Allah ile dost olanlar Yardım Sever Olurlar;
Gelecek endişesi olmayan bir insan mal’ı sevmez. Hele de biriktirmeyi hiç sevmez. Hem ne diye biriktirsin ki! Biriktiripte şu ikaza mı muhatap olsun;
‘
. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele.’ ‘(Bu paralar) Cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): “İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!” (Tevbe: 9/34-35)
Allah-u Teala, kendisine dost seçtikleri kişilerden, ‘gelecek endişesi’ korkusunu alır. Onun yerine cömertliği ve yardım severliliği verir.
Böylelikle Allah dostlarına dünya malı farklı bir boyut kazanır;
– Biriktirdikçe azalan,
– Verdikçe çoğalan.
Dünyaya karşı böyle bir bakış açısı yakalayan bir insan ecir avcısı olacağı için çevresine karşı oldukça yardım sever olur

. Daha da ileriye giderek Resulullah’ın (s.a.v.) şu hadisindeki bahsettiği ecre de talip olurlar:
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:
“Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Sizden önce yaşayanlardan bir tüccar vardı. Halka borç verirdi. Borçluları arasında fakir görürse hizmetçilerine: ‘Onun burcundan vazgeçiverin, böylece Allah’ın da bizim günahlarımdan vazgeçeceğini umarız” derdi. Allah da onun günahlarından vazgeçti.”