Hz. Süleyman;
Hz. Süleyman, Allah'ın Kendi katından mülk ve hikmet verdiği ve Zebur'u vahyettiği, üstün ilim sahibi kulu Hz. Davud'un oğludur. Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirmiştir:
"Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik.." (Sad Suresi, 30)
Allah Hz. Süleyman'ı İsrailoğulları'na bir uyarıcı ve korkutucu olarak göndermiştir. Onu hidayete ulaştırmış, salih kullarından biri olarak saymış ve diğer peygamberler gibi alemlere üstün kılmıştır. Ve o, Allah katından vahiy alan peygamberlerden biridir. Bu gerçeği Allah Kuran’da şöyle bildirmiştir:
"Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik." (Nisa Suresi, 163)
Allah Hz. Süleyman'a büyük bir saltanat, eşsiz bir zenginlik, cinler ve kuşlarla desteklenmiş çok güçlü ordular ve üstün ilimler vermiştir. Hz. Süleyman, hayatı boyunca kavmini adaletle yönetmiş, yüksek yöneticilik ve hakimlik özelliği ile farklı toplulukları hizmetinde toplamıştır.
Hz. Süleyman da diğer peygamberler gibi insanları, Allah'a iman etmeye, şirk koştukları ilahlarından uzaklaşmaya, Allah'ın emir ve tavsiyelerine uymaya davet etmiştir.
Allah, Hz. Davud gibi Hz. Süleyman'ı da daha önce hiç kimseye verilmemiş nimetlerle seçkin kılmış, ona Allah'a şükretmesine vesile olacak lütuflarda bulunmuştur. Hz. Süleyman’ın duasını Allah Kuran’da şöyle bildirmiştir:
" (Süleyman dedi ki
Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." (Sad Suresi, 35)
Hz. Süleyman Allah’ın kendisine verdiği bu nimetlere karşı her zaman şükredici olmuş, her işinde Allah'a yönelmiştir. Bu gerçeği Allah Kuran’da şu ayetlerle bildirmiştir:
".. Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat. " (Neml Suresi, 19)
"Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu. O da demişti ki: “Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim.” Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar." (Sad Suresi, 31-32)
Allah Hz. Süleyman'a kuşların konuşma dilini öğretmiş ve bu üstün ilim sayesinde ordusunda kuşlardan oluşan bir bölük kurmasını sağlamıştır. Hz. Süleyman bu sayede kuşlarla bağlantı kurmuş, onları dilediği şekilde yönetebilmiştir. Bu durum tümüyle Allah'ın Hz. Süleyman'a olan rahmetinin bir sonucudur. Bunun farkında olan Süleyman Peygamber, halkına yaptığı açıklamada, bu ilmi kendisine Allah'ın öğrettiğini özellikle belirtmiştir. Bu ilmin kendisine ait bir özellik olmadığını ve insanın sadece Allah'ın öğretmesiyle böyle bir ilme sahip olabileceğini anlatmıştır. Böylece Allah'a karşı olan teslimiyetini ve muhtaçlığını açıkça söylemiştir. Hz Süleyman’ın bu sözlerini Allah Kuran’da şöyle bildirmiştir:
".. Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür." (Neml Suresi, 16)
Hz. Süleyman, emrine verilen cin ve şeytanları ordusunda, sanatsal çalışmalarında ve inşaat işlerinde türlü görevler vererek kullanmıştır. Hz. Süleyman, Allah'ın kendisine lütfettiği tüm gücü ve mülkü, Allah'ın dinini en güzel şekilde temsil etmek, anlatmak, Rabbimizin eşsiz ve görkemli saltanatının herkes tarafından fark edilmesini sağlamak ve bu yolla din ahlakını yaymak için kullanmıştır. Onun bu akıl, ilim ve sanat gücü karşısında insanlar Allah'a iman etmeleri için yapılan davete daha kolay teslim olmuşlardır. Allah, rüzgarı Hz. Süleyman'ın emrine vermiş ve çeşitli işlerinde bir araç olarak kullanmasına imkan sağlamıştır. Bu gerçeği Allah Kuran’da şu ayetlerle bildirmiştir:
"Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz herşeyi bilenleriz." (Enbiya Suresi, 81)
"Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)… " (Sebe Suresi, 12)
Allah Kuran’da, Hz. Süleyman'ın emrine verdiği büyük nimetlerden bir başkasının da “erimiş bakır madeni” olduğunu şöyle bildirmiştir:
".." (Sebe Suresi, 12)
Hz. Süleyman Allah'a olan bağlılığının karşılığını en güzel şekilde almış ve dünya üzerinde çok büyük bir hakimiyet elde etmiştir. Hz. Süleyman sadece zorluk anlarında değil, herhangi bir başarı ya da zafer anında da Allah'a yönelmiş, Allah’a karşı aczini bilen bir kul olmuştur.