AnadoluTayfası.Net ( ATN )
Ah dünya, sen neden böylesin.. Arada bir gülen görmesem, ölesim geliyor, ölesim..
Geri git   AnadoluTayfası.Net ( ATN ) > Yaşama Dair > Bayanlara Özel > Bakım Güzellik

Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr?

Bakım Güzellik
Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr?, Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr? EVLİLİK ÖNCESİ CİNSEL İLİŞKİLER Evlilik öncesi cinsel ilişki hiç bir benzer hayvan etkinliğiyle karşılaştırılamaz. Gelişmiş memelilerde bile, hayvanın çiftleşmeyi mümkün kılacak yeterli ol*gunluğa erişmesinden sonra ilk cinsel ilişkiler görülür. Buna karşılık, evlilik kurumunun var olduğu ve evlilik öncesi birleşmenin kişinin uyumlu gelişmesi için zorunlu bir uygulama olarak kabul edildiği ilkel toplumlarla bir karşılaştır*ma yapılabilir. Çok geniş bir hoşgörüye sahip olan bu toplumlarda, cinsel nite*likli oyunlar oynayan çocuklar, ergen*likten itibaren cinsel ve Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr? afrika hayvanları ilişkileri, afrika kabile evlilikleri, afrika kabilelerinde evlilik kızlık bozma, afrikayerlilerievlilikteilkgece, eskimolarda evlilik, hayvanların ilişkilerı, ilkel afrika evlilikleri, ilkel afrika kabilelerinde evlilik ve ilk gece, ilkel kabilelerde evlilik, ilkel kabilelerde çiftleşme, kabile evlilikleri, yerli kabilelerde evlilik, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
11-12-2010 14:00 Yazan: Bilgili
Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr?

Evlİlİk Öncesİ cİnsel İlİŞkİler nedİr?

Sponsorlu Bağlantılar





EVLİLİK ÖNCESİ CİNSEL İLİŞKİLER

Evlilik öncesi cinsel ilişki hiç bir benzer hayvan etkinliğiyle karşılaştırılamaz. Gelişmiş memelilerde bile, hayvanın çiftleşmeyi mümkün kılacak yeterli ol*gunluğa erişmesinden sonra ilk cinsel ilişkiler görülür. Buna karşılık, evlilik kurumunun var olduğu ve evlilik öncesi birleşmenin kişinin uyumlu gelişmesi için zorunlu bir uygulama olarak kabul edildiği ilkel toplumlarla bir karşılaştır*ma yapılabilir. Çok geniş bir hoşgörüye sahip olan bu toplumlarda, cinsel nite*likli oyunlar oynayan çocuklar, ergen*likten itibaren cinsel ilişkide bulunmaya başlarlar; bu ilişkiler evliliğe hazırlık an*lamı taşır.Cinsel yaşamın ilk bilgileri oyunlarla, denemelerle yani bir çeşit "geçiş sınavları"yla kazanılır. Erginler dünyasına kabul edilmesi için, yeni ye*tişkin delikanlının bu sınavlardan geç*mesi gerekir. Delikanlıda ilk boşalmalar genç kızda ilk aybaşı kanamaları bu sı*navların başlangıcını belirler. Zaten bu toplumlar erkekte ve kadında bekârete hiç bir önem vermezler. Daha az hoşgö*rülü toplumlarda ise, bekâret kavramı daha belirgin bir önem kazanır. Kızlık zarı çoğu zaman, büyülü güçleri oldu*ğuna inanılan kişiler tarafından bozu*lur. Bazı Afrika kabilelerinde, kabilenin en yaşlı kadını genç kızların kızlık zarını bozmakla görevlendirilir. Bu iş için de boynuzdan yapılmış bir araç kullanılır. Eskimolarda, bu görev bir bekâr deli*kanlı tarafından yerine getirilir.

Bu tür uygulamalara ortaçağ kaynaklarında da rastlanır. Nitekim köleler evlenince, ge*lin ilk geceyi senyörle geçirirdi. Ahlâk kurallarının biçimlenmesi evlilik öncesi ilişkileri yavaşlatmış ve hatta ke*sin bir biçimde yasaklamıştır. Yeni ye*tişkin erkeğin evlenmeden önce cinsel ilişkide bulunması çoğu kez hoş görü*lürse de, genç. kızlar için bu durum söz konusu değildir. Çoğu ülkelerde, gele*nekler kızlık zarının bozulmasını koca*ya özgü bir hak sayarlar. Bu geleneğin kökünün, evlenmelerin sadece akrabalar arasında yapıldığı ve doğacak çocuk*ların kabile kanından olmalarına önem verildiği çok eski devirlere kadar uzan*dığı sanılmaktadır.
Nitekim çağdaş antropoloji de bu savı doğrulamaktadır. Bekâret tabusunun ataerkil ailede erkeğin üstünlüğünden doğmuş olması ve özellikle, eskiden ol*duğu gibi bugün de görülen başlık uygu*lamasının bir sonucu olması mümkün*dür. Mal mülk (hayvan, elbise, mücev*her, arazi) karşılığında satın alınan ya da değiş tokuş edilen kadın, çoğu du*rumlarda bir mal olarak görülürdü. Eş olarak seçilen kadının bekâretle simge*lenen erdeminin, koca olacak erkeğin sunduğu armağanların değerini karşıla*ması gerekirdi.

Ancak bu konudaki gelenekler XX. yüzyılın başından itibaren, batı dünya*sında olduğu kadar az gelişmiş ülkeler*de de değişme göstermiştir. Kadın her geçen gün yeni özgürlükler kazanmak*tadır. Çoğunlukla kendi gereksinmeleri*ni kendisi karşılamaktadır. Cinsellik ar*tık sadece çocuk doğurma amacına yö*nelik değildir. Gebelik önleme yöntem*lerinden yararlananların sayısının gün geçtikçe artması, cinsellik alanındaki bu yeni görüşün düşünceleri ve töreleri büyük ölçüde etkilediğini göstermekte*dir. Evlilik öncesi ilişkiler son yıllarda, önceleri bu tür ilişkilerin sıkı bir biçim*de yasaklandığı ülkelerde bile bir yay*gınlık kazanmıştır. Ne var ki cinselbilim uzmanlarının bekâret kavramının yüzyı*lımızın sonlarına doğru ortadan kalka*cağını öne sürmüş olmalarına rağmen, henüz böyle bir durum gerçekleşmemiş*tir. Kinsey Raporu bu konuda 1950 ile 1960 yılları arasında toplanmış verileri içerir. Bu rapora göre, 1900?lerde doğan ve yirmi beş yaşından önce evlenen ka*dınların ancak yüzde 14?ü evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunmuşlardır. He*men sonraki kuşakta bu oran yüzde 36?ya ulaşmıştır. Yeniyetmelik çağı ikin*ci Dünya Savaşı sonrasına rastlayan ku şakta ise ortalama oranı yüzde 50?yi geçmiştir. Daha sonraki kuşak konusun*daki bilgiler ise henüz eksiktir. Ancak, Vance Packard adlı araştırmacı, evlilik öncesinde cinsel ilişkilerde bulunan üniversite öğrencilerinin oranının yüzde 50 ya da 60 olduğunu belirtmektedir. Kinsey, incelemelerinden elde ettiği so*nuçları dikkate alarak, evlilik öncesinde cinsel ilişki konusunda toplumun gelir düzeyi yüksek katlarının kararsız oldu*ğunu saptamıştır.

Bu konudaki serbestleşme sürecinin ağır gelişmesi, bekâret kavramının kökeni*nin toplumsal bilinçaltının çok derinin*de olduğunu göstermektedir. Bu kavra*mın dir sel ve toplumsal etkileri bireysel düzeydeki psikolojik etkileri kadar güç*lüdür. Bugünkü tek tanrılı büyük dinler kadının "sağlığına" önem vererek, bekâ*reti temel bir değer haline getirmiştir. Böylece bekâret kişiyi fiziksel ve ruhsal iti I imlerini kontrol etmeye zorlayan bir erdem niteliği kazanmıştır. Yine Kinseye göre, dine saygısı olan ka*dınların çoğu evleninceye kadar bekâ*retlerini korumaktadır. Bununla birlik*te, cinsel serbestleşmeyi frenleyen et*ken sadece din değildir. Batı ülkelerin*de bile, bugün "namuslu" olarak nitele*nen kadınlarla öbürleri arasında büyük bir uçurum vardır.

Her zaman cinsel birleşme fırsatları kol*layan ve içine kapanmayı erkekliğine yediremeyen çoğu erkekler, sonunda bakire bir kadınla evlenmek isterler. Ak*deniz ülkelerinde görülen bu oldukça çelişkili tutum, aile ilişkileri konusunda ilginç sonuçlar doğurmuştur. Bu ülkele*rin erkekleri annelerini ve kızkardeşlerini cinsiyetsiz yaratıklarmış gibi görme eğilimindedirler. Bu düşünceyi nikâhlanacakları kadın için de geçerli sayarlar. Karılarına karşı duydukları aşırı saygı ruhsal tutukluklara yol açar. Sonuç olarak, bu erkekler cinsel gereksinmele*rini doyurmak için, sokak kızlarına baş*vurmak zorunda kalırlar. Bu gözlemden hareket eden bir toplumbilimci, "Akde*niz erkeği kadınları, bakireler ve fahişe*ler olmak üzere iki grubu ayırır" demek*tedir.

Vance Packardın üzerlerinde anket yaptığı üniversite öğrencilerinin çoğu, evlilik öncesi ilişkilerin serbestleşmesin*den yana olduklarını söylemişlerdir. An*cak, aralarında çoğunun evlilik öncesi cinsel birleşmeyi kabul etmesine karşı*lık, evlilik öncesinde cinsel ilişkide bu*lunmuş bir kızla evlenmek isteyen er*keklerin sayısı çok azdır. Bu çelişkili tu*tumu açıklamak için bazı öğrenciler, mantık açısından kabul ettikleri bu du*rumu, duygusal açıdan kabullenmekte güçlükle karşılaştıklarını söylemişlerdir. Birçok cinselbilim uzmanı, evlilik önce*si birleşmeyi evlilikte uyumun en güve*nilir garantisi olarak kabul eder. Tecrü*beli bir erkek ya da bir kadın, eşine da*ha büyük bir hoşgörüyle davranır ve ,onun isteklerine daha iyi cevap verir. Eşler arasında bir cinsel anlaşmazlık or*taya çıkacaksa, bunun evlendikten son*ra değil de evlenmeden önce ortaya çık*ması kuşkusuz çok daha iyidir. Bu nedenle bu cinselbilim uzmanları cinsel deneyin evlenmeden önce yapılmasının doğru olacağı kanısındadırlar. Çünkü evlilik öncesinde taraflar ortak yaşamın gerektirdiği yükümlülüklerden uzak, serbest bir cinsel yaşam içinde olurlar. Oysa evliliğin ilk yılları güçlüklerin, zorlukların bitip tükenmek bilmediği bir dönemdir.

Buna karşılık psikologlar böyle bir anla*yışa tepki göstermişlerdir. Bu tepki has*talar üzerinde yapılan gözlemlere da*yanmaktadır. Gerçekten de benimsen*miş ilkelere ya da ortamın kurallarına karşı çıkan bir kişi cinsel ya da sinirsel hastalıklara yakalanabilir. İstekle korku ve "serbest" bir davranışla toplumsal buyruklar arasındaki çatışma, bir suçlu*luk duygusu doğurarak cinsel ilişkiler*deki uyumluluğu bozabilir. Bu nedenle aileden ya da toplumdan kopan gençler bir arada, kendi ahlâk ilkelerine göre yaşarlar ve eski çevreleriyle bağlarını koparırlar. Böyle bir topluluğun üyeleri arasındaki dayanışma, bir güvenlik ga*rantisidir. Bununla birlikte, birçok genç flörte karşı çıkmaktadır. Bu tür cinsel doyum biçimini cinsel özgürlüğü yasak*layan bir toplumun ikiyüzlülüğüne ve*rilmiş bir ödül olarak kabul etmektedir*ler Förtü cinsel sorunlar karşısındaki çiftin ve bireyin sorumluluktan kaçışı olarak nitelemektedirler. Gerçeği söylemek gerekirse, kadınların evlilik öncesi birleşmeyi kararsızlıkla karşılamaları rastlantısal değildir. Kinseyin incelediği grupta, genç kızların çoğu bu ilişkilere ancak nişanlılarıyle ve evlenmeden çok kısa bir süre önce razı olmuşlardır. Geri kalanlar ise evlilikten önce kızlıklarını yitirince toplumun gö*zünden düşeceklerine inanmışlar ve cinsel kilimlerine direnmeyi yeğ tut*muşlardır. Uygulamada, dengeli kadın ve erkekler bu konuda toplumsal zorla*malarla kendi anlaşıyları arasında bir uzlaşma sağlamakta zorluk çekmezler



Sponsorlu Bağlantılar
Gitti Gidiyor..
 
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Evlİlİk diŞi İlİŞkİler nedir? UzZMaN Bakım Güzellik 0 11-12-2010 14:00
FahİŞelerle İlİŞkİler nedir? Leyll-A Bakım Güzellik 0 11-12-2010 14:00
TARİHİN TANIMI NEDİR?.. KONUSU NEDİR?.. NASIL TASNİF EDİLİR?.. Kısaca değinelim.. RittyBoy Tarih 0 01-05-2010 15:42
**EVLİLİK VE AŞK** Vodafone Edebiyat, Felsefe, Şiir 0 12-04-2009 17:47
Evlİlİk Üzerİne Vodafone Komikler.. 0 12-04-2009 16:11



Powered By vBulletin® Copyright ©2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

ShevKose