Hz. âdem'le Havva'nin Işlediği Suçun Niteliği;
HZ. ÂDEM'LE HAVVA'NIN İŞLEDİĞİ SUÇUN NİTELİĞİ
Yüce Allah ilk insanı yaratıp, irade-i cüziyyesi ile serbest bırakınca, şeytanın onu etkilemesi söz konusu olmuştur. Çünkü şeytan Âdem'e ve nesillerine vesvese verip onları aldatma ve kötülük işletme görevini üstlenmiş, Cenab-ı Hak ona bu gücü vermiştir. Ancak yüce Allah bu konuda Hz. Âdem'i uyarmış, buna rağmen suret-i haktan görünen şeytan, mantıklı ve inandırıcı telkinlerle ilk insanı etkilemiştir. Ancak İslâm inancına göre suç ferdidir. Babadan oğula geçmez. Diğer yandan Âdem ve Havva cennetten çıkarılınca yüce Allah kendilerine birtakım kelimeler öğreterek tevbe etmelerini telkin etmiş, ilk insanın duası kabul edilmiştir.
Allahü Teâlâ yasak ağacın meyvesinden yemeleri sonucunda, Âdem ve Havva'ya şöyle demiştir:

(el-A'râf, 7/24, 25)
Âdem (a.s)'ın yüce Allah'tan bazı dua kelimelerini alışı Kur'an'da şöyle belirtilir:

(el-Bakara, 2/37.)
ed-Dahhâk b. Muzâhım, Hz. Âdem'e telkîn edilen duanın şu âyet olduğunu belirtir:

(el-A'râf, 7/23; bk. İbn Kesîr, a.g.e. tefsîr, II, 11.)
Abdullah b. Mes'ud (r.a), Yüce Allah'a en sevimli gelen sözün, Hz. Âdem'in yasak ağaçtan yediği zaman söylediği şu sözler olduğunu nakletmiştir:

(Elmalılı, a.g.e, Il, 278; M. Sami, Bakara Suresi Tefsiri, Erkam Yayın. İst. 1985, s. 113)
Hz. Âdem'in yasak ağaçtan yemekle küçük günah mı, yoksa büyük günah mı işlediği İslâm bilginleri arasında tartışılmıştır. -Ehli sünnet âlimlerinin büyük çoğunluğu

(Tâhâ, 20/121.) âyetini dikkate alarak, yüce Allah'ın emrine uymamanın günah doğuracağını, ancak bunun bir zelle (ayak kayması) niteliğinde olduğunu söylemişlerdir. (Tâhâ, 20/155.)
Bu son âyet Hz. Âdem'in yasaklanmış ağaca günah işleme azmi ve niyeti olmaksızın dalgınlıkla yaklaştığını belirtmektedir. Nitekim, Hasan el-Basrî; (ö. 110/728)

demiştir. (bk. ez-Zemahşerî Keşşaf, Kahire 1387/1968, II, 557; er-Râzî, Mefâtihu'l-Gayb, Kahire 1934-62, XXII, 127.) Diğer yandan bu olay, Âdem henüz cennette iken yani peygamber olmazdan önce vuku bulmuştur. O zaman henüz insanlık âlemi de yoktu. Âdem'in kasıtsız olarak işlediği bu hata, samimi tevbesi sonucunda affedilmiş, yeryüzüne indikten bir süre sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir. Böylece, o ilk insan, ilk baba, ilk aile reisi ve ilk peygamber olmuştur.