
     <br />
    * Sürekli yeni şeyler öğrenmek.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64779-iyi-hafiza-icin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ersan Adem Gülüm</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sporcular/64778-ersan-adem-gulum-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 14:07:13 GMT</pubDate>
			<description>Ersan Adem Gülüm  Ersan Adem Gülüm - Ersan Adem Gülüm Kimdir - Ersan Adem Gülüm Hakkında - Ersan Adem Gülüm Resimleri  
        
        
      Ersan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ersan Adem Gülüm  Ersan Adem Gülüm - Ersan Adem Gülüm Kimdir - Ersan Adem Gülüm Hakkında - Ersan Adem Gülüm Resimleri <br />
       <br />
       <br />
      Ersan Adem Gülüm (d. 17 Mayıs, 1987, Victoria) Defans mevkiinde forma giyen Türk asıllı Avustralyalı futbolcu. <br />
       <br />
        Futbol Kariyeri  <br />
       <br />
     <br />
 Ersan, 2004 yılında Avustralya takımı Hume City FC'de profesyonel futbola başladı. İngiltere'de yaptıkları turda Türk teknik adam Ersun Yanal tarafından keşfedildi. 2006 yılında, Manisaspor'a transfer oldu. Takımda yedek olarak bulunan Gülüm, sadece 2 Süper Lig ve 2 Türkiye Kupası maçında forma giydi. 2007-08 sezonunun ikinci devresi Elazığspor'a transfer oldu. Takımda her maç görev yaptı ve 1 gol kaydetti. Başarılı bu sezonun ardından Ersan, Bank Asya 1.Lig ekiplerinden Adanaspor'a geçti ve takımın değişilmez isimlerinden oldu. <br />
     <br />
 16 Temmuz 2010'da Hem Türkiye hem de Avustralya milli takımlarında oynama şansına sahip olan Ersan, tercihini doğduğu ülke olan Avustralya'dan yana kullanmıştır. Ersan bir röportajında Elazığspor takımının kendisi için çok farklı oldugnu söyleyimiş ve bu takımla bir gönül bağı oldunu belirtmiştir.  <br />
       <br />
       <br />
     <br />
2010-2011 senesinde Beşiktaş forması altında kiralık forma giyecektir.  <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <br />
       <img src="http://im.htspor.com/2010/07/19/533858_detay.jpg?1279656173" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       Milli Takım Kariyer  <br />
       <br />
     <br />
 2 kez Avustralya U-23 milli takım forması giymiştir. Bu maçlar Avusturya'nın Ürdün ve Lübnan'ı yendiği Olimpiyat elemeleri maçlarıdır. <br />
       <br />
       <br />
      tal'da <br />
       <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.medya73.com/images/contents/ersan-gulum-resmen-kartalda-36473-245561.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sporcular/">Sporcular</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sporcular/64778-ersan-adem-gulum.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Göz Kızarıklığı Nedenleri</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64777-goz-kizarikligi-nedenleri-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 14:00:14 GMT</pubDate>
			<description>Göz Kızarıklığı Nedenleri  göz kızarıklığı - göz kızarıklığı nasıl geçer - göz kızarikliği nedenleri - göz kızarıklığı tedavisi - göz kızarıklığına...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Göz Kızarıklığı Nedenleri  göz kızarıklığı - göz kızarıklığı nasıl geçer - göz kızarikliği nedenleri - göz kızarıklığı tedavisi - göz kızarıklığına ne iyi gelir - göz kızarıklığının nedenleri - göz kızarması <br />
       <br />
       <br />
      Gözler hemen mikrop kapabilen,çabuk hastalanabilen bir organımızdır.Bu nedenden dolayı daha dikkatli olunması gerekir. Oldukça önem verilmelidir. <br />
       <br />
     <br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren &#8220;Allerjik konjonktivit&#8221; çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığıdır. <br />
       <br />
     <br />
Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi&#8217;nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, bir göz rahatsızlığı olan &#8220;Allerjik konjonktivit&#8221;e sık rastlandığını belirterek &#8220;Allerjik konjunktivitin tedavisinde genellikle kombine tedaviler uyguluyoruz ama temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır&#8221; diyor. <br />
       <br />
     <br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren &#8220;Allerjik konjonktivit&#8221; çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığı. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi&#8217;nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, &#8220;allerjik konjonktivit&#8221;i &#8220;göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran ve konjonktiva olarak isimlendirilen zarın allerjiye bağlı olarak gelişen iltihabıdır&#8221; diye tanımlıyor. <br />
       <br />
     <br />
Dr.Tatlıpınar, gözün allerjik hastalıklarına sık rastlandığını belirterek &#8220;Aslında allerjik konjonktivit bir grup hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Alt tipleri arasında mevsimsel allerjik konjonktivit, pereniyal allerjik konjonktivit (uzun süreli allerjik konjonktivit), vernal keratokonjonktivit, atopik keratokonjonktivit ve dev papiller konjonktivit yer almaktadır&#8221; diyor. <br />
       <br />
      Allerjik konjonktivitin genellikle her iki gözü birlikte etkilediğini vurgulayan Dr. Tatlıpınar, diğer belirtileri şöyle sıralıyor: <br />
     <br />
&#8220;Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, gözde yanma hissi, gözkapaklarında şişme, gözlerde sulanma genel belirtilerdir. Ancak türlerine göre bu belirtilerde değişiklik olabilir. İleri durumlarda saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi halinde görme sorunlarına yol açabilir.&#8221; <br />
       <br />
      Allerjik konjonktivit teşhisinin hastanın şikayetleri, dikkatli bir muayene ve bazı laboratuar incelemeleriyle konduğunu belirten Dr. Tatlıpınar, tedaviyle ilgili ise şunları söylüyor: <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Allerjik konjonktivitin tedavisinde prensip; eğer biliyorsak allerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır. Genellikle kombine tedaviler uygulanmaktadır. Hastalığın tipine ve şiddetine göre allerjiyi önleyici antihistaminik damlalar ve gerektiğinde mutlaka doktor kontrolünde olmak üzere kortizon içeren ilaçlar kullanılmaktadır.&#8221; <br />
       <br />
      Konjunktivitin Alt Tipleri <br />
       <br />
     <br />
Mevsimsel ve pereniyal allerjik konjunktivit: Bu iki alerji tipi aynı gurupta toplanabilir. Her iki tipte de havada bulunan spesifik bir etkene karşı alerji gelişmektedir. Mevsimsel alerjik kojonktivit en sık rastlanan allerjik göz hastalığıdır. Tüm alerjik konjunktivit olgularının yaklaşık olarak yarısı bu guruptandır. Burada etken sıklıkla polenlerdir. İki taraflı göz yaşarması, kaşıntı, yanma hissi ve kızarıklık görülür. Göz kapakları hafif şişmiş olabilir, görme normaldir. Sıklıkla burun akıntısı, hapşırma, burunda tıkanıklık ve kaşıntı gibi allerjik rinit bulguları da eşlik eder. <br />
       <br />
     <br />
Pereniyal yani uzun süreli alerjik konjunktivit yıl boyunca mevcuttur ve bu tipten başlıca ev tozu ve hayvan atıkları sorumludur. Bu tip daha az yaygın olup genellikle mevsimsel tipten daha az şiddetli biçimde ortaya çıkar. <br />
       <br />
      Vernal keratokonjonktivit (Bahar Keratokonjonktiviti): Çocuk ve genç erişkinleri etkileyen bir allerjik konjunktivit tipidir. Ilık ve kuru iklimli bölgelerde daha sık ve şiddetli görülür. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Ortaya çıkışı genellikle 5 yaşından sonradır ve genellikle ergenlik çağına gelindiğinde hastalık sonlanmaktadır. Hastalığın süresi nadiren 5&#8211;10 yılı geçer. Tipik olarak mevsimseldir ve ilkbahardan yaz sonuna kadar sürer. <br />
       <br />
      Atopik keratokonjonktivit: Körlük riskinin en fazla görüldüğü allerjik konjonktivit formudur. Nadir olarak ve gençlerde görülür. Yirmili yaşlar civarında başlar ve uzun yıllar devam eder. Atopi kişinin alerjik bozukluk geliştir¬mesine yol açan kalıtımsal ve yapısal bir özelliktir. Bu konjonktivit tipi astım, rinit, atopik dermatit, besin allerjisi gibi atopi belirtileri gösteren kişilerde görülür. Göz bulguları genellikle diğer atopik bulguların ortaya çıkmasından bir kaç yıl sonra gelişir ve vernal keratokonjonktivite benzer şekildedir. Göz kapakları sıklıkla tutulmuştur. Kapak cildi kızarık, kalınlaşmış ve pul pul olmuştur. Kirpik dibi iltihabına sık olarak rastlanmaktadır. <br />
     <br />
Kapak iç kısımlarında yapışıklıklar, gözün kornea tabakasında anormal damarlanmalar, katarakt görülebilir. <br />
       <br />
     <br />
Dev Papiller Konjunktivit: Bu hastalık kontakt lensler, kontakt lens temizlik veya bakım ürünlerine karşı gelişebilir. Üst kapağın altını döşeyen konjunktivada papilla denen kabarıklıklar mevcuttur. Hastalar kontakt lens taktıklarında rahatsız olduklarından yakınırlar. Bazen göz protezleri ve göze konulan dikişler de bu tabloyu oluşturabilmektedir. Tedavisinde bu tabloya yol açan etken ortadan kaldırılmalı ve alerjiyi önleyici ilaçlar kullanılmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Bazen göze kullanılan ilaçlara, bu ilaçlar içerisindeki koruyucu maddelere veya kozmetik maddelere karşı gözde alerjik reaksiyon meydana gelebilmektedir. <br />
       <br />
               </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64777-goz-kizarikligi-nedenleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bronşit Belirtileri ve Tedavisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64776-bronsit-belirtileri-tedavisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 13:30:09 GMT</pubDate>
			<description>Bronşit Belirtileri ve Tedavisi  bronşit nedir - bronşit türleri - kronik bronşit tedavisi - akut bronşit - bronşit bitkisel tedavisi  
      Akut...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Bronşit Belirtileri ve Tedavisi  bronşit nedir - bronşit türleri - kronik bronşit tedavisi - akut bronşit - bronşit bitkisel tedavisi <br />
      Akut bronşit belirtileri; Kuru öksürük, beyaz, sarı veya yeşil balgam, yüksek ateş, daralan ve ağrılı göğüs, derin nefes alındığında ağrı hissi gibi durumlar temel akut bronşit belirtileri arasındadır. <br />
      Kronik bronşit belirtileri; üç ay süresince kesilmeksizin devam eden öksürük, beyaz, sarı veya yeşil balgam gibi durumlar temel akut bronşit belirtileri arasındadır. <br />
      Bronşit Nedenleri ve Belirtileri <br />
     <br />
Akut bronşitin en yaygın nedeni viral enfeksiyon olmakla birlikte, kişilerin yüzde onu da bakteriyel enfeksiyon nedeniyle hastalığa yakalanır. <br />
     <br />
Kronik bronşit, tekrarlayan akut bronşit nöbetleri geçirmiş kişilerde ortaya çıkar. Sanayi kirliliği, yoğun ve sürekli biçimde toza maruz kalma, uzun süre ve çok miktarda sigara kullanımı kronik bronşite neden olabilir. <br />
       <br />
     <br />
Bronşit, soluk borusunu akciğerlere bağlayan hava kanallarının iltihaplanması sonucu oluşur. İki tip bronşit vardır: akut ve kronik. Akut bronşit genellikle daha az tehlikelidir ve iki haftadan fazla sürmemesi beklenir. Ancak yaşlılarda ve kalp krizi geçirmiş kişilerde tehlikeli olabilir. Kronik bronşitse çok daha ciddi bir hastalıktır ve aylarca sürebilir. <br />
     <br />
Bronşit için Doktor Önerileri <br />
     <br />
Doktorunuz akut bronşit için antibiyotikler yazabilir ya da dinlenip bol sıvı tüketmenizi ve ağrıkesici kullanmanızı önerebilir. Kronik bronşit için doktor, her yıl grip aşısı olmanızı ve zatürreeyi engellemek için bir defalık zatürree aşısı önerebilir. Ya da hava kanallarını genişletmek ve açmak için ilaçlar yazabilir. <br />
     <br />
Akut ya da kronik bronşitten şikayet eden kişi sigara kullanıyorsa, bir an önce bırakması Önerilecektir. <br />
     <br />
Bronşit için Doktora Danışın <br />
     <br />
Öksürük bir haftadan fazla sürüyorsa, öksürük beyaz, sarı veya yeşil balgam söktürüyorsa, nefes almakta güçlük çekiyorsanız en kısa sürede doktora danışmanızda fayda olacaktır.  <br />
      Bronşit için Bitkisel ve Alternatif Tedavi <br />
     <br />
Bronşit için Homeopati Tedavisi; Aşağıdaki tedavilerden birini toplamda 10 doza kadar, her dört saatte bir uygulamayı deneyin. Bu tedaviyi uygulamadan 15 dakika önce ve sonrasında, hiçbir şey yiyip içmeyin ve dişlerinizi fırçalamayın. <br />
       <br />
     <br />
-Ateş, öksürük ve göğüste daralma hissi için, 30c dozunda Acorıite (kurtboğan) alın. Sesiniz kısıldı, boğazınız ağrıyor, öksürüyor ve susuzluk hissediyorsanız, 6c dozda Phosphorus (Fosfor) almaya deneyebilirsiniz. <br />
     <br />
Bronşit için Bitkisel ilaçlar;  Öksürük otu (tussikgofarfara) daralan hava kanallarını gevşetmede yaı arlı olurken, sığırkuyruğu iltihap giderici özelliklere sahiptir. Bunlardan birini denemek için, bir iki çay kaşığı kimi bitkiyi kaynar suda 10 dakika kadar demledikten sonra süzün. Demlediğiniz çayı, günde 3 kez, sıcakken için. <br />
      Bronşit için Aromaterapi Tedavisi; Nefes almanızı rahatlatmak için, okaliptüs, lavanta, biberiye ya da çördük otundan (zufaotu) elde edilmiş buğuları deneyin. Geniş bir kaba doldurduğunuz kaynar suya uçucu yağlardan birkaç damla damlatın. Buğuyu beş dakika boyunca içinize çekin. Bunun yanı sıra, birkaç damla uçucu yağı bir mendile damlatıp içinize çekebilirseniz. Uyarı! Gebeyseniz çördük otu yağını kullanmayın. <br />
      Öksürükotu; hepatik veno oklusif hastalık riski nedeniyle kullanımında dikkatli olunmalıdır.   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64776-bronsit-belirtileri-tedavisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bronşitin Bitkisel Tedavisi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64775-bronsitin-bitkisel-tedavisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 13:30:09 GMT</pubDate>
			<description>Bronşitin Bitkisel Tedavisi  bronşite iyi gelen bitkiler - şifalı bitkiler - bronşit nasıl geçer - göğüs hastalıklarına şifalı bitkier  
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Bronşitin Bitkisel Tedavisi  bronşite iyi gelen bitkiler - şifalı bitkiler - bronşit nasıl geçer - göğüs hastalıklarına şifalı bitkier <br />
      Bronşit nefes borusundaki iltihaplanmadır. Soğuk ve nemle şiddetlenen ciddi bir durumdur ve erken ölümün önemli sebeplerinden biridir. Genelde profesyonel tıbbi müdahale gerektirir.  <br />
       <br />
      Bronşitin Bitkisel Tedavisi ve Belirtileri Hafifletmek <br />
       <br />
     <br />
İki tadı kaşığı badem yağma 5&#8242;er damla sarıçam, kekik, okaliptüs ve melekotu ekleyin ve göğsünüzü bu karışımla ovun. <br />
       <br />
     <br />
Şiddetli durumlarda, eşit miktarlarda andız kökü ve kuşkirazı içeren demle, eşit miktarda hatmi yaprağı ve kekik demini birleştirin ve için. <br />
       <br />
     <br />
Kronik bronşitler için, eşil miktarlarda andızotu, yasemin kökü ve çuhaçiçeğini, her doza iki tadı kaşığı atkuyruğu suyu ekleyerek günde iki-üç defa için. Kekik çayı balgamı temizlemeye yardım edecektir. <br />
         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64775-bronsitin-bitkisel-tedavisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tüzük Nedir - Tüzükler Listesi</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/dersler-genel/64774-tuzuk-nedir-tuzukler-listesi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 13:15:12 GMT</pubDate>
			<description>Tüzük Nedir - Tüzükler Listesi  tüzük nedir - Tüzük Hakkında - Tüzük Ölçüleri Nelerdir - Tüzükler Listesi - Tüzük Kanunları - Tüzük Nasıl Çıkarılır ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Tüzük Nedir - Tüzükler Listesi  tüzük nedir - Tüzük Hakkında - Tüzük Ölçüleri Nelerdir - Tüzükler Listesi - Tüzük Kanunları - Tüzük Nasıl Çıkarılır <br />
       <br />
     <br />
Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tüzüğün 28. maddesi hükümleri uyarınca, kendisine tebligat yapılacak kimsenin adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya mahalle muhtar veyahut ihtiyar heyeti veya meclis azalarından ya da zabıta amir veya memurlarından tahkik ederek vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatmasının, imzadan imtina edilmesi halinde bu durumu şerh ve kendi imzası ile tasdik etmesinin gerekmesine, so-mut olayda ise dava konusu ihraç kararlarının dayandığı 1 ve 2. ih-tarnamelerin bu kurala uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması karşısındakarşısında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.12.1993 tarih ve Esas 1993/18 - 778 Karar 1993/876 sayılı kararında da açıklandığı gibi, davacı ortağa usulüne uygun yapılmış bir ihtardan söz edilemeyeceğinden, dava konusu ihraç kararının bu nedenle dahi iptalinin gerekmesine göre, davalı temsilcilerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
 Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Ağır Ve Tehlikeli İşler Tüzüğü <br />
     <br />
 Ankara Polis Enstitüsü İle Polis Okulları Tüzüğü <br />
     <br />
 Antepfıstığı İhracatının Denetlenmesine Dair Tüzük <br />
     <br />
 Arpa İhracatının Murakabesine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Askeri Hastahanelere Alınacak Ahali Ve Fukara Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Askeri İşyerleriyle Yurt Emniyeti İçin Gerekli Maddeler İmal Olunan İşyerlerinin Denetim Ve Teftişi Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Aslında Vakıf Olan Tarihi Ve Mimari Kıymeti Haiz Eski Eserlerin Vakıflar Genel Müdürlüğüne Devrine Dair 7044 Sayılı Kanunun Uygulanma Şeklini Gösteren Tüzük <br />
     <br />
 At Yarışları Tüzüğü (1)(2)(3) <br />
     <br />
 Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü <br />
     <br />
 Atatürk, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Tüzüğü <br />
     <br />
 Ayakkabı Murakabe Nizamnamesi <br />
     <br />
 Bağ - Kur Sigortalılarının Başvurma Yöntemleriyle Uymaya Zorunlu Bulundukları Esaslar Ve Tescille İlgili İşlemler Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Bağ - Kur Sigortalılarının Hangi Hallerde Çalışma Gücünün En Az Üçte İkisini Yitirmiş Sayılacağına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Bağ - Kur Sigortalılarının Malüllük, Yaşlılık Ve Ölüm Sigortaları Haklarının İsteğe Bağlı Olarak Devam Ettirilmesi Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine Dair Kanunun Tatbik Suretini Gösterir Nizamname <br />
     <br />
 Belediye Bütçe Ve Muhasebe Usulü Tüzüğü <br />
     <br />
 Belediye Memur Ve Müstahdemleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Belediye Muhasebe Usulü Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Boğazlar Ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük -3327 - (3352-1) <br />
     <br />
 Bucak Ve Köylere İmam Hatip Kadrolarının Dağıtımında Uygulanacak Esaslar Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Buğday İhracatının Murakabesine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Ceza İnfaz Kurumları İle Tevkifevlerinin Yönetimine Ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük(1) <br />
     <br />
 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Çevre Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Dahiliye Vekaleti Memurları Sicil Nizamnamesi <br />
     <br />
 Demir, Deniz, Hava Yolları İşletmelerinin Gümrük Yükümlülükleri Ve Denetlenmeleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Deniz Mensuplarına Mahsus Yemek Bedeli Tüzüğü <br />
     <br />
 Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Devlet Tekeli Dışında İşletilecek Tuzlalar Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Din Şurası Tüzüğü <br />
     <br />
 Din Şurası Tüzüğü <br />
     <br />
 Diyanet İşleri Başkanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Diyanet İşleri Başkanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Dünya Turizm Örgütü (Dtö) Tüzüğü <br />
     <br />
 Emekli, Adi Malüllük Veya Vazife Malüllüğü Aylığı Bağlanmış Olanlarla, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul Ve Yetim Aylığı Alanların Muayene Ve Tedavileri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Emlak Vergine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Emniyet Teşkilatı Mensuplarının Sicil Ve Gizli Tezkiye Varakaları Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü <br />
     <br />
 Endüstriyel Mamulatın Maliyet Ve Toptan Satış Fiyatlarını Kontrol Ve Tesbiti Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Ereğli Kömür Havzası Maden Ocaklarında Çalışan İşçilerin Sıhhi İhtiyaçlarının Teminine Dair Tüzük <br />
     <br />
 Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Esnaf Ve Sanatkarlara İşletme Ve Tesis Kredisi Olarak Verilmek Üzere Türkiye Halk Bankasına Yatırılacak Fon Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Evkaf Kefalet Sandığı Nizamnamesi <br />
     <br />
 Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Fazla Çalışma Tüzüğü <br />
     <br />
 Fındık İhracatının Murakabesine Dair Tüzük(1) <br />
     <br />
 Fikir Ve Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birlikleri Ve Federasyonu Tüzüğü <br />
     <br />
 Fikir Ve Sanat Eseri Sahipleri İle Komşu Hak Sahipleri Meslek Birlikleri Ve Federasyonları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Filmlerin Ve Film Senaryolarının Denetlenmesine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Fizyoterapi Ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 G - 1 G - 63 Hayvan Sağlık Zabıtası Tüzüğü <br />
     <br />
 G - 101 Hayvan Sağlık Memurları Mektebi Ve Bu Memurların Vazife Ve Salahiyetleri Hakkında Nizamname(1) <br />
     <br />
 G - 113 Beden Terbiyesi Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 G - 123 - G - 137 Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G - 149 Toprak Ve İskan İşleri Genel Müdürlüğü Teftiş Heyeti Nizamnamesi(1)(2) <br />
     <br />
 G - 161 Ptt Sağlık Yardım Sandığı Nizamnamesi(1) <br />
     <br />
 G - 165 Devlet Planlama Teşkilatı Özel İhtisas Komisyonlarıyla Koordinasyon Komisyonlarının Kuruluş Ve Çalışmaları Hakkında Tüzük(1) <br />
     <br />
 G - 169 - 183 Turizm Ve Tanıtma Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G - 185 - 221 İktisadi Devlet Teşekkülleriyle Müesseseleri Ve İştirakler Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 G - 267 Danıştay Meslek Mensuplarının Yabancı Ülkelere Gönderilmeleri Hakkında Tüzük(1) <br />
     <br />
 G - 271 - G - 275 Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G - 277 Arazi Toplulaştırma Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 G - 65 G - 67 Hayvan Sağlık Zabıtası Nizamnamesine (Distomatosis Ve Hypodermosis Hastalıkları Hakkında) Ek Nizamname <br />
     <br />
 G - 68 - G - 76 Hayvan Sağlık Zabıtası Nizamnamesine (Abortus Enzooticus, Mastitis Contagiosa, Agalactia Ve Strongylosis Hastalıkları Hakkında) Ek Nizamname <br />
     <br />
 G - 78 Hayvan Sağlık Zabıtası Tüzüğüne Mavidil Hastalığı Hakkında Ek Tüzük <br />
     <br />
 G - 79 - G - 81 Hayvan Sağlık Zabıtası Tüzüğüne Koyun Ve Keçilerde Yavru Atma (Brucella) Hastalığına İlişkin Ek Tüzük <br />
     <br />
 G - 83 - G - 85 Tapu Ve Kadastro Umum Müdürlüğü Teftiş Heyeti Nizamnamesi <br />
     <br />
 G - 87 Devlet Meteoroloji Teşkilatına Dahil Memur Ve Müstahdemlerin Rasatlara Ve Teknik İşlere Dokunan Suçlarının İnzibati Cezalarına Dair Tüzük (1) <br />
     <br />
 G - 95 Devlet - Vilayet Veya Belediyelerce Doğrudan Doğruya İşletilen Müesseseler İle Memleket Müdafaası İle İlgili İşyerlerinin Murakabe Ve Teftişine Dair Tüzük(1) <br />
     <br />
 G-139 - G-147 Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G-223 - G-235 Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G-237 - G-251 İmar Ve İskan Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 G-253 - G-265 Bayındırlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 G-281 - G-287 Çalışma Bakanlığı Yurt Dışı İşçi Sorunları Örgütü Tüzüğü <br />
     <br />
 Gebe Veya Emzikli Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Gemi Adamlarının Sağlık, İaşe Ve İkamet Şartlarını Gösterir Nizamname <br />
     <br />
 Gemi Adamlarının Yeterliği Ve Sayısı Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Gemi Bayrak Şahadetnameleri Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Gemi Sicili Nizamnamesi <br />
     <br />
 Gemilerde Yolcuların Sıhhi Emniyeti Hakklnda Nizamname <br />
     <br />
 Genel Kadınlar Ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler Ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Gıda Maddelerinin Ve Umumi Sağlığı İlgilendiren Eşya Ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük(1) <br />
     <br />
 Giresun Liman Tüzüğü <br />
     <br />
 Grev Ve Lokavtlarda Mülki İdare Amirlerince Alınacak Önlemlere İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Gümrüğe Terkedilen, Terkedilmiş Sayılan, Müsadere Edilen Eşyanın Tasfiyesine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Gümrük Ve İnhisarlar Vekilliği Teşkilat Ve Vazifelerine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Haftalık İş Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Hakeme Ve Resmi Arabulucuya Başvurma Tüzüğü <br />
     <br />
 Hayvan Rehni Tüzüğü <br />
     <br />
 Hazırlama, Tamamlama, Temizleme İşleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Hudut Teşkilatının Vazifelerine Ve Gümruk Muhafaza Teşkilatının Kaçakçılığın Men Ve Takibi Hususunda Mıntıkalarındaki Valilerle Vazife Münasebetlerine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Hususi İdareler Ve Belediyeler Kefalet Sandığı Nizamnamesi <br />
     <br />
 İcra Ve İflas Kanununun Tatbikatına Dair Nizamname <br />
     <br />
 İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 İçişleri Memurları Meslek Kursu Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi Tüzüğü <br />
     <br />
 İhraç Mallarının Numunesine Ve Satış Anlaşmasına Uygunluğunun Denetlenmesine Dair Tüzük <br />
     <br />
 İller Bankası Tüzüğü <br />
     <br />
 İnönü Armağanları Tüzüğü <br />
     <br />
 İpek - Suni İpek Ve Karışık İpekli Kumaş Normları Nizamnamesi <br />
     <br />
 İpek Ve Suni İpek Kadın Çorapları Standardı Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 İskan Muafiyetleri Nizamnamesi <br />
     <br />
 İspençiyari Ve Tıbbi Müstahzarlar Nizamnamesi(1) <br />
     <br />
 İspirtolu İçkilerin Vasıflarıyla Bira Fabrika Ve İmalathanelerinin Kontrol Ve Muayeneleri İle İlgili Nizamname <br />
     <br />
 İstanbul Liman Tüzüğü <br />
     <br />
 İstanbul Liman Tüzüğü <br />
     <br />
 İstiklal Madalyasiyle Taltife Kesbi İstihkak Edenlerin Sureti İnhası Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 İş Süreleri Tüzüğü <br />
     <br />
 İş Teftiş Tüzüğü <br />
     <br />
 İş Ve İşçi Bulma Kurumu Mahalli Danışma Komisyonları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İş Ve İşçi Bulma Kurumunun Ödevlerinin Yapılış Şekilleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Kurulları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü <br />
     <br />
 İşçi Ve İşveren Sendika Ve Konfederasyonlarının Denetimine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 İşçi Ve İşveren Sendika Ve Konfederasyonlarının Devletçe Denetlenmesi Esaslarına İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 İşçi Çalışma Ve Kimlik Karnesi Tüzüğü <br />
     <br />
 İşçi Ücretlerinden Ceza Olarak Kesilen Paraları Kullanmaya Yetkili Kurulun Kuruluş Ve Çalışma Esasları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İşkolları Tüzüğü <br />
     <br />
 İşverenlerin İşçi İsteklerini İş Ve İşçi Bulma Kurumuna Bildirmeleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Veya İşyerlerinin Kapatılmasına Dair Tüzük <br />
     <br />
 İzmir Limanı Nizamnamesi <br />
     <br />
 Kadastro Ve Tapu Tahriri Nizamnamesi <br />
     <br />
 Kadın İşçilerin Sanayie Ait İşlerde Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Kamu Kurum Ve Kuruluşlarına Ait Eserlerden Faydalanma Usul Ve Esasları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Yurtdışında Sürekli Görevlendireceği Memurların Seçim Esaslarına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Kaput Bezlerinin Tip Ve Vasıfları Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Kefalet Sandığı Nizamnamesi <br />
     <br />
 Konut Kapıcıları Tüzüğü <br />
     <br />
 Kooperatif Kontrolörleri Ve Kooperatiflerin Kontrolörler Üst Kuruluşlar Ve İlgili Teşekkül Ve Müesseselerce Denetimi Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Kooperatif Ve Üst Kuruluşların Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin Nitelik Ve Görevleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmesine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Küçükbaş Hayvanların Satış Belgeleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Maden Ve Taş Ocakları İşletmelerinde Ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Maliye Vekaleti Teşkilat Ve Vazifeleri(1) Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Mezarlıklar Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Mezbaha Yapı Tüzüğü <br />
     <br />
 Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Milli Müdafaa Mükellefiyeti Tüzüğü <br />
     <br />
 Muhafazasına Lüzum Kalmayan Evrak Ve Vesaikin İmha Edilmesi Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Mühendislik Ve Mimarlık Ruhsatnameleri Hakkında Nizamname (1) <br />
     <br />
 Nükleer Tesislere Lisans Verilmesine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Orduevleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Ortaklıkların Denetiminde Dair Tüzük <br />
     <br />
 Orman Bakanlığı Teftış Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Öğretici Ve Teknik Filimlerin Kontrolü Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Ölçüler Tüzüğü <br />
     <br />
 Özel Hastaneler Tüzüğü <br />
     <br />
 Palamut İhracatının Murakabesine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Pamukların Kontrolüne Dair Tüzük(1)(2) <br />
     <br />
 Pamukların Çırçırlanma-Preselenme Ve Depolanmasının Denetimine Dair Tüzük <br />
     <br />
 Parlayıcı, Patlayıcı, Tehlikeli Ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde Ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Petrol Ofisi Kefalet Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Petrol Tüzüğü <br />
     <br />
 Petrol Tüzüğü <br />
     <br />
 Polis Bakım Ve Yardım Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Polis Bakım Ve Yardım Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Polis Kıyafet Tüzüğü <br />
     <br />
 Polis Kıyafet Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Polis Mesleğine Giriş Ve Poliste Terfi Esaslarını Gösteren Nizamname <br />
     <br />
 Polis Mesleğine Giriş Ve Poliste Terfi Esaslarını Gösteren Nizamnamenin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Polis Vazife Ve Salahiyet Nizamnamesi <br />
     <br />
 Posta Gezici Personeline Verilecek Harcırah Tüzüğü <br />
     <br />
 Posta Tüzüğü <br />
     <br />
 Posta Çekleri Ve Yolculuk Posta Çekleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Bazı Özel Usul Ve Kurallar Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Ptt Biriktirme Ve Yardım Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Ptt Biriktirme Ve Yardım Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Radyasyon Güvenliği Tüzüğü <br />
     <br />
 Radyoloji, Radyom Ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Rahim Tahliyesi Ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi Ve Denetlenmesine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat Veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Sağlık Ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Sahil Güvenlik Komutanlığının İdari Ve Adli Görevlerine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Sakatları Koruma Milli Koordinasyon Kurulunun Çalışma Usul Ve Esaslarına İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Sakatların İstihdamı Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Samsun Liman Tüzüğü <br />
     <br />
 Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı Kontrolörler Tüzüğü <br />
     <br />
 Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü(2) <br />
     <br />
 Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı Tüketici Ve Rekabet Uzmanlığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Sayıştaya Verilen Her Çeşit Gider Ve Gelir Evrakı İle Her Çeşit Belgelerin Saklanma Süreleri Ve Yokedilme Usulleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Seferberlik Ve Savaş Hali Tüzüğü <br />
     <br />
 Sigorta Murakabe Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Sivil Müdafaa Bakımından Şehir Ve Kasaba Planlarıyla Mühim Bina Ve Tesislerde Tatbik Olunacak Esaslar Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Sivil Müdafaa Vekaletlerarası İşbirliği Ve Karşılıklı Yardım Nizamnamesi <br />
     <br />
 Sivil Savunma Fonu Tüzüğü <br />
     <br />
 Sivil Savunma İle İlgili Şahsi Mükellefiyet, Tahliye Ve Seyrekleştirme, Planlama Ve Diğer Hizmetler Tüzüğü <br />
     <br />
 Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü <br />
     <br />
 Soyadı Nizamnamesi (1) <br />
     <br />
 Sular Kanununun Uygulanışını Gösteren Tüzük <br />
     <br />
 Şehir Ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar Ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Tababet Uzmanlık Tüzüğü(1) <br />
     <br />
 Tapu Kayıtlarından Hukuki Kıymetlerini Kaybetmiş Olanların Tasfiyesine Dair Kanunun Tapu İdarelerince Sureti Tatbiki Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Tapu Sicilli Nizamnamesi <br />
     <br />
 Tapu Sicili Tüzüğü <br />
     <br />
 Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Tarımda İş Ve İşçi Bulma Aracılığı Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Tasarruf Sandıkları Nizamnamesi <br />
     <br />
 Tasfiye Tüzüğü <br />
     <br />
 Tebligat Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 Tehlikeli Eşyanın Ticaret Gemileriyle Taşınması Hakkındaki Tüzük <br />
     <br />
 Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi Ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul Ve Esaslarına İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi <br />
     <br />
 Ticaret Gemilerinin Teknik Durumları Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Ticaret Gemilerinin Tonilatolarını Ölçme Tüzüğü <br />
     <br />
 Ticaret Gemilerinin Yükleme Sınırı Tüzüğü <br />
     <br />
 Ticaret Sicili Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 Ticaret Ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları Sanayi Odaları,Ticaret Borsaları Ve Ticaret Ve Sanayi Odaları, Sanayi Odalarl Ve Ticaret Borsaları Birliği Tüzüğü <br />
     <br />
 Ticaret Ve Sanayi Odaları,Ticaret Odaları, Sanayi 0daları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsalarl Ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Tüzüğü <br />
     <br />
 Ticari İşletme Rehni Sicili Tüzüğü <br />
     <br />
 Tiftik İhracatının Murakabesine Dair Nizamname <br />
     <br />
 Toplu Konut Fonunun Kullanım Şekline İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Toprak Mahsulleri Ofisi Kefalet Sandığı Tüzüğü <br />
     <br />
 Trabzon Limanı Tüzüğü <br />
     <br />
 Trabzon Liman Tüzüğü <br />
     <br />
 Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Bayrağı Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Hava Kurumu Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Hava Kurumu Tüzüğü <br />
     <br />
 Türk Hava Kurumu Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 Türk Hava Kurumu Tüzüğü -3414 - 3426 (3426-1/3426-2) <br />
     <br />
 Türk Hava Kurumu Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük <br />
     <br />
 Türk Standartlarının Uygulanması Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Memur Ve Hizmetlilerine Verilecek Harcırah Ve Harcırah Karşılığı Hizmet Tazminatlarına İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Memur Ve Hizmetlilerine Verilecek Harcırah Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Türkiye Kızılay Derneği Tüzüğü <br />
     <br />
 Türkiye Kızılay Derneği Tüzüğü (1) <br />
     <br />
 Türkiye Kooperatifleri Danışma Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Nizamnamesi <br />
     <br />
 Türkiyede Harp Silah Ve Mühimmatı Yapan Hususi Sanayi Müesseselerinin Kontrolü Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Tütün Ve Tütün Tekeli Tüzüğü <br />
     <br />
 Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Uluslararası Sağlık Tüzüğü <br />
     <br />
 Umumi Mağazalar Tüzüğü <br />
     <br />
 Vakıf Zeytincilik, İncirlik, Fındıklık, Narenciye Ve Meyvalıkların Satış Şekli Hakkındaki Nizamname <br />
     <br />
 Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü <br />
     <br />
 Vakıflar Tüzüğü <br />
     <br />
 Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tesbit Ve İta Edileceği Hakkında 17.7.1936 Tarihli Vakıflar Nizamnamesine Ek Nizamname <br />
     <br />
 Vazife Malullüklerini Belirten Usul Ve Belgeler Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 Vazife Malullüklerinin Nevileri İle Dereceleri Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü <br />
     <br />
 Yeraltı Suları Tüzüğü <br />
     <br />
 Yerli Sınai Mamulatın İşaretlenmesi Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Yüksek Denizcilik Okulu Ve Denizcilik Meslek Okul Ve Kursları Hakkında Tüzük(1) <br />
     <br />
 Zeytinciliğin Islahı Ve Yabani Zeytinlerin Aşılatılmasına Dair Nizamname <br />
     <br />
 Zıraat Odaları Ve Zıraat Odaları Birliği Nizamnamesi <br />
     <br />
 Zırai Karantina Tüzüğü <br />
     <br />
 Zırai Mücadele Enstitü Ve İstasyonlarında Çalıştırılanların Uzmanlık Ve Unvanları Hakkında Tüzük(1) <br />
     <br />
 Zırai Mücadele İlaç Ve Aletleri Hakkında Nizamname <br />
     <br />
 Ziraat Mühendislerinin Görev Ve Yetkilerine İlişkin Tüzük <br />
     <br />
 Zonguldak Limanı Tüzüğü <br />
     <br />
 107 Sayılı Kanuna Göre İhdas Edilen Sivil Savunma Kadrolarına Tayin Olunan Personelin Terfi, Nakil, Cezalandırma Ve Denetlenmeleri Hakkında Tüzük <br />
     <br />
 1475 Sayılı İş Kanununa Tabi İş Yerlerinde İşverenlerin Kuracakları Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Eğitim Ve İşleyiş Esasları Hakkında Tüzük         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/dersler-genel/">Dersler Genel</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/dersler-genel/64774-tuzuk-nedir-tuzukler-listesi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ejderha - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64773-ejderha-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 12:35:39 GMT</pubDate>
			<description>Ejderha - Steven Brust  Ejderha Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Ejderha - Steven Brust  Ejderha Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Ejderha Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Ejderhalordları birbirine giriyor. Ejderha Ailesi&#8217;in en önemli iki özelliği açık bir biçimde ortaya çıkıyor: Hırs ve strateji. <br />
       <br />
     <br />
Ama asıl inanılmaz olan Dragaeralılar&#8217;ın entrikalarından hiç hoşlanmayan kiralık katilimiz Vıad&#8217;ın bir parçası olması. Biliyorsunuz gururu bir kez incinmeye görsün, asi ruhlu Jheregimiz her şeyi bir anda kişisel esele haline getirmekte usta. <br />
       <br />
     <br />
Lord Morrolan e&#8217;Drien ve Kont Fornia tüm güçlerini ölen Ejderhalordu Bariit&#8217;in arkasında bıraktığı bir kılıcı ele geçirmek için seferber ediyor.Ve tahmin edin, Morrolan,ordusunda casus ve sabotajcı olarak kimi görevlendiriyor? <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/ejderha.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Kitap Adı:  	BİR VLAD TALTOS MACERASI EJDERHA  	 <br />
     <br />
Orjinal Adı: 	DRAGON <br />
     <br />
Yazarı: 	STEVEN BRUST <br />
     <br />
Türü: 	POLİSİYE-MACERA <br />
     <br />
Çevirmen: 	YİĞİT DEĞER BENGİ <br />
     <br />
Barkod: 	 <br />
     <br />
ISBN: 	975-8733-61-3 <br />
     <br />
Sayfa Sayısı: 	299 <br />
     <br />
Basım Tarihi: 	Haziran 2005         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64773-ejderha-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Athyra - Steven Brust</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64772-athyra-steven-brust-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 12:35:08 GMT</pubDate>
			<description>Athyra - Steven Brust  Athyra Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Athyra Kitap Özet  
        
      Kitap Özet  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Athyra - Steven Brust  Athyra Bir Vlad Taltos Macerası - Steven Brust Kitapları - Athyra Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Athyra'da sabık kiralık katilimiz Vladimir Taltos ile Dragaera'nın kırsal kesiminde bir gezintiye çıkıyor ve bir Teckla köyüne konuk oluyoruz. <br />
       <br />
     <br />
Bu defa kahramanımıza eşlik edenler yalnızca sadık jheregleri Loiosh ve Rocza değil; köyde yaşayan genç bir Teckla olan Savn da Vlad'ın yanında. <br />
       <br />
     <br />
Vlad emekli olmaya çalışıyor ama jhereg ailesinden ayrılmak ve böyle bir mesleği bırakmak kolay değil. Hem peşinde olanlar sadece Jhereglerin en iyi tetikçileri de değil... <br />
       <br />
     <br />
Bir fantastik kurguda olabilecek her şeyin daha fazlasını istiyorsanız Vlad Tltos Serisi sizin için yazıldı. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.artemisyayinlari.com/images/kitaplar/b/athyra.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Kitap Adı:  	BİR VLAD TALTOS MACERASI ATHYRA  	 <br />
     <br />
Orjinal Adı: 	ATHYRA <br />
     <br />
Yazarı: 	STEVEN BRUST <br />
     <br />
Türü: 	POLİSİYE-MACERA <br />
     <br />
Çevirmen: 	EMRAH İMRE <br />
     <br />
Barkod: 	 <br />
     <br />
ISBN: 	975-8733-34-6 <br />
     <br />
Sayfa Sayısı: 	260 <br />
     <br />
Basım Tarihi: 	Haziran 2004         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64772-athyra-steven-brust.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Karbonatın Faydaları</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64771-karbonatin-faydalari-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 12:10:15 GMT</pubDate>
			<description>Karbonatın Faydaları  ayaklar nasıl yumuşar - cilt nasıl temizlenir -  cilt nasıl temizlenmeli - dişler nasıl beyazlar - karbonat cilde zararlı mı -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Karbonatın Faydaları  ayaklar nasıl yumuşar - cilt nasıl temizlenir -  cilt nasıl temizlenmeli - dişler nasıl beyazlar - karbonat cilde zararlı mı - karbonat dişlere zararlı mı - karbonat dişleri beyazlatır mı - karbonat teri öner mi - karbonatın faydaları - karbonatla güzellik - karbonatla tonik yapmak <br />
       <br />
       <br />
      Karbonatın güzellik dünyasındaki yerine inanamayacaksınız! <br />
       <br />
     <br />
Genelde mutfakta kullanım için tercih edilen karbonat aslında güzel olmayı isteyen bayanların masasında da bulunmalı. Neden derseniz, diş fırçasına sürülerek dişlere uygulanan karbonatın beyazlatıcı etkisinin olduğu zaten bilinmekte. Buna ek olarak karbonatla ayaklarınıza masaj yaptığınızda da belirgin bir yumuşama etkisi görebilirsiniz. Ayaklarınızı sıcak su dolu bir kaba koyun ve biraz beklettikten sonra karbonatla ovun. Sonuca şaşıracaksınız.  Diğer bir detaysa karbonatın gözenek açma özelliğine sahip olduğu. Karbonatı sulandırıp cildinize uyguladığınızda gözenekleri açabilir, birçok yabancı maddenin dışarıya atılmasını kolaylaştırabilirsiniz.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/">Saç-Vücut Bakımı</category>
			<dc:creator>giray41</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64771-karbonatin-faydalari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Boyun ve Kol Ağrısı</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64770-boyun-kol-agrisi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 12:00:13 GMT</pubDate>
			<description>Boyun ve Kol Ağrısı  boyun ağrıları - kolda ağrı - boyun ağrısı sebepleri - kolda ağrı sebepleri - boyun ve kol ağrısı tedavileri - kol ağrıları -...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Boyun ve Kol Ağrısı  boyun ağrıları - kolda ağrı - boyun ağrısı sebepleri - kolda ağrı sebepleri - boyun ve kol ağrısı tedavileri - kol ağrıları - boyunda ağrı <br />
      BOYUN VE KOL AĞRISI SEBEPLERİ <br />
     <br />
Boyun ve kol ağrısının birçok sebebi vardır. Çoğu zaman birden fazla sebep olabilir. Boyun omurlarındaki osteofitler (kireçlenme), kaymalar, disk hernileri, boyun kaslarında spazm, bazı anatomik anormallikler kola giden sinirlere ve omuriliğe baskı yaparak boyun, kol ve başta ağrı oluşturabilir. Omurilik basısı daha nadir ancak çok daha ciddi bir durumdur. Omuriliğin kendinden kaynaklanan bazı hastalıklar nadir de olsa boyun ve kol ağrılarına yol açabilir (ms, sirengomyeli, myelit). Ankilozan spondilit ve romatoid artrit gibi romatizmal hastalıklar da boyun ağrısı ve tutukluğuna sebep olabilir. <br />
       <br />
      Kötü duruş ve boynu kötü kullanma <br />
       <br />
     <br />
Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya ve yozlaşmaya sebep olur. Özellikle masa başında oturanlarda, sınavlara hazırlanan öğrencilerde, klavyeli cihaz kullananlarda, fazla miktarda el işi yapanlarda bu duruma sık rastlanır. Boyundaki doğal lozdozun (boyun çukurluğu) kaybolması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur. Bu durum röntgende boyun aksında düzleşme olarak görülür. Bu durum boyun fıtıklarına ve osteoartritine (kireçlenmesine) zemin hazırlar. <br />
       <br />
      Boyun incinmesi <br />
       <br />
     <br />
Boyunun anatomik yapısının imkan verdiği normal hareketinden daha fazla bir zorlanma sonucunda; disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir. Genelde araç içi trafik kazası sonrası boyundaki aşırı hareket ve zorlamadan dolayı giderek artan boyun ve kol ağrısı görülebilir. Buna Whiplash incinmesi denir. Bu durum boyunun öne ve arkaya aşırı hareketi sonucu oluşur. <br />
       <br />
      Boyun Tutulması, Kas spazmı <br />
       <br />
     <br />
Genellikle boyunu destekleyen kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına sebep olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit ve kolay tedaviler ile spazm ve tutulma çözülmektedir. &quot;Miyofasial ağrı, Fibromiyalji, Fibrosit ve Miyozit&quot; diye de adlandırılan uzun süreli kas ağrısında, kas içerisinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de hissedilebilen sertlikler mevcuttur. <br />
       <br />
      Boyun Fıtığı <br />
       <br />
     <br />
Her iki boyun omuru arasında esnek bir yastık görevi yapan kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşmasıdır. Basının büyüklüğü ve yerine göre boyun ve kol ağrısı, omuz ağrır, baş ağrısı, kürek kemikleri arasına yayılan ağrı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Nadiren omuriliğe doğru baskı olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Fizik tedaviye oldukça iyi cevap verir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi omurilik ve sinir baskısı var ise, cerrahi tedavi önerilir. <br />
       <br />
      Diskte dejenerasyon, yozlaşma, kireçlenme <br />
       <br />
     <br />
Yaşın ilerlemesi, omurganın kötü kullanılması sonucu kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar. Jel kıvamındaki disk çekirdeği sertleşir ve incelir, diskin dış liflerinde yıpranmalar oluşur diskin şok emme özelliği ve esnekliği kaybolur. Kemik köşelerinde osteofit adı verilen çıkıntılar oluşur. Oluşan yeni kemikçikler, sertleşmiş ve esnekliğini kaybetmiş bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere baskı yaparak boyun, kol ve genel vücut ağrısına sebep olabilmektedir. Omurilik basısı yaparak el ve ayaklarda uyuşma, kuvvetsizlik oluşabilmektedir. Ayrıca tanın ruhsal yapısı da etkilenir. Fizik tedavi ve egzersizlere iyi cevap verir. Tedavinin belli periyotlarla tekrarlanması gerekebilir. <br />
      Nadiren cerrahi gerekir. <br />
       <br />
     <br />
Gerilim, stres, sigara, kötü hayat koşulları <br />
       <br />
     <br />
Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlar boyun ağrısını artırır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, egzersizler, masaj, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı önemli korunma yollarıdır. <br />
       <br />
     <br />
Omurilik kanalında daralma (Servikal Dar Kanal, omurga stenozu, Servikal Spondilitik Myelopati): <br />
       <br />
     <br />
Özellikle ileri yaşlarda ellerde uyuşma, kuvvetsizlik ve beceriksizlik, yürümede zorluk ve el-ayaklarda his kusuru görülebilmektedir. Omuriliğin ve/veya sinirlerinin geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile seyreder. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi ve erken tedavi gereklidir. Erken dönemde yapılan cerrahi girişim omurilikte oluşabilecek kalıcı hasarları önlemektedir. <br />
       <br />
      Romatizmal Hastalıklar <br />
       <br />
     <br />
Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması sonucu oluşur. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar. Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Sabahları görülen en az bir saat süren eklem tutukluğu ve her yöne hareket kısıtlılığı romatizmal hastalıklardaki boyun tutulumunun tipik özellikleridir. <br />
       <br />
      Osteoporoz (kemik erimesi) <br />
       <br />
     <br />
Osteoporoz, en sık rastlana metabolik kemik hastalığıdır. Kemiklerde yumuşamaya ve incelmeye yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir. En önemli sebebi kalıtımdır. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşantı, erken menopoz, aşırı alkol ve kafein tüketimi, kortikosteroidler ve bazı ilaçlar osteoporoz riskini arttırır. <br />
       <br />
      Omurga kırıkları, omur kayması <br />
       <br />
     <br />
Omurlar normalde oldukça sağlamdır. Bazen kaza ve başka sebeplerden zarar görüp çatlayabilir, bütünüyle kırılabilir. <br />
       <br />
     <br />
Travma şiddetiyle boyun omurları kayarak omuriliğe zarar verebilir. Ciddi omurilik ve sinir kesileri görülebilir. Kaza sonrası boyunun mutlak boyunluk ile tespit edilmesi hayat kurtarıcıdır. <br />
       <br />
      Kol ve el sinirlerinin tuzaklanması (sıkışması) <br />
       <br />
     <br />
Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken yol üzerinde bağ dokusu tarafından tuzaklanır. Buradaki sıkışma sonucu el ve kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında geceleri görülen uyuşma el bilek kanalı sendromu (karpal tünel sendromu) için tipiktir. Bu tip ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayırıcı tanıya gidilmelidir. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının kaldırılması gereklidir. Ulnar sinir, radial sinir kol ve elde çeşitli bölgelerde sıkışabilir. Bazen kola giden sinir ve damarlar hepsi birden boyundaki normal yada anormal anatomik oluşumlar tarafından sıkıştırılabilir (torasik çıkış sendromu) <br />
       <br />
      EVRELEMEYE YÖNELİK TEDAVİ PRENSİPLERİ: <br />
       <br />
     <br />
Evre 1-2 de; öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk kullanımı, fizik tedavi denenir. Bu dönemde hastalığın iyileşmesi, bu tedavilerle yırtılan disk dokusunun içeriğindeki su miktarının istirahat ve ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir. Bu süre 1 ay içinde gerçekleşmelidir. Bir ayı geçen konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen hastalar, cerrahi tedaviye adaydır. <br />
     <br />
Evre 3-4-5 de; omurilik ve sinir dokusundaki hasar artmadan cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Sinir dokusundaki ileri derece hasarlar cerrahi tedaviyle düzeltilemez. Bu nedenle uyuşma, kısmi felç gibi bulgular saptanırsa erken dönemde ameliyat başarı sağlar. <br />
       <br />
      KİMLERE CERRAHİ TEDAVİ ÖNERİLİR? <br />
       <br />
     <br />
İlerleyici kas gücü kaybı, duyu ve refleks kaybı olanlara, (Nörolojik defisiti olanlar) <br />
     <br />
Yapılan radyolojik incelemelerle (BT, MRI, Myelogram&#8230;) tanısı doğrulananlara. <br />
     <br />
İdrar ve dışkı denetimini yitirenlere (Acil cerrahi tedavi gerektirir.) <br />
     <br />
Tedaviye rağmen şikayetleri 4-6 hafta sürenlere, <br />
     <br />
Omurgada tümörü veya apsesi olanlara, <br />
     <br />
Bazı tip omurga kırığı olanlara, <br />
       <br />
      Cerrahi tedavi önerilir <br />
       <br />
      CERRAHİ YÖNTEMLER <br />
       <br />
     <br />
Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece hastanın, ağrısının geçmesi, uyuşma-kuvvetsizlik gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun zamanda ve tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler çok iyi sonuç verir. <br />
     <br />
Cerrah tarafından hastaya en uygun cerrahi teknik belirlenir. (anterior yaklaşımla; diskektomi, diskektomiyi takiben kemik füzyon (kafes veya kemik materyallerle desteklenebilir), anterior foraminotomi, oblik korpektomi, korpektomi ve füzyon, poterior yaklaşımla; posterior forominotomi, laminektomi laminoplasti veya posterior füzyon yapılabilir.) <br />
       <br />
      Diskektomi ve Füzyon Cerrahisi: <br />
       <br />
     <br />
Ameliyat genel anestezi altında, boynun ön yüzü, tercihen sağ taraftan uygulanır. Omurga ön yüzüne varan cerrah, skopi kontrolüyle istenilen omurga mesafesine ulaşır. Bu andan itibaren iki omurga arasındaki kıkırdağı temizlemeye başlar. En sonunda, sinire veya omuriliğe bası yapan yırtılmış kıkırdak kısımda alınarak, bası kaldırılır. <br />
       <br />
     <br />
Bu andan itibaren kemik veya protez greft kullanımı yırtılan kıkırdağın omurgada yaptığı hasara bağlı olarak uygulanır. Yumuşak fıtık dediğimiz ve omurgada kireçlenmelere yol açmamış boyun fıtığında bu işlem gerekli değildir. Omurgada kireçlenme yapmış boyun fıtıklarında füzyon dediğimiz protez uygulamasının yapılması gerekir. <br />
       <br />
      Laminektomi <br />
       <br />
     <br />
Omurun arkasında lamina denilen kısmın tamamı çıkartılır. Dar kanalın ve omurilik sinirlerinin görülmesi istendiğinde kullanılır. <br />
       <br />
      CERRAHİ ÖNCESİ <br />
       <br />
     <br />
Anestezi hazırlığınız tamamlandıktan sonra ameliyat sonrası kullanacağınız boyunluğunuzu (Philedelphia tipi) doktorunuza veya fizyoterapistinize danışarak temin ediniz. <br />
       <br />
     <br />
Ameliyattan bir gün öncesi gece saat 22:00&#8217;den sonra kesinlikle bir şey yiyip, içmeyiniz. <br />
       <br />
      CERRAHİ SONRASI <br />
       <br />
     <br />
Cerrahiden 2-3 gün sonra evinize dönebilirsiniz. Eve dönmeden önce fizyoterapistinizin size öğreteceği yataktan kalkış, yürüme ve boynunuzu bundan sonraki yaşantınızda nelere dikkat etmeniz gerektiği hakkında bilgilendirileceksiniz. <br />
       <br />
      Cerrahi sonrası ilk gün: <br />
       <br />
     <br />
Yürüyüş için ayağa kaldırılacağınız ilk gün düşük tansiyon ve ateş problemi yaşamamak için mutlaka hafif bir kahvaltı yapın ve bol su için. <br />
       <br />
     <br />
Doktorunuz tarafından yara yeri pansumanınız gerçekleştirildikten sonra ameliyattan hemen sonra takılan boyunluğunuz ile birlikte ayağa kaldırılıp yürüyüş analiziniz yapılacak ve ağrı ve uyuşma gibi şikayetleriniz değerlendirilecektir. <br />
       <br />
      Yatakta yatarken <br />
       <br />
     <br />
Mutlaka orta sertlikte (ortopedik) yatakta yatmaya özen gösterin. Ameliyattan sonra boynunuza en az yük binmesini sağlamak ve olağan ağrınızı en aza indirmek için sırt üstü yatış pozisyonunda dizlerinizin altına bir yastık ve boynunuzun altına bir yastık yerleştirin. Yan ve yüzüstü yatmayın. <br />
       <br />
      Yataktan kalkarken <br />
       <br />
     <br />
Önce yatağın kenarına yaklaşıp yan dönün, bacaklarınızı karnınıza doğru çekip kıvırın, bacaklarınızı aşağıya doğru sallandırırken dirseğinizden kuvvet alarak doğrulun ve oturun. Yatarken de önce oturun aynı işlemin tam tersini uygulayın. <br />
       <br />
      Otururken <br />
       <br />
     <br />
Otururken yüksek bir koltuğa ya da sandalyeye dik oturun. Sırtınızı arkaya yaslayın, belinizi küçük bir yastıkla destekleyin. <br />
       <br />
      Yürürken <br />
       <br />
     <br />
Uygun beden duruşu, diskler üzerindeki basıyı azaltmaya yardımcı olur ve daha az yorulmanızı sağlar. Yürürken, omurganızın dik durmasına özen gösterin. <br />
     <br />
Yürüyüş mesafesini yavaş yavaş artırın. Günde 3-4 kez yürüyüş yapınız. <br />
     <br />
1. hafta; 50-100 m. ile başlayıp her seferinde bu mesafeye 15-20 m. ilave edip <br />
     <br />
2. hafta; 400-500 m. yol yürüyün. Bu hafta ev dışına çıkabilirsiniz. <br />
     <br />
3. hafta; yaklaşık 1 km. <br />
     <br />
4. hafta; yaklaşık 2 km. yol yürür hale gelmeniz gerekmektedir. <br />
     <br />
Yürüyüş sırasında mutlaka dinlenme aralıkları verin. <br />
       <br />
     <br />
Yürüyüş için kullanacağınız ayakkabının tabanının ve topuğunun yumuşak olmasına özen gösterin. Yüksek topuklu ayakkabı kullanmayın.   </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>Bilgili</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/genel-saglik/64770-boyun-kol-agrisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Son Hafriyat - Emrah Serbes</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64769-son-hafriyat-emrah-serbes-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:37:12 GMT</pubDate>
			<description>Son Hafriyat - Emrah Serbes  Son Hafriyat Kitap Özet - Emrah Serbes Kitapları  
        
      Kitap Özet  
        
      Behzat Ç., Cinayet Büro...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Son Hafriyat - Emrah Serbes  Son Hafriyat Kitap Özet - Emrah Serbes Kitapları <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği'nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı... Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabii dellenmeleriyle... Bu bir AnKara polisiyesidir... Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros'la Sakarya Caddesi'nden Ayaş'a kadar altını üstüne getiriyor Ankara'nın. Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara'nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı... Sadece onlar da değil ama... Kendine Red Kit diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... Belli, polisle bir meselesi var. Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu'na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane'ın hayalini kurarak, kötü Renault'yla Ankara'da fink atıp Red Kit'i arıyor. Bir Ankara polisiyesi... <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/012008/36115.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Son Hafriyat <br />
       <br />
     <br />
Emrah Serbes <br />
     <br />
· İletişim Yayınları <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 01 - 2008 <br />
     <br />
· ISBN : 975-050-566-9 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 291 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 18.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64769-son-hafriyat-emrah-serbes.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin - Ernle Bradford</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64768-padisahin-amirali-barbaros-hayrettin-ernle-bradford-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:36:24 GMT</pubDate>
			<description>Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin - Ernle Bradford  Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin Kitap Özet - Ernle Bradford Kitapları  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin - Ernle Bradford  Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin Kitap Özet - Ernle Bradford Kitapları <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Bu kitapta Midillili gözü pek bir korsanın tarihin seyrini değiştirdiğine tanık olacaksınız. Akdeniz'in kaderini değiştiren adam: Barbaros Hayreddin Paşa <br />
       <br />
     <br />
Amiral, deniz kahramanı, korsan, savaşçı ve imparatorluk kurucu Hayreddin ya da Batı'da tanındığı adıyla Barbaros, efsanevi bir şahsiyetti. Yunanistan'ın Midilli Adası'nda doğup, Osmanlı donanmasının kaptanıderyası, Cezayir sultanı, Kanuni Sultan Süleyman'ın dostu ve danışmanı oldu. Yaşamı on XXI. yüzyıl Akdeniz tarihine damga vurdu. <br />
       <br />
     <br />
Kardeşi Oruç'la birlikte Kuzey Afrika kıyısına yerleştiği andan itibaren, Akdeniz'deki yaşamın ve ticaretin örüntüsü ebediyen değişti. Osmanlı donanmasını yeniden düzenlemedeki başarıları ve donanma komutanlığı, tüm Avrupa'yı tehdit eden Osmanlı İmparatorluğu'nun genişlemesine yardımcı oldu. Öldüğü zaman, o yıla ait Türk kayıtları &quot;Denizlerin Sultanı öldü&quot; diye duyurdular. <br />
       <br />
     <br />
Bu eksiksiz biyografide Ernle Bradford Barbaros'un dikkate değer yaşamını, tarihin bu nefes kesici anında Osmanlı ve Akdeniz dünyalarının canlı bir portresiyle birlikte ustaca yeniden yaratmış. <br />
       <br />
     <br />
&#8220;Türk denizcilik tarihinin bu en önemli şahsiyetinin yayınlanmış yegane biyografisi ve palavracı korsan masallarının heyecanını hatırlatan hareketli bir öykü.&#8221; John Freely <br />
       <br />
     <br />
Yazar Hakkında <br />
     <br />
Ernle Bradford (1922-1986) İngiltere'de doğdu. Akdeniz ve denizcilik tarihi konularında uzman olan Bradford, İkinci Dünya Savaşı'nda Kraliyet Donanması'nda görev yaptı. Yazarın eserleri arasında Türkçede de yayımlanmış Akdeniz/Bir Denizin Portresi ile Turgut Reis/Malta Kuşatması ve Son Sefer sayılabilir. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/75191.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Padişahın Amirali Barbaros Hayrettin <br />
       <br />
     <br />
Ernle Bradford <br />
     <br />
· Doğan Kitap <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 978-605-111-784-3 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 196 <br />
     <br />
· Çevirmen : Ahmet Fethi <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 13.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64768-padisahin-amirali-barbaros-hayrettin-ernle-bradford.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yaşamı Sınıfa Taşımak - Banu Özdemir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64767-yasami-sinifa-tasimak-banu-ozdemir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:35:16 GMT</pubDate>
			<description>Yaşamı Sınıfa Taşımak - Banu Özdemir  Yaşamı Sınıfa Taşımak Kitap Özet - Banu Özdemir Kitapları  
        
      Kitap Özet  
        
      Kitabın...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Yaşamı Sınıfa Taşımak - Banu Özdemir  Yaşamı Sınıfa Taşımak Kitap Özet - Banu Özdemir Kitapları <br />
       <br />
      Kitap Özet <br />
       <br />
      Kitabın ekindeki CD-ROM ve Microsoft Tag uygulaması sayesinde okurlar, kitaptaki etkinliklerle ilgili resim ve animasyonlara hem bilgisayar hem de cep telefonu üzerinden ulaşabilecekler. <br />
       <br />
     <br />
*** <br />
     <br />
Bu kitapta sunulan etkinliklerin sınıf ortamında uygulanması, öğrencilerin kuramsal bilgiden çok hayatın pratikleri üzerine kafa yormalarına, bağımsız düşünmelerine ve problem çözme yeteneklerini daha fazla geliştirmelerine olanak sağlayacaktır. Öğrenciler, çevrelerinde gördüklerini daha iyi analiz edebilme, diğer insanlar tarafından yanlış anlaşılabilen davranışlarını fark edebilme ve bunları düzeltebilme imkânı bulacaklar. <br />
       <br />
     <br />
*** <br />
     <br />
Bu kitabın yönetici, öğretmen, özel eğitimci, psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerine çok yararlı olacağını düşünüyorum. Yazarı kutluyorum ve yeni çalışmalarını bekliyorum. <br />
       <br />
     <br />
Ali Döngel <br />
     <br />
MEB Eğitim Müfettişi <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://www.kitapturk.com/images/book/092010/75197.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Yaşamı Sınıfa Taşımak <br />
       <br />
     <br />
Banu Özdemir <br />
     <br />
· Elma Yayınevi <br />
     <br />
· Basım Tarihi : 09 - 2010 <br />
     <br />
· ISBN : 9789756093719 <br />
     <br />
· Sayfa Sayısı : 128 <br />
     <br />
· Etiket Fiyatı : 12.00 TL         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/">Kitap Tanıtımı</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/kitap-tanitimi/64767-yasami-sinifa-tasimak-banu-ozdemir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Diş Apsesi Nedir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/64766-dis-apsesi-nedir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:35:16 GMT</pubDate>
			<description>Diş Apsesi Nedir  Apse Nedir - Apse Belirtileri - Diş Apsesi Tedavisi - Diş Enfeksiyonu - Diş İltihabı  
        
      Apse Nedir?  
      
Bazı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Diş Apsesi Nedir  Apse Nedir - Apse Belirtileri - Diş Apsesi Tedavisi - Diş Enfeksiyonu - Diş İltihabı <br />
       <br />
      Apse Nedir? <br />
     <br />
Bazı kişiler diş çürümesini ciddi bir sağlık sorunu olarak görmezler. Ancak, zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmediğinde, daha çok sorun yaratan bir hastalığa yol açabilir. Çürüme, bakterinin, dişin özünü enfekte etmesine izin verir. Enfeksiyon köke ve çevre kemiğe yayılır. Bu abse olarak bilinir. Eğer enfeksiyon kemiğe ulaşırsa, diş kaybedilebilir. Enfekte diş kökü ve şişmiş doku ağrıya neden olabilir. Eğer kök ölürse, ağrı yok olacak, ancak yavaş yavaş da bitişik kemiğe zarar verecektir. Enfeksiyonun bir bölümü olarak oluşan irin, çene boyunca bir kanalı aşındırabilir ve diş eti üzerinde bir şişme ya da içi irinle dolu bir deri lezyonuna yol açabilir. <br />
       <br />
       <br />
      <img src="http://img835.imageshack.us/img835/4148/kanal0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
     <br />
Diş Apsesi, iltihap, Abse, apse <br />
       <br />
      Abse Belirtileri <br />
       <br />
     <br />
    *  Dişte sürekli ya da zonklama şeklinde ağrı; <br />
     <br />
    *  Sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet; <br />
     <br />
    *  Çiğnerken ağrı; <br />
     <br />
    *  Boyunda şişmiş lenf düğümleri <br />
     <br />
    *  Ateş ve genel kırıklık. <br />
       <br />
      Apse Teşhis <br />
       <br />
     <br />
Eğer dişinizde sürekli ve zonklama tarzında bir ağrı varsa, çiğnerken ağrı duyuyorsanız ya da sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassassanız apseli bir dişiniz olabilir. Hafif ateş, boyunda şişmiş lenf düğümleri olabilir ve genel olarak kendinizi iyi hissetmezsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Sızlayan dişin yanındaki diş eti üzerinde oluşan şişme bir noktada patlayabilir ve patlarken ağzınızda kötü tat ve koku bırakan yoğun bir sıvı çıkarabilir. Aynı anda, ağrı büyük bir olasılıkla geçecektir. Eğer bu semptomlardan herhangi birini yaşarsanız, derhal diş hekiminize başvurun. Diş hekiminiz dişinizi muayene eder ve ne yapılması gerektiğine karar verir. <br />
       <br />
      Absenin Tedavisi <br />
       <br />
     <br />
Diş hekiminize gitmeden önce, aspirin ya da başka bir ağrı giderici alarak apse ağrısını geçirmeye çalışabilirsiniz. Yalnız, aspirini doğrudan dişinizin ya da çevre dokunun üzerine uygulamayın. Ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla çalkalamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir. <br />
       <br />
     <br />
Geçmişte, apseli bir dişe yapılan tek tedavi, dişin çekilmesiydi Belirli koşullar altında diş çekimi yine de uygun olabilir. Ancak, günümüzde diş hekimleri genellikle apseli dişleri iyileştirmektedirler. <br />
       <br />
     <br />
İlk adım olarak, diş hekiminiz büyük bir olasılıkla enfeksiyonu gidermek için bir antibiyotik tedavisi uygulayacak. böylece enfeksiyonun vücudunuzun diğer bölümlerine yayılmasını önleyecektir. Rahatlamanız için ayrıca reçeteye ağrı giderici ilaçlar yazabilir. <br />
       <br />
     <br />
Dişinizi kurtarmak için diş hekiminiz, o bölgeyi uyuşturabilir ve daha sonra o dişin diş özü yuvasına bir delik açabilir. Bu basıncı azaltacaktır. Diş özü yuvası temizlenir, dezenfekte edilir ve hareket etmeyecek şekilde bir maddeyle doldurulur. Apseli diş temizlendikten sonra eğer şişme devam ediyorsa, diş hekiminiz aktinomikoz adı verilen bir hastalık olup olmadığını anlamak için özel bir kültür yapmayı isteyebilir. <br />
       <br />
     <br />
Bir sonraki adımda diş hekimi diş içine geçici bir dolgu koyacaktır. Enfeksiyon temizlendikten sonra <br />
       <br />
     <br />
Diş hekimi büyük bir olasılıkla sizi birkaç ay içinde tekrar görmek isteyecektir. Tekrar gördüğünde ise apsenin bıraktığı boşlukta kemik ve dokunun büyüyüp büyümediğini saptamak için dişin röntgeni çekilecektir. Eğer boşluk sağlıklı görünüyorsa, tedavi biter. Enfeksiyon devam ederse, ek tedaviler gereklidir ve diş hekimi sizi hastalıklı dokunun (zaman zaman kökün ucunu da içeren bir küçük kısım) ortadan kaldırılması için ameliyat edecek olan bir uzmana gönderebilir.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/">Ağız Ve Diş</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/agiz-dis/64766-dis-apsesi-nedir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Saç Dökülmesine Karşı Bitkisel Tedaviler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64765-sac-dokulmesine-karsi-bitkisel-tedaviler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:30:11 GMT</pubDate>
			<description>Saç Dökülmesine Karşı Bitkisel Tedaviler  Saç Dökülmesinin Bitkilerle Önlenmesi - Saçlara Bitki Maskeleri - Saç Dökülmesini Önleyen Bitki Reçeteleri...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Saç Dökülmesine Karşı Bitkisel Tedaviler  Saç Dökülmesinin Bitkilerle Önlenmesi - Saçlara Bitki Maskeleri - Saç Dökülmesini Önleyen Bitki Reçeteleri - Saç Dökülmesinde Beslenmenin RolüBildiğimiz ısırgan otu da, piyasadaki bir çok doğal saç ilacının içinde bulunur. Erkeklik hormonu testosteron'un erkek tipi saç dökülmesine neden olan dehidrotestosterona (DHT) çeviren 5 Alfa Reduktase enzimini bloke etmeye yardımcı olur. <br />
       <br />
     <br />
Isırgan otu, bazı herbalistler tarafından Saw Palmetto'dan da daha güçlü bir DHT  blokeri olarak kabul edilir. <br />
       <br />
     <br />
Tansiyon ilaçları, diyabet ilaçları veya sakinleştirici ilaç kullanıyorsanız ısırgan otu almadan mutlaka doktorunuza danışın. <br />
       <br />
     <br />
DONG QUAI (Çin Melek Otu) <br />
       <br />
     <br />
Don Quai de bir başka DHT blokeridir. Testosteronu DHT'ye dönüştüren androjen reseptor bölgeleri bloke eden fitoestrojenler içerir. <br />
     <br />
Erkek tipi saç dökülmesine neden olan DHT'yi bloke ettiği için çoğunluk saç dökülmesini de durdurduğuna inanıyor. <br />
     <br />
Don Quai de hem erkekler hem kadınlar tarafından kullanılabilir. Don Quai ile ısırgan otunu karıştırırsanız, piyasadaki çoğu saç ilacından daha etkili bir karışım elde edebilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Para-Aminobenzoik Asit <br />
       <br />
     <br />
PABA olarak da tanınan bu vitamin, B kompleks grubunun az bilinen bir üyesidir ve kırlaşmış <br />
     <br />
saçları yeniden eski rengine döndürdüğü gözlenmiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, siyah tüylü hayvanların PABA vitamini açısından yetersiz bir diyetle beslendiklerinde, tüylerinin kırlaştığı gözlenmiş. Aynı hayvanlara bu vitamin yeniden verildiğinde tüylerin normal rengine döndüğü görülmüş. Saçları kırlaşmış insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda da, her yemekten sonra 200mg <br />
     <br />
PABA vitamini verilen kişilerin, saçlarının yüzde 70 oranında eski rengine döndüğü gözlenmiş. Yapılan başka araştırmalarda da PABA ile beraber alınan Folik Asit'in de saçların eski rengine dönmesine yardımcı olduğu belirlenmiş. <br />
       <br />
     <br />
Vücuttaki PABA, Biotin, Folik Asit ve Pantotenik Asit noksanlığının saç rengini etkilediğine inanılıyor. Saç, B vitaminleri açısından zengin bir diyetle yeniden eski rengine dönebilir, rengin değişmediği ender vakalarda da saçın kalitesinin ve büyüme hızının çok arttığı gözlenmiştir. <br />
       <br />
     <br />
PABA ve B vitamini, karaciğer, böbrek, hububat ve mayada bulunuyor. En zengin B vitamini kaynağı, karaciğer. <br />
       <br />
     <br />
Biotin <br />
       <br />
     <br />
Saç dökülmesine karşı etkili olan ve H vitamini olarak da bilinen Biotin, PABA gibi B kompleks grubundandır. Saç telini güçlendirdiği ve saç dökülmesini önlediği kanıtlanmıştır. Biotin ayrıca saçların kırlaşmasını önlemeye de yardımcıdır. En çok yumurta sarısı, karaciğer, süt, böbrek ve mayada bulunur. Saç dökülmesinden muzdarip erkekler, Biotin takviyesi sayesinde saçlarını daha uzun süre korumayı becerebilirlar. <br />
       <br />
     <br />
Bu aşağıdaki içecek, Protein, Kolin, İnositol, Pantotenik Asit, Biotin, E Vitamini ve Çinko açısından, yani beslenme uzmanlarının sağlıklı saçlara sahip olmak için en çok tavsiye ettiği yedi madde açısından zengindir: <br />
       <br />
     <br />
250 ml yoğurt <br />
     <br />
250 ml portakal suyu <br />
     <br />
3 çorba kaşığı buğday <br />
     <br />
3 çorba kaşığı maya <br />
     <br />
1 çorba kaşığı Lesitin kristali <br />
     <br />
1 çorba kaşığı C vitamini kristali <br />
     <br />
1 çiğ yumurtanın sarısı <br />
     <br />
1 Çorba kaşığı kokusuz Jelatin tozu <br />
     <br />
İstenirse tatlandırmak için bal <br />
       <br />
     <br />
Tüm malzemeleri karıştırıp, blenderdan geçirin. Blender olmayan durumlarda, tüm malzemeleri kapaklı bir kavanoza koyup, kuvvetlice sallayın. <br />
     <br />
Bu karışım, hem çok besleyici bir kahvaltı olacaktır hem de saçınız için harikalar yaratacaktır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Saç dökülmesine karşı tavsiye edilen bir diğer diyet ise Amino Asidler, Çinko ve C Vitamini takviyelerinden oluşmaktadır. Bu özellikle şok diyetler nedeniyle saçları dökülen, ya da kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımı veya belli vitamin-mineral eksiklikleri gibi pek belirgin olmayan nedenlerden saçları dökülen kişilere özellikle çok faydalıdır. <br />
       <br />
     <br />
Saç Dökülmesi Takviyesi <br />
       <br />
     <br />
Günlük Vitamin ve Mineral Takviyesi <br />
       <br />
     <br />
B kompleks <br />
     <br />
Folik Asit <br />
     <br />
Pantotenik Asit <br />
     <br />
P.A.B.A <br />
     <br />
A Vitamini <br />
     <br />
Çinko <br />
       <br />
     <br />
Yukarıdaki mineral ve vitaminlerin günlük olarak alınması saçların daha sağlıklı ve daha gür olmasına ve kırlaşmış saçların eski rengine dönmesine yardımcı olacaktır. <br />
     <br />
Günlük 1000 mg'lık bir mülti-vitamin formül ile 500 mg magnezyum'un saç üzerinde müthiş etkisi olacaktır. Garantisi olmasa da, deneyenlerin büyük çoğunluğu bu vitamin-mineral takviyesi ile saç dökülmesinde büyük azalma gözlediklerini bildirdiler. <br />
       <br />
     <br />
Yine saç dökülmesine karşı çok etkili bir diğer kombinasyon da günlük 1000'er mg kolin ve inositol alınmasıdır. <br />
       <br />
     <br />
Bu arada, vitamin ya da mineral yüklemesi yapacakların, bir anda mucize beklememesi gereklidir. Vitaminler, saç dökülmesini bir gecede sona erdirecek sihirli iksir değildir. Vücudun vitamin ve minerallerin etkilerini görmesi, yapılan beslenme değişikliklerinin sonuçlarının gözlenmesi genellikle 3-4 ay sürebilir. <br />
       <br />
     <br />
Vitaminler, mutlaka kutunun üzerinde yazdığı şekilde ve dozda alınmalıdır. Fazladan bir doz vitamin almak, daha çok işe yaramasını sağlamadığı gibi belli vitaminlerde doz aşımı tehlikeli bile olabilir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
alıntı         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/">Alternatif Sağlık</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/alternatif-saglik/64765-sac-dokulmesine-karsi-bitkisel-tedaviler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Diapolis Hotel</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/tatil-sepeti/64764-diapolis-hotel-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 10:25:05 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Diapolis Hotel  Diapolis Hotel - Alternatif Tatilin Adı  
        
      Türkiye&#8217;de 1960&#8217;lı yılların ilk turizm kentlerinden olan Batı Karadeniz...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Diapolis Hotel  Diapolis Hotel - Alternatif Tatilin Adı <br />
       <br />
      Türkiye&#8217;de 1960&#8217;lı yılların ilk turizm kentlerinden olan Batı Karadeniz kıyısındaki Akçakoca&#8217;da 1994 yılında hizmete başlayan, ismini Akçakoca&#8217;nın tarihteki isminden alan  Diapolis Otel, o günden bu güne sürekli kendini yenileyerek hizmet vermeye devam  etmektedir. <br />
       <br />
     <br />
      Tüm mekanlarında kendinizi Karadeniz&#8217;in içersindeymiş gibi hissedeceğiniz Diapolis Otel, tatil ve iş amaçlı tüm konaklamalarınızda aile işletmeciliğinin getirdiği sıcaklıkla ve her daim genç, güler yüzlü personeliyle dört mevsim yaşayan ve yaşatan bir oteldir. <br />
       <br />
      <img src="http://www.diapolishotel.com/image/resim01-1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Odalar <br />
     <br />
Toplam 67 odaya sahip olan Otelimiz konaklamalarınızda çeşitli oda alternatifleri sunuyor. <br />
       <br />
     <br />
I Oda <br />
     <br />
Family Suit ve Triple Oda <br />
     <br />
Standart Oda <br />
       <br />
     <br />
 I Tipi Odalar <br />
     <br />
Single veya Double olarak verilir. <br />
     <br />
İkiz French bed <br />
     <br />
İki baş komidin <br />
     <br />
Televizyon <br />
     <br />
Telefon <br />
     <br />
Kasa <br />
     <br />
Çift kişilik oturma birimi <br />
     <br />
Makyaj masası <br />
     <br />
Minibar <br />
     <br />
Valizlik <br />
     <br />
Gardırop <br />
     <br />
Kuvet <br />
     <br />
Saç kurutma makinesi <br />
     <br />
Balkon <br />
     <br />
Split klima (A.C.) <br />
       <br />
      <img src="http://www.diapolishotel.com/image/oda01.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Family Suit ve Tiriple Odalar <br />
     <br />
Üç kilik veya dört kişilik olarak verilir. <br />
     <br />
1 French bed ve 2 twinbed veya 4 Twinbed <br />
     <br />
komidin <br />
     <br />
Televizyon <br />
     <br />
Telefon <br />
     <br />
Kasa <br />
     <br />
oturma birimi <br />
     <br />
Makyaj masası <br />
     <br />
Minibar <br />
     <br />
Valizlik <br />
     <br />
Gardırop <br />
     <br />
Kuvet veya duş <br />
     <br />
Saç kurutma makinesi <br />
     <br />
Balkon <br />
     <br />
Split klima (A.C.) <br />
       <br />
     <br />
 Standart French Bed Odalar <br />
     <br />
Single veya Double olarak verilir. <br />
     <br />
İkiz French bed <br />
     <br />
komidin <br />
     <br />
Televizyon <br />
     <br />
Telefon <br />
     <br />
Makyaj masası <br />
     <br />
Minibar <br />
     <br />
Gardırop <br />
     <br />
Kuvet veya duş <br />
     <br />
Saç kurutma makinesi <br />
     <br />
Balkon <br />
     <br />
Split klima (A.C.) <br />
       <br />
     <br />
Standart Twin Bed Odalar <br />
     <br />
Single veya Double olarak verilir. <br />
     <br />
2 Twinbed <br />
     <br />
komidin <br />
     <br />
Televizyon <br />
     <br />
Telefon <br />
     <br />
Makyaj masası <br />
     <br />
Minibar <br />
     <br />
Gardırop <br />
     <br />
Kuvet veya duş <br />
     <br />
Saç kurutma makinesi <br />
     <br />
Balkon <br />
     <br />
Split klima (A.C.) <br />
       <br />
      <img src="http://www.diapolishotel.com/image/tasbar02.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Restaurantlar <br />
     <br />
Kahvaltı Salonu <br />
       <br />
     <br />
Otelimizin Kahvaltı Salonu gününüze mükemmel başlayabilmeniz ve birazda o günün belki de bir sonraki günlerin gerçekleşmesini istediğiniz güzel hayallerini düşleyebilmeniz için size Karadeniz&#8217;in masmavi suları eşliğinde zengin Açık Büfesiyle mükemmel bir kahvaltı sunuyor. <br />
       <br />
     <br />
Alacarte <br />
       <br />
     <br />
Tüm gün A la carte hizmet veren Restaurantımızda ister mönümüzdeki zengin Türk mutfağının, ister hemen karşınızdaki denizden avlanmış mevsim balıklarının mutfağımız <br />
     <br />
ızgarasının pişirme kıvamıyla tadına bakabilirsiniz. Eminiz tekrar denemek isteyeceksiniz. <br />
       <br />
     <br />
Açık büfe <br />
       <br />
     <br />
Kışın hafta sonları, bayram ve özel günlerde ,yazın her gün akşamları canlı müzik eşliğinde Açık Büfe olarak sunulan yemeklerimizin soğuk, sıcak ve tatlı köşesinin lezzetleri eminiz ki ağız tadınıza layık olacaktır. Bolu yöresinin tecrübeli aşçılarının yorumuyla özenle sizin için hazırlanan yemeklerimiz önce gözünüze sonra gönlünüze hitap edecektir. <br />
       <br />
     <br />
 Barlar <br />
     <br />
Otelimize ilk geldiğinizde hafif yorgunluğunuzu küçücük bir içecekle atmanız için muhteşem manzarasıyla Lobi Barımız, <br />
       <br />
     <br />
Yazın havuz kenarında güneşlenirken içinizin serinlemesi için buz gibi içecek çeşitleriyle Snack Barımız, <br />
       <br />
     <br />
Gün içersinde fitness center&#8217;da spor ,masa tenisi, biraz kapalı havuzda yüzme, jakuzide rahatlama seansından sonra vitamin yüklü içeceklerimizle Vitamin Barımız, <br />
       <br />
     <br />
Gecenizin eğlenceyle tamamlanması için gitar eşliğinde canlı müziğimizle Taş Barımız.. <br />
       <br />
      <img src="http://www.diapolishotel.com/image/kapali-havuz.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Fitnes Salonunda Bulunan Aletler <br />
     <br />
Koşu Bandları <br />
     <br />
Kondisyon Bisikleti <br />
     <br />
Yatay Bisiklet <br />
     <br />
İstasyon <br />
     <br />
Dağ Tırmanma <br />
     <br />
Twist <br />
     <br />
Killer <br />
     <br />
Kürek <br />
     <br />
Mekik Sehpası <br />
     <br />
Uzay Yürüyüşü <br />
     <br />
Damble Seti <br />
     <br />
Halter Sehpası ve seti <br />
     <br />
Bel ve Karın için Aletler <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Sinema <br />
     <br />
Bizler; filmlerin gerçek renginin, o sinema perdesine tam anlamıyla yansıdığına ve öylelikle bizleri alıp başka diyarlara götürdüğüne inanıyoruz. Bu düşünceyle hizmete açtığımız 140 kişilik konforlu koltukları, dolby digital ses sistemiyle hizmet veren cep sinemamızda dilerseniz vizyon filmleri seyredebilirsiniz. <br />
       <br />
      <img src="http://www.diapolishotel.com/image/konferans01.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
       <br />
     <br />
Kongre &amp;amp; Toplantı <br />
     <br />
Sürekli hızla modernleşen iş hayatını; çeşitli gelişme amaçlarını içine alan toplantı ve kongre organizasyonlarından ayrı düşünmek artık neredeyse imkansız. İşte böyle bir ortamda Ülkemiz metropollerine çok yakın olan Otelimiz, modern tüm teknik ekipmanı ve çeşitli salonlarıyla bünyesine uyan her türlü organizasyona hizmet vermektedir. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Diapolis Hotel : <br />
     <br />
Balıkçı Barınağı Üzeri,  İnönü Cad. No.: 34  - Akçakoca / DÜZCE / TURKEY <br />
     <br />
PHONE : (90) (380) 611 66 00 - 611 37 41 PBX <br />
     <br />
FAX : (90) (380) 611 37 90 <br />
     <br />
Web: <a href="http://www.diapolishotel.com/index.htm" target="_blank">http://www.diapolishotel.com/index.htm</a> <br />
       <br />
       <br />
      Diapolis Hotel - Dıapolıs Hotel - diapolis hotel         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/tatil-sepeti/">Tatil Sepeti</category>
			<dc:creator>TUtHiii</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/tatil-sepeti/64764-diapolis-hotel.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Neden Terliyoruz</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64763-terliyoruz-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 00:12:52 GMT</pubDate>
			<description>Neden Terliyoruz  Terleme Sorunları - Teri Önlemek - Ter Kokusu - Ter Kokusu İçin Ne Yapılmalı - Vücut Bakımı  
        
      Genel olarak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Neden Terliyoruz  Terleme Sorunları - Teri Önlemek - Ter Kokusu - Ter Kokusu İçin Ne Yapılmalı - Vücut Bakımı <br />
       <br />
      Genel olarak sıcaklığının yükseldiği, dans, spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında terleriz. Terleyerek vücudumuzun ısısını sabit tutmuş oluruz. Bunun için vücuda yayılmış en az 2 milyon ter bezi görev yapmaktadır. Fiziksel aktiviteler dışında da heyecan, korku, utanma ve sıkılma gibi pek çok olay, fizyolojik bir neden olmadığı halde bizi terletir. <br />
       <br />
     <br />
Vücut ısısı dış sıcaklıklar veya gerilim yüzünden artış gösterdiğinde kan dolaşımı hızlanır. Böylece, ter bezlerinin aktif hale geldiği vücudun üst kısmına doğru bir sıcaklık akımı başlar. Deri üzerinde oluşan ter bu durumda hemen buharlaşıp, deriyi soğutur. Bu sayede insan bir gün içinde kendini fazla yormadan iki litreye kadar su kaybeder. Terlemenin ikinci önemli fonksiyonu ise vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasıdır. Bu nedenle saunalara sık sık gidilmesi önerilir. <br />
       <br />
     <br />
Aynı koşullarda terleme oranı kişiden kişiye göre de değişebilir. Ortalama olarak bir insan günde 0.5 ile 1 litre arası terler. <br />
       <br />
     <br />
Terleme nedir? <br />
       <br />
     <br />
Terleme tümüyle istemimiz dışında gelişen, metabolizmamızın doğal bir fonksiyonudur. Üstelik vücudumuz için iki önemli işlevi vardır; cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler ve vücudun boşaltım sistemine katkıda bulunur. <br />
       <br />
     <br />
Ter aslında salgılandığında renksiz ve kokusuzdur. Fakat, bakteriler koltukaltı gibi sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalarak bu salgının kötü kokmasına neden olur. <br />
       <br />
     <br />
Terlemeye karşı ne yapabiliriz? <br />
       <br />
     <br />
Ter kokusu için çok çeşitli çözümler var. En önemlisi temiz olmak. Bunun yanısıra da terlemenin yarattığı rahatsızlığı bir takım önlemler alarak en aza indirebilirsiniz; <br />
       <br />
     <br />
Rahat ve hava alan kıyafetler giyin. Özellikle pamuklu kıyafetleri tercih edin. <br />
       <br />
     <br />
Vücut temizliğine özen gösterin. Özellikle koltuk altında oluşan istenmeyen tüyleri alarak kötü kokuyu büyük ölçüde önleyebilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Kahve, alkol ve yakıcı gıdalardan uzak durun. <br />
       <br />
     <br />
Ne kullanmalıyız? <br />
       <br />
     <br />
Ter kokusunu azaltmanın iki yolu var; Deodorant ve antiperspirantlarla gün boyu hoş kokmak çok zor değil. Ancak deodorant ve antiperspirant birbirinden ayrı şeylerdir. Bu iki ürün en çok terlemeye karşı verdikleri savaş konusunda birbirlerinden ayrılırlar; <br />
       <br />
     <br />
Deodorantlar <br />
       <br />
     <br />
Deodorantlar antibakteriyel bazı maddeler ve alkol içerirler. Bu sayede de bakteri üremesini denetim altına alarak, ter kokusunun oluşmasını önlerler. Terin ayrışması için bakteriler belirli enzimlere gerek duyar. Bu nedenle bazı deodorantlar bahsedilen bu tür enzimlerden içerir. Diğer yandan ise daha çok parfüm yağları içerdiklerinden dolayı da güzel koku yayarlar. Örneğin Fa dedodorantları hijyenik tazelik sunarlar ve bu sayede de bakteri artışını durdururlar. Bu sayede deri hem korunmuş hem de bakım görmüş olur. <br />
       <br />
     <br />
Deodorant kullanırken dikkkat etmeniz gereken en önemli nokta deodorantı temiz ve kuru koltuk altına uygulamanızdır. Terli bir koltuk altına deodorantı sıkmak, oluşmuş ter kokusu ile deodorantın karışımından oluşan daha ağır ve kötü bir kokuya neden olur. Ayrıca giysinin üzerine sıkmak da kokuyu engellemez. Bu arada sprey deodorantları, koltuk altına 15 cm''lik mesafeden kutuyu dik tutarak püskürtmeniz gerektiğini de sakın unutmayın. <br />
       <br />
     <br />
Anti-perspirantlar <br />
       <br />
     <br />
Antiperspirantlar, terlemeyi deodorantlara oranla daha fazla önlerler. Ter oranını ayarlayıp, çok fazla ter üretilmesine engel olurlar. Ter üretimini aliminyum tuzları sayesinde engelleyip, ter bezlerini sıkıştırırlar. İçerdikleri alüminyum kloride ve benzeri aktif maddeler ile vücuttaki terlemeyi engeller, nemi azaltır ve kokuları sayesinde de tazelik verirler. İçindeki maddelere göre etki süresi ve gücü değişim gösterir. <br />
       <br />
     <br />
Ancak antiperspirant ürünler daha çok pudralı formül içerdikleri için, genellikle koltuk altına uygulanmalıdır. Kıyafet üzerine sıkılan antiperspirant ürünlerin hiçbir etkisi yoktur. Koltuk altına sürülen antiperspirant ürün, ter bakterilerinin pudra tabakası dışına çıkmasını engeller ve böylece bakteriler kuruyup gider. Alkol içermediklerinden dolayı vücut için son derece hafiftirler. Ayrıca ferahlatıcı bir etki sağlarlar. <br />
       <br />
     <br />
Tercihiniz ister deodorant, ister antiperspirant olsun, her ikisi de ter kokusunu azaltmak ve günlük yaşamda karşılaşacağınız gergin veya stresli anları kolaylaştırmak için size yardımcı olacaktır.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/">Saç-Vücut Bakımı</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64763-terliyoruz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mükemmel Kadın Vücudu Nasıl Olmalı</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64762-mukemmel-kadin-vucudu-nasil-olmali-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 00:12:35 GMT</pubDate>
			<description>Mükemmel Kadın Vücudu Nasıl Olmalı  Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Hakkında - Mükemmel Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Araştırması  
        
     ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Mükemmel Kadın Vücudu Nasıl Olmalı  Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Hakkında - Mükemmel Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Araştırması <br />
       <br />
      Polonya''nın Wroclaw Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, erkekler gibi kadınlar da karşı cinste uzun bacağı seviyor. <br />
     <br />
Araştırma sonuçlarını yorumlayan ABD''nin UCLA Üniversitesinden Psikoloji Doçenti Martie Haselton, &quot;Biz erkeklerin karşı cinste uzun bacak tercihi bilinen bir şeydi. Bu araştırmayla kadınların da karşı cinste uzun bacaklıları tercih ettiği otaya çıktı&quot; dedi. <br />
       <br />
     <br />
Gönüllülere 7 erkek ve kadın görüntüsünün çekicilik derecelerinin sorulduğu araştırmada, deneklerin çoğunluğu, ortalamadan daha uzun bacaklara sahip olanları seçtiler. Görüntülerdeki kadın ve erkeklerin tamamı aynı boyda olmasına karşılık, her biri normlardan yüzde 5, yüzde 10 ve yüzde 15 daha uzun bacaklara sahip bulunuyordu. <br />
       <br />
     <br />
Nicole Kidman tarife uyuyor <br />
     <br />
Deneklerin büyük bölümü ortalamadan yüzde 5 daha uzun bacaklıları, bir bölümü de bacak uzunluğu ortalamadan yüzde 10 daha fazla olanları tercih ettiler. Üniversitedeki bir başka araştırmada da, mükemmel kadın vücudu için, bacakların üst vücuttan 1,4 kat daha uzun olması gerektiği ortaya çıktı. <br />
     <br />
Araştırma sonuçlarında ortaya çıkan ölçülerin, aktris Nicole Kidman''ınkilere tıpatıp uyması da dikkati çekti.         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/">Saç-Vücut Bakımı</category>
			<dc:creator>UzZMaN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64762-mukemmel-kadin-vucudu-nasil-olmali.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vücudunuz Size Ne Söylüyor</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64761-vucudunuz-size-soyluyor-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 00:10:09 GMT</pubDate>
			<description>Vücudunuz Size Ne Söylüyor  Vücut Bakımı - Doğal Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Formülleri  
        
        
        
      
Her gün aynaya bakıp...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Vücudunuz Size Ne Söylüyor  Vücut Bakımı - Doğal Vücut Bakımı - Vücut Bakımı Formülleri <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Her gün aynaya bakıp saçınızı tarayabilir, makyaj yapabilirsiniz ama yine de yüzünüzün size gönderdiği sağlık sinyallerini gözden kaçırabilirsiniz. İşte size sağlığınızla ilgili vücudunuzun size verdiği tam 11 ipucu... <br />
       <br />
     <br />
Yüzünüzde ani oluşan kızarıklıklar <br />
     <br />
Yüzünüzde kırmızı şarap rengini andıran bazı lekeler aniden oluşuyorsa bunun nedeni histamin olabilir. Histamin vücudunuzun bazı yiyeceklere karşı verdiği tepki nedeniyle oluşan bir kimyasaldır. Bu yiyecek kabuklu deniz hayvanları, çikolata, domates ya da dut olabilir. Bu besinler sindirildikten sonra bile histamin bir süre daha vücutta kalabilir. Tamamen vücudu terk etmesi 48 saati alabilir. Bu besinlerden günde sadece birer porsiyon yiyerek kendinizi sınırlayabilirisiniz. <br />
       <br />
     <br />
Gözünüzdeki kan damarı çatlamaları <br />
     <br />
Eğer gözünüzde bu tip kızarıklar varsa çok fazla anti- enflamatuar ağrı kesiciler alıyor olabilirsiniz. Bu tip ilaçlar kanı incelterek etkin hale gelirler ve pıhtılaşmayı, şişkinliği azaltırlar. Eğer bu ilaçları birkaç hafta boyunca günlük olarak kullanırsanız gözlerinizdeki damarlar da kanamaya karşı hassaslaşır. Bu nedenle bu ilaçların dozunu azaltmalısınız. <br />
       <br />
     <br />
Renksiz ya da sararmış dil <br />
     <br />
Sağlıklı bir dil pembe renktir. Eğer diliniz renksiz gibi ya da sarımsı bir renge sahipse (örneğin pişmiş bir bifteğin rengi gibiyse) bu, kansızlığın bir belirtisi olabilir. Bu rahatsızlık genellikle kadınlarda görülür. Vücudunuz yeterince kırmızı kan hücreleri üretemiyor demektir. En önemli belirtisi yorgunluk ve dayanıksızlıktır. Kanınızdaki demir eksikliğini gidermek için mutlaka doktora gitmelisiniz. Bu durumda doktorunuzun önereceği demir ilaçlarını kullanabilir ya da ıspanak ve kırmızı et gibi demir yününden zengin gıdalarla beslenebilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Bazı bölgelerde saçın incelmesi <br />
     <br />
Eğer saçınızda bazı bölgelerde seyreklikler varsa tiroit hormonunuzda sorun olabilir. Tiroit bezi boynun ön alt kısmında nefes borusunun etrafında bulunur, hormon üretiminden ve vücut ısısından sorumludur. Bazen bu bezin zayıf çalışması metabolizmayı ve saçın uzamasını yavaşlatabilir. Şanslısınız çünkü bu rahatsızlık ilaçlarla tedavi edilebilir. Doktorunuza danışmalısınız. <br />
       <br />
     <br />
Göz ve ağız çevresinde kuru cilt dokusu <br />
     <br />
Beslenme düzeninizde ya da diyetinizde yağ yönünden eksiklik olabilir. Ya da yeterince su içmiyorsunuzdur. Bu besinlerin yetersiz alınması, cildin tıpkı kağıt gibi kuru görünmesine sebep olur. Bu çizgiler yaşlanma dolayısıyla oluşan çizgilere benzemez. Bu kuruluğu günde 8 bardak su içerek ya da somon, fındık, avokado tüketerek giderebilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Yüzdeki renk değişiklikleri <br />
     <br />
Bu belirti için doğum kontrol hapındaki östrojen hormonunu suçlayabiliriz. Bundan dolayı oluşan renk farklılıkları genellikle alın, yanak ve çene bölümünde oluşur. Bazı zamanlarda bu hapı bırakınca bu renk değişiklikleri de yok olur ama yine de tavsiyemiz dermatoloğunuza danışmanız olacak. <br />
       <br />
     <br />
Uzun süre geçmeyen morluklar, çürükler <br />
     <br />
Bu belirti bazı zamanlarda fazla alkol almakla ilişkili olabilir. Çünkü alkol kanın pıhtılaşmasını engeller. Bu nedenle herhangi bir yerinizi bir yere çarptığınız dönemde alkol almamaya özen göstermelisiniz. <br />
       <br />
     <br />
Bacaklarınızın arkasındaki damar çatlamaları <br />
     <br />
Bunun en önemli sebebi her zaman bacak bacak üstüne atarak oturma alışkanlığıdır. Bu şekilde oturma sırasında bacakların arka, alt kısmı baskı altında kalır ve bölgedeki kılcal damarlar çatlayabilir. Eğer bu şekilde oturma alışkanlığınızdan vazgeçemiyorsanız en azından hep aynı bacağınızı kullanmayın, arada bir bacaklarınızı değiştirin. Günün sonunda ayaklarınızı 20 dakika havaya kaldırırsanız kan dolaşımını hızlandırırsınız. <br />
       <br />
     <br />
Tırnaktaki beyaz lekeler <br />
     <br />
Tırnaktaki bu tip lekeler çoğunlukla protein ya da çinko eksikliğinden kaynaklanır. Bu eksikliği gidermek için bol bol et, yumurta, peynir ve deniz ürünleri tüketmelisiniz. Tırnaklar çok geç uzar, bu nedenle panik olmayın. Bu lekelerin tarih olması 8 ayı bulur. <br />
       <br />
     <br />
Yorgun ve şiş gözler <br />
     <br />
Çok az ya da çok fazla uyku, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, stres ile yapay ışıklar, bilgisayar ve televizyon gibi olumsuz etkenlere uzun süre maruz kalmak sabahları şiş gözlerle uyanmanın başlıca nedenleridir. Ertesi sabah aynada hoş olmayan bir görüntüyle karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden almanız gereken bir kaç önlem var: Papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk ve şişlikleri gideriyor. Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru bir çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp gözkapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. Gözaltı şişliklerine antioksidan özellikli göz kremleri de sürebilirsiniz. Sorununuz kronikse bir doktora görünmenizde yarar var. <br />
       <br />
     <br />
Bacaklarda farklı ölçüler <br />
     <br />
Herkes yürürken ya da koşarken bir bacağına diğerinden daha fazla ağırlık ve dolayısıyla da stres verir. Dolayısıyla stresli olan bacak diğerine göre daha fazla gelişir ve kaslanır. Eğer bu farklılığı istemiyorsanız spor salonunda güçsüz olan bacağınızı daha fazla çalıştırıp, kaslanmasını sağlayabilirsiniz.          </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/">Saç-Vücut Bakımı</category>
			<dc:creator>shekerkisS</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/sac-vucut-bakimi/64761-vucudunuz-size-soyluyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>49 Soruda Tüp Bebek Nedir</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64760-49-soruda-tup-bebek-nedir-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 00:10:09 GMT</pubDate>
			<description>49 Soruda Tüp Bebek Nedir  Tüp Bebek - Tüp Bebek Hakkında - Tüp Bebek Soruları - Tüp Bebek Uygulamaları  
        
      1. Kadınların üremesini...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> 49 Soruda Tüp Bebek Nedir  Tüp Bebek - Tüp Bebek Hakkında - Tüp Bebek Soruları - Tüp Bebek Uygulamaları <br />
       <br />
      1. Kadınların üremesini etkileyen faktörler nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
En önemli faktör yaştır. Kadın yaşı arttıkça doğurganlık özelliği azalır. 44 yaşından sonra pratik olarak gebelik şansı ihmal edilebilecek kadar azdır. Daha önce geçirilmiş cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, yumurtalık ve tüpleri etkileyen enfeksiyonlar da gebelik şansını olumsuz olarak etkiler. <br />
       <br />
     <br />
2.Oosit ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Oosit kadın üreme hücresidir <br />
       <br />
     <br />
3.Follikül ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Follikül kadın üreme hücresini(oosit) içinde barındıran ve çeiştli hücrelerden oluşan yapının adıdır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
4.Ovulasyon indiksiyonu ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Kadın yumurtalıklarında bulunan küçük folliküllerin ilaçlarla büyütülmesi işlemidir. <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
5. Follikülometri ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Ultrason eşliğinde follikülerin boyutlarının belli aralıklarla ölçülmesidir. <br />
       <br />
     <br />
6. Miyomlar kısırlık nedeni olurlar mı? <br />
       <br />
     <br />
Miyomlar rahim iç tabakasına(submükoz myomlar) yani embriyonun oturacağı,gelişeceği yere baskı yapıyorsa gebelik şansını etkiler. Rahim duvarından dışarı doğru büyümüş(ekstra mural miyom) olan miyomlar ise çok büyük olmadıkça gebelik şansını etkilemezler. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
7. Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler, ne zaman tedaviye başvurmalılar? <br />
       <br />
     <br />
-Kadın yaşı 35&#8217;in altında ve öyküde gebelik oluşumunu etkiyebilecek herhangi bir problem yoksa 1 yıl, yaş 35&#8217;nin üzerinde veya geçmişte gebelik oluşumunu etkiyebilecek bir problem varsa 6 ay sonra inceleme ve tedavi başlanmalıdır. <br />
       <br />
     <br />
8. Tüp bebek kaç yaşına kadar uygulanabilir? İleri yaştaki kadınlar ne kadar beklemeli? <br />
       <br />
     <br />
-Tüp bebek 45 yaşına kadar uygulanabilir. Ancak 40 yaşından sonra şansın azaldığı bilinmelidir. <br />
       <br />
     <br />
9. Mikroenjeksiyon nedir? <br />
       <br />
     <br />
 Mikroenjeksiyon tek bir spermin yumurta içine enjekte edilerek döllenmenin sağlandığı bir üreme teknolojisi yöntemidir. <br />
       <br />
     <br />
. <br />
     <br />
10. Tüp bebek nedir? <br />
       <br />
     <br />
 Mikroenjeksiyondan farklı olarak spermler belirli bir sayıda yumurtanın çevresine bırakılır ve spermlerden bir tanesi yumurtanın içine kendiliğinden girer. <br />
       <br />
     <br />
11. Mikroenjeksiyonun tüp bebek yönteminden farkı nedir? <br />
       <br />
     <br />
 Mikroenjeksiyonda bir sperm direkt olarak yumurta içine özel bir cihaz (mikromanipülatör) aracılığı ile enjekte edilerek döllenmeye yardımcı olunur. <br />
       <br />
     <br />
12. Tüp bebek veya mikroenjeksiyon kimlere uygulanır?  <br />
       <br />
     <br />
 Gebe kalamayan ve klasik tedavi yöntemlerinin etkisiz olduğu durumlarda bu yöntemler uygulanır. <br />
       <br />
     <br />
13. Tüp bebek tedavisi hangi aşamalardan oluşmaktadır? <br />
       <br />
     <br />
 Yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, yumurtaların sperm ile döllenmesi, ve döllenmiş yumurtaların nakil edilmesi (embryo transferi) aşamalarından oluşur. <br />
       <br />
     <br />
14. Sperm tetkikinde sperm sayısının çok az olması veya sperm bulunmaması durumunda ne yapılmaktadır? <br />
       <br />
     <br />
 Sperm sayısı az ise mikroenjeksiyon yapılır. Menide hiç sperm olmaması durumlarında ise testis içinde cerrahi olarak sperm aranması gerekir. <br />
       <br />
     <br />
15. Yumurta nasıl toplanır? Ağrılı bir işlem midir? <br />
       <br />
     <br />
Vajinal ultrason eşliğinde yumurta toplanır. Ağrılı bir işlem değildir. <br />
       <br />
     <br />
16. Yumurta toplama işlemi sonrasında kişi kendini nasıl hisseder? <br />
       <br />
     <br />
 Genellikle işlemden bir süre sonra evine gidebilir ve hatta aynı gün öğleden sonra işine dönebilir. <br />
       <br />
     <br />
17. Bu tedaviler sonucu yumurtalık rezervi tükeniyor mu? <br />
       <br />
     <br />
 Yumurtalıkların tüp bebek amaçlı uyarılması rezervi azaltmaz. <br />
       <br />
     <br />
18. Her yumurta döllenir mi? <br />
       <br />
     <br />
 Yumurtaların döllenmesi için olgun ve yapısal olarak normal olmaları gerekir. Her yumurta döllenmeye müsait değildir. Döllenen her yumurta ise sağlıklı bir embryo haline dönüşmez. <br />
       <br />
     <br />
19. Yumurtalar döllendikten sonra embriyolar rahim içine nasıl yerleştirilir? <br />
       <br />
     <br />
 Embriyo transferi basit bir işlemdir. Rahim ağzından ince bir plastik katater ile ultrason eşliğinde rahim içine yerleştirilir. <br />
       <br />
     <br />
20. Transfer sonrası arta kalan embriyo olur mu? Olursa bunlara ne yapılır? <br />
       <br />
     <br />
 Transfer sonrası arta kalan kaliteli embriyolar dondurularak saklanabilir. <br />
       <br />
     <br />
21. Embriyo seçimi nasıl yapılır?  <br />
       <br />
     <br />
 Kadın yaşı, embriyo kalitesi, uygulama sayısı ve dondurulacak embriyo varlığına göre seçim yapılır.  <br />
       <br />
     <br />
22. Transfer sonrası istirahat edilmeli mi? <br />
       <br />
     <br />
 İstirahatın faydası kanıtlanmış değil. Normal yaşama devam edilmesi öneriliyor. <br />
       <br />
     <br />
23. Transferden sonra kişi normal aktivitelerine ne zaman döner? <br />
       <br />
     <br />
 Cinsel yaşam ve spor dışında normal aktivitelere transfer sonrasında hemen dönebilir. <br />
       <br />
     <br />
24. Kişinin cinsel yaşamını etkiler mi? <br />
       <br />
     <br />
 Gebelik testi gününe kadar ilişki genellikle önerilmez. <br />
       <br />
     <br />
25. Tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon ilaçları kanser riskini artırır mı? <br />
       <br />
     <br />
 Kanser riskinde artış söz konusu değil. Yumurtalıkların aşırı uyarılması (ohss) en önemli risktir. <br />
       <br />
     <br />
26. Bu tedaviler sonucu dış gebelik olur mu? <br />
       <br />
     <br />
 Dış gebelik olasılığı %1&#8211;3 civarındadır.Gebeliğin hem rahim içinde hem de dışında olma olasılığı ise %0.5 tir. Buna tıp dilinde heterotopik gebelik denir. <br />
       <br />
     <br />
27. Dondurulmuş embriyodan elde edilen gebelik sonuçları nasıldır? <br />
       <br />
     <br />
 Bu oranlar merkezden merkeze göre değişir.%40-50 civarındadır. <br />
       <br />
     <br />
28. Dondurulmuş embriyo ile normal tüp bebek yöntemiyle doğmuş bebekler arasında sakatlık riski farkı var mı?  <br />
       <br />
     <br />
 ikisi arasında bir fark yoktur. <br />
       <br />
     <br />
29. Çiftlerin her ikisinde de tıbbi bir sorun olmadığı halde gebelik elde edilemiyorsa nasıl bir yol izlenir? <br />
       <br />
     <br />
 Tüp bebek ile gebelik olmaması durumunda detaylı bir araştırma(önceki tedavi protokolü,embriyo ve gamet kalitesi gibi özellikler ve diğer araştırmalar) yapılır. Eğer gebeliği engelleyecek bir neden bulunursa tedavi edilir. <br />
       <br />
     <br />
30. Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer? <br />
       <br />
     <br />
Tedavinin başından gebelik testi gününe kadar yaklaşık 1 ay sürer. <br />
       <br />
     <br />
31. Tüp bebek gebeliklerinde düşük riski daha mı yüksektir? <br />
       <br />
     <br />
Düşük riski daha yüksek değildir. <br />
       <br />
     <br />
32. Tüp bebek kaç kez denenebilir?  <br />
       <br />
     <br />
Üç denemeden sonra gebelik şansı düşer. Daha sonraki denemelerde de gebelik elde edilebilir ancak şans daha azdır. <br />
       <br />
     <br />
33. Mikroenjeksiyonda enjekte edilecek sperm nasıl seçilir? <br />
       <br />
     <br />
Morfolojik  ve harekete bakılarak en kaliteli  olan hareketli sperm seçilerek enjekte edilir. <br />
       <br />
     <br />
34. Tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirlenebilir mi? <br />
       <br />
     <br />
-Belirlenebilir ancak etik ve kanuni nedenlerde dolayı Türkiye&#8217;de bu mümkün değil. <br />
       <br />
     <br />
35. Gebelik oluşmadan önce genetik problemler konusunda alınabilecek önlemler var mı? <br />
       <br />
     <br />
Eğer aile içinde rastlanan genetik hastalıklar varsa ve bu hastalıkların preimplantasyon tanısı mevcut ise embriyolar üzerinde inceleme yapılabilir. <br />
       <br />
     <br />
36. Embriyolarda genetik inceleme kimlere önerilmektedir? <br />
       <br />
     <br />
Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, ve bunlara benzer tek gen üzerinden geçiş gösteren çok sayıda hastalıkta embriyolarda genetik tanı mümkündür. <br />
       <br />
     <br />
Gebelik oluştuktan sonra koryon villus örneklemesi veya amniosentez ile genetik hastalıklardan bazılarının tanısı konabilir. <br />
       <br />
     <br />
37. Tüp bebek işleminde başarılı olma şansı nedir? <br />
       <br />
     <br />
Başarı kadının yaşına ve embriyo kalitesine bağlıdır. 30 yaşın altında gebelik oranları %55-60 civarında olup, 40 yaşında sonra %15-20'lere düşer. <br />
       <br />
     <br />
38. Tüp bebek işleminde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
Kadın yaşı, embryo kalitesi, rahmin embriyoyu kabullenmesi başarıyı etkiler. <br />
       <br />
     <br />
39. Tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz yönde etkileyen faktörler nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
- Rahim içinde embriyoların tutunmasını engelleyecek yapışıklık, myom veya polip gibi problemlerin olması, tüplerin tıkalı ve içlerinin su dolu olması tüp bebekte başarıyı olumsuz olarak etkiler. <br />
       <br />
     <br />
40. Tüp bebek işlemi sırasında oluşabilecek riskler nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
 En önemli riskler çoğul gebelik ve aşırı uyarılma(ohss) sendromudur. <br />
       <br />
     <br />
41. Tüp bebek tedavisi süresince hastanede yatmak gerekli midir?  <br />
       <br />
     <br />
Tüp bebek  işlemin hiç bir aşamasında yatış gerekmez. <br />
       <br />
     <br />
42. Tüp bebek uygulamalarıyla elde edilen gebeliklerden doğan bebeklerle, normal doğan bebekler arasında fark var mı? <br />
       <br />
     <br />
 Herhangi bir fark yok. Sadece testis içinde alınan spermlerin döllenme amaçlı kullanıldığı durumlarda az da olsa bazı anomalilerde artış olabiliyor. <br />
       <br />
     <br />
43.Tüp bebek tedavisinde seçilecek tedavi protokolü neye göre belirlenir? <br />
       <br />
     <br />
Yumurtalık rezervi,kişinin yaşı,daha önce uygulanan protokol gibi durumlar göz önüne alınarak protokol seçilir. <br />
       <br />
     <br />
44.Yumurtalık rezervi ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Kadının yumurtalıklarında(overlerinde)bulunan follikül sayısıdır. <br />
       <br />
     <br />
45.Yumurtalık rezervinin azalmasının en sık nedeni nedir? <br />
       <br />
     <br />
Yumurtalık rezervinin azalmasının en sık nedeni yaştır.Yaş artıkca kadın yumurta rezervi azalır. <br />
       <br />
     <br />
46.Doğurganlık problemleri genetik kökenli olabilir mi? <br />
       <br />
     <br />
Gerek erkekde gerekse kadında bazı infertilite nedenleri genetik kökenli olabilir. <br />
       <br />
     <br />
47.Betahcg ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Kanda ölçülen ve gebelik tayininde kullanılan moleküldür. <br />
       <br />
     <br />
48.Tüp bebek ile oluşan gebeliğin takibi doğal yolla oluşan gebelikten farklımı dır? <br />
       <br />
     <br />
Tüpbebek gebeliği ile normal gebeliğin takibi aynıdır. <br />
       <br />
     <br />
49.Tüp bebek gebeliğinde doğum yönetimi nasıldır? <br />
       <br />
     <br />
Tüp bebek gebeliğinde doğumun yönetimi normal doğum yönetimi ile aynıdır. <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Op. Dr. Erkan COŞKUN  Kadın Hastalıkları ve Doğum         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>RittyBoy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64760-49-soruda-tup-bebek-nedir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Anne Karnındaki Bebeğin Kalp Sağlığı</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64759-anne-karnindaki-bebegin-kalp-sagligi-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 23:40:09 GMT</pubDate>
			<description>Anne Karnındaki Bebeğin Kalp Sağlığı  Hamilelikte Bebeğin Kalp Sağlığı - Bebeğin Kalp Atışları - Bebeklerde Kalp Sağlığı  
        
      Anne...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Anne Karnındaki Bebeğin Kalp Sağlığı  Hamilelikte Bebeğin Kalp Sağlığı - Bebeğin Kalp Atışları - Bebeklerde Kalp Sağlığı <br />
       <br />
      Anne Karnındaki Bebeğin Kalbinin İncelenmesi fetal ekokardiografi <br />
       <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Fetal ekokardiyografi ne demektir? <br />
       <br />
     <br />
Fetal ekokardiyografi anne karnındaki bebeğin kalbinin ultrason ile anne karnında incelenmesidir. <br />
       <br />
     <br />
Doğuştan kalp hastalıkları oranı kaçtır? <br />
       <br />
     <br />
Canlı doğan çocuklarda binde 3-11 oranında rastlanılır. Yaklaşık olarak tüm canlı doğumlarda %1 oranında görülür. <br />
       <br />
     <br />
Doğuştan kalp hastalığının sonraki çocuklarda görülme oranı kaçtır.? <br />
       <br />
     <br />
Doğuştan kalp hastalıklarının en önemli özelliği sonraki çocuklarda görülme olasılığının olmasıdır. Doğuştan kalp hastalığı olanlarda %5-8 oranında kromozomsal anormallik ile beraberdir. <br />
       <br />
     <br />
Fetal ekokardiyografi hangi durumlarda yapılır? <br />
       <br />
     <br />
-Fetal risk faktörleri <br />
     <br />
.Kalp dışı nedenler <br />
     <br />
-kromozomsal <br />
     <br />
-Anatomik <br />
     <br />
.Fetal kalbin aritmilri(kap atışı düzensizlikleri) <br />
     <br />
.Non-immun hidrops fetalis <br />
     <br />
.Ultrason incelemesinde kalp anomalisi şüphesi <br />
       <br />
     <br />
-Anneye ait risk faktörleri <br />
     <br />
.Annede doğuştan kalp hastalığı riski <br />
     <br />
.Annenin gebelikte bebeğe zararlı olabilecek ilaç kullanması <br />
     <br />
.Annede metabolik sistemik hastalık olması <br />
     <br />
-Diabet <br />
     <br />
-Fenilketonüri <br />
     <br />
.Polihidroamnios(suyun fazla olması) <br />
     <br />
.Annede enfeksiyon olması <br />
     <br />
-Kızamıkcık <br />
     <br />
-Toksoplasma <br />
     <br />
-Sitomegalovirus <br />
     <br />
-Kabakulak <br />
     <br />
-Ailesel risk faktörleri <br />
     <br />
.Ailede doğuştan kalp hastalığı bulunması <br />
     <br />
.Önceden doğuştan kalp hastalıklı çocuk doğurma <br />
     <br />
.Babada doğuştan kalp hastalığı bulunması <br />
     <br />
.Çeşitli sendromlar(noonan,tuberosklerozis) <br />
       <br />
     <br />
Gebelikte bebeğin kalbine zararlı etkileri olanlar nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
Alkol,amfetamin,hidantion,trimetadion ,lityum,talidomid,retinoik asit. <br />
       <br />
     <br />
Fetusta kalp anomalisi bulunma riskini artıran en sık görülen kromozom bozuklukları nelerdir? <br />
       <br />
     <br />
Down sendromu, trizomi 18,trizomi 13,trizomi 22,Turner sendromu,trizomi 8,cri-du-chat. <br />
       <br />
     <br />
Fetal ekokardiografi en ideal olarak kaçıncı gebelik haftasında yapılır? <br />
       <br />
     <br />
Fetal eko kalbin en iyi görülebileceği 20-24 gebelik haftalarında yapılır. Bazı kalp anomalileri erken dönemde vaginal ultrason yapılarak görülebilir. Kalpde bazı sorunlar 30-32 haftalarda yapılan incelemelerde görülebilir. <br />
       <br />
     <br />
Fetal kalp incelemesinde nelere bakılır? <br />
       <br />
     <br />
-Fetal kalbin pozisyonunun değerlendirilmesi. <br />
     <br />
-Kalp odalarının değerlendirilmesi <br />
     <br />
-Kalp boyutlarının değerlendirilmesi <br />
     <br />
-Kalbin ritminin değerlendirilmesi <br />
     <br />
-Kalp kapaklarının değerlendirilmesi <br />
     <br />
-Kalbe giren-çıkan damarların incelenmesi <br />
     <br />
-Kalpteki kan akımlarının değerlendirilmesi <br />
     <br />
-Kalbin kasılma yeteneğinin değerlendirilmesi <br />
       <br />
     <br />
Op. Dr. Erkan COŞKUN  Kadın Hastalıkları ve Doğum         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>Leyll-A</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64759-anne-karnindaki-bebegin-kalp-sagligi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Doğum Öncesi Endişeler</title>
			<link>http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64758-dogum-oncesi-endiseler-yeni-mesaj.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 23:11:30 GMT</pubDate>
			<description>Doğum Öncesi Endişeler  Doğum Öncesi Nedir - Doğum Öncesi Ne Yapılmalı - Doğum Öncesi Sorular  
        
      Hamile olduğu müjdesini alan annenin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> Doğum Öncesi Endişeler  Doğum Öncesi Nedir - Doğum Öncesi Ne Yapılmalı - Doğum Öncesi Sorular <br />
       <br />
      Hamile olduğu müjdesini alan annenin yaşadığı ilk duygu kuşkusuz mutlu olmaktır.   Mutluluğa eşlik eden şaşkınlık ve heyecan  sonrasında  bu güzel haber baba ile paylaşılmaya hazırdır. <br />
       <br />
     <br />
 Evliliğinizde  büyük bir değişim yaratacak olan  bu güzel haber  beraberinde bir takım endişeleri de aklınıza getirebiliyor. Bu endişelerin varlığını   başlangıçta normal bir süreç olarak kabul ediyoruz. İlk kez yaşamanız , nasıl olacağını , neler yapmanız gerektiğini tam olarak bilememeniz ve büyük sorumluluk gerektiren  bu durum sizdeki endişelerin  kaynağını oluşturur. <br />
       <br />
     <br />
 Bu endişelerin varlığı sağlıklı bir hamilelik süreci için ne zaman tehlike olmaya başlar sorusunun cevabı : bu endişelerin düzeyinin arttığı  zamanlardır. <br />
       <br />
     <br />
 Yaşanan endişeler;  anne adayının günlük yaşamını olumsuz etkilemeye  , eşi  ve çevresi ile iletişiminin bozulmasına neden olmaya başlamışsa  , duygudurumun kötüye gittiği ( kişinin zamanla mutsuzlaştığı )  veya bu mutsuzluğun  uzun sürdüğü , endişe yaratan düşüncelerin sıklaştığı,   bazen uyku düzeni ve iştahın bozulduğu durumlarla sıklıkla karşılaşılıyorsa  bir tehlike olarak algılanmalı ve kısa zamanda ortadan kaldırmak için gerekli çaba gösterilmelidir.  <br />
       <br />
     <br />
 Bu süreçte anne adayına destek olacak  ve onu rahatlatacak ilk kişi güvendiği doktorudur . Eşin ve yakın çevrenin desteği de tüm hamilelik süreci boyunca devam etmelidir. <br />
       <br />
     <br />
 Doğum öncesinde genellikle yaşanan endişeler: <br />
       <br />
     <br />
 Bebeğim  sağlıklı ve normal doğacak mı? Bu endişeye sahipseniz  ilk yapmanız gereken yakın çevrenizdeki birçok bebeğin  sağlıklı doğduğunu yeniden hatırlamak  ve bilimin bu konuda ne kadar ilerlediğini kendinize söylemektir. Artık birçok gelişmiş test doğum öncesi bir problem olup olmadığını tespit edebiliyor. <br />
       <br />
     <br />
 Bebekle beraber bütün vücudum değişecek , eskisi gibi olamayacağım: Hamileliğiniz süresince bebeğinizi beslemek ve sağlıklı gelişimine destek olmak için kilo almanız otomatik bir sonuç olarak karşınıza çıkacaktır . Fakat  kilo alımını belli bir düzeyde tutmak da sizin elinizde . Bunu sağlamak için doktorunuzla  iletişim halinde olmanız, sizin ve bebeğiniz için verdiği listelere uymanız  ve kendinize doktorunuzun önerdiği düzeyde bir hareket alanı sağlamanız yeterli olacaktır . <br />
       <br />
     <br />
 Kendinize güven bu süreçte çok önemlidir. Birçok anneye söylediğim ilk şey ; bu sürecin keyfini çıkarmak. Endişelerden  uzak ; her ayın  ve her ay bedeninizde yaşanan değişimlere karşı hissettiğiniz o anlatılmaz duyguların  tadına varmanız mutlu bir hamilelik için önemlidir . <br />
       <br />
     <br />
 İyi bir anne olabilecek miyim ? İyi bir anne olup olamayacağınızı anne olduktan sonra görebileceksiniz. Bu nedenle şimdiden bu düşünceyi uzaklaştırın ve sadece kendinize güvenin. Doktorunuzla sık sık iletişim halinde olun, neler yapmanız gerektiğini öğrenin, sağlıklı bir hamilelik için  güvenilir kaynaklardan yararlanın. Geçmişte iyi yaptığınız birkaç şeyi hatırlayın . Bunları başaran sizseniz iyi bir anne olmayı da başarabilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
 Eşimle olan ilişkimde bir değişim olacak mı ? Bebekle birlikte eve  yeni bir hareket gelecek ve üzerinizdeki yük artacaktır .  Eskiden dışarı çıkabiliyorken bebekle birlikte enerjinizin düştüğünü ve evde daha fazla zaman geçirdiğinizi göreceksiniz. Sohbetlerinizin çoğunun konusu bebeğiniz olacak. Yani bir değişim elbette ki söz konusu. Yeterli sabır, destek  ve sevgi ile anne baba olmanın keyfini yaşayacak ve başlangıçtaki zor dönemleri birlikte aşacaksınız. <br />
       <br />
     <br />
 Bebeğimi sevecek miyim ? Bu endişeyi dile getirmeyen ama yoğun bir şekilde hisseden anne sayısı az değildir. Yaklaşık dokuz ay boyunca hareketlerini hissettiğiniz, büyük emek verdiğiniz ve  merakla beklediğiniz bebeğinizi sevmeniz tabi ki beklenen bir duygu.  Doğum sonrasında hemen bu duyguyu hissedemeyen anne aslında normal bir süreç yaşar. Bu bağın oluşması için biraz zamana ihtiyaç duyabilirsiniz. <br />
       <br />
     <br />
Sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz dileği ile&#8230; <br />
       <br />
       <br />
     <br />
Psk. Eda GÖKDUMAN  Psikoloji         </div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/">Hamilelik</category>
			<dc:creator>ChAtlackGirlL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.anadolutayfasi.net/hamilelik/64758-dogum-oncesi-endiseler.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
