PEYGAMBERLER (as) HAKKINDA BİLGİ GÖNDERİLME NEDENLERİ;
PEYGAMBERLER
Yüce Yaratıcı'nın yasalarını insanlara bildirmekle görevlendirilmiş Allah'ın elçileri olan peygamberlerin, istisnasız bütün toplumlara gönderildiğini Kur'ân ayetlerinden anlaşılmaktadır. İnsanlara yaratılış kanunlarını tebliğ ederek, Allah'ı öğrenmeleri ve doğru yola gitmeleri için vazifelendirilen resullerin sayılarını yalnız Cenâbı Hakk bilmektedir. Ancak binlerce olduğu rivayet olunur. Kur'ânda; ilk insan ve ilk Resul Hz. Adem'den Son Peygamber Hz. Muhammed'e kadar, 27 peygamberin isimleri ve öyküleri bildirilmiştir. Bu peygamberler genellikle Ortadoğu kökenlidir. Her topluma bir peygamber gönderildiğine göre, diğer bölgelere de çok daha fazlasının geldiğini Kur'ân açıklamaktadır.
PEYGAMBERLERİN GÖNDERİLME SEBEPLERİ
16/36: Andolsun ki Biz: Allah'a ibadet edin ve azgın kişilerden sakının diye her topluma bir peygamber gönderdik..
4/165: Rahmet müjdeleyici ve azab uyarıcı gönderdik ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri olmasın..
Rahmet; merhamet, nimet verme, bağışlama, lütuf manalarına gelmekle beraber, sevgi, şefkat gibi anlamları da içerir. Azab ise büyük sıkıntı, eziyet, işlenen suçlara karşılık dünyada ve ahirette çekilecek cezadır.
Cenâbı Allah insanlara emir ve yasalarını öğretmek için rahmet müjdeleyici ve azab uyarıcıları olarak peygamberler göndermiştir. Böylece Yaratıcı'sını gönlünde hisseden, tanıyan insan, iman ederek azgın kişilerin etkisinden de kurtulmuş , insanların da bu dünya'da ve ölüm ötesi yaşamda, ilâhî yasaları bilmiyorduk gibi bahaneleri de kalmamıştır.
HER TOPLULUĞA BİR PEYGAMBER
10/47: Her topluluğun bir peygamberi vardır..
35/24: .. Hiçbir topluluk yoktur ki içinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.
4/164: Resuller var, hayat ve hatıralarını daha önce sana anlattık; resuller var, hayat ve hatıralarını sana anlatmadık..
Cenâbı Allah; her topluluğa açık deliller ile bir peygamber gönderdiği gibi, onların yolundan giden veliler ve ilâhî ilim sahipleri ile de insanları aydınlatmaktadır. Değerli İslâm Bilgini Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Kur'ân'daki İslâm'da bu konuya şu açıklamayı getirmektedir :
PEYGAMBERLER EŞİTTİR
2/136: ..
2/285: ..
40/78: Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın her hangi bir ayeti kendiliğinden getiremez.
Din bir bütün olduğu için tüm peygamberler Cenabı Allah katında eşittir. Aralarında ayrılık yapmak doğru değildir. Çünkü peygamberler, Mutlak Tek Varlık'tan vahy almaktadır. Getirdikleri vahiylerde de yol ve metot dışında esasta bir farklılık bulunmamaktadır. Peygamberler de Cenâbı Allah'tan aldıkları bilgileri insanlara aynen iletmekle görevlendirilmişlerdir. Ancak peygamberler arasında bir mertebe farkının bulunduğunu Kur'ân bildirmektedir. Bakara 2/253:

mucizesi ile en yüksek mertebelere ulaştırmıştır.
SON PEYGAMBER
33/40: Fakat O, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur.
34/28: Biz seni, bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik..
3/31: Ey Muhammed, de ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.
33/21: And olsun Allah'ın Resulünde sizin için, Allah'ı ve Ahiret Günü'nü arzu edenlerle, Allah'ı çok ananlara güzel bir örnek vardır.
Kur'ân'da hikmet ile dolu öyküsü anlatılan Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) Cenâbı Allah'ın sevgili kulu, son Resulü ve varlıklara da gönderilen büyük bir lütuftur. Hikmet; gizli sebep, oluş sırrı, gerçeği ilim, akıl ve gönül ile yakalama demektir. Ayetlerde:

diye buyrularak Peygamber Efendimizin insanlık alemine bir rahmet olduğu açıklanmaktadır.