AnadoluTayfası.Net ( ATN )
Ah dünya, sen neden böylesin.. Arada bir gülen görmesem, ölesim geliyor, ölesim..
Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Vee Ders.. > Dersler.. > Edebiyat

Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri

Edebiyat
Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri, Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri Edebiyatın Tanımı - Edebiyatın Konusu - Edebiyatın İçeriğiDuygu ve düşüncelerin söz ya da yazıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılması sanatına edebiyat denir. Edebiyat, sözcüğü Arapça ‘’edep’’ sözcüğünden türemiştir. Edebiyat sözcüğü ilk kez Tanzimat döneminde Şinasi tarafından kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere ‘’şiir ve inşa’’ denilmekteydi. Bir dil ürünü olan yazılı ve sözlü eserlerin tümü. Bu bakımdan bir gazete haberinden ve Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri dilin insan hayatındaki yeri ve önemi kompozisyon, dilin insan hayatındaki yeri ve önemini anlatan kompozisyon, dilin insan hayatındaki önemi ile ilgili kompozisyon, dilin insan hayatındaki önemi kompozisyon, dilin insan hayatındaki önemini belirten kompozisyon, dilin insan ve toplum hayatındaki yeri kompozisyon, dilin insan ve toplum hayatındaki yeri ve önemi, dilin insan ve toplum hayatındaki yeri ve önemi hakkında kompozisyon, dilin insan ve toplum hayatındaki yeri ve önemi ile ilgili kompozisyon, dilin insan ve toplum hayatındaki yeri ve önemi kompozisyon, dilin toplum hayatındaki yeri, dilin toplum hayatındaki yeri ve önemi ile ilgili kompozisyon, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
09-28-2010 00:15 Yazan: UzZMaN
Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri

Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri

Sponsorlu Bağlantılar

Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri Edebiyatın Tanımı - Edebiyatın Konusu - Edebiyatın İçeriğiDuygu ve düşüncelerin söz ya da yazıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılması sanatına edebiyat denir. Edebiyat, sözcüğü Arapça ‘’edep’’ sözcüğünden türemiştir. Edebiyat sözcüğü ilk kez Tanzimat döneminde Şinasi tarafından kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere ‘’şiir ve inşa’’ denilmekteydi.


Bir dil ürünü olan yazılı ve sözlü eserlerin tümü. Bu bakımdan bir gazete haberinden sanat değeri taşıyan hikaye, roman, deneme, fıkra türüne kadar her türlü yazı edebiyat eseri sayılır.



Edebiyatın Konusu: Yazar ve şairlerin ortaya koydukları eserlerde ele alıp işledikleri her şey, edebiyatın konusunu oluşturur.



Edebiyatın İçeriği: Dil ürünlerinde kullanılan üslup,tür (hikaye,roman,deneme,fıkra,makale vb.) edebiyatın içeriğini oluşturur.


Edebiyatın Yöntemi: Dil ürünlerinin tüm özelliklerinin tarihi akış içinde bilimsel olarak incelenmesi de edebiyatın yöntemini oluşturur.

Edebi Eser Tanımı ve Özellikleriİnsanın duygu ve düşüncelerini; özlem ve dileklerini estetik ölçüler içinde anlatan ve okuyucuda güzellik duygusu yaratan dil ürünlerine edebî eser denir.



Edebî eser okuyanı etkilemelidir.


Anlatımı güzel düşüncesi sağlam ve özlü olmalıdır.


Konusu;ait olduğu toplumun ve yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmalıdır.


Eser zamanın süzgecinden geçtikten sonra toplumca anlaşılıp


Duygu ve düşünceler belli bir edebî türe uygun olarak anlatılmalıdır.


Eser estetik ölçüler içinde ,belli bir sanat anlayışıyla yazılmalıdır

Edebiyat Tarihi ve ÖnemiBir ulusun çağlar boyu yarattığı sözlü ve yazılı dil ürünlerini ve onların yazarlarını bilimsel bir yöntemle tarihi akış içinde inceleyen bilim dalına edebiyat tarihi denir.Edebiyat tarihi bir ulusun geçmişteki düşünce yapısını, dünya anlayışını, kültür ve uygarlık birikimini yeni kuşaklara aktarır.Böylece kuşaklar arasında köprü kurarak yeni kuşakların daha iyiyi, doğruyu, güzeli bulmalarına yardımcı olur.

Bizde Tanzimat dönemine kadar edebiyat tarihi tezkirelerden ibaretti.


Tezkire: Şairlerin hayat hikayelerini anlatan biyografi türünden eserlere denir.


Başlıca edebiyat tarihi yazarlarımız şunlardır: Ziya Paşa, M. Fuat Köprülü, Agah Sırrı Levend, Ahmet Hamdi Tanpınar, Nihat Sami Banarlı


Dil Kültür Edebiyat İlişkisi Dil, insanların duygu düşünce ve düşlerini; özlem ve isteklerini anlatma aracıdır . Kültür ise;dil,din,ülkü gibi ortak duygu ve düşüncelerin bizde yarattığı değişim ve bileşimdir.Bu nedenle dil bir ulusun temel taşıdır. Dil kültür değerlerimizi geleceğe taşır ve edebiyatın da temel öğesidir.


Dil, edebiyatın temel öğesi; edebiyat, kültür birikiminin kendisidir. Görüldüğü gibi dil, kültür ve edebiyat birbirinin tamamlayıcısıdır.

Edebiyatın Diğer Bilim Dallarıyla İlişkisiEdebiyatın temel öğesi olan dil diğer bilim dallarının da anlatım aracıdır. Bundan dolayı felsefe, psikoloji, sosyoloji, hatta tarih, coğrafya, ekonomi vb. diğer bilim dallarıyla yakından ilişkisi vardır.


Araştırmacılar da edebiyat araştırmalarında yazarın biyografisini yazarken tarih biliminden,yaşadığı ortamı yazarken sosyoloji biliminden,yazarın içinde bulunduğu ruhsal durumu anlatırken ise psikolojiden faydalanırlar.


Yazarı etkileyen toplumsal,siyasal ve felsefî görüşleri de diğer sosyal bilimlerin yardımıyla ortaya koyarlar.



alıntı

Sponsorlu Bağlantılar
Gitti Gidiyor..
 
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bilimin İnsan Hayatındaki Yeri nedir? dBuse 5n1k 0 05-12-2013 10:00
Toplum ve İnsan - Doğu Ergil UzZMaN Kitap Tanıtımı 0 03-15-2012 17:20
Mevlana nın Gözüyle İnsan ve Toplum - Adnan Karaismailoğlu Leyll-A Kitap Tanıtımı 0 09-28-2011 17:22
İletişimin İnsan Hayatındaki Yeri Ve Önemi - Dilin Önemi Bilgili Dersler Genel 0 10-20-2010 17:25
Dilin Yeri Ve Önemi ChAtlackGirlL Edebiyat 0 06-07-2010 23:40



Powered By vBulletin® Copyright ©2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

ShevKose