Allah’ı Dost Seçmeyenlerin Yapmış Oldukları Hayırlar Boşa Gider;
İnsanları yaratarak kendisine -her konuda- itaat edilmesini isteyen büyük yaratıcı, insanların fıtratına bazı şeyler programlamıştır:
Güçlüye karşı boyun eğme
Mazluma karşı acıma hissi

.
Yardımlaşma duygusu
Cinsellik vs.
Dünyanın her yerinde -ihtiyaç sahibine karşı- yardım etmek isteyen insanlara rastlamak mümkün

.
Kimi insan vardır fıtratın devreye girmesiyle pamuk ellerini cebine götürürken, kimi de; Fıtrat + Sevap mantığıyla hayır işlemeye çalışır

.
Sadece fıtratın devreye girmesi ‘riya’ya gebedir

.
– Cami yaptırırlar; Adı konur.
– Okul yaptırırlar; Adı konur.
– Çeşme yaptırırlar; Adı konur.
Akılları sıra bazen;
– Namazımız yok ama; Yapmış olduğumuz hayırları hangi müslümanlar yapıyor!’
Ya da
– Yaptıklarımız ibadet değil mi? diyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışırlar

.
Oysa ki bir amelin Allah katında kabul edilebilmesi için
Kur’an ve Sünnet ‘kanunlara uygunluk + İhlas’ şartı vardır

.
Allah ile dostluk kurmayanlar –kuramayanlar- ömürlerinin sonlarına doğru biriktirmiş oldukları malların tamamına yakınını hayır! kurumlarına hibe ederler
Yapmış oldukları hibe, Allah katında şöyle karşılanır:
“Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, Onların Allah ve Rasulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka birşey değildir.” (Tevbe: 9/54)
‘Biz onların işlediği her ameli ele alıp saçılmış toz zerreleri yaparız.’
Onlar, yapmış oldukları hayır! ameline karşılık -dünyada- bir ‘Plaket’le ödüllendirilirken, Allah ile dostluğunu sağlam temellere atanların hayır amellerinin dünyadaki karşılığı;
‘Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir
.’ (Sebe: 34/39)
iken,
Ahiretteki karşılığı ise;
“Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz danedir.”